ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Mehmet Emin GÖKTEPE

Mehmet Emin GÖKTEPE

EYVAH, MALİYECİ!

Sağlamsa esnafın hesabı,
 Maliyeci has misafirdir.
İşkilliyse[1] eğer kitabı,
Maliyeci öcü gibidir.

Ne hazindir ki, insanoğlu mali denetimden korktuğu kadar ilahi denetimden korkmamaktadır. Ahirete inandığı, bir gün her şeyden hesaba çekileceğini bildiği halde, nedense bu realiteyi hep ötelemektedir. Burada akla gelen acı soru şudur: Dünyevi yaptırımlar bizi uhrevi yaptırımlardan daha mı çok ilgilendirmektedir?

Esnafa baktığınızda, kaygı hep şudur: "Aman faturasız mal olmasın, vergiler zamanında ödensin, tarihi geçmiş ürün bulunmasın, vergi levhası, SGK dökümü... her şey eksiksiz müessesede yerini alsın da!.." Eeee, hak, hukuk, helal, haram..., onlar ne olacak? "Canım, o da lazım elbet ama..." İşveren dersen aynı, çalışan dersen aynı, üretici, tüketici... hep aynıyız anlayacağınız.

Bu 'ama...' lar yok mu, bu 'ama...'lar. İşte bizi can evimizden vuranlar, bu 'ama...'lardır. Aslına bakarsanız fark etmez, 'ama'lardan sonrasını hangi bahane ya da mazeretlerle doldurursanız doldurunuz, hepsi kelimenin tam anlamıyla 'boş'tur ve geçersizdir.

O halde her birimiz aynanın karşısına geçerek, kendi kendimize şu soruyu cesaretle sorabilmeliyiz: 'Hesap gününe ne kadar inanıyorum?'

Bilmeliyiz ki, bizi yaratan Rabbimiz, elbette ki başıboş da bırakmamıştır. Ayet-i kerimesinde: “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır.”[2] buyurarak, hesaplarımızın incelendiğini, bir gün önümüze konulacağını hatırlatmaktadır. Yapılması gereken, sınav yerinde olunduğu bilinciyle 'karne günü'ne hazırlık yapılmasıdır.

Nedir muhasebe?

Muhasebe: Kulun, geçmiş işlerini düşünüp iyiliklerinin mi, kötülüklerinin mi çok olduğunu; ömrünü nasıl geçirdiğini hesap etmesidir.

Muhasebe: Haramlardan kurtulmanın disip­linidir.
Muhasebe: Gafletten uyanmak, günah ve hataların farkına varabilmektir.
Muhasebe: Karda mı, zararda mı, olduğu­muzu tespit etmektir.
Muhasebe: İş ve amelimizde eksik ve kusurla­rımızı tespit etmek ve düzeltmektir.
Muhasebe: Akıl ve imanı nefsin başına bekçi yapabilme başarısıdır.
Muhasebe: Kendi kendimizi hesaba çeke­bilme işidir. Yapılan işlerin maksadına uygun olup olmadığını anlama çabasıdır.
Muhasebe: "Ölmeden önce ölünüz" ferma­nına uyarak ebedî alem için ölmeden önce hazır­lanabilme maharetidir.

Muhasebe: Bir ise başlamadan önce sonunu hesap edebilme işidir. Ve, "ne idim, ne oldum, nerede idim, nereye geldim, neler umuyordum, nerelere kavuştum, neticede ne olacağım?" soru­larının hesabını yaparak irademizi çözecek, duy­gularımızı bozacak hallerden kendimizi koru­maktır.

Muhasebe: Özetle, başı boş yaratılmadığı­mızı anlama ve idrak etme işidir…[3]

Allah (cc), kullarının işlerini yapmadan önce planlamalarını; yaptıktan sonra da yapılan işin nasıl bir şekil aldığını gözden geçirmelerini iste­mektedir. Kulun ameline nokta koyan, ölümden başkası değildir. Öyleyse sağ olduğu sürece, mu­hasebenin iki türlüsü de müminin hayatına şekil vermelidir.”[4]

Yüce Allah (cc)şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve her­kes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Allah'ı unutan ve bu yüzden Allah'ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.[5]

Bu Ayet-i kerimesinde Yüce Allah (cc), yaptıklarımızın, Ahiret gününde durumu­muzu belirleyeceğini ve yarın için hazırlanmamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor. Bir ba­kıma Rabbimiz, bizden muhasebe yapmamızı isti­yor. Çünkü kendisi için neyin iyi, neyin kötü olduğunu ayırt edemeyen bir kimse, Ahiret haya­tında kendisine neyin yararlı, neyin zararlı oldu­ğunu da idrak edemez. Kendi kendine bu hayat­taki sermayesini, gayretlerini, yeteneklerini hangi yolda sarf ettiği takdirde onu Cennete veya Ce­henneme götüreceğini düşünmeye başladığında, insan bir karar vermek durumunda kalır. Doğru karar vermesi kendi yararınadır, yanlış karar ve­rirse gelecek hayatı tamamen mahvolur.[6]

Efendimiz (AS)’in bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: "Akıllı kimse,  nefsini muhasebe eden ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz ise,  nefsini, heva ve hevesinin peşine takan ve Allah'tan temennide bulunan kimsedir."[7] O halde geliniz, sıradan bir esnafın ticari müessesesine gösterdiği muhasebe titizliğini, biz ebedi Ahiret hayatımıza karşılık, dünya için çok görmeyelim!

Hesap meleğimizin, has misafirimiz olması dileğiyle...

03.11.2016

M. Emin GÖKTEPE

[1]  İşkil: kuşku, kuruntu, vesvese. İşkilli olmak: Kuşkulu, kuruntulu olmak, müvesvis.
[2]  Mülk, 67/2.
[3]  Tokay, Fahri, Altınoluk Dergisi, sayı:50.
[4]  Yılmaz, Hasan Kamil, Altınoluk Dergisi, sayı:143.
[5]  Haşr, 59/18-19.
[6]  Mevdudi, Tefhimul Kur’an, c.6, s.204-205.
[7]  Tirmizî, Kıyamet 26, (2461).

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık