Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Mehmet Emin GÖKTEPE

Mehmet Emin GÖKTEPE

DİÇİNE DURABİLMEK

"Kötüler birleştiği zaman,

 iyiler de bir araya gelmelidirler.

Yoksa teker teker giderler."

E. Burke

Temelin biri, bir gün ağzı burnu dağıtılmış vaziyette hakim karşısına çıkar. İdris'ten hatırı sayılır dayak yemiştir. Enteresan olan şu ki, İdris olabildiğince sıska, Temel ise iri kıyımdır. Hakim şaşkın bakışlarla Temel'e döner ve:

- "Bu adamdan mı dayak yedin?"

- "Evet!" der Temel boynunu bükerek.

- "Boyuna posuna yazık, bi'tane de mi vuramadın?"

- "Elbet vuracayidum, laçin diçine duramayıdum."

Bunu neden mi anlattım? İslam alemi olarak hal-i pür melalimiz Temel'den farklı değil. Öyle ya da böyle, düşmüşüz işte bir kere, ayağa kalkmamıza fırsat tanınmıyor. Gelen vuruyor, giden vuruyor. "Düşenin dostu olmaz!" derler ya,  Komşularımızdan, dost bildiklerimizden ne bir yardım eli, ne de bir teselli var.

Nasıl Düştük Ya da Düşürüldük?

Osmanlı'nın sonunu hazırlayan şer odakları, uzun vadeli planlarını hayata geçirme yolunda adım adım ilerlediler. Bunun sonucunda, Ortadoğu'yu yeniden şekillendirdiler. Sözüm ona bu demokrasi havarileri, çok sevdikleri(!) ülkelerin sınırlarını hak geçmesin diye(!) 'T' cetveliyle tek tek çizdiler.[1] Yine bu iri devletler, her nedense bağımsızlık bahşettiği bu coğrafyadaki yeni yetme aşiret devletlerinin hiç birine seçme-seçilme hakkını, demokratik yolla işbaşına gelmeyi ve her derde deva(!) demokrasi rejimini önermeyip, her birini bir adama emanet ederek güya geri çekildiler. Kendilerine göre haklıydılar, zira 'milletin ne yapacağı belli olmaz'dı. İşi, daha doğrusu sömürgeyi kontrol altında tutmak bir adam üzerinden daha kolay olurdu. İstediğini atar, istemediğini asarlardı. (bkz. Mübarek, Kaddafi, Saddam, Esed v.d.)

 

Tekerlerine çomak sokan biri oldu mu, engin demokratik anlayışları(!) rafa kaldırılır, kaide kural tanımaz hale gelirlerdi. İşi kaba kuvvete götürmekten asla çekinmezlerdi. (bkz. yakın tarihimizde 10 yılda bir tekerrür eden  geleneksel  darbeler) Bu ülkelerin tepesinde, azami doğrulma ölçüsünü sınırlayan görünmez bir gülleden daha ağır bir çıta  olsa gerek, dikilmeye davranan başını belli bir çizgiden yukarı kaldıramıyor. Öyle kalsa yine iyi, bilinmedik bir taraftan balyoz darbesi alıyor ve hoooop, yine yerde. Gözler mor, kafa yarık, vücut eziklerle dolu. Ama 1,7 milyarlık İslam dünyasıyız, çok büyüğüz. Yer altı enerji kaynaklarıyla, genç nüfusuyla lideriz, iyiyiz, büyüğüz ama sorun şu ki, dikine duramıyoruz. Ah bir dikine durabilsek, gücümüzü göstereceğiz ama ne mümkün!..

- "Hani efendim, demokrasi vardı?",  "Seçimle gelindi işte, kabul etmelisiniz"...

- "Hayır, bu çalınmış bir demokrasidir!"[2]

Nasıl Kalkarız?

Hastalığı yaratan Allah, devayı da yaratmıştır. Dermanımız ise kendimizde, iliklerimizde gizlidir. Düşmanı titretecek güç ve enerji, birliğimizden meydana gelecektir. Tarihte kurulan Türk devletlerinin bir çoğu dış güçlerin ve savaşların etkisiyle değil iç karışıklıklar sebebiyle yıkılmıştır. Kenetlenir ve gücümüzü birleştirirsek varlığımızı idame ettirebiliriz. Aksi halde, koskoca Ümmetin umudunu bağladığı Osmanlı yadigarı ülkemizi, tarihe gömmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey yapmış olmayacağız.

Ayet-i Kerimede Yüce Rabbimiz: "Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."[3] buyurmak suretiyle birbirimize düşmenin acı sonu hakkında bizleri uyarmıştır. Dikine durmanın yolunu da şöyle gösterir bize, O Yüce Yaratıcı: "Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir."[4]

 

Olayı çok güzel bir biçimde özetleyen Milli Şairimizin, şu dizeleriyle yazımı noktalıyorum:

 

"Sen ben desin efrâd, aradan birliği kaldır,

Milletler için, işte kıyamet o zamandır."[5]

10.11.2016

M. Emin GÖKTEPE

 

[1]  Cetvelle çizilmelerine rağmen ne gariptir, kare ya da dikdörtgen değil, çoğu yamuk!

[2] Tarihi boyunca tek adam tarafından yönetilen Mısır halkı, 'Arap Baharı'ndan sonra da demokrasiyle tanışamadı. Hoş, maksat da o değildi zaten. Ordu destekli geçici hükümet ilk demokratik seçimlerin galibi Müslüman Kardeşler’i “terör örgütü” ilan etti, tarih: 25.12.2013. Demokrasinin en büyük savunucusu ve tüm dünyaya ihracatından sorumlu yetkili distribütörü ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komisyonu da, demokrasi katili Sisi'nin yanında yer alır. Nasıl mı? Halkın oylarıyla seçilen, yani demokratik yollarla işbaşına gelen Mursi'nin teşkilatı 'Müslüman Kardeşler'in terör örgütü olarak kabul edilmesini öngören tasarıyı 25.02.2016  tarihinde kabul ederek. "Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?" diyenlere de, pişkin pişkin: "Mursi'ninki çalınan demokrasiydi!" derler.

[3] Âl-i İmrân Suresi, 3/103.

[4] Enfâl Suresi, 8/46.

[5] M. Akif ERSOY.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık