ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

12 İsrail Kabilesi, 12 Havari ve 12 İmam Düşüncesi
 KUR'ÂN'DA OLMAYAN; 12 iSRAİL KABİLESİ, 12 HAVARİ VE 12 İMAM DÜŞÜNCESİ NEDİR, NE DEĞİLDİR?..
 
 
    Yaşamış olduğumuz İslam toplumlarında, ne yazık ki, sayılı dualardan, sayılı hatimlerden, sayılı salavatlardan, sayılı yasinlerden bir türlü geçilmemektedir!.. 
    Bunun yanı sıra, 12 İsrail kabilesi, 12 Havariyyun, 12 imam düşüncesi ve benzeri durumlar, ümmeti ve bilhassa milletimizi mahvı perişan etmektedir!..
    Tabii ki, bu sayılı hesapların hiç birinde, bunların temelinde Kur'anî bilgiler, Nebevi emirler bulunmamaktadır!..  Çünkü, İsrailiyat denilen hortumlu, kuyruklu canavar dün, bu gün ve yarın İslam kültürünü içeriden çökertmeye, sahih bilgileri okunmaz, anlaşılmaz hale getirmeye devam edecektir!..
 
    Kürsüdeki vaiz, elindeki " Seadeti Ebediyye" türü bilgilerle yetinirse, " Dürretül Vaizin" kitabını baş ucu eseri yaparsa, " Kara Davut"u elinden düşürmezse, " Muhammediyye" veya Süleyman Çelebi'nin " Vesiletün-Necat" isimli  elden ele, dilden dile dolaşan dizelerini Kur'an'ın üzerine çıkarırsa, elbette ki, olacağı budur, Ümmetin ve milletimizin geleceği yer burası olacaktır!.. Sanırım, şu alıntı bilgim mes'eleye daha fazla bir boyut kazandıracaktır!.. 
 
    " Avni İlhan'ın, " Mehdilik" adlı kitabında yazdığına göre: Sünni İslam'da Mehdi'yi bir inanç esası olarak kabul edenler de reddedenler de vardır. 
    Hadisenin dayandırıldığı kaynaklardan biri Endülüslü, sosyoloji ilminin babası sayılan " Mukaddime"nin yazarı İbni Haldun'un adı geçen eserindeki bir bölümdür. Diğeri ise çoğu İslam âleminin sahih ( gerçek) olmadığı kanaatini taşıdığı bir kaç hadis".
    Kur'an'da " Mehdi" kelimesine rastlanmaz. Mehdi'nin mevcut olduğu veya geleceğine dair hiç bir ayet yer almaz. 
    " Mehdi'yi bekleme inancı Sünni Müslüman topluluklar arasında da Şiilerin anladığı tarzda yaygın olmuştur. Halbuki bu onların anladığı tarzdaki İslam'ın dinamizmi ile bağdaşmayan bir husustur... ( Avni İlhan Mehdicilik, s. 147)
    Şii İslam'daki Mehdi beklentisi ile Evanjelist Hristiyanların Mesih beklentisini hemen hemen birebir örtüştüğüne dair detaylı bilgileri R. Kağan Kurt, " Evanjelizm-Dünya İmparatorluğu ve Türkiye"  adlı eserimizde bulabilirsiniz. 
    Mehdi inancının ana fikri " dönüş"tür. Ve dönüş inancı Yahudilik ve Hristiyanlıktaki Mesih ile örtüşmektedir. 
    Ayrıca bir hususun daha altını çizelim. Mesih veya Mehdi'nin " son savaş"ta yeneceği " Deccal" Kur'an'da yer almaz. İncil'in Vahiy kitabının 13. Bölümünde yer alır ve açık açık tarif edilir. Deccal'ı temsil eden sayı da 666'dır. Ancak mevcut İncillerin hiç biri vahiy kitabı değildir." ( http://ortadoğugazetesi.net/makale)
 
    Tüm bunlardan anlıyoruz ki, Müslümanların Mesih beklentisi İsa (as)'ın ortadan kaybolmasından çok sonraları şu bizim Tarsuslu Pavlus tarafından Hristiyanlığa monte edilerek, o gündür, bu gündür, bizleri de inandırır olmuştur. 
    Eldeki Tevrat'ı kim yazdı diye bir soru soracak olsam, alacağımız cevap Musa olacaktır. Oysa, hali hazır Tevrat'ı ne Musa, ne İsa yazmış, öyleyse kim yazmıştır? Tabii ki, Yahudi Kabalist kâhin Ezra yazmıştır. 
    Mesih inancı, Yahudilik ve Hristiyanlıktan sonra " kayıp 12 imam" yani ahir zamanda ortaya çıkıp İslam ümmetini ve insanlığı kurtaracak olan Mehdi kurtarıcı olarak Şii İslam'a girmiştir.  Dolayısıyla,
    Ülkemizde, bir kısım cemaat, tarikat, dergah ve toplantılarında sürekli bu hususlar anlatılmakta, saf, kültürsüz, okumamış insanları ümidsizliğe düşürerek onları asıl yapacakları şeyden uzaklaştırmaktadırlar!.. 
 
    Son yıllarda gördük ki, müfrit Şii İran ülkesi, ezilen, öldürülen, evlerinden sürgün edilen Suriyeli Müslümanları koruyacaklarına, bu işin tersini yaparak, Şiiliklerini zalim, şerir, İslam düşmanı, Beşşar Esed'den yana olmakla bu sinsiliklerini göstermektedir!.. 
    Netice olarak;
    21 asrın Müslümanları, mes'elenin tehlikesini, çirkinliğini, sinsiliğini öğrenmek için, çok okumalı, kâhin Ezra'dan tutunda, Osmanlı'nın başına musallat edilen, Sabatay Sevi'nin ve avanelerinin kimler, ne yapmak istediklerini bilmeleri lazımdır. 
    Yukarı satırlarda da, ifade etmiş olduğum gibi, günün Müslümanları, bir türlü gırtlaktan aşağı inmeyen milyonlarca " Peygambere salavat" kampanyasından ziyade, salavatları anlama, bilinçlenme kampanyaları başlatmalıdırlar!.. 
    Yine, " bin bir hatim" kampanyaları yerine, tezekkür ederek, tefekkür ederek, hayata yansıtarak bir hatim okumalı ama, kamil bir şekilde okumalıdırlar!.. 
    Camilerimiz de, her hafta cuma akşamları kıyılmakta olan topluca sahte nikahlara son vererek, Kur'an'ın istediği şekilde nikah kıyılmalarına itibar edilmelidir..
    Kabir başlarında, ölmüş kişinin tepesine dikilerek " telkin" verme yerine, ölmek üzere olan Müslümanlara, kelime-i Tevhid, kelime-i Şehadet telkin edilmelidir!..  Aslolan da bu değil midir? 
     Rabbmiz!.. Bizlere, Kur'anî bilinç lütfetsin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık