bursa escort escort bursa escort bayan bursa bursa escort bayan escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort LGBT artık bizim mahallenin de meselesi

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler

LGBT artık bizim mahallenin de meselesi

Cinsi sapkınlığın meşrulaştırılmasına yönelik ifsat projeleri hız kesmeden devam ederken; İlahiyatçı Yazar İbrahim Halil Er, cinsi sapkınlığa olan eğilimin Müslüman toplumları da tehdit edecek düzeye geldiğine dikkat çekti. Er, “Genelde biz bu tür meseleleri kendi mahallemizin dışında gerçekleşen bir olay olarak görmekteyiz ama LGBT meselesi artık bizim mahallenin de meselesi olmuştur.” dedi.

LGBT artık bizim mahallenin de meselesi
  • 18 Mayıs 2019, Cumartesi 15:39

Batı kaynaklı fonlarla bütün dünyada Toplumsal Cinsiyet Eşitliği adı altında yaygınlaştırılmaya çalışılan eşcinsellik sapkınlığı, Müslüman toplumları da tehdit edecek düzeye geldi. İlahiyatçı Yazar İbrahim Halil Er, “Muhafazakar ailelerin çocukları arasında da bu şekilde bir yaşam standardını benimseyenler çıkmaya başladı.” diyerek toplumsal bir felakete dikkat çekti.

Muhafazakar ailelerin çocukları da hedefte

LGBT sapkınlığının artık sadece seküler toplum gruplarının değil, mütedeyyin kesimin de meselesi haline geldiğine işaret eden Er, “Hatta bu insanların seküler zeminde ortaya çıktığını bizde olmaz diyerek hem acımasızca eleştirmekte ve hem de dışlamaktayız. Ama artık muhafazakar ailelerin çocukları arasında da bu şekilde bir yaşam standardını benimseyenler çıkmaya başladı. Örneğin bana gelen bir mesajda muhafazakar bir gazetede yıllarca çalışan ama şimdi travesti olan bir LGBT mensubu kişiden örnek verildi.

Mesajda; ‘Size mesaj olarak atmamın sebebi bir de böyle bir furya var. AK Partili LGBT’liler falan diye, böyle dindar eşcinseller, lezbiyenler, travestiler, orucunu tutan, namazını kılan, hatta hacca giden insanlar. Sanki bir proje gibi yaygınlaşıyor gençler arasında. Sosyal fobili gruplarda da bu tiplere denk geldim. Genelde lise, üniversite öğrencisi iken düşüyorlar. Ne bu tip kafa karışıklıklarını ne de dinlerini bırakabiliyorlar ve ne de bu pis hasletlerinden vazgeçebiliyorlar. Dininden kopmak istemeyenler bize ‘Allah böyle yarattı gayet normal, yaradılışımda var’ deyip kendilerini kandırmaya çalışıyorlar. Böyle bir inanç şekliyle, dinle ters düştüğünü anlayanlardan imanı zayıf olanlar Deistleşmiş, Ateistleşmiş, din düşmanı olmuşlar.

Fakat bunlardan bir kısmı da yani sağcı - muhafazakar, dindar kalanları da gruplaşıyorlar. Bu konuda bile bir siyasi kutuplaşma var. siyasi bir proje gibi destek var.’ diyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin kör noktası LGBT konusu

İstanbul sözleşmesinin karanlıkta kalan, kör noktası olan kısmının LGBT konusu olduğunu vurgulayan Er, şöyle devam etti: “Genelde aile meselesine takıldık ama asıl dünyayı dönüştürmek isteyen güçler, dünyayı cinsiyetsizleştirme ve hatta LGBT konusunu meşrulaştırma ve onları üçüncü cins diye kabul ettirme projesini hayata geçirmeye çalışmaktadırlar.

Bu projenin hayata geçirilmesi belki de Lut Aleyhisselam'ın kavminin başına gelen afetin bir şekilde tekrar yaşanmasına da yol açacaktır. Çünkü Kur'an kıssalarındaki kavimlerin helakı hikayelerinde her kavmin öne çıkan bir günahı örnek gösterilmekte ve her kavme o günaha nispeten bir helak cezası verilmektedir.

Toprak altımızdan kayıyor, zemini kaybediyoruz

Muhafazakar kesimin seçim, geçim derdiyle uğraşmak yerine gelecek nesiller için büyük bir tehdit halini alan LGBT konusuna eğilmesi gerektiğini belirten Er, sözlerini şöyle sürdürdü:

Fakat benim gördüğüm sıkıntı, yıllardır tartışılıp sonuca ulaştırılamayan konuların ısıtılıp ısıtılıp tekrar gündeme taşınması, daha hayati önemdeki meselelere yeterince odaklanılmamasıdır. Toplumun suni gündemlerle oyalandığını, toplumsal ve aile yapımızı hedef alan bu tür projelerin bilinçli ve sinsi yöntemlerle gözlerden kaçırıldığını düşünüyorum açıkçası. Bu hayati meselelerde, kötülükten sakındırma ve iyiliği teşvik etme düsturuyla hareket etmemiz gerekiyor.

Ateizm, Deizm, LGBT, Aile gibi meseleler üzerinde zihni efor sarf edilmeli, gençlik ve kadın sorunlarıyla Müslümanca bir bakış açısıyla ilgilenmeliyiz. Bu konuların ana hareket noktası sosyal medya ve ilgili STK’lardır. Acilen siyaset, seçim, geçim gibi sonu gelmeyen tartışmalardan uyanıp asıl konuya yoğunlaşmamız gerekiyor. Toprak altımızdan kayıyor, zemini kaybediyoruz.

 

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Kaynak: Yeni Akit

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık