ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Sait Çamlıca

Sait Çamlıca

Ümmet birliği bir Ütopya değildir

Peşpeşe şehit haberlerinin geldiği günlerdeydi. Sivaslı bir öğrencimle otururken, öğrencim şehit haberlerine sinirlendi ve ‘Sivas’tan ötesini vereceksin hocam!’ dedi.‘Madem bu kadar kolay veriyorsun, Sivas’ı da ver o zaman’ deyince bozuldu ve‘Sivas bizim hocam. Sivas verilir mi?’ dedi. ‘Haklısın ama unutma ki, Sivas’ta bizim, Erzurum da bizim, Diyarbakır da bizim. Değil bir bölgeyi veya şehri, Edirne’den Van’a kadar tek bir karış toprağı bile vermek yok’ dedim. Biraz konuşunca ‘Haklısın hocam!’ dedi.

PKK terörüne sinirlenip, Kürtlere laf söyleyenler, PKK’nın ekmeğine yağ sürüyorlar. Müslüman, anlık duygularla değil, Allah’ın emrettiği pencereden bakmak zorunda hayata. Yaşanılan tüm problemlerin merhemini de Kuran’dan üretmek zorundadır.

Bin yıllık din kardeşliğimizi, kırk yıllık piyon PKK örgütüne kurban etmeyeceğimizi her ortamda dile getirmek zorundayız. Din kardeşi olmanın nasıl bir duygu ve güç olduğunu dillendirmekten asla vazgeçmemeliyiz.

Yeni yetişen nesillere ‘ümmet’ olmanın anlam ve önemini anlatmak zorundayız. Yüz yıl öncesine kadar bizim yönettiğimiz coğrafyaları, gençlere yeniden hatırlatmanın en iyi yoludur, ümmet olma bilincini canlı tutmak. Sınırlarımıza duvar ve tel örgü çekmeyi başaranlara, gönüllerimize de sınır çizmesine izin vermemeliyiz. Rehberimiz Kuran, örneğimiz Peygamber Efendimiz olmalı. Allah katında değerli ve geçerli olan neyse, bizim içinde öyle olmalı. Simsiyah tenli Habeşli Bilal ile Farslı Selman’ı kardeş yapmayı başaran, aynı hedef için kucaklaştıran Allah Resulü, tek örneğimiz olmak zorunda.

Hatırlamalı ve hatırlatmalı

Ümmet olmanın önemini, ekonomik ve sosyal birlikteliğin sağlayacağı gücü anlatmaya çalıştığım bir delikanlı,‘söylediklerin çok güzel abi ama bu sadece bir Ütopya’ dedi. Ütopyalar, bugün gerçekleşmesi imkânsız toplum tasarımlarıdır. Ümmet olmayı imkansız gören genç, daha 60 yıl öncesine kadar birbirini yiyen Avrupa ülkelerinin nasıl birlik olduğunu bilmediği gibi, 600 yıl Ümmet olmayı başardığımızı da unutmuşa benziyordu.

Hatırlamalı ve hatırlatmalıyız. Bizi Allah kardeş yapmış ve Allah katında din kardeşliği öz kardeşlikten daha değerlidir.

Osmanlı’nın ince siyasetinden bir örnek

Türkiye’de herhangi bir camiye girdiğinizde kubbeye doğru bakın. Yukarıda şu isimler yazılıdır. Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Hüseyin. Bu isimlerin neden yazıldığını hiç düşünmemiştim. Allah ve Muhammed isimlerinin yazılmasını anlamak kolay ancak diğerlerinin yazılmış olmasının anlamı ne? Bu uygulama, dini bir vecibe veya zorunluluk değil. Osmanlı’nın yönetim zekasının ürünüdür bu gelenek. İslam coğrafyasında fitne çıkartmak isteyenler, genelde aynı yaraları kaşıyorlar. Alevi – Sunni veya Şia – Sunni çatışması çıkartmak istiyorlar. Bugün Ortadoğu’da akan kan, aynı yaranın kaşınması sonucudur. Osmanlı, fitnecilere fırsat vermemek için, kubbelere bu isimleri yazdırarak, ‘Hepsinin başımızın üstünde yeri vardır’ mesajını vermiştir. Ümmet olma bilincini ayakta tutmak için akıllıca yöntemlerden birisidir bu uygulama.

Halife mi Hilafet Meclisi mi?

Osmanlı, Hilafet ile İslam coğrafyasını kendisine bağlamayı başardı. Siyasi çözümler ve yönetim becerisi de unutulmamalı. Bugün yeniden bir Halife etrafında İslam ülkelerini toplamak mümkün mü? Bana sorarsanız, bir şahıs (Halife) etrafında değil bir İstişare ekibi (Hilafet Meclisi) etrafında toparlanmak daha kolay olur. Adına hilafet meclisi değil, istişare meclisi deseniz de olur. Asıl amaç, İslam ülkeleri arasında güç ve eylem birliği sağlamaktır.

Ulus değil ümmetiz

Ümmeti, parçalamadan yutamayacaklarını bilenler, bizi önce parçaladılar. Parçalamaları yetmemiş gibi birde eski günlerimizi, ümmet bilincimizi, unutturmaya çalıştılar. Ulus devletler projesi ile ümmet bilincimize darbe vurdular. Bizde oynanan oyunların farklı versiyonları tüm İslam ülkelerinde oynandı. Bize Türkçülük pazarlayanlar, Ortadoğu’ya Arapçılık pazarladılar. Bize ‘ne mutlu Türküm diyene’ sloganını ezberletenler, Arabistan sokaklarına ‘Her şey Araplar için’ yazdırdılar. ‘Ne mutlu Müslüman’ım diyene’ demeye başladığımızda yeniden ayağa kalkacağımızı biliyorlar. Türk, Kürt, Arap el-ele verip ‘Her şey ümmet için’ demeye başlayınca, kaçacak delik arayacaklar. Gençlerimizi bu bilinç ile yetiştirmeliyiz.

Ümmet olmak bir ütopya değil, Allah’ın emridir.

 

Sait ÇAMLICA


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık