ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Mikail Miral

Mikail Miral

Sünni Sinema Niçin Yok

Suriyeyi kim kana buladı, çok düşünmeyin bence rahatça İran diyebilirsiniz. Her Müslüman hayatının bir döneminde İran'a sempati ile bakmıştır. Çünkü İran, egemenlere kafa tutuyor gözükmüş bu da Müslümanların ilgisini her şeye rağmen cezbetmiştir. Özellikle Erdoğan'ın "One munite" çıkışına kadar İran'ın İsrail tutumu yürekleri fethediyordu. Zaten Erdoğan'ın bu samimi tutumu Acem oyununu bozmuş, İran mezhepçi taasub çukuruna kaldığı yerden devam etmiştir. Suriye'de gerçekleştirilen katliamın faili de İran'dan başkası da değildir. Amerikan karşıtlığı ile bilinen İran, şimdilerde Amerikan Emperyalizminin stratejik ortağı.

Suriye'den sonra Irak'ta da Mezhepçilik ateşini körükleyen İran, küresel emperyalizmin ön karakol vazifesi görevini ifa etmekten beri durmuyor. Bütün bunlar yaşanırken birden bire Hz. Peygamber sav in çocukluğunu anlatmayı konu edinen bir film ile İran, gündemimize yeniden girdi. Filmin vizyona girdiği zaman dilimi malum. Acem oyunuyla bozulan imaj film sayesinde hem de Efendimiz sav üzerinden düzeltilmeye hatta lehtarlığa dönüştürme çabası olarak dikkatlerden kaçamadı.

Film hakkında çok şey yazıldı, çizildi hülasa çok tartışıldı film. En son Diyanet İşleri Başkanlığı film hakkında tavsiye etmediğini belirten bir açıklama yaptı. Bu konu hakkında konuşmak artık faydadan uzak olup sözü yormak olur. Egemen güçlerin ve stratejik ortakları İran'ın sineması var da bizim niye yok? Benim asıl meselem bu. Oyunu kim belirlerse kuralı o koyar, malum bir önermedir.

Dolayısıyla Sünni dünya, günümüzde Osmanlı'nın çöküşünden beri kendisine dayatılan bir dünya ile karşı karşıya. Bu dünya, Sünnilik ile taban tabana zıt bir dünya. Kısaca bu dünyada Sünniliğe hayat hakkı yok. Bu nedenle bu dünyanın bütün envanterinden Sünni dünya mahrum. Hep dayatma altında olduğundan çatışma durumunda yani müdafaa konumunda Sünni dünya. Yukarıdaki soruyu sormak işte bütün bunları görmezden gelerek sorulan bir soru, artniyetli değilse bile en azından çok cahilce bir soru Aslında İran da zamanında bu problemle karşı karşıya geldi. Fakat egemen kültürün dayatması ve ortak düşman Sünni dünyanın varlığı İran'a nefes aldırdı. Tabii burada İran kültürünün sinema kültürü ile uyuşuk taraflarını da zikretmemiz gerekir. Bütün bunlar İran sinemasının önünü açmış, İran da bunu ganimet bilip Mezhebi bir propagandaya çevirmiştir.

Bugün de İslam dünyasında oluşan Şii nefretini sempatiyi dönüştürme aracı olarak sinemaya müracaat edilmiştir. Çatlak seslere rağmen ülkemizde film, özellikle sosyal medya üzerinden gerekli cevabı almış. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın açıklaması da bu cevabı perçinlemiştir. Böylece akıttığı kanı gölgelemeye çalışan İran'ın Acem oyunu bozulmuş, gayesi akamete uğratılmıştır. Sünni dünya, elbette bir gün kendi dünyasını ihya edecektir. İşte o zaman kendi düzeninde kendi oyununu kuracak, tesis edeceği nizam sadece kendisine değil bütün bir insanlığa saadet sunacaktır. Bugünlerin uzak olmadığına gönülden İnanıyoruz.

Bu noktanın da bugünün müdafaasından geçtiğinin idrakindeyiz. Yol uzun, meşakkat dolu fakat bir o kadar da mukaddestir. Şehitlerimiz bu yolun şahitleri, bizler ve nesillerimiz ise bu yolun yorulmaz, usanmaz müdavimleridir ve bunu da şeref bilmektedir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık