ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler

Hacceden Kimsenin Dikkat Edeceği Hususlar

İmran Kılıç'ın kaleminden Haccın Adabı ve Veda hutbesi

Hacceden Kimsenin Dikkat Edeceği Hususlar
  • 25 Ağustos 2015, Salı 5:33

HACCEDEN KİMSENİN DİKKAT EDECEĞİ HUSUSLAR (HACCIN ADABI)       

En faziletli ibadetlerin başında hac gelir. Arafat'ta vakfe, Kâbe'yi tavaf, Safa ve Merve tepeleri arasında sayetmek birer semboldür aslolan Allah'a (c.c)'a ibadettir. Arafat'taki manzarayı Allah (c.c) meleklere göstererek öğünür. Mescid-i Haram (Kâbe) Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa-'daki ibadetlerin sevabı binlerce belki yüzbin kat daha fazladır.

Peygamberimiz (s.a.v)'ın kabrini ziyaret etmek, kendisini sağlığında ziyaret etmek gibidir. Mebrur (kabul olunmuş) bir haccın karşılığı ancak cennettir. Kişi kötü söz söylemeksizin, çirkin işlerde bulunmaksızın ve tattan ayrılmaksızın haccını ifarederse anasından doğduğu gibi günahsız olarak döner. Bu sebeple de hacceden kimse şu hususlara (adab) dikkat etmelidir.

1 - Önce borcunu ödemelidir.

2 - Helal yoldan kazanılmış mal ile hacca gitmelidir.

3 - Tövbekâr olup Allah'tan af dilemelidir.

4 - Kaza'ya kalmış ibadetlerini kaza etmelidir.

5 - Gösterişten kaçıp mütevazı olmalıdır.

6 - Hac yolculuğu konusunda ehil kişilerle istişare etmelidir.

7 - Yolculuk süresince uyum içerisinde kalabileceği ve yardımlaşacağı arkadaşlarını kendisi seçmelidir.

8 - Bakmakla hükümlü bulunduğu kimselere yeterince nafaka bırakmalı, onların ihtiyacını gidermelidir.

9 - Yola çıkarken ve dönüşte iki rekât namaz kılıp dua etmelidir.

10 - Dua ve zikirlerini arttırmalı, temizlik ve düzene riayet etmelidir.

11 - Yolculuk esnasında sabırlı olmalı, kavgayı, fıskı ve refes (cinsellik)'i terk etmelidir. Hac zamanı boyunca da böyle olmalıdır.

12 - Yaptığı ibadetin idrakinde ve şuurunda olmalıdır.

Çünkü hac mü'minin Rabbi karşısında mütevazı kulluğunu açığa vurmasının en yoğun yaşandığı servet ve sağlık nimetlerinin şükrünün eda edildiği, insan ruhunda kâmil bir kulluk anlayışının ve inancının yerleşmesine vesile olan bir ibadettir.

VEDA HACCI Ve VEDA HUTBESİ      

"Haccetü'l-belâğ" da denen vedâ haccı, Hz. Peygamberin Medine'ye hicretinin 10. yılında (632) yapmış olduğu ilk ve son haccıdır. Hz. Peygamber, yüz bini aşan sahabiye bu hac sırasında yaptığı konuşma ile vedâ etmiş, İslâm'ın temel ibâdetlerinden biri olan hac ibâdetinin yapılış şeklini öğretmiştir. Hac sırasında Rasûlüllah (a.s.)'ın ashabına yaptığı tarihi konuşmasına vedâ hutbesi denir. Temel hak ve hürriyetler açısından, çok önemli olan bu hutbe, hadis kitaplarında bölümler halinde nakledilmiştir (Buhârî, Hac, 133; Müslim, Hac, 19; Ebû Dâvûd, Menâsik, 23; Tirmizî, zekat, 34, Buyû, 39, Vesâyâ, 5; İbn Mâce, Vesâyâ, 6; Nesâî, Hac, 16; Ahmed ibn Hanbel, V/267). İslâm tarihi kaynakları, hadis kaynaklarından toplanmış şekilde hutbenin bütününü aktarırlar (İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye, IV/250-253).

Hz. Peygamber, İslâm'ın özeti olarak sunduğu vedâ hutbesiyle; câhiliye devrine ait bütün kötü adet ve gelenekleri yıkmıştır. Temel hak ve vazifelerle ilgili hükümleri bildirmiştir. Bütün insanların Âdem'in çocukları olduğunu ifade ile, evrensel insan kardeşliğini ortaya koymuştur. Irk, renk ve sınıf üstünlüğünü reddederek, tüm insanlığa rehber olacak örnek bir eşitlik anlayışını tarihe kaydetmiştir. Zinânın ve aile hayatına zarar verecek her şeyin yasaklandığını haber vermiştir. Aile hayatında erkek ve kadının birbirlerine karşı hak ve vazifelerinin bulunduğunu, kadınlara iyilik ve şefkatle muamele edilmesi gerektiğini açıklamıştır. Ekonomik ve sosyal hayatı felce uğratan fâizin haram kılındığını, her türlü kan davasının kaldırıldığını ilân etmiştir. Vasiyet, borç ve kefâlet, takvim düzeni hakkındaki hükümlerle birlikte; nesebin öz babadan başkasına nispet edilmesinin kötülüğünü ifade etmiştir. Herkesin can, mal ve haysiyetinin her türlü tecâvüzden korunduğunu, her türlü haksızlığın yasaklandığını ve cezaların şahsî olduğunu belirtmiştir. Kısaca, önemli dinî kuralları, temel hak ve görevleri, duygusal, etkili ve veciz bir şekilde orada bulunan insanlara öğütleyerek, kendilerine emanet olarak bıraktığı Kur'ân ve sünnete sarıldıkları müddetçe sapıklığa düşmeyeceklerini müjdelemiştir. En sonunda orada hazır bulunanların, dinlediklerini başkalarına aktarmalarını taleb etmiştir. (A.G.) Kaynak: Dini Kavramlar Sözlüğü

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık