Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler

  • Dolar
  • Euro
  • GR ALTIN
  • ÇEYREK

IŞİD, Taliban İslam\'ın yüz karası

“Bazıları bid’at dese de İslam’ın özüne muhalif olmayan yeni gelenekler, adetler yeni sunum ve ifade şekilleri teknolojiden de istifade ederek ulaşılmayan çevrelere ulaşmamız gerekiyor.\"

IŞİD, Taliban İslam\'ın yüz karası
Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

DiniHaberler.com.tr:   HAFSA DENİZOĞLU (İSTANBUL)

Hz. Peygamberi doğru anlamak gerekiyor. Vahhabilik, IŞİD veyahut Taliban gibi yapılar İslam’ın yüz karası. Peygamberimizi doğru anlamak dedim, acaba Hz. Peygamber günümüzde olsaydı aynısını mı yapardı?”

Maalesef bazı insanlar mevlidi bid’atlara bulaştırıyor. Bunu bir ticaret olarak görüyorlar, pazarlığını yapıyorlar. Birisi; ‘Ben şu kadar paraya okurum’ diyor. Bu işler parayla yapılmaz.”

Peygamber Efendimiz Hazret-i Muhammed’in (a.s.m.) miladi takvime göre doğum gününü anmak için 14-20 Nisan arasında idrak edilen Kutlu Doğum Haftası’yla ilgili merak edilenleri Prof. Dr. Süleyman Uludağ ile konuştuk. Mevlid’in parayla okunamayacağını söyleyen Uludağ, İslam dünyasının durumunun iyi olmadığını söyledi. IŞİD, Vahhabilik ve Taliban gibi yapıların İslam’ın yüz karası olduğunu ifade etti. 

 Efendimiz zamanında doğum günleri önemli miydi?

Hz. Peygamber zamanında ve sahabeler zamanında herhangi bir kimsenin doğum tarihi kutlanmadı fakat daha sonraki tarihlerde İslam yayılınca oradaki kavimlerin örf ve adetlerinden de esinlenerek Peygamberimizin doğum tarihi kutlanmaya başlandı. Mevlid, doğum tarihi ve doğum yeri anlamına gelir. Mevlid-i Nebi, Peygamber’in doğum günü veya doğum tarihi olarak söyleniyor. Doğum tarihi veya vefat tarihi olarak kabul edilen günlerde şiirler ve beyitler, ilahi şeklinde okunuyordu.

Süleyman Çelebi, Mevlid’i kaleme aldı. O tarihten itibaren Osmanlı topraklarında Rebiyülevvel ayının 12. gecesi Hz. Peygamber’in doğumu münasebetiyle bu mevlit okunmaya başlandı.

BALDAN ŞERBET YAPIP DAĞITILIRDI

 Günümüzde kutlu doğum programı büyük organizasyonlarla kutlanıyor. O zamanki programlar nasıldı?

Bir kere şehirlerden köylere varıncaya kadar Mevlüdhan denilen kişiler Mevlid okurdu. Şeker olmadığından baldan şerbet yapılır ve dağıtılırdı. 

TÜRKİYE’DE İKİ KEZ KUTLANIYOR

Hicri takvim 36 senede 1 sene geri kaldığı için Mevlid kandili her mevsime denk geliyor. Yani bazen yazın, bazen kışın. Hz. Peygamber’in doğumu, Miladi takvime göre 21-22 Nisan’a denk geliyor. Ama hâlâ mevlidi Rebiyülevvelde kutlayan toplumlar var. Türkiye’de biri hicri, diğeri miladi takvime göre iki kez kutlanıyor.  

Kutlu doğumda Mevlid okumaya bid’at nazarıyla bakanlar var. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Selefiler ya da Vahhabilere göre dinimize sonradan giren her şey bid’attır. Ama biz diyoruz ki, bir gelenek ortaya çıkmış, dinin ve Müslümanlığın olmazsa olmaz şartı değildir. Eğer ömrünüzde hiç Mevlid okumadınız, okutmadıysanız, Cenabı Allah ahirette size bu konuda hesap sormayacak. Ama bir gelenek olmuş, güzel metinler besteler ortaya çıkmış, bakın bu vesileyle aşır ve ilahiler okunuyor. İnsanları dinlendiriyor, yumuşatıyor ve kendilerini şarj ediyorlar. Dinin yayılmasına, sevilmesine katkısı var.

MEVLİD TİCARET HALİNE GETİRİLMEMELİ

Maalesef bazı insanlar Mevlid’i bid’atlara bulaştırıyor. Bunu bir ticaret olarak görüyorlar pazarlığını yapıyorlar birisi “Ben şu kadar paraya okurum” diyor. Bu işler parayla yapılmaz. Ne verilirse ona razı olması lazım. Verilmemesi halinde de bunu problem etmemesi lazım.

 Manevi açıdan kendimize gelebilme ve Efendimizi hatırlamak açısından neler yapmalıyız?

Şöyle düşünmemiz gerekiyor. İslam âlemi olarak Batı’dan gelen bilgiler sinema ve internetin yoğun etkisi altında. Teknoloji ilerliyor ve hayatımıza yenilikler giriyor. Bunlarla mücadele edecekseniz bunlara bid’at diyemezsiniz yerine bir şey koymalısınız. Teknik imkânları da kullanarak daha geniş kitlelere aktarmamız gerekiyor. Bid’at bile olsa toplumda ihtiyaç varsa yeni şeyler ortaya koymanız gerekiyor.

İSLAM ÂLEMİ İYİ DURUMDA DEĞİL

Bazıları bid’at dese de İslam’ın özüne muhalif olmayan yeni gelenekler, adetler yeni sunum ve ifade şekilleri teknolojiden de istifade ederek ulaşılmayan çevrelere ulaşmamız gerekiyor. Ben geniş ölçüde İslam âleminin iyi durumda olmayışını buna bağlıyorum. Bazı gelenekçiler her yeniliğe karşı bazı yenilikçiler de her eskiye karşı. Bu iki zıt görüş aynı derece zararlı ve tehlikelidir. 

Unutmayın ki bu komünikasyon araçları Müslümanların elinde değil. Amerika’nın, Avrupa’nın elinde olduğu için istedikleri zaman istedikleri şekli verebiliyorlar sizin fikirlerinizi de çarpıtabiliyorlar.

Günümüzde Müslümanız denilip insanlar öldürülüyor bu noktada Efendimizin anlaşılmadığını söyleyebilir miyiz?

Hz. Peygamberi doğru anlamak gerekiyor. Vahhabilik, IŞİD veyahut Taliban gibi yapılar İslam’ın yüz karası. Peygamberimizi doğru anlamak dedim, acaba Hz. Peygamber günümüzde olsaydı aynısını mı yapardı? Bunu derken İslam dinini asrileştirelim çağdaşlaştıralım gibi bir kastım yok. Kur’an esaslıyız, ehl-i sünnet esaslıyız diyorlar fakat tasavvufa, türbelere şuna buna karşılar. Bunları ehl-i sünnetin dışında kabul etmek lazım.

 Peygamberimiz’e (s.a.s.) Salât-ü selam göndermenin ehemmiyeti nedir?

Bu konuda çokça ayet ve hadis var. “Kim bana salat-u selam getirirse o selamı melekler bana ulaştırır, ben de ona mukabelede bulunurum” diyor Efendimiz. Böylece selam gönderenler manevi bir kazanca sahip oluyor.

MÜSLÜMANLAR BİRBİRİNE SAYGILI OLMALI

Hz. Peygamberin birçok sunduğu alternatif var ama biz tekini kabul edip diğerlerini reddediyoruz bu çok yanlış bir şey. Bakınız; Namaz rükûsuz, secdesiz, kıyamsız olmaz. Erkekler için söylüyorum; namazda eller bağlanır ama başka mezhepler farklı bağlar. Biz bunları tartışma haline getirmeyelim. Bu adamlar Kâbe’ye dönüp namaz kılıyorlar mı, farzlar yerine geliyor mu, geliyor gerisi teferruattır. 

 

Farklı görüşler kavga sebebi olmamalı. Senin dayandığın hadis zayıf vs. diyerek tartışma haline getirmemelilerdir. Şimdi bu teferruat gençleri yaşlılardan farklı mezhepten insanları ülkeleri birbirlerinden ile ayırıyor. Hâlbuki biz de Mekke, Medine’ye gittiğimizde hocalar “Veled-dâllin” diyor biz de onlara uyarak “Âmin” diyoruz yüksek sesle. Buna uymanın ne zararı var? Bu farklılıklara saygı göstermemiz lazım. 

GAZETE VAHDET

20-vahdet-13-002.jpg

Editör:

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
NAMAZ VAKİTLERİ
BASINDA BUGÜN
TÜM GAZETELER
yukarı çık