ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Mikail Miral

Mikail Miral

Bataklık Nasıl Kurur

Hain Kalkışma sonunda taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Şimdi asıl bu olayın sebeplerini konuşmak lazım. Bu tabi ki olayın faillerini aklama olarak algılanmamalı, aksine bir bataklık kurutma çabası olarak görülmeli. Malum
bataklık olduğu sürece sineklerle boğuşmak nafile. Asıl başarı bataklığı görüp, bataklığı kurutup imha etmekte. İşte o zaman pis sineklerle boğuşmaya gerek kalmaz.

Bataklık nasıl oluştu, asıl sorulması gereken bu bence. Bataklığı, Cumhuriyetin yegane sahibi olarak kendini gören zihniyette aramak gerekir. Çünkü bu zihniyete göre halkın ekserisi cahil; bir kısmı ki özellikle dindarlar Devlet
düşmanı, kendileri de devletin tek sahipleri. Bu zihniyet yıllarca bizi yönetti ve devlete hakim oldu. Bu sebeple adına irtica denilen ne idüğü belirsiz bir düşman tanımlaması çıktı. Devletin yegane sahipleri için TSK adeta bir kale gibiydi, iyi korunması gerekirdi. Çünkü gerektiğinde bu kale harekete geçecek düşman olan İrticanın kafasını ezecekti. Anlatılması güç bir travma hali vardı TSK'da.

Özellikle askere giden herkes bu travmatik hali çok rahat bir şekilde gözlemleyebilirdi. Karakolların duvarlarına asılan sözde bilinçlendirme afişlerinde sakallılar, örtülüler aşağılanıyor bir nevi psikolojik baskı uygulanıyordu.
Bırakın astsubay - subayların eşlerinin başörtüsü takmasına sıradan erlerin yemin töreninde dahi ailelerinin başörtülü- sakallı olarak katılımına izin verilmiyordu.

Din ile en çok irtibatının olması gereken kurum olan Askeriye dine en uzak kurum haline getirilmeye çalışılıyor, bu esasa göre Askeriyeye astsubay-subay alımı yapılıyordu. Dindar aile çocuklarını bırakın sadece ailesi başörtülü
olan dahi Askeriyeye kabul edilmiyordu.

İşte bataklık budur. Bu bataklık bugünkü sineklerin oluşmasının en büyük sebebidir. Askeriyede bulunan insanların dine en uzak olmasını hedeflerseniz psikolojik olarak bunu gerçekleştirmeniz asla mümkün olamaz. Çünkü dine en
fazla ihtiyaç duyulan yerdir Askeriye. İnancı olmayan nasıl Asker olur ki? Hele hele mayası iman olan bu toplumda. Askeriyede bir din açığı ortaya çıktı böylece.

Meşru olarak zikredilen bataklık sayesinde sağlanamayan din ihtiyacı, merdiven altından sızmaya başladı. Dini görünümlü bugünkü canavarlar, bu boşluğu iyi bir şekilde değerlendirmesini bildi ve bunu canavarca bir fırsata dönüştürdü. Bu alanda tek olmanın verdiği ayrıca avantajı da sonuna kadar kullanan bu habis urlar, bataklığı kendi gülistanlıklarına çevirdiler. Böylece ordu içinde önemli bir yapılanma haline geldiler.

Bu yapı kendisine Mason teşkilatlanmasını hatta daha da öte bir hücre yapılanmasını esas aldı. Çünkü bataklık sistemi kendilerini bu karanlık sistemi oluşturmaya teşvik etti. Nitekim öyle de oldu. Bu karanlık hücre yapılanması her ne kadar kabaca bilinse de ayrıntılı bir biçimde hala deşifre edilmiş değil. Bu yapılanmanın 15 Temmuz Kalkışmasıyla ulaştığı boyut gözlerönünde olmasına karşın hala daha özellikle ordu içinde neyin ne olduğunu pek
bilen de yok. Elimizdeki fotoğraf maalesef bu.

Peki çözüm nedir? Çözüm Askeriyedeki din ihtiyacının bizzat dünyadaki örnekleri gibi Dİn subaylarıyla bizzat devlet eliyle sağlanmasıdır. Çok geç kalınmadan acilen bu ihtiyaç giderilmeli. Bir an evvel TSK bünyesine adeta bir
antizehir olacak Din Subaylığı oluşturulmalıdır. İlk önce bu iş Diyanet bünyesinden sağlanmalı daha sonra kademe kademe Harp okullarında da bir bölüm oluşturularak buradan yetişecek bu alan uzmanlarınca bu iş nihai neticeye ulaşmalıdır.

Ayrıca İHL mezunlarının da Askeri okullara alımının önü bir an önce açılmalı. Ordu içinde kısmen sağlanan dini yaşam legal hale getirilip bu bataklık tamamen kurutulmalıdır. Yoksa sineklerle boğuşmaya devam ederiz ki işin sonunda sıtmaya yakalanma tehlikesi de yok değil maazallah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık