ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

AĞUSTOS AYI VE ŞEHİDLERİMİZ!..
 " Allah yolunda öldürülenlere " ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız." ( Bakara sûresi, âyet 154)
 
    Ağusto s ayı denince , tabii ki, akla gelen husus milletçe nail olduğumuz, sevindiğimiz, iftiharla o günleri yaşamış olduğumuz zaferlerimiz, kahramanlıklarımız, başarılarımız ve en çok bu ayda şehid vermemizdir!..
    Müslüman Türk milletinin, Orta Asya steplerinden kopup gelerek, mübarek Anadolu topraklarını " vatan" edinmesiyle başlamıştır!.. 26 Ağustos 1071 Malazgirt  destanımızla başlayan yükselmeler, yığın yığın şehid vermemiz, Sultan Alparslan'ın, tıpkı bir nefer gibi, askerin önüne düşerek, " Ya Allah , Bismillah" diyerek Bizans İmparatoru Romen diojen'i esir alması, çadırında ağırlaması ve sonra da ülkesine göndermesi unutulacak bir hadise değildir..
    Yine Ağustos zaferlerimizden biri olan 11 Ağustos 1473 tarihli Otlukbeli zaferimizi nasıl unutabiliriz?  Ya Çaldıran yiğitliğimiz? Hani, Ayatullahları, Hz. Peygamberden bile üstün ve erdemli gören İran Şah İsmail'ini yerle bir eden, tacını, tahtını İstanbul'a getiren cihangir imparator Yavuz Selim Han'ı?
    Yine, mübarek bir Ağustos günü olan 23 Ağustos 1514 tarihinde Çaldıran alanında boy gösteren Osmanlı ordusu, Yavuz Han'ın emir ve disiplinli komutası sayesinde, İslam'ı, onun nezih akaidini tehdit eden Şia rezaletini tarihin derinliklerine gömerek, günümüz dünyasına kadar yankı yapmasını sağlamıştır!..
    Büyük Yavuz; İran zaferi ile yetinmemiş!.. Daha  büyük destanlara imza atmak, cihanda, sulh ve barışı temin etmek, Ortadouğu'da, bu gün olduğu gibi küçük küçük krallıklar halinde yaşayan ülkeleri, kralları İstanbul'a bağlamak amacıyla 24 Ağustos 1516 tarihinde Mercidabık alanında Müslüman Türk ordusu karşısına çıkan güçleri kıvrak manevralarla mahvı perişan etmiştir!..
    Ağustos ayı zaferlerini saymakla, anlatmakla bitirmemiz mümkün değildir!.. 29 Ağustos 1521 tarihinde fethedilen Batı ülkelerinin göz bebeği mesabesinde olan Belgrad'ın fethini nasıl unutabiliriz?
    29 Ağustos 1526 tarihinde Türk-İslam ordularının akın akın akması neticesinde, tekbirler
 tehliller ve tahmidler eşliğinde Mohaç'ın bir Türk şehri yapılması, kalesinin burçlarından ezanların okunması unutulur, göz ardı edilir bir fetih değildir!..
    Ağustoslar kutlu aylardır!..
    Hani, emperyal güçler tarih boyunca boş durmadığı gibi, Osmanlı'ının son zamanlarında da boş durmamışlardır!.. İşte, bu durumu yakinen bilen, bilincinde olan vatanseverler, 1 Ağustos 1919 tarihinde Erzurum diyarında toplanılarak, Erzurum Konğresi yapılmış, söz konusu konğrede Müslüman Türk'ün makus talihini yenecek olan kararlar alınmıştır!..
    Erzurum, Sivas ve benzeri konğrelerden sonra, aziz milletimiz Gazi Mustafa Kemal'in Baş Komutanlığında şaha kalkarak, yediden yetmişe düşmana saldırmış, boğaz boğaza, diş dişe, can cana bihakkın bir mücadale verilerek, 23 Ağustos 1921 tarihinde Sakarya Meydan savaşı kazanılmıştır!..  Akab inde, düşman, Türk Ordusunun önünde kaçmaya başlamış, Büyük Taarruzun önü görülür olmuştur!..
    Bir kere, bu millet uyanmaya başlamış olsun!.. Vallahi!.. Tarih boyunca olduğu gibi, ilanihaye de düşmanın gırtlağına sarılmaya muktedirdir.
    Onun içindir ki, 26-30 Ağustos 1922 tarihi bu millet için yeniden bir diriliş ve var oluş tarihidir!.. Miileti Gazi, şehid, Ordusu gazi, şehid!..Komutanları, Meclisi Mebusanı gazi ve şehiddir!..
    Ve günümüz Türkiyesi!..
    Maalesef, son otuz yıldan bu yana, ülkemiz, askeri ile, milleti ile, bir kısım insan azmanı çakallara karşı savaş vermektedir!.. Politik arenada boşluk bulunsa da, bu millet, böylesi elim, çirkin, mülevves bir çıkmazın üstesinden gelmesini bilecektir!.. ,
    İşte, bu satırları kaleme alırken, İlçem Afşin'da bir şehid askerimizin cenaze merasimine katılmak için acele ediyordum!.. Her taraf bayraklarla bezenmiş ve süslenmiş, şehidimizi ebedi mekan ve makamına yolcu etmek için milletçe Ulu Caminin önünde toplanılmıştır!..
    Netice olarak;
    Vallahi, Anadolu toprakları bir bir, muhit muhit gezilmiş olsun, görülecektir ki, her köşede bir " Bedr'in Arslanı" medfun bulunmaktadır!..
     Hele, Afşin diyarı gibi bir yer,  Büyük Selçuklu askeri Afşin Bey gibi, küffarın kalelerini zorlamaya, meydan okumaya azim ve yüreklidir!..
    Çünkü, sinesinde Ashab-ı Kehf gibi Kur'an'da uzun uzadıya anlatılan bir makam, yedi Ashab-ı Kehf imanlı yiğitleri şehidlerimize göz kırpmaktadır!..
    Sanki, davanız hak, mücadeleniz hak, yolunuz hak dercesine yüksek mekan ve makamlarından onlara mesaj ve selam vermektedirler!..
    Bu sebeple, Altunelma'lı şehid gencimizi bir kere daha selamlar, ruhuna dualar eder, makamının cennet, komşusunun peygamber, arkadaşlarının sahabeler, yoldaşının Kur'an olmasını temenni ederim.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
    

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık