‘Ali Erbaş verdiği hutbe ile hangi güçlerin ayağına basmıştır?’

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
‘Ali Erbaş verdiği hutbe ile hangi güçlerin ayağına basmıştır?’
Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi, sapkınların hedefi haline gelen Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş ile ilgili destek açıklamalarında bulundu.

Sapkın çevreler Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı skandal sözlerle hedef almaya devam ediyor.

İslam'a uygun olarak Cuma hutbesinde "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor." Sözleriyle hedef alınan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi’nden destek açıklaması geldi.

Açıklamalarda, ‘‘Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş verdiği hutbe ile hangi gücün/güçlerin ayağına basmıştır? Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Ramazan: Sabır ve İrade Eğitimi” konulu Cuma hutbesinde, tüm insanlığa özlü, anlamlı, mesaj dolu bir çağrı yapmıştır.Kendisini kutluyor, Allah razı olsun diyoruz’’ denildi.

İşte o ifadeler,

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş verdiği hutbe ile hangi gücün/güçlerin ayağına basmıştır?

“Savaş, hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı (farz kılındı). Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir de siz bilmezsiniz.” ( 2 Bakara 216)

24 Nisan 2020 Cuma günü Ankara Hacı Bayram Camii’nde, temsili Cuma namazını kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Ramazan: Sabır ve İrade Eğitimi” konulu Cuma hutbesinde, tüm insanlığa özlü, anlamlı, mesaj dolu bir çağrı yapmıştır.

Kendisini kutluyor, Allah razı olsun diyoruz.

Başkanın çağrısı üzerine İHD genel merkezi ve Ankara Şubesi, Ankara ve İzmir Baroları, öncelikli olarak, Diyanet İşleri başkanına savaş açmışlar ve görevden alınmasını talep etmişlerdir. Diyanet İşleri Başkanına karşı açılan savaşta, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere birçok devlet ricali, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, gönüllü kuruluşlar, Diyanet İşleri Başkanının yanında yer almışlar, özellikle açıklama yapan Barolara karşı sert bir dille cevap vermişlerdir. Bir hutbe üzerinden Türkiye’de bir gerilim ortamı oluşmuştur ya da oluşturulmuştur.

Özellikle baroların ilk açıklamalarında, Erbaş’tan ziyade isim vermeden İslam’a saldırmaları, İslam’ı çağdışı ilan etmelerinin özel bir anlamı olmalıdır. Açıklama yapan Barolar, tepkilere karşı yaptıkları ikinci açıklamalarda geri adım atmış gibi bir tavır sergilemişlerdir.

Neden?

Geçmiş dönemde hutbelerde zina ve eşcinselliğe yer verilmiştir. Ayrıca değişik zamanlarda konu ile ilgili vaazlar yapılmıştır.

O zaman bu denli tepki göstermeyenler, bugün neden bu denli bir tepki göstermişlerdir?

Bu sorunun cevabı önemlidir.

Sürece kimlerin dâhil olacağını görmek ve ne yapılmak istendiğini daha iyi kavramak, saldıran ana güç merkezini tespit ve teşhis etmek için biraz bekledik. Bunun için özür dileriz.

                Süreç derinlemesine, gerçekçi bir şekilde analiz edilirse Bakara 216 ayetinde ifade edilen hayır ortaya çıkacaktır.  O nedenle Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi olarak ortaya çıkan durumu, 5 boyutta ele alıp değerlendireceğiz:

  • Diyanet İşleri Başkanının Konuşmasında Dil ve Muhteva,
  • İHD ve Baroların açıklamalarındaki Dil ve Muhteva,
  • Başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere Uluslararası Sözleşmelerin ve AB uyum yasalarının ne getirip ne götürdüğü ve ne götüreceği,
  • Kendi Kültür ve Medeniyet kodlarımıza göre İnsan Haklarının tartışmaya açılıp tartışılması ve yeniden tanımlanması,
  • Kendi Kültür ve Medeniyet Kodlarımıza göre eşcinsellik vakası,
  • Ne Yapmalıyız?

Umran Kültür ve Medeniyet Hareketine göre Diyanet İşleri başkanına eşcinsellik üzerinden yapılan saldırının özünde, eşcinsellik yatmamaktadır.

Maskeli bir güç, bir merkez, eşcinselliği Truva atı olarak kullanıp kavgayı başlatmıştır. 

Öyleyse ana soru, Başkan konuşması ile hangi güç ya da güç merkezlerini rahatsız edecek ifadeler kullanmıştır? Bu ifadeler nelerdir?

Tetikçilerle tetiği çektiren eli birbirinden ayırmalıyız.

Bu ayırımı bugün yapamazsak yarın ödenecek bedel çok ağır olacaktır.

Eski Aile Bakanı Aliye Kavaf vakasını unutmamalıyız.

O gün şahsiyetli duruşundan dolayı onu tebrik etmiş ve yanında yer almıştık. Bugün ona gene o duruşundan dolayı teşekkür ediyoruz.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hadisesinin eski Aile Bakanı Aliye Kavaf hadisesine dönmesine müsaade etmemeliyiz, etmeyeceğiz.

Baroların başlattığı bu savaş, yukarıdaki 6 maddenin tartışmasına imkan verdiği için ortaya çıkan durum, şer değil hayır olacaktır.

Onlar bir tuzak kurdular; Allah da onlara bir tuzak kurdu. Kimin tuzağının daha kuvvetli, etkin olduğunu hep beraber göreceğiz:

“[De ki: «Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır.

Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar.»” (10 Yunus 21).

“Onlar ise bir düzen kurdular. Allah da (buna karşılık) bir düzen kurdu.»

Allah, düzen kurucuların en hayırlısıdır.” (3 Al-i İmran 54)

Umran Kültür ve Medeniyet Hareketi

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Kaynak:Yeni Akit


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Okullar ne zaman açılacak? Bakan Selçuk tarih verdiÖnceki Haber

Okullar ne zaman açılacak? Bakan Selçuk...

45 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktıSonraki Haber

45 kişinin koronavirüs testi pozitif çık...

İslamda Buluşalım

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!