Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Necati Akkuş

Necati Akkuş

BAYRAM KULLUKTA DİRİLİŞİMİZ OLSUN

Bugünlerde Yüce Allah’a karşı önemli kulluk vazifelerimizden birini daha yerine getirmenin büyük mutluluğu ve hazzını yaşıyoruz. Feyiz, rahmet, mağfiret ve bereket iklimi Ramazan Ayını geride bırakarak, aziz vatanımızda; iman dolu gönüllerle dini bayramlarımızdan ilki olan Ramazan Bayramını yarın idrak edeceğiz. Sadece bizler değil, tevhit akidesine mensup dünyanın her köşesindeki din kardeşlerimiz, ırk, dil ve renk farkı gözetmeksizin, bir tek Allah’a inanmanın, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’(SAV)in gösterdiği hidayet yolunda bulunmanın sevincini yaşamaya hazırlanmaktadır.

İnsanlık var olalı beri her milletin ortak duygular etrafında birleştikleri özel günleri bulunmaktadır. Bayramlar bu özel günlerin en önemlileridir. Bir milletin; fertlerini tasada, kederde ve kıvançta birleştiren amillerden yoksun olması, felaketlerin en büyüğüdür. Bayramlar, dini ve milli şuur ve duyguları kuvvetlendiren, millet fertlerine yeni bir heyecan ve çalışma şevki kazandıran müstesna günlerdir.

Ramazan ayında yerine getirdiğimiz taat ve ibadetlerin ferdi ve içtimai hayatımızda ne kadar olumlu sonuçlar doğurduğunu yaşayarak müşahede etmiş bulunmaktayız. Zaten ibadetlerin genel amacı, insanın, hayatı boyunca, kendi varlığının farkında olmasını sağlamak, Allah’a bağlılığını sürekli kılmak ve insanı ahlaki bir varlık olarak hazırlamaktır. İbadetler, anlamları bilinerek ve alışkanlığa dönüştürülerek yapılması halinde, insanın Allah’a bağlılığını idrak etmesini sağlar. İbadetler insanların içine kapanması değil, tabir-i caiz ise Allah’a doğru bir açılma hareketidir. Ünlü İslam düşünürü Muhammed İkbal’in ifadesiyle; “benliğin içinde bulunduğu mekaniklikten kurtulup hürriyete sığınmasıdır”.

Ramazanın bereketiyle elde ettiğimiz güzelliklerin sürdürülmesi esastır. İbadetlerde süreklilik Yüce Allah’ın istediği, Sevgili Peygamberimiz arzu ettiği bir durumdur. Yüce Mevlâmız(CC) bize; “Ve sana yakîn (ölüm) gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hicr suresi-99) emrini vermiş, Hz. Peygamberimiz(AS)de ; “İbadetlerin Allah’a karşı en sevimli olanı, az da olsa devamlı olarak yapılanıdır” buyurmuştur. Ramazan boyunca sergilediğimiz bu güzellikler, toplumsal huzurun ve barışın kuvvetlenmesine yönelik fevkalade olumlu sonuçlar doğurmuştur. Zaten yüce dinimiz İslam’ın telkin ettiği imanın amacı da budur. Bu güzellikleri insanlığın barışına neden sunmayalım? Ramazan ayının kazandırdıklarını yeni bir hayatın şekillenmesinde başlangıç noktası neden yapmayalım? Bunun için, sevinçle karşıladığımız ve hüzünle uğurlamak üzere olduğumuz bu ayda elde ettiğimiz erdemleri bir fırsat bilelim. Bu kutlu zaman dilimi, diğer Ramazan aylarında olduğu gibi yaşanıp, unutulmasın. Bizim için yeni bir başlangıç olsun.

Ramazan ayında olduğu gibi, bu aydan sonra da kulluk görevlerimizi yerine getirmeye devam edelim, birbirimizle bağlarımızı koparmayalım. Ramazan ayı boyunca gösterdiğimiz, birlik-beraberlik, kardeşlik, barış, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, toplumsal uzlaşma, kaynaşma vb. örnek davranışları; bireysel ve toplumsal hayatımızın her döneminde devam ettirelim. Zira Ramazan ayında kazandığımız güzellikleri terk etmek, bol ve bereketli yağmurlardan sonra başlayan kuraklık gibi olur.

Üzerinde yaşadığımız yaşlı dünyamızda, Ülkemizde ve Gönül Coğrafyamızda yaşanan ve toplum olarak hepimizi derin üzüntüye sevk eden umut kırıcı, , vicdanları sızlatan hadiseleri de dikkate alarak, milletçe el ele, gönül gönüle kenetlenip, birlik-beraberliğimizi daha da pekiştirelim. Bütünlüğümüzü ve huzurumuzu bozmak isteyenlere fırsat vermeyelim. Bu konuda sağduyulu davranmak rehberimiz olsun. Sevinç, neşe, birlik-beraberlik ve kardeşlik duygularının yoğunlaştığı bayram havasını bu güzel duyguları paylaşarak kutlayalım. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım.”

Bağrında seksen üç yıllık koca bir ömre bedel olacak “Kadir Gecesi”ni barındıran bir Rahmet, Bereket ve Günahlardan kurtuluş Ayı’nı daha uğurlarken, bu duygu ve düşünceler içerisinde, Yüce Allah’tan bütün Mü’min, Müslüman kardeşlerimi, tüm İslam Alemini daha nice Ramazan bayramlarına sağlık, sıhhat, huzur ve emniyet içerisinde kavuşturmasını ve bayramın da tüm insanlık alemi için barış, esenlik ve mutluluk getirmesini temenni ve ediyorum. Dünyanın her bir köşesinde; Gazze’de, Suriye’de, Irak’ta, , Myanmar’da, Arakan’da, Dağlık Karabağ’da, Çeçenistan’da, Keşmir’de, Bangladeş’te, Mali’de, Etiyopya’da, Sudan’da, Somali’de, Libya’da, Yemen’de Mısır’da,Filipinler’de, Moro’da Doğu Türkistan’da kanı-canı heder olan, ırzı-namusu haleldar olan, inleyen, acı çeken; çocuğu, yaşlısı, kadını, kızı, kızanı hunharca katledilen zulme vahşete uğrayan, aç-susuz, çaresiz-ilaçsız bırakılan din kardeşlerimizin, soydaşlarımızın bu zulümlerden kurtuluşlarına vesile olmasını niyaz ediyorum. Bu sevinçli günlerimizde aramızdan ayrılan bütün kardeşlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.

Necati AKKUŞ / Bilecik Müftüsü


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık