Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Muhammedül Emin

Muhammedül Emin

Karar verirken acele etmeyin

15 gün geçmiş ve bir gün bakmışlar ki, at ansızın eve dönmüş. Hem de nasıl bir dönüş? Gelirken, vadideki 12 yabanî atı da peşine takmış. 

Köyün birinde ihtiyar bir adam yaşarmış. Bu yaşlı adam çok fakir olmasına rağmen ülkenin kralı onu çok kıskanırmış. Nedeniyse bu ihtiyar ve yoksul adamın öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, kral bu at için ihtiyara neredeyse hazinenin tamamını teklif etmiş ama adam bir türlü satmaya yanaşmamış. Bir sabah kalkmışlar ki at yok.

Köylüler, ihtiyarın başına toplanıp “bu atı sana yâr etmeyecekleri ve bir gün çalacakları belliydi, krala satsaydın ömrünün sonuna kadar refah içinde yaşardın, şimdi ne atın, ne de paran var” demişler.

İhtiyar adam “Karar vermek için acele etmeyin” cevabını vermiş. “Atımın kaybolması bir talihsizlik mi, yoksa şans mı bunu henüz bilmiyoruz.”

Aradan 15 gün geçmeden at bir gece ansızın dönmüş. Meğerse at çalınmamış, kendiliğinden dağlara gitmiş. Dönerken de vadideki 12 yabanî atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ihtiyardan özür dilemişler. “Sen haklı çıktın, kusura bakma sana söylediklerimiz için... Atının kaybolması bir talihsizlik değil, adeta bir devlet kuşu kondu başına. Şimdi bir at sürün var” demişler. “Karar vermek için yine acele ediyorsunuz” demiş ihtiyar “sadece atın geri döndüğünü söyleyin. Bugün bilinen gerçek, yalnızca bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz bilmiyoruz”.

Bir hafta geçmeden yabanî atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve bacağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul bu nedenle uzun bir zaman yatakta kalacakmış. Köylüler, yine gelmişler ihtiyara “bir kere daha haklı çıktın” demişler “tek oğlun bacağını kırdı, uzun süre kullanamayacak. Sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın”. İhtiyar, onlara yine aynı şeyi söylemiş: “Acele etmeyin. Şu an için bildiğimiz tek şey, oğlumun bacağını kırmasıdır, daha sonra neler olacağı asla bilinmez”.

Birkaç hafta sonra düşmanlar o ülkeye saldırmış. Kral eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış. Köye gelen görevliler ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri askere almışlar. Köyü derin bir matem havası sarmış. İhtiyarı ziyarete gelen köy halkı, “bir kez daha haklı olduğun kanıtlandı. Oğlunun bacağının kırılması talihsizlik değil şansmış meğer”. İhtiyar “siz erken karar vermeğe devam edin” demiş “ne olacağını kimseler bilemez. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde ama hangisi talih, hangisi şanssızlık, onu da zaman gösterir”. (alıntı)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık