ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
İsmail Erdoğan

İsmail Erdoğan

K-AKADEMİZM

Üniversite yıllarımda, küstahlığı elden bırakmayan bir tavırla hocalara karşı asi bir duruşum vardı. Hatta bir hocaya, bu ülkede akademisyen olmayı zillet addediyorum demiştim. Tuhaftır, hoca bunu kabul etmiş ve bana “Haklısın” demişti.

Bu düşüncemde haklı olduğumu düşündüren olaylardan birisi de, Ak parti iktidarı sonrası 2003 yılında gerçekleşen bir yürüyüştü. Bu yürüyüş, hatırlanacağı üzere Akademisyenlerin “Ordu göreve” dövizi taşıdıkları(taşıtıldıkları) Ankara yürüyüşüydü. Ata’ya saygısını sunmaya giden akademisyenler, darbe çağrısı yapmışlardı o yürüyüşte. Bu olayın haberini izlerken, muhabir, cübbesi üzerinde olan akademisyenlerden birine,neden burada olduklarını sormuştu. O akademisyen ise, “isteyerek burada olmadıklarını, bir emirle buraya gelmek zorunda olduklarını” söylemiş ve akademizm/despotizm tarihine bir şerh düşmüştü. -O kişi bir Prof.’tu ve üniversiteden de hocamdı.

Rızası olmadan ve türlü tehditlerle Ata’ya saygısını sunmaya giden bir hocaydıo, ve Türkiye’de akademisyen olmanın hazin bir tezahürüydü.
Üniversite yıllarımın üzerinden yaklaşık 15 yıl geçmesine rağmen, Türkiye’de akademizm anlayışının değiştiğini sanmıyorum. Hâlâ, fare kapanına kısılmış gibi, fasit dairesinden çıkamayan adamların, kendilerine göre isimleri akademi dünyasına kazandırdıklarına ve cins kabilinden adamların ise, rot-balansa uygun olmadığı için akademinin dışına itildiğine kaniyim. Bunun, sayamayacağım kadar çok örneği var Türkiye’de. (Mesela, devlet bursuyla Berlin Güzel Sanatlar Akademisi’ne giden ve Türkiye’ye döndüğünde İslamcı olduğu için tezi kabul edilmeyip akademiye alınmayan ressam İlhami Atalay ) Sadece Türkiye’de değil, eminim bir çok başka ülkede. 
Ama ben burada olandan sorumluyum.(Wittgenstein’in, BertrantRussell’in de bulunduğu akademi jürisi karşısındaki küstahlığından değil.)
Ve burada olan, ideolojik körlükle dünyaya bakıp, kozmolojik idrak biçiminden haberdar olmayanların akademi camiasına hakim olmasıdır. Elbette bu sözler bütün akademisyenler için geçerli değil. Hem mesleğin, hem düşüncenin, hem de şahsiyetin hakkını vererek dirsek çürüten, hatta varını yoğunu buna harcayan akademisyenlerimiz var. Ama ne kadar azlar. Bu azlığın içinden de nitelikli çoğunluk çıkmıyor maalesef. Çünkü çoğusu, insanı madde karşısında köleleştiren Batı paradigmasından beslenmiş durumda. Batı’nın ayarlarıyla bakıyorlar dünyaya. Bilgiyi ele alışları Batı üzerinden.Yoğurup satışları da. Batı’yla yatıp Batı’yla kalkıyorlar.

Ve batmakta olan bir gemiye ne kadar benziyorlar.
Çağımızda akademizm, branşlaşma demek. Branşlaşma da bilginin parçalanışı ve tevhidi bir temelden uzaklaşması. Yani neyden sorumluysanız onu bilmeniz ve dünyaya karşı sırt çevirmeniz demek. İsmet Özel’in ifadesiyle, “bir tarafa kulak kesilip diğer taraflara sağırlaşmak”demek.
Genel olarak akademizm buna hizmet ediyor. Bir alanda uzman olan diğer alanları unutuyor nerdeyse. Matematik okuyan ilahiyattan habersiz. İlahiyat okuyan Fizikten. Sosyoloji okuyan coğrafyadan.(Halbukiİbn. Haldun “ Coğrafya kaderdir” der sosyolojinin kurucusu olarak) Felsefe okuyan Tarihten. Hepsi tümden sanattan habersiz. Yine hepsi tümden siyasetten.(politika demedim)*

Cemil Meriç, “Dünyaya açılmayanların kaderi, sabahtan akşama istimnadan ibarettir.” der. Yani fildişi kulesinde marazi çığlıklar atan adamlar, Narkisos’a rahmet okutmaktadırlar. Akademizmi kötü bir şakaya dönüştüren detamburası. Bilginin hikmete açılan kapısından, şahsına münhasır duruşuyla, dolmuş başaklar gibi konuşan, konuştuğu gibi yaşayan, yaşayarak üreten, ürettikçe de hayrı çoğaltan insanlaraakademizmde yerin dar olması. Böylesi insanlar yerine, saplantı haline getirdiği ideolojik gözlüğünden neşet eden gerçekleri, hakikat kıvamında pazarlayan insanların varolması. Akademizmi k-akademizme dönüştüren işte bu!
Akademizm, bilginin hikmetle yoğrularak üretildiği, dinamik ve organik bir oluş yerine, ithal edilmiş bilgilerin, özgürlüğü elinden alınmışhocalar vasıtasıyla pazarlaması oldukça, K-AKADEMİZM olmaya devam edecek!

*Genellemeler genel değildir!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık