Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Mikail Miral

Mikail Miral

İMDAAAT YANGIN VAAAR

​2014 yılı aile verileri bir milletvekilimizin meclise sunduğu soru önergesiyle ortaya çıktı. Buna göre evlenme oranı yüzde bir bile değilken boşanma oranı yüzde dört buçuk artmış. Bu haberi okuyunca inanın dehşete kapıldım. Biz ne yapıyoruz diye hayıflandım. Biraz da kendimi çaresiz hissettiğimden gözlerim doldu.

Artık günümüzde evlenme şekli değişti. Gençler ya okuldan, ya iş yerinden veya internetten tanışıp evleniyorlar. Aileler büyük oranda devre dışı bu evlenme sürecinde. Aileler çaresiz evlatlarının tercihine saygı duymak (!) zorunda kalıyor. Sonuç, büyük umutlar ve heyecanla başlayan evlilik mahkeme kapısında arabasına BOŞANIYORUZ yazacak kadar çılgınlığa dönüşüyor. Boşanmak bu kadar kolay değil elbette, eğer çocuklar varsa iş daha kötü. Onlar ya dede - nine himayesine veya çoğunlukla devletin kucağına itiliveriliyorlar. Bir başka yazımda inşallah bu çocukları gündemime alacağım. Yazımın hacmi o kadar geniş değil çünkü.

Birilerinin çıkıp ne oluyor demesinin vakti geldi hatta geçiyor bile. Biz başkalrını değil de kendi işimize bakalım. Biz bu sosyal vahametin neresindeyiz. Ezan okumakla, Namaz kıldırmakla, Vaaz etmekle vazifemizi yaptık mı zannediyoruz. Bu hadise patlak verirken de bunlar yapılıyordu.

Muhterem hocalarım, kusura bakmayın ama biz hocalar maalesef yaşadığımız toplumdan çook uzakta yaşıyoruz. Hani meşhur deyimle fildişi kulelere kendimizi hapsetmişiz. Camiden eve evden camiye hakeza müftülükten eve evden müftülüğe. İnsanımızın en çok zaman geçirdiği yerde hiç olmamışız. Geçen yazımda belirttiğim üzere kahvelerden ve cafelerden hep uzak durmuşuz. Halbuki insanlar dertlerine, sıkıntılarına, streslerine çare olarak buralara geliyor maalesef buralarda nefes almaya çalışıyor. Biz ne yapıyoruz, dedim ya rutin işler evden camiye camiden eve. Şimdi bazılarımız itiraz edecektir, efendim derdi olan camiye gelsin. İnsanlar geldi de biz mi ilgilenmedik?

Her fırsatta Efendimiz (sav)'in varisi olduğumuzdan dem vururuz değil mi, muhteremler. Efendimiz (sav)'in ümmetine düşkünlüğünü anlatır da anlatırız.

Hani bir defasında Sultanımız (sav) ateş yakmışlar geceleyin ashabıyla ateşin etrafında muhabbet ederlerken Efendimiz (sav) bir yandan elindeki çubukla ateşin etrafındaki böcekleri kovalıyor bir yandan da işte ben de insanları tıpkı böyle böcekleri ateşten korumaya çalıştığım gibi insanları da ateşten korumaya çalışıyorum. Ama onlardan çoğu benim çabalarıma rağmen ateşe giriyor.

O'nun (sav) bu çabası bizde de olması gerekmez mi? Kimse kendisini tezkiye etmesin işte sonuç ortada. Hocalarım kocaman bir yangın var. Biz öyle ezan okuyarak, imamet yaparak, vaaz kürsülerinden boş camilerde direklere meleklere seslenerek bu iş olmuyor. Şimdi zaman insanlara önderlik ve örneklik yapma zamanı. Şimdi zaman insan nerede biz oradayız zamanı. Bu sebeple sahaya inecek, her gün kendi mıntıkamızdaki esnafı ziyaret edecek elini sıkmadığımız bir kimse gönlüne girmediğimiz bir can kalmamalı. İşimiz çok yükümüz ağır vesselam.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık