Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Muhammedül Emin

Muhammedül Emin

Bana inandığınız için çok teşekkür ederim…

Mustafa'nın birinci sınıftaki öğretmeni şöyle yazmıştı: "Bu öğrenci gülmeye, öğrenmeye hazır, istikbâli parlak, terbiyeli bir çocuktur..."

Mektebin ilk gününde, 5. sınıf öğretmeni Mediha hanım, sınıfa girer girmez talebelerine yüzüne tek tek baktı. Birçok insanın yaptığı gibi aralarında sevmediği talebeler olduğu halde hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış, adı Mustafa olan çocuk da vardı.

Mediha hoca hanımefendi, geldiği günden beri Mustafa’yı takip etmiş ve diğer çocuklarla iyi münasebetler kurup oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu görmüş, devamlı olarak pasaklı dolaştığına şahid olmuştu. İlave olarak Mustafa; herhalukârda huzursuzluk çıkarıyor, bazen de iyice tatsız olabiliyordu.

Öyle bir noktaya geldi ki, Mediha hanım; onun kâğıtlarına kırmızı kalem ile kırmızı büyük ikaz işaretlemekten, kalın çarpılar yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük harflerle "zayıf" yazmaktan yorulur oldu. Mediha hocahanım, okuldaki her çocuğun mazisini, geçmiş kayıtlarını incelemesi icap ediyordu. Nedense Mustafa’nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun durumunu gözden geçirdiğinde bir sürprizle karşılaştı. Mustafa'nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı: "Mustafa gülmeye, öğrenmeye hazır, istikbâli parlak bir çocuktur. Verilen vazifelerini derli toplu ve temiz yapar, çok terbiyeli. Onun sınıfımda olması ne güzel, çok eğlenceli…"

İkinci sınıf öğretmeni ise şu notu düşmüştü: "Mustafa, mükemmel bir talebe, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor ama annesi ciddi bir hastalığa yakalandığı için sıkıntı içinde ve evdeki hayatı mücadeleyle geçiyor."

Üçüncü sınıf öğretmeni ise şöyle yazmıştı: "Mustafa’nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor fakat babası ona alâka göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evdeki hayatı yakında onu kötü etkileyecek."

Dördüncü sınıf öğretmeni de şöyle yazmıştı: "Mustafa içine kapanık ve derslere çok fazla alâka göstermiyor. Arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor. Oldukça problemli!"

Bunları okuyan Mediha hocahanım meseleyi kavramada gecikmedi ve çocuk hakkında yanlış düşündüğünden dolayı da kendisinden utandı. Öğretmenler gününde talebeleri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile kendini çok kötü hissediyordu. Mustafa’nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti. Mustafa’nın hediyesi; bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı. Mediha hanım onu, diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Paketten, taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas kaşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı.

Ama o, bileziğin ne kadar güzel olduğunu anlattığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için bekledi: "Biliyor musun öğretmenim, bugün tıpkı annem gibi kokuyorsunuz!" Çocuklar gittikten sonra, Mediha öğretmen kendine, hislerine hâkim olamıyordu ve ağladı.

O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeye ilâveten çocukları eğitmeye de ehemmiyet verdi. Mustafa’ya hususi alaka gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor çok daha mutlu görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık alıyordu. Yılın sonuna doğru, Mustafa sınıfın en başarılılarından biri oldu. Bütün çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biriydi artık. Bir sene sonra, Mediha hanım kapısının altında bir not buldu, aldı okudu. Mustafa, ona "bütün hayatımda gördüğüm, tanıdığım en iyi öğretmen sizsiniz" yazmıştı.

Altı sene sonra Mustafa’dan bir not daha aldı. "Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hâlâ hayatındaki en iyi öğretmen" olduğunu yazmıştı. Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında liseden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Mediha öğretmenin bütün hayatındaki en iyi ve en favori öğretmeni olduğunu yazmıştı.

Sonra dört sene daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldığını, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektupta, onun hâlâ karşılaştığı en iyi ve unutulmaz öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama şimdi ismi biraz daha uzundu. Mektup şöyle imzalanmıştı: "Dr. Mustafa Yılmaz"

Hikâye burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var. Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini ve evlenme merasiminde damadın annesine ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Şüphesiz Mediha öğretmen bunu sevinçle ve heyecanla kabul etti. Tahmin edin ne oldu?

Biraz yaşlanmış olsa da Mediha hanım, o gün taşları düşmüş olan o bileziği taktı. Dahası, Mustafa’nın annesinin seneler öncesi kullandığı parfümden de sürdü. Merasim salonunda, talebe ve hocasının karşılaşmasını görmeğe değerdi. Birbirlerini hasret ve muhabbetle kucakladılar. Dr. Mustafa Yılmaz, emekli Mediha hoca hanımın kulağına şöyle fısıldadı: "Bana inandığınız için çok çok teşekkür ederim muhterem öğretmenim. Bana kıymetli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için de…"

Mediha hocahanımefendi, gözlerinde biriken boncuk boncuk yaşlarla tane tane konuştu: "Mustafa, yanlış düşüncelere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sen oldun. Seninle tanışıncaya dek, neyi, nasıl öğreteceğimi bile tam anlamıyla bilmiyordum…"


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık