Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Selçuk TÜTAK

Selçuk TÜTAK

Azim Cinayetler

İslam tarihi boyunca birçok batıl inanış ve bid’atlar türediği gibi günümüzde de hele ki son zamanlarda ortaya çıkan ve ”Bize sadece Kur’an yeter” diyen haddinden tecavüz eden bir grup türedi. Bu konuya karşı, bir eğitimci olarak lakayd ve ilgisiz kalamadım. Benden önce Diyanet İşleri Başkanlığının halkı uyarması ve tehlikenin azameti konusunda bilinçli bir çalışma yürütmesi gerekiyordu. Ancak Diyanet İşleri Başkanlığı camilerde cuma günü hadislerin önemi ve ehemmiyeti konusunda hutbe yayınlayıp yetinerek; yetersiz ve cılız bir tepki koydu.

“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” (Tirmizi, Fiten, 11; İbnu Mace, Fiten, 20

 

Hadis-i şerifine binaen, dilimiz döndüğünce aklımız yettiğince, kuranın sönmez ve söndürülemez ışığından faydalanarak bu yazıyı kaleme aldık.Yoksa Bediüzzaman hazretlerinin dediği gibi bizler kuru birer çubuk hükmündeyiz. Bizim sözlerimiz kuran ve hadisleri güzelleştirmiyor; bilakis kuran ayetleri ve hadisler sözümüzü güneş gibi parlatıyor, ışığıyla kalpleri okşuyor, beyinleri aydınlatıyor.

 

Efendimiz Hz. Muhammed(sav):

“Ümmetim yetmiş iki fırkaya ayrılır, onlardan sadece biri kurtuluş ehlidir.” diye buyurdu. Bunların kimler olduğu sorusuna, “Bunlar cemaatte olanlardır.” buyurdu.(Ahmed b. Hanbel, 3/145; Zevaid, 6/226). Diğer bir rivayette “Bunlar benim ve ashabımın üzerinde bulunduğu yolda olan kimselerdir.”bizleri uyarmıştır.

Hadislerin çoğuna mevzu diyen ve itibar etmeyen bu mezkur oluşum ve başlarındaki malum şahıs; camilerde, mahallelerde ve her uygun ortamda önce Kur’an ayetleri ile insanları celb edip , cezb edip iyice topluma kendilerini kabul ettirdikten sonra dillerindeki esas zehri akıtmaya başlıyorlar. Bu konuda azami dikkat ve azami hassasiyet ve duyarlılık elzemdir.Yanlış anlaşılmasın niyetimiz bu oluşuma safiyane duygularıyla taraftar olmuş kardeşlerimizi tenkit etmek değildir, onları uyandırmaktır amacımız.

Ben acizane bir eğitimciyim. Matematikçi ve mantık ehliyim. Şimdi soruyorum vicdanı tefessüh etmemiş, aklı sönmemiş ve kalbi ölmemiş olan herkes iyi düşünsün ve tefekkür etsin.Bakın Bediüzzaman hazretleri bu konuda veciz ifadelerle şöyle diyor:

İşte bu kat’î hakikate binaen, binler feylesofların muhalif fikirleri, böyle imanî meselelerde bir tek muhbir-i sâdıka karşı hiçbir şüphe, hattâ vesvese vermemek lâzımken, yüz yirmi bin ispat edici ehl-i ihtisas ve muhbir-i sâdıkın ve hadsiz ve nihayetsiz müsbit ve mütehassıs ehl-i hakikat ve ashab-ı tahkikin ittifak ettikleri erkân-ı imaniyede, aklı gözüne inmiş, kalbsiz, mâneviyattan uzaklaşmış, körleşmiş birkaç feylesofun inkârlarıyla şüpheye düşmenin ne kadar ahmaklık ve divanelik olduğunu kıyas ediniz.

Malum cemaatin malum reisinin hadsizliğine göre eğer Kuranı anlamak için haşa;(yazmaya bile dilim varmıyor, yazarken kalbim yerinden çıkacak gibi oldu.Bu nahoş cümleler için okurlardan özür diliyor şefkatlerine sığınıyorum)

Eğer;

Peygamber efendimize gerek yoksa,

Hadislere gerek yoksa,

Sünnetüllaha uyulmasına gerek yoksa,

Dört halifeye gerek yoksa,

Sahabelere gerek yoksa,

Dört hak mezhep ve imamlarına ihtiyaç yoksa,

Mevlanaya, İmam-ı Azama, Abdulkadir Geylani , Bediüzzman gibi asır imamlarına gerek yoksa,

Evliyalara ve asfiyalara gerek yoksa ,

Müçtehidlere gerek yoksa, …..Malum şahsa hiç gerek yoktur.

            Bu konuda söz söylemek; pirenin Everest Tepesiyle boy ölçüşmesi gibi komiktir. Bu yeni türeyen fikirleri kargalar duysa güler. Eşek, muzaaf bir eşek olsa sonra insan olsa, ben bu fikri katiyen kabul edemem deyip kaçacaktır.

            Şimdi malum cemaatin sohbetlerinde bizzat duyduğum azim cinayetleri sizinle paylaşmak istiyorum ta ki ehl-i insaf ve akıl onların ne mal olduğunu anlasın.

  1. CİNAYET:

Diyorlar ki:

Bize sadece Kur’an yeter. Başkaca kimseye ve bir şeye ihtiyaç yoktur.

Kuran da diyor ki:

قُلْ إِن كُنتُمْ تُحِبُّونَ اللّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

De ki, siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.

Yüzlerine şamar vuruyor.

  1. CİNAYET:

Diyorlar ki:

Hadisler peygamber efendimizden sonra yazıldığı için bir çoğu muteber değildir.Hadislerin çoğu mevzudur.

Müçtehidler de diyor ki:

Hadis kaynaklarında en meşhur olan hadislerin başında “Kim bilerek bana yalandan bir söz isnat ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın.” manasındaki hadis-i şerif gelir. Acaba bu hadisi her an karşılarında bulan takva sahibi alimlerin bilerek buna aykırı davranmaları mümkün mü?

Ümmetin en akıllı, en zeki, en bilgili, en takvalı, en ibadet cihetinde en üstünleri, en dürüst olmakla şöhret bulmuş binlerce İslam aliminin kabul ettiği bir hakikati kabul etmemenin izah edilecek hiç bir tarafı yoktur. Nefsimizin evhamlarına saplanıp güneş gibi ortada olan sahih hadislerin varlığını inkâr etmek yerden göğe kadar bir haksızlıktır.

  1. CİNAYET:

Diyorlar ki:

Muhammed de bizim gibi bir insandı. O yüzden Efendimiz kelimesini kullanmazlar. Aleyhisselatü vesselam demezler. O’nun adını telaffuz ederken salat ve selam getirmezler.

Kuran diyor ki:

”Şüphesiz ki Allah ve melekleri Peygambere salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na tam bir teslimiyetle salat ve selam edin. (Ahzap 56)

  1. CİNAYET:

Diyorlar ki:

Ahirette şefaat hakkı diye bir şey yok.Ne peygamber efendimize ne de başka birisine şefaat hakkı verilmemiştir.

Kur’an Diyor ki:

“O’nun izni olmadıktan sonra hiçbir şefaatçi şefaat edemez.” (Yunus 3)

   Başka bir ayette:
   “Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında hiç kimse şefaat edemeyecektir.”(Meryem 87)

   Başka bir ayette:
   “O gün, Rahman’ın şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerden başkasının şefaati fayda vermez.” (Taha 109)

   Başka bir ayette ise şefaat edenlerin hali açıklanmıştır:
   “Onlar Allah’ın razı olduklarından başkasına şefaat etmezler.” (Enbiya 28)

 

Bundan sonra duyduğum ve insanın tüylerini diken diken eden sapık düşüncelerin ilzam edilme kısmını ehli sünnet vel cemaat alimlerine havale ediyorum.Burada kısa kesiyorum.

  1. CİNAYET:

Levlake hadisi uydurmadır.

  1. CİNAYET:

Amentü billahi sonradan yazılmıştır. Bidattır.

  1. CİNAYET:

Hz Adem ilk insan değildir. O’nun da babası vardır.

  1. CİNAYET:

Cennetten kovulma diye bir olay olmamıştır.

  1. CİNAYET:

Kadınlar hayızlı iken oruç tutabilirler.

  1. CİNAYET:

Dört mezhep sonradan çıkan uydurmalardır.Kuran böyle bişeyden bahsetmemektedir.

  1. CİNAYET:

Kabir azabı yoktur.Kabir cennet bahçelerinden bir bahçe de değildir.

  1. CİNAYET:

Abdulkadir Geylani, İmam-ı Azam, İmam-ı Şafi, Mevlana, Bediüzzaman gibi alimlerin eserlerine ihtiyaç kalmamıştır.Tasarrufları da yoktur.Kitaplarında birçok yanlış vardır.

  1. CİNAYET:

Buhari, Müslim gibi hadis kitapları da güvenilir değildir.

 

El insaf, el insaf, el insaf…

 

 

SELÇUK TÜTAK

EĞİTİMCİ-YAZAR


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık