Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Muhammedül Emin

Muhammedül Emin

CEMAAT MASUM MU?

Bugün kaleme aldığım yazı, isminin açıklanmasını istemeyen ülkemizin önde gelen işadamlarından araştırmacı …???….

Bu yazımızda Cemaat ne zaman kuruldu? Hedefleri nelerdir? Son bir kaç aydır Ülkemizde yaşanan sıkıntılara sebep olan olayların arka planında kimler var? Neler planlandı? Kimler ülkemizi kaosa sürüklemek istiyor? gibi bu ve benzeri bir çok soruların cevabını bulacağız Uzun bir yazı umarız bıkmadan sonuna kadar okursunuz… Sonuna kadar okumanızı şiddetle öneririz… Burada anlatacağımız konuların tamamı gerçektir ve asla komplo teorisi olarak üretilmemiştir.

Birçok cemaat mensubunun bu konudan ciddi rahatsız olabileceğini biliyorum Ancak bu bilgilerin bir şekilde herkesle paylaşılması ve içimizde kalmaması gerektiğini düşünüyorum · Bu sebeple, Cemaat içerisinde gerçek anlamda kendini hizmete vermiş saf temiz ve güzel ruhlu alt tabanı bütün bu açıklamalardan tenzih ederiz.

Ancak amaca giden yolda araç olarak kullanılan bu alt tabaka, cemaat içinde bulunduğu müddet içinde hem aşağıda yazılan örgüte hizmet etmiş olacaklar ve hem de masum duygularla sadece dinini daha iyi yaşamak isteği olan Türk halkını farklı bir yöne kanalize ederek, Osmanlı ruhunu canlandırması beklenen muhtemel gelecek liderleri engellenmektedir Öncelikle Cemaati tanıyalım Nerede ve ne zaman doğdu? Kime ve neye hizmet ediyor? Hiyerarşik yapısını nereden ve kimden aldı? İşte Cemaati ve yapısını tam manasıyla anlamadan sistemin amacını anlamak mümkün değildir.

Burada hizmete gönül vermiş alt tabakaları yine tenzih ediyor ve hizmetlerinin makbul olması için daha dikkat etmeleri gerektiği konusunda uyarıyoruz Nurunu tamamlayacak olan Allah’tır ve kimseye muhtaç değildir Rızkı veren de Allah’tır ve hiç kimse rızkını başka yerden bilmemelidir.

1) CEMAATİN DOĞUŞU Resmi olarak 27 Nisan 1941 (Gerçek Doğumu Cemaat: 11 Kasım 1938 Atatürk’ün ölümünden hemen sonra doğduğuna inanılıyor) Yılında Erzurum’un Korucuk köyünde bir çocuk doğdu 1946 yılında ilkokula başladı.

Zeki bir çocuk olmasına karşın babasının Alvarlı köyünde imam olması sebebiyle 1949 yılında ailesiyle birlikte oraya taşındığı için okulu bırakmak zorunda kaldı Ancak daha sonra okulu dışardan bitirdi Detayları atlayarak geçelim.

Çocuğun adını Fethullah koydular Bu çocuk o kadar zekiydi ki 10 yaşında Kur’an-ı Kerimi hatmetti 14 Yaşında ise Babasının görev yaptığı camide ilk vaazını verdi.

Cemaat bu vaazdan çok etkilenmişti ve yeni hocanın hitabetini beğenmişlerdi Camilerde her fırsatta vaaz veren Fethullah Gülen, kendisine meslek olarak da imamlığı seçti Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Önce Edirne’de sonra İzmir Kestanepazarı’nda imamlık görevini yürüttü.

Çocukluğunda babası sık sık Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi’den bahsederdi Hatta bir keresinde babasının Üstadı evinde konuk ettiği de söylenir Gençliğinde Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatı adındaki eserlerini daha iyi tanımak ve istifade etmek için aylarca inzivaya çekilip Risale-i Nur’ları okurdu.

Risale-i Nur’ları çok iyi anlayarak hayatına adapte eden Fethullah Gülen 1960 Bediüzzamanın vefatıyla birlikte Üstadın talebeleriyle tanıştı 1970’li yıllarda (29 Yaş)iyi bir vaaz imamı olan ve adından sık sık söz edilen ayrıca kendi etrafında bir grup cemaat oluşturan Gülen’nin hayatı 1975 yılında kendisine gelen bazı teklif ve önerilerle değişti 1975 yılında kendisine MİT mensupları tarafından gayri resmi olarak devlet adına çalışma teklif edildi.

Bu teklif çok amaçlı olup Fethullah Gülen’in gelecekteki bütün projelerini bu istikamette tanzim etmesine ve yolunu bu çizgide sürdürmesine vesile olacaktı Gelen teklifin içeriği: 1) Üstad Bediüzzaman hakkın rahmetine kavuştuğu halde talebeleri dağılmamış bilakis toparlanarak birlik ve beraberlik içinde hizmet etmektedir Nur talebelerinin bu kontrolsüz ve hızlı büyümesini kontrol altına almak gerekiyor.

Aksi durumda Nur hizmetine zarar gelecek Hâlbuki derli toplu ve kontrol altında tutulabilecek olan bu hizmet devlet için çok önemli Bunun için Nur talebelerine bir lider gerekiyor.

Fethullah Gülen olarak siz iyi bir lider olabilirsiniz 2) Sizin liderliğinizde devlet size her türlü altyapı desteği sağlayacak, ayağınıza dolanacak her türlü bağları çözecek ve gittiğiniz istikamette el altından sizi destekleyecektir Eğer sizin dilek ve istekleriniz olursa onları da seve seve yerine getirecektir.

3) Sizin karşınızda duracak hangi cemaat ve tarikat olursa olsun diskalifiye edilecek ve size insan kaynakları sağlanacaktır Sizin farklı insan kaynağı önerilerinize de destek verilecektir 4) Siz bu süreçte daima devletin bekası için çalışacak ve devletçi olacaksınız.

Milli birliğimize karşı açılan her türlü muhalefeti yok etmek için çalışacak ve vaazlarınızda da dile getireceksiniz gibi daha birçok madde kendisine deklare edilerek bu göreve talip olması sağlandı Ancak Fethullah Hoca her ne kadar bu teklifi kabul etse de kendi içinde defalarca gel gitler yaşamış ve yaptığının doğru mu yanlış mı olduğu konusunda tam bir vicdani rahatlık içine girememiştir Bu yüzden gittiği istikamette farklı mülahazalarda bulunmuş ve zaman zaman devletin de tepkisini çekerek bazan hapse de girmiştir.

Ancak 1978’den sonra artık kendisi için dönüm noktası olan YA BU İŞTE VARIM YA DA YOKUM noktasına gelmiş, etrafında ciddi bir cemaat birikmiş olmasına karşın vaazlarının bir kısmında artık ben yokum diyerek acitasyonlar yaparak genel anlamda cemaatin içinde yoklamalar da çekmiştir Cemaatin kendisine sımsıkı bağlı olmasını fırsat bilen Gülen artık bu aşamadan sonra kesin kararını verip Türkiye’nin yeni hareketi olma yönünde kararını vermiştir Hatta 1979 yılında Sızıntı adı altında aslında ne yapmak istediğini şifreli bir şekilde deklare eden bir dergi çıkarmıştır.

Bu dergide her sayısında özellikle takma adlarla muhtelif yazılar yazmış ve yeni bir hareket olan Gülen Hareketini başlatmıştır 1980 İhtilalinde Türkiye’de ciddi sıkıntılar yaşanmış ve kendisiyle irtibatta bulunan MİT mensupları da dağılmış ve Fethullah Gülen yalnız kalmıştır Ama aradan geçen bir süre sonrasında tekrar devletle olan bağı kurulmuş ve bir müddet daha kendileriyle çalışmıştır.

2) CEMAATİN YÜKSELİŞİ 1980 İhtilalinden sonra 1983 yılında yeni bir demokratik yapı ortaya çıkmıştır 1980 İhtilalinde her türlü vesayetçi baskı ve istibdat rejimine rağmen Kenan Evren ve yandaşlarını desteklemiştir!!! Ancak yine de hapse girmekten kurtulamamıştır Hatta diğer Nur cemaatleri ve tarikat uzantılı cemaatlerden de bu noktalarda ayrılmıştır.

1983 yılında İlim Yayma Cemiyeti adı altında dini hizmet yürüten Turgut Özal’ın siyasi hayata atılmasıyla birlikte Fethullah Gülen Turgut Özal’ı açıktan desteklemeye başlamıştır Turgut Özal Fethullah Gülen’den aldığı desteğe sadakatini göstermek amacıyla kendisine her türlü yardım ve desteği vereceğini, kendi hükümetleri zamanında devlet yapılanması da dâhil her istediklerini imkânları ölçüsünde gerçekleştirecekleri sözünü vermekle beraber Gülen Özal’dan bu anlamda herhangi bir şey talep etmemiştir Ancak Özal’ın her türlü desteğini görmüştür.

Cemaat bu sürelerde tam kadro Özal ve ekibine oy vererek siyasi çizgisini de ortaya koymuştur Gülen bu yıllarda siyasetten ve devlet işlerinden kesinlikle uzak durmuştur 1986 yılına kadar devlet tarafından sürekli taciz edilen, yasak konulan ve aranan Fethullah Gülen, Özal’ın desteğiyle hiçbir zaman yakalanamamış.

Sürekli vaazlar vermeye devam etmiş, ışık evleri adı altında (dersane evler) kurarak gençleri ortaokul ve liseden başlamak üzere hizmete kazandırmaya çalışmış ve birçok gencin Askeri Liseler ve Polis Kolejlerine girmelerini sağlayarak sohbetlerini devam ettirmiştir Ancak bu noktada Fethullah Hoca etrafındakilere Üstad Bediüzzamanın dediği gibi, talebelerim demeye başlamış ve etrafında kendisine hizmet eden sadık talebeler yetiştirmiştir Bu talebelerin çoğu İzmir Kestanepazarı’ndaki cami imamlığından gelmektedir.

Kestanepazarı’nda öyle ateşli bir imam olarak görev yapmıştır ki Eşrefpaşalılar adı altında eşkıya, kabadayı ve esrar eroin kullanan alıp satan bir bölgede ciddi hizmetlerde bulunarak, bu insanların büyük bir kısmını dine ısındırmış Namaza başlayarak hizmete girmelerine de vesile olmuştur Hatta daha sonra bu Eşrefpaşalılar adı altında tiyatro ve sinema filmleri de çekilmiştir.

Fethullah Gülen, 1986 yılında yeniden bir yapılanmaya gitme kararı almıştır Bu yapılanma tamamen geleceği dizayn etme projesidir Bu proje için en sadık talebelerini yanına almış ve projenin gerçekleşmesi için bütün adımları tek tek atmaya başlamıştır.

Aşağıda bu projelerin tamamını anlatacağız 3) CEMAATİN 1986’DAN SONRAKİ PROJELERİ 1986 Yılı ve sonrasında alınan kararlar ve uygulanan projeleri tek tek maddeler halinde aşağıda yer almaktadır Devletin ve özel cemaat ve tarikatların tamamına, gizli gizli sızılarak kontrol altında tutulmaları sağlanacak.

1) Üniversiteye Hazırlık Dersaneleri kurularak buraya gelen öğrencilerin hizmeti tanıması sağlanacaktır 2) Bir ülkede faaliyetlerin doğru yürütülmesi Medya kuruluşlarının olması gerekir Bunun için acilen önce bir Gazete kurulacak ardından Haber ajansı, radyo ve televizyonlar faaliyete geçirilecektir.

3) Acilen Batının yaptığı gibi özel Kolejler açılacak ve bu kolejlere kendi bünyemizde yetiştirdiğimiz öğretmenler alarak bu öğrencilerin üniversite sınavlarına ciddi manada hazırlanmaları sağlanacak ve insan kaynağı oluşturulacaktır 4) Kendi açtığımız okullarda ve dersanelerde yetişen gençleri üniversitelerde öğretmen olmaları için teşvik ederken, devlet okullarında ve yabancı kolejlerde okuyan gençleri Askeri Liselere, Polis Kolejlerine, Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültelerine kanalize edilmeleri sağlanacak Ayrıca özel Lise ve Üniversite yurtları açılarak buralara Anadolu’dan gelen öğrenciler alınarak hizmete kazandırılacak.

Her öğrenciyle ayrı ayrı ilgilenilecektir 5) Diğer entel dersanelere de öğrencilerin özellikle gitmeleri sağlanacak Oralarla ilgilenen abiler tesbit edilecek.

6) Cemaate engel olduğu düşünülen ve amaca giderken aramıza giren engeller, diğer, Cemaat ve Tarikatler gerekirse içlerine girilip karalama kampanyaları ve dinlemelerle birbirlerine düşürülecek, parçalanacakBuralardan açığa çıkan insan kaynağı, hizmete yakın olan çok kolay kazanılabilen sohbet ve derslere alışık insanlar cemaate kazandırılacak 7) Karşımıza her kim çıkarsa çıksın, her ne engel çıkarsa çıksın gücümüz yeterse egale edilecek, yetmiyorsa uzak durulacak.

8) Askeri Liseler, Polis Kolejleri, Hukuk ve Siyasal Bilgileri tercih edecek öğrencilerin kendilerini kesinlikle gizlemeleri ve açığa çıkmamaları gerekmektedir Namazlarını gizli kılacaklar, gerekirse kılmayacaklar Askeri Liselerdeki öğrenciler gerekirse alkollü içecek bile alabilecek, kız arkadaş edinebilecek ve kendilerini gizlemek için gereken her şeyi hizmet adına yaparak kendilerini gerekirse feda edeceklerdir.

Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi ile ve Fethullah Gülen Cemaatiyle uzaktan yakından alakalarının olmadığını söyleyecek, ancak abilerle gizli gizli buluşarak gerekli direktifleri alacaklardır 9) Bütün bu amaca giderken bize gerekli olan para kaynağı için farklı hiyerarşik sistemler kurulacak Esnaflardan zekât, sadaka, himmet, burs, fitre ve kurban toplanacak, bütün bunlar havuzda birikecek gerekli yerlere harcanacaktır.

Dersaneler, yurtlar ve kolejler paralı olacak hiç kimseye ayrıcalık tanınmayacaktır 10) STK’lar dernek ve vakıflar kurulacak ve hizmetler bu dernek ve vakıflar üzerinden yürütülecektir 11) Yakın gelecekte İşadamları dernekleri ve benzeri dernekler kurularak işadamlarının da hizmete kazandırılması sağlanacak.

12) Vakıf Üniversiteleri kurulacak ve her yerden öğrenciler kanalize edilecektir 13) Yakın bir zamanda Üstad Bediüzzaman’ın işaret ettiği Sovyetler Birliği dağılacağından dolayı Türki Cumhuriyetlere okullar açılacak ve bunun için ciddi manada öğretmen ihtiyacımız olacaktır Bu yüzden kendi okullarımızda ve dersanelerimizde yetiştirdiğimiz öğrencileri öğretmen olmaları konusunda teşvik ederek hizmetin öğretmen ihtiyacı karşılanacak.

14) Yakın bir gelecekte bütün bu yapılanların tohumu alınacağından dolayı, kimsenin kendisini gizlemesine gerek kalmayacak ve Türkiye’yi her kademesinde biz yöneteceğiz… 4) CEMAATİN HİYERARŞİK YAPISI Bu kadar büyüyen ve gelişen bir yapının hiyerarşik bir yapısının olması gerekir Bunun için çok araştırma ve geliştirme yapmaya gerek yok Mason localari ve Lions klüplerinin çalışmaları takip edilecek, onların yürüttüğü hiyerarşık yapının hizmete uyacak şekilde yeniden dizayn edilecek ve hizmete kazandırılacaktır.

Bu hiyerarşik yapının tek amacı hizmeti ayakta tutmak ve Fethullah Gülen’in cemaat ne kadar büyük olursa olsun, kontrol altında tutmasını sağlayacaktır Bu bağlamda 7 kademeli bir sistem geliştirilecek Bu kademeler sistematik olarak birbirlerine bağlı ve sorumlu olacaklar.

Her sistemin bir amiri imamı ve hadimi olacaktır Her kademe altındaki kademeyi tanzim edip düzenleyebilecek yetkileri olacaktır Ancak üst kademeler, ihtiyaç halinde alt kademelerin hepsine müdahale edebilecektir.

Bunun için gerekli insan kaynağı Kolejlerden, yurtlardan ve üniversitelerden temin edilecektir Bu kademeler en alttan başlayacak 1’den 6 tabakaya kadar kademe kademe çıkılır.

6 Kademeye çıkan biri daha yükseğe çıkamaz ya icranın son halkası olur veya merkeze alınarak sohbet hadimi olarak hayatına devam eder Hizmette Bütün cemaat, küçük yaş büyük yaş fark etmez, herkes birbirine abi diye hitap ederken, başlarındaki hocalara da hocam diye hitap edilir.

1 KADEME: Safiyane hizmet eden cemaatin alt tabanı olan esnaflar, mütevelliler, öğrenciler vs 2.

KADEME: Küçük Bölge Hocası; Alt Kademede 3 grup yer alır Her küçük bölge hocasının yanında bir veya 2 yardımcı hoca da bulunur Bunlar yetiştikten sonra çoğalarak mitoz bölünme yaşayan mütevelli gruplarına hoca olarak atanır.

a) Mütevelli, Gruplarını kontrol altında tutar b) Okullardaki Öğrencileri denetler ve kontrol altında tutar c) Evler bu hocaya bağlıdır.

Mütevellilerin sayısı en az 5 en çok 15 olur (Japon’ların Kalite çemberleri ve beyin fırtınası kadroları gibi) Sayı 16 olduğunda bölünerek bir grup daha oluşturulur.

Ziyaretler sohbet grupları ve küçük himmet toplantıları vs bu hocanın kontrolünde yapılır Bunların hepsinin de ayrıca alt grupları bulunur Mütevelli gruplarının alt grupları; a) Sohbet grubu b) İlgilenme grubu c) Sadece burs, zekat ve himmet verenler.

Sohbet gruplarında en az 3, en çok 10 kişi bulunur Sohbette pişirilen şahıslar bir üst kademe olan Mütevelli grubuna törenle dâhil edilir Törende cübbe, Kuran-ı Kerim ve takke, bazan da risale-i nur külliyatı veya benzer hediyeler takdim edilir.

Ancak en fazla revaçta olanı cübbe giydirme törenidir Öğrencilerin de alt grupları bulunur Fakültesine okuluna ve bölümüne göre her birimin bir abisi vardır.

Burada en büyük abi Hocaya bağlı olan abidir Diğer abiler de bu abiye bağlıdır Alt kısımdaki abilerin de daha alttaki öğrencileri kontrol eden bölümleri vardır.

Bu tüme varım ve tümden gelim metodu gibi işler Detayları anlatmak için sayfalar dolusu yazmak gerekir 3.

KADEME: Bölge Hocası; Alt kademe en az 3 en çok 6 alt gruptan oluşur Ayrıca her büyük bölgenin, ayrıca bir de Muhasebecisi bulunmaktadır Muhasebeci vaad edilen zekat, sadaka, himmet, burs, fitre ve kurbanları toplar, özel üretilmiş assist muhasebe programına kaydeder.

Vaad edilen bedellerin tahsili için her yol mübah görülür Himmet toplantılarına faizle iş yapan tefeciler, meyhaneciler bile çağrılmaktadır Bunların vaad ettikleri paralar alınır ve havuz muhasebesine konulur.

Bu paraların sahiplerinin zekâtları sayesinde kendilerini bu yaptıkları işlerden kurtulması için dua olacağına inanılır Himmet toplantıları bu büyük bölge hocasının kontrolünde yapılır Yurtiçi ve Yurtdışı Mütevelli gezileri küçük bölge hocasınca düzenlenir, ancak bu hoca tarafından onaylanır.

Himmet toplantılarına eski hocalar, 4,5,6 kademedeki hocalar davet edilerek cemaatin aşk ve şevke gelmeleri sağlanır Bazen da hiç imkanı olmadığı ve yetkisi olmadığı halde başka bölgelerden esnaf mütevelli abiler çağrılır ve himmetin tutarını yükseltmek için öne atılarak benden 100-1000 burs diyerek fiyatları yükseltir.

Burada da çok detaylar var ve atlıyoruz 4 KADEME: Eyalet İmamı, detaylara girmeden sorumlu olduğu yerleri yazalım.

a) Bir veya birkaç yurt, bir veya birkaç okul, bölgenin bütün evleri, bölge içinde yer alan dernekler bu hocaya bağlıdır Ayrıca bu hocanın yetkisi dâhilinde yeni yurtların yapımına karar verebilir Her il birkaç eyalete ayrılır.

5 KADEME: İl İmamı, İstanbul’da 6 il vardır İl imamı kendisinden aşağıda bulunan herkesi kontrol altında tutar ve okulların açılması da dahil, dernekler ve yurtların açılmasına karar veren mercidir.

Dernekler, okullar, memurlar, kamu personeli bu imama bağlı olarak hareket eder Bürokratlar, Milletvekilleri, meşhur sporcu ve sanatçılarla bu birim ilgilenir 6.

KADEME: Kıta İmamı Türkiye bir kıtadır ve Türkiye’nin imamı vardır Kendisinden altta bulunan herkes Türkiye’nin imamına hesap vermek ve bilgi akışını sağlamak zorundadır 6.

Kademe imamı iki kısımdan oluşur Bunların bir kısmı icra makamı olarak devam eder bir kısmı da sadece sohbetler yaparak cemaatin aşka ve şevke gelmesini temin eder · Bu makam Fethullah Gülen’den sonraki en büyük makamdır.

Latif Erdoğan, Ahmet Keleş, Ekrem Dumanlı, Mustafa Yeşil, Harun Tokak, Raşit Haylamaz, Suat Yıldırım, M Şeref Tekalan vb gibi büyük imamları bünyesinde barındırmaktadır.

6 Kademe imamı Cumhurbaşkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Bakanlarla vs bu kademe ilgilenir Her birime bir imam verilir.

Cumhurbaşkanına bir veya birkaç imam, Başbakana bir veya birkaç imam verilir Bu imamların işi gücü onlarla ilgilenmek ve cemaatle bu birimlerin arasını taze tutmaktır Bütün bu hiyerarşik yapıda maaşların tamamı havuzdan karşılanır.

Büyük operasyonlar ve Fethullah Hoca ile her türlü irtibatı direkt bu kademe yapar Ancak Fethullah Gülen kendi görevlendirdiği kişilerden sadece bilgi alır Ve herkesle görüşmez.

7 KADEME: Kainat İmamıdır ki sadece FETHULLAH GÜLEN HOCA’dır Fethullah Hoca Kainat İmamı olduğu için kesinlikle yanlış yapmaz.

Hatasız olduğuna inanılır Görevleri, direk Allah’tan bazı yollarla aldığına inanılır Sıralamada ufak tefek hatalar olabilir.

Ancak tamamen gizli yürütülen bu yapıda bu kadarını öğrenebildim Bütün bu imamlar okullarda, üniversitelerde, yurtlarda, dersanelerde, derneklerde sigortalı olarak görünmektedir Bütün planlar projeler ve gündemler mütevelli toplantılarında değerlendirilir ve görüşülerek karara bağlanır.

Her mütevelliye hedefler verilir bu hedefler, Gazeteye abone bulmak, Burs bulmak, Sızıntıya abone bulmak, Kurban fitre sadaka ve İftar Çadırı Kumanya vs bulmak · Son günlerde seçim arifesinde olduğumuzdan her bir mütevelliye en az 25 olmak üzere, her mütevelli en az 25 kişiyi AK PARTİ’ye oy vermemesi için uyarma ve ikna etme görevi verilmiştir Daha öncede referanduma da evet konusunda ikna etme kararı vardı.

· Ayrıca her mütevelli ve öğrenci grupları seçim bölgelerinde Cihan Haber Ajansından aldıkları geçici basın kartıyla seçim sonuçlarını takip etmektedirler Bunun için son seçimde mutlaka herkes oylarına sahip çıkmak zorundadır 5) CEMAATİN AMACI Cemaatin amacının ne olduğu yakın zamanda yapmış olduğu operasyonlarda görülmektedir.

Ancak cemaat çok aktif bir biçimde Türkiye’nin her kademesine sızmış ve Türkiye’yi yöneten yönlendiren bir hal almıştır · EN ÖNEMLİSİ: Bütün bu yapılanmanın mükemmel bir hiyerarşik sistemle işlemesinde İsrail Mossad, Amerikan CIA ve İngiltere’nin MI6 istihbarat örgütleri bulunmaktadır Fethullah Hoca dünyanın bütün ülkelerinde okullar açarak, gelecekte kendi misyonunu tamamlayacak altyapıyı oluşturacaktır.

Bunun için de gerekli olan her türlü altyapı çalışmaları kesintisiz ve kusursuz kurulmuş ve elmas taşlarla süslü bu çark 4×4’lük işlemiştir Bugün herkes bu çarkın deşifre olduğunu düşünse de hala %25’inin gerçek manada deşifre olduğunu söyleyebiliriz Çünkü sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada etkili bir güç olmaya başlamış bir yapıdan bahsediyoruz.

Amerika’da temsilciler meclisinde, kongrede adamları olan, gönüllüleri olan, FBI CIA gibi teşkilatlarla kuvvetli bağları bulunan bir yapı bu · Bu yapıyı Fethullah Gülen yalnız kurmadı ve yalnız da idare etmiyor · Peki Amaç Ne? Fethullah Gülen’in İsa Mesih olduğuna inanılmaktadır.

İsa Mesih 2018 yılında Türkiye’nin başına hoca olarak geçecek ve Başbakanı da Cumhurbaşkanını da herkesi o seçecektir Bütün Dünyaya Halife olacak ve Türkiye’den idare edecektir Cemaat, insan kaynağını geliştirmek için, Türkçe Olimpiyatları, Tuskon gibi İşadamları Dernekleri ve şahıslar üzerine kayıtlı Holdingler açmıştır.

Bu Holdinglerden bazıları Koza İpek Holding, Kaynak Holding, Gökkuşağı Holding, Sürat Holding ve adını burada ifşa etmeyeceğim özel kuruluşlardır · Cemaat her türlü işe tefecilik de dâhil bulaşmıştır Bankasya, Işık Sigorta, A101 gibi kuruluşlar, Kargo, Turizm ve benzeri hizmetle alakası olmayan binlerce şirket kurmuştur.

Her ülkede vakıflar dernekler ve işyerleri açarak dev bir yatırım holdingleri grubu oluşturmuştur · Cemaatin idare ettiği para bugün 50 ülkenin yıllık milli gelirlerinden daha büyük çaptadır Bu özel şirketler öyle bir sistemle oluşturulmuştur ki, mesela okul, dersane ve şirketleri mütevelliler üzerine yapmaktadır.

Mütevellilerden açık senetler alınarak herhangi bir tehlike karşısında yanlış yapmalarına engel olunmaktadır Neticede her şey hizmetin malıdır 4.

KADEME’ye yükselen hocalar eşlerini dahi kendileri seçmezler İmamlar seçer Şununla evleneceksin.

Ailenden, annenden babandan daha çok Hocaefendiyi sevecek ve gerekirse canını bile vereceksin denilmektedir · Bu yüzden 2018 yılı için Ankara’da kendi özel şirketleri olan Koza İpek Grubuna, büyük bir saray yaptırmaktadırlar Bazı mimarı yapısı Beyaz Saraya benzeyen bu yapının tek amacı ülkeye Muhteşem bir törenle dönecek olan Fethullah Gülenin orada oturması amaçlanmaktadır.

· 17 Aralık Darbesinin amacı: Fethullah Gülenin dönüşü için Türkiye’nin istikrarsız olması ve karışması gerekmektedir İnançlarına göre; Karışık bir durumu düzeltecek olan Fethullah Gülen olacaktır İnsanlar bu karışıklıktan, yargıya olan güvensizlikten, hukuka güvensizlikten anarşiden ve keşmekeşten, istikrarsızlıktan bıkmış olacaklar.

Dolayısıyla Fethullah Gülen Türkiye’ye muhteşem bir dönüş yapacak, tek kelimesiyle istikrara kavuşacak (Bütün altyapılar bunun için hazırlandı) ve halkın büyük bir teveccühü ile İsa Mesih olduğuna inanılacaktır Ancak; Bu sefer ne kadar tuttu bilinmez Hala endişelerimiz var.

Tayyip Erdoğan Fethullah Gülen’in önündeki en büyük engeldir · Diskalifiye edilmesi kararı verilmiştir Bu ülkenin kaosa sürüklenmesi için cemaatin her türlü yolu mübah gördüğünü de unutmamak gerekir.

Allah muhafaza, faili meçhullerden bile bahsedilebilir · Fethullan Hoca, neticede gemileri yakmıştır 1) Dersane bahanesi, hükümetle arasının açılması içindir.

2) Beddua seansı hükümet ile arasını açmak içindir 3) Milletvekillerinin istifaları, 25 Martta daha büyük bir operasyon bekleniyordu(İptal oldu.

) 4) Ergenekoncuların salıverilmesi ve suçun hükümete atılması, 5) Katillerin bırakılması ve suçun hükümete atılması, 6) Mit araçlarının durdurulması ve polisle askeri birbirine karşı kışkırtma, 7) Savcıların fevri ve ferdi hareketler yaparak Türkiyenin kaosa sürüklenmesine alet olmaları, 8) Cemaatlerin içine fitne tohumları ekilmesi, AKP ile Cemaat’in karşı karşıya getirilmesi Daha yüzlercesi sayılabilir Bütün bunların amacı Fethullah Gülen’in muhteşem dönüşü içindir.

Bunu sağlayan ise 3 dış örgütten başkası değildir Fethullah Hocanın yaptığı büyük sorumsuzluk ve hatalar da bunu göstermektedir Te’yid etmektedir… 1) Vatikana giderek yanındakilere Papanın elini öptürmüştür.

Oysa; Üstad Bediüzzaman Said Nursi Rusya Kosturma esir kampında komutanın önünde eğilmemiş ayağı kalkmamış ve benim dinim, bir kafirin karşısında ayağı kalkmaktan beni meneder demiştir Hâlbuki Fethullah hoca maalesef diyalog çalışmaları adı altında Papa’ya Papa Hazretleri demiştir 2) Erbakan hükümetinin düşürülmesi için elinden gelen her şeyi yapmıştır.

Gazetelere demeçler vermiş ve “beceremediniz artık çekin gidin” diyecek kadar da ileri gitmiştir 3) Sadece “La ilahe illallah” demek, cennete girmek için ve mümin olmak için yeterli demiştir Hâlbuki Peygamber Efendimiz “La ilahe illallah Muhammeden Resullulah” demeden hakiki mümin olunamayacağını bizlere bildirmiştir.

4) Peygamber Efendimizi her türlü rüyalarına alet etmişlerdir Türkçe olimpiyatlarına getirdikleri genç kızları alkışladığını ve olimpiyatları Peygamber Efendimizin izlediğini söyleyecek kadar büyük yanlış yapmışlardır Her türlü cinsel şarkıları dahi söyleyen bu kızları Peygamber Efendimizin izlediğini düşünmek ne büyük gaflettir.

Hâlbuki Peygamber Efendimiz Peygamberlik gelmeden önce bile çalgılı düğünlere gitmez, bir keresinde Allah tarafından uyutulmuştur Ayrıca cemaatin neredeyse birçok üyesi yakaza halinde Peygamber Efendimizi gördüğüne inanılmıştır Sanki Peygamber Efendimizi görmüş ve tanıyorlarmış gibi.

5) Amaca giden yolda her şeyi mubah görme yanlışı Başörtüsüne furuattır demek, Askeri Liselerdeki öğrencilere namazınızı kılmayabilirsiniz demek, içki bile içebilirsiniz demek, açık hanımlarla evlenin demek, denize giren kızlarla evlenin, dans eden ve kokteyle gidebilecek kızlarla evlenin demek kadar ileri gitmiştir · Gerektiğinde yalan söylemelerine bile izin vermek.

6) Mübalağa ve mecaz sanatını yanlış yerde ve yanlış zamanda kullanmak Takiyeyi mubah saymak Yanlış ve imansız kişileri överek, doğru ve güvenilir insanları aşağılamak.

Bu detaylara gerek yok Neticede: Gidilen yol yol değildir Cemaat mensuplarının akıllarını başlarına alması ve hükümetlerine sahip çıkması gerekmektedir.

Çok daha fazla bilgi olmasına karşın, özellikle 17 Aralık sürecini analiz etmek için bu konuların iyi bilinmesi gerekmektedir 6) CEMAAT AK PARTİ KAVGASININ SEBEBİ: Çok uzun olmasına karşın, kısaca anlatmakta yarar var 2002 yılında seçimle iktidar olan Ak Partinin başında Tayyip Erdoğan olmasına karşın yasaklı olduğundan, Milletvekili olamamış ve Abdullah Gül başbakan olmuştur.

Ancak CHP ve cemaatin desteğiyle kanunlarda değişiklik yapılmış savcıları ve hâkimleri Fadıl Akgündüz hakkında kesinleşen hapis kararı vererek Siirt’ten açılan boşluktan Tayyip Erdoğan’ın istifade etmesi sağlanmış ve Eşinin de memleketi olan Siirt Milletvekili olarak meclise girmiştir 2003 Mart ayında da Başbakanlık koltuğuna oturmuştur Lakin iktidar olmak kolay değildir.

Cumhurbaşkanı (ANecdet Sezer), Genelkurmay, Basın, İş Dünyası vs muktedir olmasına engeldir.

Bu arada Cemaatte hızlı bir şekilde büyümekte ve bütün dünyaya yayılmaktadır Türkiye Sanayici ve İşadamları Konfederasyonu TUSKON kurulmuş ve cemaatin ölçüsüz büyümesi sağlanmaktadır 2004 yılında Başbakanla ilgilenen imamlar, önüne GLADYO, DERİN DEVLET veya yeni adıyla ERGENEKON dosyasını koyduklarında, Tayyip Erdoğan Hocası Necmettin Erbakan’a bu cemaatin yaptıklarını hatırlamış ve elinin tersiyle bu klasörleri itmiştir.

Aslında bu Tayyip Erdoğan’ın köşeye sıkıştırılması anlamına gelmektedir Cemaat elindeki bütün kozları faaliyete geçirmiş, dış güç iç güç ne varsa kullanarak, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tıkanmasına çalışmış, Erkan Mumcuyu dolmuşa getirerek 21 Milletvekiliyle istifasını sağlamış, parti içinde farklı seslerin çıkmasına sebep olmuş ve bu süreç AK PARTİ’nin kapatma davasına kadar gitmişti Başbakan sonunda köşeye sıkıştırılmış ve Cemaatle Ergenekon arasında bir karar vermesi gerekmiştir.

Ergenekonun bu hamlelerinin cemaat destekli olduğunu bilmediği için danışmanlarıyla, ya cemaatle çalışacağız, en azından bunlar namazında niyazında dindar insanlar vatana millete zarar gelmez, yahut ülkeyi Derin devlete teslim edeceğiz Neticede, Cemaatle çalışmaya karar vermiştir Yalnız cemaat bu sefer kararlı duruşunu kurallara bağlamıştır.

Çünkü cemaat kendi içinden olmayan hiç kimseye güvenmemiştir · FETHULLAH GÜLEN İLE TAYYİP ERDOĞAN ARASINDAKİ ANLAŞMA 1) Ergenekonu ortadan kaldırmak için Özel Yetkili Mahkemeler Kurulacak ve Özel Yetkili Savcılar atanacak 2) Cemaatin metoduyla hareket edilecek, davalara cemaatin içinden yargıçlar atanacak ve savcıları da cemaat seçecek.

3) Hükümet kesinlikle geri adım atmayacak, bütün bu işlemlere karışmayacak sadece destek verecektir 4) Hükümet İhtiyaç duyulduğunda her türlü kanun ve kararları alacak ve yörürlüğe koyacak · Köşeye sıkışmış olan hükümet mecburen bunların hepsini kabul etti.

Ancak bir gün ipin ucunun kendilerine dokunacağı hiç akıllarına gelmemişti Her türlü kanunlar yapıldı Referanduma gidecek kadar, anayasada değişiklikler de yapıldı.

Ancak Anayasadaki değişiklikler sadece cemaatin işine yarayacak cinstendi Ve öyle de oldu Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu.

Ergenekon “Terör Örgütü” olarak kabul edildi ve cemaate ve Hükümete engel olduğu düşünülen herkes toplanarak içeri alındı Deliller bazen üretildi, bezen de bilgisayarlardan silinen ve fakat daha önceden cemaatin mensupları tarafından kopyası alınan bilgiler evlerde ve işyerlerinde yapılan aramalarda bilgisayarlar tamamen formatlandığı halde bilgisayarlara kaydedilerek suç unsurları üretildi ve bütün istenmeyen herkes Ergenekon davasına bağlanarak içeri alındı · Yalnız bütün bu gelişmeler karşısında Başbakan’ın danışmanları ve bakanlar ciddi rahatsız oldular.

Cemaatin yanlış yaptığını düşünen ve Yargıyı, polisi, askeri eğitimi eline geçirmiş olan cemaate MİT’i kaptırmamak gerektiğini düşünüyorlardı Bu bakanlar da cemaat tarafından, Başbakan baskı altına alınarak değiştirilmeleri sağlandı Beşir Atalay İçişleri Bakanlığından alındı vs.

Başbakan danışmanlarını dinleyerek MİT müsteşarını cemaatin istediği isimlerden değil, kendi istediği kişi olan Hakan FİDAN’ı göreve getirdi Hakan FİDAN’da MİT içinde Cemaatin 500 civarında çok önemli köşe başlarını Cemaatin kaptığını görünce tasfiye hareketine başladı Bu durum cemaati ciddi rahatsız etti.

Başbakana defalarca MİT Müsteşarını değiştirmesi için baskılar yapıldı Ancak Başbakan kararından dönmedi ve Hakan Fidan cemaat mensuplarını MİT’e sokmadı Hatta adam yokluğundan gazete ilanlarıyla vatanını seven üniversite mezunu vatanına hizmet edecek elemanlar alınacaktır diye reklamlar bile verilmişti.

Çünkü gelen her alt kademe cemaat mensubuydu Bu süreçte cemaate çatan, cemaati doğru anlatan Hanefi Avcı gibi herkes Ergenekonla bağlantı kurularak diskalifiye ediliyordu Hatta o kadar ileri gidildi ki Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ’u bile içeri aldılar.

Cemaat Başbakanın MİT Müsteşarını görevden almadığını görünce, kendileri görevden almak için düğmeye bastılar Ancak MİT müsteşarı Başbakanı arayarak konu hakkında bilgi verince, Başbakanın koruması altına girdi ve teslim olmadı Gece acilen kanunlar çıkarılarak, MİT müsteşarı ve mit üyelerinin savcı tarafından sorgusu Başbakana bağlandı.

· Ardından Başbakan durumun vahametini görünce ipin ucunun kendisine dokunacağını görerek acilen ÖZEL YETKİLİ MAHMKEMELERİ kaldırdı Çok enteresandır, CHP ve MHP bu mahkemelerin kurulmasına en çok karşı çıkmalarına rağmen kaldırılmalarına da en çok karşı çıkmışlardır · Cemaat çok ileri gidince Başbakan uyarı niteliğinde bunların insan kaynaklarını keselim dedi ve Dersaneleri kapatmayı gündeme getirdi.

Sonra çok sert tepki alınca rafa kaldırmasına rağmen, tam Ekim 2013’te Zaman gazetesi ve STV tekrar raftan bu dosyayı alarak, BİR GECE YARISI OPERASYONU, Hükümet Dersaneleri gizlice kapatacaktı diye anlamsız ve cüretkâr bir biçimde Hükümete savaş açtılar Ancak Tayyip Erdoğan bu savaşta geri çekilerek değil, ne olursa olsun dercesine karşı çıkınca, 17 Aralık Yolsuzluk operasyonu ve 19 Aralık ve sonrasındaki operasyonlar başladı Başbakan MİT sayesinde oğlunu kaptırmadı.

Savcılara ve emniyete vermeyerek birinci raundu başarılı bir şekilde kapattı Ve şimdi de artık “cemaatin oy’unu da istemiyorum” dercesine, her türlü riski alarak ÂLİM MÜSVEDDESİ, SAHTE PEYGAMBER, HAŞHAŞİ, İNLERİNİZE GİRECEĞİZ gibi söylemlerle, Cemaati tahrik etmekte ve cemaatin bu tahrikler neticesinde ellerindeki avuçlarındaki her şeyi dökmesini istemektedir 7) CEMAATİN KORKUNÇ PLANLARI VE GÜCÜ: Maalesef Cemaat içindeki örgüt, yani Paralel devlet o kadar korkunç planlar ortaya koymuştur ki, bunlardan birkaçını zikrettiğimizde bile kendi menfaatlerine zarar vereceğini düşündükleri herkesi, kim olursa olsun nasıl korkunç bir planla infaz ettiklerini göreceksiniz.

Cemaatin en büyük silahı şantajdır Bu şantajı muhtelif şekillerde yapmaktadır Ses kaydı ve görüntü kayıtları ile tapeler.

Bu şantaj planlarını uygulamaya koymak için her türlü altyapı zeminini de hazırlamışlardır Daha önce cemaatin hiyerarşik yapısını, kimden aldığını zikretmiştik Mason locaları ve lions kulüpleri.

Bunlar üyelerini nasıl ağlarında tutmakta iseler, cemaat de aynı yöntemi kullanarak hem cemaatin ön planda olan üyelerini ellerinde ve ağlarında tutmaktadır Ve hem de devlet kademesinde bir yerlere gelen herkesi, bu sistemle kontrol altında tutmaktadırlar Bu yöntem, ASYA KIZILCAHAMAM TERMAL TESİSLERİ’nin de kuruluş amacını temsil eder.

Bu tesisin kuruluş amacı iki yönlüdür Birincisi; cemaatin alt temiz tabakasının kamplarını burada yapmaları sağlanır İkincisi de örgüt tarafıdır, ki burada ağırlanan her kim olursa olsun, odalarına yerleştirilen gizli nano kamera ve nano dinleyici, böceklerle aile içindeki her türlü hareketleri ve yatak odaları dahi gözetlenir ve kaydedilir.

· Bu kayıtlar içinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve tüm bakanlar ve milletvekilleri ile Türkiye’nin en saygın bürokrat, iş adamları da vardır · Hatta CHP ve MHP bile kamplarını burada yapmış ve onların da bütün kayıtları, cemaatin örgüt tarafı olan Paralel Devletin elinde mevcuttur · Tamamen meşru bir şekilde ASYA TERMAL’de kalan bu insanların, özel aile içindeki ilişkilerinin çekilmesi ve kayıt altında tutulması ileride şantaj olarak kullanılacak birer donedir.

Her ne kadar ilişkiler meşru olsa da, takdir edersiniz ki kimse kendi eşiyle olan cinsel ilişkilerinin internette tüm dünyaya servis edilmesini istemez Neticede aile içinde yatak odasında yaşanan ilişkilerdir bunlar İşte bu şantaj kasetleriyle cemaat, ne zaman, neler yaptı, size birkaç örnek vereceğiz.

1) NUH METE YÜKSEL DİSKALİFİYE EDİLDİ 2) VURAL SAVAŞA REFAH PARTİSİNİ KAPATMASI BASKISI YAPILDI 3) ABDURRAHMAN YALÇINKAYA’YA AK PARTİYİ KAPATMA DAVASI AÇTIRILDI AKP’nin ve Başbakan Erdoğan’ın köşeye sıkıştırılması için gerek gördükleri bir plandı bu) 3) ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNE BU KASETLERLE ŞANTAJ YAPILARAK, AKP’NİN KAPATILMAMASI SAĞLANDI 4) CÜBBELİ AHMET HOCANIN KASETİ ÇEKİLDİ.

BU KASETLERDEN SADECE BİRİ SERVİS EDİLEREK SUSTURULDU 5) CHP LİDERİNİ KASETLE DEĞİŞTİRDİLER DENİZ BAYKALI ALAŞAĞI ETTİLER 6) GENELKURMAY BAŞKANI YAŞAR BÜYÜKANITIN HANIMININ KUMAR VE TARİHİ ESERLERİ PAZARLARKEN ÇEKİLEN KASETLERİ 7) CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜLÜN ÖNCEDEN KIZIMCAHAMAMDA ÇEKİLEN AİLESİYLE YATAK ODASI GÖRÜNTÜLERİ 8) RECEP TAYYİP ERDOĞANIN AYNI ŞEKİLDEKİ GÖRÜNTÜLERİ alındı.

9) İŞADAMLARININ BU ŞEKİLDEKİ GÖRÜNTÜLERİ İLE ŞANTAJ YOLUYLA CİDDİ PARALAR ALINDI · Bu yüzden CEMAATİN ÖRGÜT TARAFININ DURDURULMASI gerekiyor Kim bilir şu anda kavganın bir galibi yok ama TÜRKİYE KAYBEDİYOR.

· BU SÜREÇTE MAĞDUR OLAN HÜKÜMETTİR VE AK PARTİDİR BAŞBAKANDIR Dolayısıyla bizlere düşen görev AK PARTİYİ sonuna kadar desteklemektir.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık