Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Sait Çamlıca

Sait Çamlıca

Gezerken okuyan bilir!

“Okuyan mı daha çok bilir, gezen mi?” sorusu hep sorulur bana. Kimileri okuyanların daha çok bildiğini, kimileri gezenlerin daha çok bildiğini iddia eder. Ben “Gezerken okuyan daha çok bilir!” diye düşünen ve buna inanan birisiyim.

Kitaplarımı da bu inançla yazdım. Hem okuyarak öğrendim hem gezerek. Kitaplarda öğrendiklerim ile gezerken dinlediklerimi / gözlemlediklerimi yoğurarak üretiyor / yazıyorum.
Gezmeden, sadece okuyanlar ile gezen fakat okumayanların, bir fotoğrafın sadece yarısını görebildiklerini düşünüyorum. Eğitim adına akademik çalışma yapanlar, yıllarca masa başında binlerce sayfa okurlar. Şehirleri, sokaklara, insanları gezmedikleri / okumadıkları için, yarım bir fotoğraf görürler masa başında.

Sürekli Anadolu’yu gezen, şehirleri, mahalleleri, insanları gözlemlerken, Kitap okumayı bırakanlar ise, fotoğrafın sadece diğer yarısını görebiliyor.

Hiçbir yarım fotoğraf gerçeği göstermiyor. Hem okumalı, hem gezmeli ki, fotoğrafın tümü görülebilsin.

Akademik körlük!
Akademik çalışma, bir alana veya bir konuya yoğunlaşma, elbette önemlidir. Bir kibrit çöpünü, tüm detaylarıyla incelemek, inceleyen kişiye kibrit çöpü hakkında birçok bilgiyi verirken, kibrit çöpünün arkasında ki ormanı görmesine de engel olur. Akademik çalışmalar yapan öğrencilerime ısrarla bu örneği veririm. Bir alana yoğunlaşırken ‘alan körü’ olmayın.

Tarih alanında akademik çalışma yaparken, psikoloji – sosyoloji okumaları yapmayı ihmal etmemek gerekiyor. Psikoloji dalında akademik ve derin çalışmalar yaparken, Tarih veya Sosyoloji gibi farklı alanlarda okumalar yapmayı da ihmal etmemek gerekir. Örnekleri her ders ve konu için çoğaltabilirsiniz. Sayısal bir alanda çalışırken sosyal alanı ihmal etmemek, sosyal alanda çalışırken sayısal alanı yok saymak doğru değildir.

Diplomalı cehalet!
Nurettin Topçu ‘İlim tahsili diploma avcılığına dönüştü’ diye şikayet eder. Maalesef aynı hatayı yapmaya devam ediyoruz. Okumayı diploma almak sanmak, bilginin hayatımıza ışık olmasına engel olmaya devam ediyor. Diploma insanı meslek sahibi yapar. Sanayi esnafının yanında 4-5 yıl kalan bir gencin ‘ustalık belgesi’ alması ile Üniversite sıralarında 4-5 yıl okuyarak ‘diploma’ alması arasında fark olmalı. Okumak, sadece meslek sahibi olmanın bir aracı olmamalı. Okumak, öğrenmek beşikten mezara kadar devam etmeli.

Arı gibi
Bal gibi bir şifa, ne sadece petekte ne de sadece dağlarda üretilir. Hem peteklere hem dağlarda ki çiçeklere ihtiyacı vardır arıların.

Kendimi bazen bir arı gibi hissediyorum. Çantamdan kitapları asla eksik etmem. Havaalanlarında, otel odalarında, otobüs yolculuklarında fırsat buldukça okurum. Konferans verdiğim insanlardan dinlediklerimi mutlaka not alırım. Teknoloji nimetinden de azami derecede istifade ederim. Hem kişisel web sitem, hem de sosyal paylaşım sitelerini aktif olarak kullanıp takip ederim. Değerlendirme ve eleştiriler bakış açıma katkı sağlar.

Gezmeyenden Alim olmaz!
Bir röportaj yaparken, yanımızda oturan delikanlının ağzından çıktı bu cümle. ‘İbn-i Haldun, gezmeyenden alim olmaz!’ diyor dedi. O güne kadar bu sözü hiç duymamıştım. Açıkçası kime ait olduğunu da incelemiş değilim. Gezmenin bilmekle ilişkisini anlatan bu sözü hemen not aldım.

Evet, gezmeyenden Alim olmaz. Bilgi hem kitaptan hem hayattan alınarak harmanlanmalı. Hem kitaptan hem hayattan alınarak harmanlanan bilgi, yolumuza ışık olmalı. Bilgiyi sadece hafızaya yüklemek yeterli olsaydı, bir Flash Disk ile tüm bilgilere sahip olurduk. Hiçbir Flash Disk toplumu ve hayatı okuyamaz.

Hem kitapları okuyun hem hayatı.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık