ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

15 TEMMUZ DİRENİŞİ

15 TEMMUZ 2016 DİRENİŞİNİN İSLAM DÜNYASINA KAZANDIRDIKLARI!..

Tabii ki,dünyanın orasında, burasında darbe girişimleri olmakta, bunlar ya başarıya ulaşmakta veya başarılı olamayıp, istemeyerek de olsa, resmi güçlere  teslim olunmaktadır!..

Dünyada, darbe teşebbüsünde bulunan kimseler, genellikle, asker kökenli ve benzeri yerlerde yetişen kimselerdir!..

Millet olarak, bu tür darbe girişimlerini yaşamış, tecrübe etmiş bir milletiz!.. 27 Mayıs, 22 Şubat, 21 Mayıs ve 12 Eylül büyük darbesi gibi.

Yurt dışında veya diğer İslam ülkelerinde de öyledir. Kaddafi asker kökenlidir, Nasır ve arkasından gelen başkan da hakeza öyledir!.. Saddam Hüseyin'in ne malum bir zat olduğu herkes tarafından rahatlıkla, bütün detayları ile bilinmektedir. O da askeri üniforması ile teslim olmuş ve çok da hayran olduğu ABD. güçleri ve emri tarafından idam edilmiştir!..

Ama, ne hazindir ki, ülkemizde vukua gelmiş, 15 Temmuz 2016 cunta hareketi görünüşte ne asker kökenli bir zat tarafından yönetildi, ne de polis şefi tarafından!..

Ne gariptir ki, adı din adamı, bol bol kürsülere çıkmış, ağlamış, sızlamış göz yaşı  dökmüş, feryat figan etmiş bir zat tarafından organize edilen bir cunta hareketi!..

İslam ülkelerinde, hurafeci, müfrit, bağnaz kesimler tarafından zaman zaman dini ayaklanmaları görüyorduk, okuyorduk ama, böylesine hiç de aşina olmamıştık!..

Aslında, 15 Temmuz cunta hareketi, tamamen çıkara dayalı, birazda dini motif karıştırılmış bir kanlı darbe girişimidir!..

Gözü kör olasıca para uğruna, " Himmet" paraları uğruna yapılan, temelinde kapitalin mevcut olduğu, bu sebeple de 247 masum insanın şehid edildiği, binlerce insanın da sakat, yaralı bırakıldığı bir kanlı girişim!..

Böylesi bir cunta teşebbüsü, İslam alemine çok şey kazandırmış, her İslam ülkesinde bu tür hareketlere meyyal, niyetli kitleler, göz önüne alınmış ve alınmaktadır!

Son iyi yüzyıllık tarihe baktığımız an görmüş oluruz ki, bu tür acaib, iğrenç teşebbüs yaşanmamış, şahit olunmamış ve görülmemiştir!..

Senusilik hareketi desem benzemiyor, Ömer Muhtar kahraman insandı ve küffara karşı bihakkın mücadele vermiş idi!..

Mevdudi'nin, gerek siyasi ve gereksi dini çalışmalarına hiç benzememekte ve örtüşmemektedir!.. Hatta, diyebilirim ki, Vehhabilik kalkışmaları bile bu tür bir densizliğe hiç yaklaşmış, benzer, yakınlığı görülür değildir!..

Ancak, " Dinler Arası Diyalog" çalışmaları göstermektedir ki, bu tür bir kalkışma yanlışlığı, ecnebilerin ekmeğin yağ sürmek, yüce İslam'ı dejenere etmek, içten içe bir köstebek gibi, bir porsuk gibi, bir tarla faresi gibi kemirmektir!

Öyle de olmuştur!.. Din kullanılmış, dini duygular, hisler tarümar edilerek, insanımızın nefretine mucib olmuştur!..

Aziz milletimiz,  15 Temmuz kalkışmasından sonra, bu tür cemaatlere, cemaatciklere, yapılanmalara, oluşumlara karşı daha rikkatli, daha dikkatli bir duyarlılık içerisine girmiştir!..

Tarihte, benzeri örneklerinde müşahede edildiği gibi, Haşhaşiyyun hareketi, Bahai hareketi, Kadiyanilik hareketi anılırken, konuşulurken, daima istismar, yalancılık, kandırma, kimlik saklama halleri şeklinde algılanmaktadır!..

Dolayısıyla; 15 Temmuz cunta hareketini tasarlayan, liderlik yapan ve yapmakta olan zat kimdir, nedir, kimliği, hizmeti, tarzı, bağlı bulunduğu alan, Said-i Nursi, onun için nedir, İslam'la bağı, bağlantısı, inancı ne derece müstekimdir?.. Tüm bunlar, gün yüzüne çıkarılması gereken hallerdir!..

Aksi takdirde, araştırılmazsa, gün yüzüne bu karmaşık  durum çıkarılmazsa, tarih boyu gizemli kalacak,

ismi anıldığı zaman taraftarları temennaya varır iken, nefret duyanlar da, ağıza alınmayacak galiz sözlerle anmaya devam edecektir!..

Netice olarak;

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, İslam ülkelerinde bir uyanış, bir inceden düşünme devri ve dönemi başlamıştır!..

15 Temmuz darbesine kadar, şöyle bilinmekte idi!.. " Eeee canım!.. Bunlar da Allah diyor, memlekete, millete, İslam'a, ne kötülük gele bilir?" deniliyordu.

Oysa, görmüş, şahid olmuşuz ki, bunların yapmış olduğunu ateistler yapmamış, hatta Hitler bile tenezzül etmemiş, Stalin bile böylesi bir duygu ve düşüncenin kenarından, köşesinden geçmemiştir!..

Bu kanlı oluşumu, Hristiyan dünyasına bile taşımış olsak, vallahi!.. Oralarda da buna benzer bir kanlı örgütü, din istismarını göremeyecek ve şahit olmayacağız!..

Böylesi bir kanlı yaklaşım, ne Vatikan Papaların da, nede İstanbul Patriklerinde yaşanması, görülmesi, müşahede edilmesi mümkün değildir!..Onun içindir ki, İslam toplumlarının, bu kerih, çirkin, mülevves hareketten çıkaracakları çok dersler bulunmaktadır!..

Rabbim!.. Bu aziz millete, bir daha böylesi karanlık anları, zamanları yaşatmasın!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık