Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

15 TEMMUZ , BAŞKASINA TESLİMİYETİN SONUCUDUR !..

Bu mevzuyu; bazan düşünmeden, üzerinde kafa yormadan edemiyorum!.. Yahu ne demek?.. Alnı secdeli, beli rükulu, namazlı, niyazlı, okumuş ehl-i Kur'an bir zatın, kendi insanına kurşun sıktırması, yüzlerce yiğidin canını yakması, kimisini şehid, kimisini sakat, yaralı bırakması?

" Güç zehirlenmesi", insanın başının dönmesi olabilir!.. Bu hususu, tarih içerisinde olmuş vakıaları okuduk ve okumaktayız!.. Ama, pes doğrusu!.. Bu kadarını görmedik, duymadık, okumadık ve okumayacağız!..

Resulullah (sav) döneminde, Yasir ailesine, müşrikler, Kureyş kodamanları tarafından yapılan, reva görülen işkenceyi, Sümeyye anneye tatbik edilen zulmü biliyoruz ve okumuşuzdur!..

Hz. Hasan (ra)'ın, zehirlettirilerek şehid edilmesini de biliyoruz. Perde arkasındaki komprador Muaviye'nin duruşunu, plan ve proğram kurgulamasını da!..

Ama, 15 Temmuz kalkışması, bizi derinden üzmüş, midemizi bulandırmış ve unutulmayacak şekilde de böylesi bir yanlışa kin ve gayzımız azalmadan devam edecektir!..

Eminim ki, 40-45 yıllık sinsilik, devlete sızma, adliyeye sokulma, polisi içten fethetme, milli eğitimi zayıflatma, Diyanet'i küçük düşürme, İHL'lerin, İlahiyatların kapısına kilit vurma eylemleri bilinen, duyulan bir çılgınlık idi!..

Ama, 15 Temmuz'un mollası, bu kalkışmayı, kendiliğinden, kendi plan ve proğramı üzere yapması bana göre mümkün değildir!.. Bu densizliğin arkasında olağan üstü güçler, kuvvetler, sinsiliklerin var olduğu gün gibi açık ve aşikar bir hadisedir!..

Bir diğer negatif unsurda, gerek ülkemizde ve gerekse İslam ülkelerinde var olan geleneksel İslam ve Kur'an dışı oluşumların varlığıdır!..

15 Temmuz'un elebaşısı, " Kur'an Müslümanlığını sapıklık" olarak nitelemektedir. Böylesi, geleneksel İslam'ın temelinde ne Kur'an, ne Resulullah (sav), ne de sahabe-i kiram bulunmamaktadır. Öyleyse, geleneksel İslam'ın mucidleri kimlerdir?

Elbette ki, İslam'ın içerisine her türlü fitneyi, fücuru, günahı, saltanatı, veliahdlığı, babadan oğula idareyi sokan Emeviler, Muaviye ve Yezid belasıdır!.. İsterseniz, Emeviyye'yi daha yakından anlatan bir alıntı ile yazımıza devam ettirelim:

" Emeviler, Hz. Ali'ye karşı olan düşmanca tutumlarını, Hz. Ali'nin oğulları ve Peygamberimiz'in torunları olan Hasan ve Hüseyin'e karşı da göstermişlerdir.

Hasan, kendisini rakip gören Muaviye tarafından zehirletilerek öldürülmüştür. Hasan'ın karısını bu zehirleme işinde kullanan Muaviye ise ölüm haberini alınca şarkılar söyleyerek, kendisini ibadete verip siyaset sahnesinden çekilmiş olan Hasan'ın ölümüne sevinmiştir.

Hasan'ın kardeşi Hüseyin ise Kerbela olayında Muaviye'nin oğlu Yezid tarafından öldürülmüştür. Kaynaklar Yezid'in nasıl Hüseyin'in ölüsüne bile saygı göstermediğini ve Hüseyin'in kesik başını sopayla didikleyip alay ettiğini anlatırlar. Hasan ile Hüseyin'in kız kardeşi Zeynep ise halkın ayaklanmasına ön ayak olur korkusuyla yaşadığı yerden sürülmüştür.

Bu tip ihtilaflarda kimin haklı  kimin haksız olduğuna karar vermek İslam inancıyla ilgili bir mesele değildir. Bunlar tarihle ilgili tartışmaya da açık bir anlatımlardır.

Yapmak istediğimiz, bu gün ortaya çıkan " dini" tablonun, Kur'an'ın dinine ilaveler yapan hadislerin ve mezheplerin oluşumunda ilk basamak olan Emevilerin ne kadar " güvenilir" olduklarını analiz etmektir.

Bu dönemde uydurulan hadisler, daha sonra Abbasiler zamanında ( bu dönemin uydurmaları da eklenerek) hadis kitaplarına dönüştü. Bu hadisler, mezheplerin İslami anlayışına temel oldular.

Bu şahıslar halifeliği babadan oğula geçen bir saltanata dönüştürdüler. Bu halifelerin çoğunun nezaretinde mezhepler ve hadis kitapları oluştu. Peygamber torunlarının katillerinin halife olduğu, yönetici olduğu bir yapıda oluşturulan bu mezhepler ve hadisler güvenilir olabilir mi?

Sünni mezhepleri benimseyenlerin çoğu Sıffin savaşını sadece bir içtihat ( tercih/yorum) hatası gibi göstermekte, Emevi saltanatını temize çıkartmaya çalışmaktadırlar. " ( Uydurulan Din ve Kur'an'daki Din, sayfa 150-151)

Bu geniş ve uzun alıntıdan da anlaşılacağı üzere, 15 Temmuz kalkışması, ne İslamidir, ne de Kur'anîdir!.. Tamamen, Yezidce, Yezidvari bir ahlaksızlıktır. Yoksa,

Bu aziz milletin ekmeğini yiyip, suyunu içip, tertemiz havasını teneffüs ederek, sonra da, nezih evlatlarına silah çekmek ne demektir?..

Tabii ki, bu kalkışmanın arkasını, perde gerisini bilmek, araştırmak, analiz etmek her Müslüman-Türk insanının en evvel başta gelen görevi olmalı, ona göre de tedbir ve temkin sahibi olmalıdır.

Ne acı ki, Yezid'i, Yezid'in eylemlerini kurtarmak adına, nice gafil, biçare, maksatlı insan bulunmaktadır ki, bilhasa sufi çevreler, ehl-i sünneti kurtarmak adına, Yezid'e iyi demekte, onun bir içtihad hatasına kurban gittiğinden bahsetmektedir!..

Kardeşim!.. Yezid'in yapmış olduğu bir içtihad mes'elesi değildir. Tıpkı 15 Temmuz cunta hareketi gibi, emperyal güçlerin ekmeğine yağ sürmek, bir nesli, bir ülkeyi içinden çıkılmaz hale getirmektir. Öyle de olmamış mıdır?

Yezid'in, Hasan Sabbah'ın; dinle, İslam'la ne alakası ola bilir ki? 15 Temmuz cunta liderinin de hakeza!.. ABD, niçin bu mollayı korumakta, siyanet kanatları altında tutmaktadır? Dolayısıyla,

" Böylece kendi inanç sistemlerini oluşturan kişileri, dolayısıyla kendi inançlarını aklamaya çalışmaktadırlar. Oysa güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi Emevilerin yanlış uygulamaları da ört bas edilemez.

Emevi dönemine kadar ne saltanata dönüştürülmüş halifelik vardı, ne de Kur'an dışında bir dini kaynak. Peygamberimiz ve dört halife dönemindeki sade yaşantının saray ihtişamlarına, debdebeye, şölenlere dönüşü, dini liderliğin paraya ve güce çevrilmesi, halifeliğin aile içi saltanata dönüştürülüp balığın baştan kokmaya başlaması, bu devire rastlar.

İçki alemleri yaptırdıkları saraylarla meşhur olan bir çok Emevi halifesinin yanı sıra, Velid gibi Kur'an'dan hoşuna gitmeyen ayetlerin okunması üzerine Kur'an'ı hedef yapıp ok yağmuruna tutan halifelerin de olduğu aktarılmıştır. " ( a. g. eser, say. 151 )

Netice olarak;

15 Temmuz kalkışması ile, cunta hareketi ile, Yezid arasında dini bir bağ kuracak olursam, ikisi de aynısıdır!..

15 Temmuz lideri, " Kur'an Müslümanlığı sapıklıktır" derken, Yezid rezili de, sevmediği, hoşuna gitmeyen, beğenmediği ayeti kerimeleri ok yağmuruna tutmuştur..

Muaviye; " Hadis Uydurma Sarayı" yaptıarak, kendine has, kendine mahsus kişileri ücretle tutup, binlerce kendisi hakkında hadis uydurtmuştur.

Biliyorum, bu sözlerimiz " Ehl-i Sünnet" geçinen bir kısım gevezeleri öfkelendirecek, küplere bindirecektir!.. Ama, maalesef, durum bundan ibarettir.

"Ehl-i Sünnet" geçinen sufilerin, mistiklerin, cemaatcilerin tatbik edecekleri bir gerçek vardır. Ne zaman ki, Muaviye, Yezid ve diğer Emevi kralları haksız idiler, Hz. Hüseyin (ra) davasında haklı idi, bunlar, birçok hadisi uydurmuş idiler, doğrusunu kabul etsinler, kendilerini alkışlayacağım!..

Aksi halde, Hz. Hüseyin'in  nezih vücudu Kerbela'da, başı bir başka yerde medfun bulunduğu müddetçe, bu tür yazılarımla, kendilerini suçlamaya devam edeceğim, hem Yezidcileri, hem de 15 Temmuz sahtekârını tel'in etmeye devam edeceğimi ilan etmiş olurum..

Benim gücüme gitmektedir!.. Nedir güce giden şey?.. Milletin ve memleketin bu gün içerisinde boca olduğu durumdur. Binlerce; gafil, robot, beyinleri alınmış, akıllarına " dur" denilmiş insanlarımızı kandırması, kimisinin ceza evine düşmesi, kimisinin görevinden olmasıdır!..

Tüm bunlara, bu hallere yazık olmuyor mu?.. 15 Temmuz cunta lideri, mollası, bu millet evlatlarından ne aldı, ne veremedi de, bu hallere düşürmüş oldu!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık