Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler

11. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı Yapıldı

Uluslararası Gençlik Forumu (IYFO) tarafından organize edilen 11. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Konferansı 78 ülkeden 115 kişinin katılacağı Gençlik Liderleri Zirvesi İstanbul\'da başladı.

11. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı Yapıldı
  • 02 Ekim 2016, Pazar 2:32

Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

DiniHaberler.com.tr:   Emre Gürbüz'ün Haberi

 

Uluslararası Gençlik Forumu (IYFO) tarafından organize edilen 11. Uluslararası Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Konferansı 78 ülkeden 115 kişinin katılacağı Gençlik Liderleri Zirvesi İstanbul'da başladı. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan toplantının ilk gün oturumu "İslam Birliği İçin Siyasetimiz" başlığı altında yapıldı. İlk gün oturumlarında IYFO Genel Başkanı Musa Budak, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu,Malezya İslam Partisi Genel Sekreteri Afnan Hamimi Taib AzamuddenAfrika Boynuzu Stratejik Araştırmalar Merkezi Temsilcisi Ali Farah, Bangladeş Chhatra Shibir Cemaati Türkiye temsilcisi Mizanur Rahman, Basın, Yayın, Enformasyon Genel Müdür Yardımcısı İsmail Mansur Özdemir, Malezya İslam Partisi'nden Muhtar Bin Suhaili, Cezayir Değişim Cephesi Gençlik Kolları Genel Başkanı Mourad Khroba, Fas Öğrenci Yenileşme Hareketi temsilcisi Mustapha El Alaouı, Sudan Müslüman Kardeşler Temsilcisi Saad Burhaneddin Abdelgani konuştu. Konuşmaların ardından Ortadoğu, Afrika, Asya, Avrupa ve Amerika konularında atölye çalıştayları gerçekleştirildi. IYFO'nun ikinci oturumu yarın "İslam Birliği İçin Gençlik Çalışmalarımız" ve "Müslümanlara Karşı İnsan Hakları İhlalleri" konularında devam edecek. 

Toplantının ikinci gününde Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak'ın katılıp konuşma yapması bekleniyor. 

 İSLAM BİRLİĞİ'Nİ TESİS ETMELİYİZ

IYFO Genel Başkanı Musa Budak: "Bizlere hilafetin merkezi olan bu şehirde bir araya gelmeyi nasip eden Allah’a hamd ediyor, bu toplantımızın İslam ve insanlık âlemine hayırlar getirmesini diliyorum. Sözlerimin başında geçtiğimiz aylarda ülkemizde meydana gelen hain darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah rahmet, yakınlarını sabrı cemil niyaz ediyorum. Dış mihrakların işbirlikçi uzantıları tarafından gerçekleştirilen bu menfur olay milletimizin sağduyusu ve cesareti ile bertaraf edilmiştir.

Bu vesile ile bizler bir kez daha şunu idrak ettik küresel emperyalist sistem her geçen gün Müslümanlara yönelik sinsi planlarını geliştiriyor ve maalesef ülkelerimiz insanlarını maşaları olarak kendi emellerine alet ediyorlar. Bu yüzden biz Müslüman gençler milletlerimizin selamate ermesi için daha çok gayret göstermeli ve çalışmalarımızda bu tip sinsi planlara hazırlıklı olmalıyız. IYFO olarak her yıl gerçekleştirdiğimiz “Müslüman Gençler Kültürel İşbirliği Toplantısı”nın 11.sini icra ediyoruz. Toplantılarımıza onur konuğu olarak katılan rahmetli liderimiz muhterem Erbakan Hocamız bu toplantımızın iki esas gayesi olduğunu zikrederdi. Birincisi, İslam Birliği kuracak Müslümanların, ittifakının sağlanması ancak kullandığımız kavramların, tutumlarımızın İslam’ın temel kaynaklarından beslenerek birliktelik göstermesiyle gerçekleşebilecektir.

Gelişen olaylara yaklaşımlarımızın bir olabilmesi, burada olduğu gibi, beraberce yapacağımız istişarelerle mümkündür. Bunun yanında İslam Birliği'ni sağlayacak çalışmalara motor olan gençlik kadrolarının bu toplantılar vesilesi ile bir araya gelerek, işbirliğini arttıracak, karşılıklı tecrübelerden istifade edecek, kaynaşma temin edilecektir. Karşılaştığımız problemleri ve ortak çözüm yollarını araştırmak için bu toplantımız çok önemli bir fırsattır. Bunun yanında uygulayıcılara yol gösterecek fikirler yine bu toplantılarımız sayesinde olgunlaşacaktır. ‘Siz yıllardır bu İslam Birliği söyleminden usanmadınız mı diyorlar’. Maalesef halen İslam’ı tam manası ile kavrayamamış bu kişilere diyoruz ki ‘Biz Müslümanlar 1400 yıldır günde kırk defa ve her rekâtta Fatiha okuyoruz. Bu bizim inancımızın parçası ve söylemekten vazgeçmeyeceğiz.

 "ALLAH NURUNU TAMAMLAYACAKTIR"

Ve inanıyoruz ki, Allah nurunu tamamlayacaktır, bizlerin vazifesi ise ancak ihlasla sebat etmek, gayretlerimizi sürdürmektir. Geçen toplantımızdan itibaren dünyada ve özellikle İslam Aleminde yaşadıklarımız, materyalizm değerlerini benimseyen Batı Medeniyetinin, yeryüzünü şekillendiren küresel ırkçı emperyalizmin hiçbir coğrafyada barış ve huzur sağlayamadığı hatta gittiği her yerde, baskı ve zulme neden olduğunu bir kez daha gösterdi. Çatışmalar derinleşti, sürekli hale geldi. Irkçı Emperyalizmi modernleşme ve diyalog isimleri altında yüce dinimiz İslam’ın inanç ve kurallarını Batılı değerlere göre yeniden dizayn etmek, Müslümanlar arasında nifak tohumları ekerek, bizleri ırk ve mezheplerimize göre ayrıştırmak istemektedir. Müslümanların haksızlıklara karşı bir türlü sindirilemeyen mücadele azmi ve yüksek ahlaki değerlere bağlılıkları değiştirilmek, yok edilmek istenen en önemli hasletlerdir. Bu amaca ulaşmak için Müslümanlar ayrıştırılmakta, İslam yanlış tanıtılmaya çalışılmakta ve bu çerçevede tüm Müslümanlar terörist olarak lanse edilmeye çalışılmaktadır.

İNSANLIK YENİ BİR UMUT ARAYIŞINDA

Esasen İslam her çeşit sömürüye ve haksızlığa karşıdır. İslam, dünya barışı için bir tehdit değil, bilakis bir teminattır. Batılı değerlerle çözüm arayışları, yeryüzüne kriz, çatışma, açlık, kan ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmemiştir. Dünya ve insanlık yeni bir umut, yeni bir dünya arayışındadır. İslam dünyasında kitleler hak ve adalet merkezli yeni bir dünya istedikleri gibi Batı dünyasında ezilen ve yoksullaştırılan halk da adil bir düzen istemektedir.  Sorumluluk duygusu içinde Allah’ın yardımıyla barış medeniyeti olan İslam medeniyetini yeniden inşa etmek bizlerin görevidir. Ülkelerimizde ve dünyada barış öncelikle Müslümanların ittifak ve dayanışması ile sağlanabilir. Vakit, farklılıklarımızı bir kenara bırakarak, kendi inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında ittifak ederek, yeniden kardeş olma ve azimle çalışma vaktidir. İslam Birliği ancak Müslümanların kendi aralarında ittifak etmesi ile gerçekleştirilebilir.

Bu hususta en önemli görev biz Müslüman gençlik teşkilatlarına düşmektedir. Bizler tüm insanlığın saadetini sağlayacak, bütün gençliği kucaklayan faaliyetler geliştirmeli ve teşkilatlanmalıyız. Bu kapsamda karşılaştığımız problemleri ve gerçekleştireceğimiz çalışmaları önümüzdeki iki gün sürecinde istişare edeceğiz. 

- Siyasetimiz ve bu çerçevede yapılabilecek çalışmalar, 

- Gençlik ve eğitim çalışmalarımız, 

- "İslam Dünyasında Kriz Bölgeleri" ve "İnsan Hakları İhlalleri" başlıklarında kıymetli katılımcılarımızın hitap edeceği seminer oturumları gerçekleştireceğiz.

Bu genel oturumlarımızın yanında tüm katılımcılarımızın kendilerini ifade edebilecekleri kuruluşlar ve ortak çalışma imkanları komisyon çalışması ile; tematik konuları ele alacağımız Medya, Gençlik Çalışmaları, Eğitim ve Kültür komisyon çalışmaları gerçekleştireceğiz. Bu toplantılarımız sorunlarımızı ortaya koyma ve doğru teşhiste bulunma amacına yönelik bir istişare toplantısıdır. Karşılaştığımız sorunları önce doğru teşhis etmeliyiz.  

- Müslümanların arasında oluşturulmaya çalışılan nifakı nasıl önleyebiliriz?

- İslam’a ve Müslümanlara karşı gerçekleştirilen saldırılar ve yaftalamaların önüne nasıl geçebiliriz?

- Tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu barış ortamına biz Müslümanlar nasıl katkı sağlayabiliriz?

- İslam Birliğini gerçekleştirilmesinde gençlik teşkilatlarının üzerine düşen görevler nelerdir?

gibi soruların cevaplarını aramaları, çalışma planı ve adımlarını birlikte geliştirmeliyiz. Bu planlar çerçevesinde ortak uygulama programları yapmalıyız. Faaliyetlerimizle kitlelerin etkilemeli ve harekete geçirmeliyiz."

BATI'DA İSLAM'A KARŞI BİR YÖNELİŞ BAŞLADI

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu: "Dünyanın oldukça büyük kargaşanın içinde olduğu, İslam dünyasında önemli hadiselerin cereyan ettiği bir dönemden geçiyoruz. Bizlerin Müslümanlar olarak bir araya gelip çözüm yolları aramamız içine sürüklendiğimiz badirelerden kurtulmanın başlangıcı olacaktır.

Son 10 yıl içinde İslam alemi bir uçtan öbür uca kadar kana bulandı. Bunun durdurulması için çaba gösteriyor gibi görünen kurumlar, hadiselerin neticelenmemesi içian gayret ediyor. Bu kadar kargaşanın Müslümanların yoğunlukta yaşadığı bölgelerde meydana gelmesi, Batı'da artan İslam düşmanlığı bir tesadüfe bağlanamaz. 

Batı'da İslam'a karşı bir yöneliş başladı. Bu Batı alemini endişeye sevk ediyor. Batı son 300 yıldır bugün ulaştığı medeniyetin zenginliğinin büyük kısmını Müslüman ve geri kalmış ülkelerden devşirdiği kaynaklarla sağlıyor. Enerji kaynaklarının büyük kısmı İslam ülkelerindedir. Batı medeniyeti bugünkü seviyesini ancak sömürüyü devam ettirmekle sürdürebilir. Aksi halde bugünkü medeniyet seviyesini sürdüremez. 

"PROBLEMLER KENDİLİĞİNDEN OLUŞMADI"

Karamollaoğlu, "Birçok Müslüman ülkede sıkıntılar var. Özellikle Irak'ta, Suriye'de, Yemen'de, Libya'da, Mısır'da... Nereye bakarsak bakalım sıkıntılar artarak devam ediyor. Keşmir gibi problemli yerlerimiz var. Batı Şeria veya Gazze, Kıbrıs problem. Bosna ve Kosava'da hadiseler tahrik edilmeye çalışılıyor. Bunlar önleneceğine her geçen gün hadiseler kontrol edilemez bir boyuta ulaştırılıyor. Maalesef bu hadiselerin gelişmesinde bizim bir takım ihlallerimiz olduğunu kabul etmeliyiz. Ancak bu hadiselerin hiçbirisi kendiliğinden oluşmadı." 

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ DIŞARIDAN DESTEKLİ

Karamollaoğlu, "Türkiye'de aniden bir ihtilal denemesi yapıldı. Yüzlerce insanımız hayatını kaybetti, binlercesi de yaralandı. Bir ihtilal denemesi halkın gayretiyle önlendi. Batı, sanki hipnotize edilmiş gibi hiçbir tepki göstermedi. Halbuki, bir ihtilal makul kabul edilen bir düzenin askıya alınması için yapılan bir girişimdir. Demokrasiden, insan haklarından bahseden Batı'dan adeta 'başarılı olması gereken bir ihtilaldi' gibi açıklamalar dıuyduk. Türkiye'nin dostluğunu kaybetmek istemeyenler daha sonra Türkiye'ye gelerek ziyaret ettiler ve güya darbeyi kınadılar. Böyle bir ihtilal denemesinin dünyadaki çıkar odaklarından bağımsız organize edilmiş olması mümkün değildir. Bu hadise bile nasıl bir dünyada yaşamamız gerektiğini anlamamız açısından önemli." 

OSMANLI'DAN SONRA ZAYIFLADIK

Karamollaoğlu, "Son 300 yıldan beri Müslümanlar olarak dünya hakimiyetinde zayıfladık. 300 yıl önce Müslümanların ne düşüneceği dengesi vardı. Ama bugün öyle değil. Bundan 90 sene önce Osmanlı'nın tarihe karışmasıyla İslam dünyası güç odağı olmaktan çıktı." 

"ABD, İSRAİL'İ KORUYOR"

Karamollaoğlu, "Uluslararası hukuku yüzlerce defa çiğnemesine rağmen BM'de İsrail aleyhinde bir karar çıkmadı. İsral'İn bütün zulmüne rağsmen ABD'de hiçbir başkan adayı İsrail'i eleştiremez. Başkan seçildiklerinde de İsral'i korumayı ABD'yi korumak gibi görüyorlar. ABD, kapitalist sömürü düzenini kemala ulaştırdı." 

LOZAN ANLAŞMASI 25 YIL TAKİP EDİLDİ

Lozan'da 25 yıllığına gözlemciler taahüt edilmişti. Lozan'da gizli anlaşma var mıydı yok muymdu bilemiyorum ama bu gözlemciler bazı şüpheleri ortaya koyuyor. Bu gözlemciler Lozan'da artıık bilmediğimiz hangi konularda anlaşma yapıldıysa 1949'a kadar o gözlemciler Türkiye'de kaldı. Kıyafet devrimi yapıldı. Harf devrimi yapıldı. Dünyanın başka hiçbir ülkesinde harf devrimi yapılmamıştır.

AZAMUDDEN: MÜSLÜMANLAR BİR ARAYA GELMELİ

Malezya İslam Partisi Genel Sekreteri Afnan Hamimi Taib Azamudden: "Müslümanlar ve İslami hareketler birleşmelidir. Düşmanlarımıza, Siyonizme karşı, bizlerle savaşan Hristiyan devletlere, karşı durabilmek için birleşmeliyiz. Müslümanlar ne zaman bir araya gelirse Allah, İslam düşamanları üzerine gazabını gösterecektir."

FARAH: BARIŞA GİDEN YOL MÜSLÜMANLARIN SÜKUNETSİNE BAĞLI

Afrika Boynuzu Stratejik Araştırmalar Merkezi Temsilcisi Ali Farah: "Bugünkü dünyamızda en sık denetlenen maddeler arasında para ve silah bulunmaktadır. Nijer'de, Mali'de dünyanın en pahalı enerji kaynakları bulunmaktadır. İslam birliğinin kurulması kaçınılmazdır. Bu konuda sözde değil somut çalışmalar yapılmalıdır. İslam dünyası olarak aramızda kaynaşma ve serbest dolaşım olmadıkça birbrimize yabancı olacağız. Nasıl ki, AB'nin 27 ülkesi aralarında serbestçe dolaşabiliyorsa 57 İslam ülkesi de kendi arasında serbestçe dolaşabilmelidir. İslam ülkelerini tanımadıkça birbirimize yabancı kalacağız. Dolayısıyla STK'lara büyük görev düşmektedir. Dünya barışına giden yol Müslüman ülkelerinin sükunetine bağlıdır."

MÜSLÜMANLAR BİRBİRİNE UZAK DURUYOR

Bangladeş Chhatra Shibir Cemaati Türkiye temsilcisi Mizanur Rahman: "Cemaat-i İslami Öğrenci teşkilatı 1977 yılında kurulmuştur. İnsanlığa ve ümmetin huzuru için çalışmalar yürütüyoruz. Bizlerde Bangladeş'te baskı ve zulüm gören bir hareketiz. Bu nedenler İslam Birliği'nin kurulmasının önemini anlamamız gerekiyor, kalbimizi bununun için atması gerekiyor. Allah bizlere islam birliğinin şart olduğunu Ali İmran suresinde bahsediyor. Mezhepsel olarak çok farklı ayrımlara maruz bırakılıyoruz. Milliyetçilik adı altında ayrıştırılıyor, parçalanıyoruz. Dünya altın çağını islam yönetimi altında sağlamıştır. Günümüzde maalesef müslümanlar küfre karşı yakınlık birbirlerine karşı uzaklık göstermiştir. Fikirsel ayrılıkları nedeniyle birbirimizden uzaklaşıyoruz. Düşmanlarımız müslümanı müslümana kırdırıyor. Avrupa müslümanları savaşla yıkamayacağını görüp fitneyi içimizde körükleyerek parçalayabileceği düşüncesine sarıldı."

Kaynak: Milli Gazete

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Editör:

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık