Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

YÜZ DEFA SÜBHANALLAH

  "  YÜZ DEFA "SÜBHANALLAHİ VE Bİ HAMDİHİ"  DERSEN, ZENGİN OLURSUN"


          Ne acı ki, çalışmadan, sa'yü gayret göstermeden, alınları terletmeden, böylesi tesbihlere sığınanlar, kendisini tembelliğe verenler az değildir.

     Tabii ki, çalıştıktsan sonra, alınlar terledikten sonra, dua etmek, yüce Allah'a tevekkül etmek zaruridir.  Dua, hayatımızn olmazsa olmaz bir parçasıdır.  Fikir, zihin, düşünce dünyamızı da boş durmayacak, çalışacak, üretecek ve sonucunda bu nimetleri bize bahşettiği için Allah'a dua ederek, şükretmeliyiz.  Akif merhuma kulak verelim:

     " Yattın, kötürümler gibi, yattın mütemâdî!
        Madem ki didinmez, edemez, uğraşamazsın;
        İksîr-i bekâ içsen, emin ol yaşayamazsın.
        " Allah'a dayandım!" diye sen çıkma yataktan...
       Mânâyı tevekkül bu mudur? Hey gidi nâdan!"  ( Akif)
                                    ........
     Maalesef, bu satırların tuşlarına basmaya çalışır iken, ülkemizin güzide şehirlerinden Elaziz'de  6,8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş oldu. 

     Ve yıkılan binalar, çöken apartmanlar,  göçük altında kalarak ölen insanlar, yaralanan vatandaşlarımız beni ziyadesiyle dilhun etmiş ve üzmüştür!..

     Oysa, dünyanın orasında, burasında da yer sarsıntıları olmaktadır. ABD'de olmakta, kimi Batı ülkelerinde vuku bulmakta, lakin, ölen, yaralanan yok gibidir!..

     Çünkü, onlar, tevekkülü yerli yerince anlamışlar, fay hatlarına bina kondurmamışlar, dere yataklarına, su .baskını çürük muhitlerden kaçmışlar, akıllı davranmışlar, afete karşı tedbir alarak, zararı en az düzeyde geçiştirmişlerdir. 

      Ne imarsız binalar, ne plansız yapılar mevzu bahis değildir. Nede, yapılardan çalarak, çırparak insan katliamına meydan vermemişlerdir.  

     Adam, demirden çalıyor, betondan çalıyor, işçilikten hırsızlık yaparak, sonunda mes'eleyi dua okuyarak, işi Allah'a havale etmektedir. 

       Havada asılı kalan dualar!..

      Yatmakla, tembellikle, umursamazlıklı, esneyerek, içten olmayan, tedbir almadan, emek verilmeden yapılan dualar, sayılı  tesbihler pek de önemli değildir. Bu tür oyalanmalar, birer vakit öldüren, laf olsun kabilinden hususlardır.

     Vallahi!.. Billahi!... Çalışmadan, alınlar terlemeden, emek verilmeden yapılan sayılı zikirler, yüce Allah'ı değil de, şeyh efendileri memnun etmek, gavs'ı kandırmak, o tür insanlara körü körüne uşaklık yapmaktan başka bir şey değildir. 

     Bir kere, Fetö düzenbazı bile, para kazanmak, cukkayı para ile doldurmak, ona buna peşkeş çekmek, gerekli hale gelmek için, ne dümenler çevirmekte, ne dünyalıklar elde etmektedir!.. 

     Aklını, zihnini, düşüncesini prangalamış çömezleri, dünyanın orasında, burasında o mendebura para yetiştirmek için neler yapmakta, ne tür fırıldaklar çevirmektedirler. 

     Sonuç yerine;

     Eylemsiz, alınlar terlemeden yapılan zikirler, tesbihler, "Hu" çekmeler, başı oradan oraya sallamalar, insanları, kitleleri birer aldatmadan başka işler değildir.

     Tarlada, bağında, bahçende, ahırında, evinde, barkında, masanda, ofisinde, fabrikanda çalışacaksın; sonrasında ise, ne tür zikir, tesbih yaparsan yap, ne kadar dua edersen et, makul yalvarmalar bu tür hallerdir.

      Yoksa, parazit yaşamlarla, tembel tembel yan gelip yatmalarla, bu arada yapılan tesbihler, zikirler, sayılı zikirmatikler bir mana ifade etmeyecektir. Zaten asırlardan beri etmemiştir. 

     Elin gavur dediğimiz adamları uzaya uçmuşlar, Merih'e, Mars'a yol bulmaya çalışıyorlar, bizim zikirmatikçilerde, alavere ile, dalavere ile insanlığa aldatmaya çalışmaktadırlar. 

     Vallahi!.. Yazıma serlevha yapmış olduğum  tesbihi, yüz kere değil, yüz bin kere değil, hayat boyu yapmış olsan bile, bir anlam ifade etmeyecektir. Tesbihat muallakta kalacak, kimse inanmayacaktır. 

     Son söz olarak, yapılan tesbihatın içeriği alınların terlemesinden, emekten, sayü gayretten geçmektedir.. Selam ve dua ile..

     Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın