Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ALLAH, OLMAYANLARA DA VERSİN, SÖZÜ NE DEMEKTİR?

" Ey Âdeem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez." ( A'raf sûresi, âyet 31 )

Malum olduğu üzere, yüce İslâm'da, temizlik ve güzelliğe önem verilmiştir. İnsanların avret mahallerini örtecek derece de bir elbise giymeleri şarttır. Fakat israfa kaçmamak kaydıyla her Müslümanın ibadet esnasında en güzel ve en temiz elbisesini giymesi ise sünnettir.

" De ki: Allah'ın kulları için yarattığı süsü ve temiz rızıkları kim haram kıldı? De ki: Onlar, dünya hayatında, özellikle kıyamet gününde müminlerindir. İşte bilen bir topluluk için âyetleri böyle açıklıyoruz." ( A'raf sûresi, âyet 32 )

Ayeti kerime de, şükrünü eda etme yönüyle dünya nimetlerine esasen Müminlerin layık olduğu, ahirette ise tüm nimetlerin yalnız Mü'minlere ait olacağı belirtilmiştir ki, bu durum, Allah'ın rahmân ve rahîm sıfatlarının bir sonucudur.

Görkemli sofralar, davetler, zenginlerin toplandığı, fakirlerin dışlandığı zengin iftar sofraları sonucunda, bu sözler, bu çirkin, hoş olmayan kelimeler dillerden dökülmektedir:

" Allah olmayanlara da versin!"..

İslami olmayıp, tamamen kapitalizme dayalı yaşayışlar da, kitlelerde maalesef, böylesi haller her an, her yerde müşahede edilmektedir.

Böylesi toplumlarda, vicdani muhasebe, imani önceleme sıfırın altındadır. Herke bencil, ben düşünceli bir haldedir. " Ben yiyeyim de, başkası zıkkımın kökünü yesin" dercesine, bir bencillik, nefsilik, egoizme insanlarda merhamet adına bir hal koymamıştır..

Bilhassa, iftar sofraları tiksinecek, tiksindirici bir boyuttadır. Hele, aynı iftar sofrasında dua edecek bir molla var ise, yiyenlerin keyfi yerindedir..

Sofra sahibi, yemek hitamında; " Hoca efendi!.. Yap bir duada, soframıza bereket gelsin, rahmet insin!".. emrivakileri.. Tabii ki,

Hoca efendi ne yapsın?.. Dayanır yemek sonrası dua yapmaya!.. " Ya Rabbi!.. Biz yedik, içtik, karnımız tıka-basa doydu, sen olmayanlara da ver!.. Açları da doyur!.. Miskinleri , fakirleri, sailleri de doyur!"  duaları peş peşe sıralanmaktadır.

Kapitalist sistemlerde, zengin daha zengin, fakir daha fakir iken, İslami anlayışlarda, zenginin malında, yediklerinin bir kısmında fakirlerinin hakkı bulunmaktadır.

Zengin; İmani yönden, İslami açıdan zengin ise, fakir, ondan hakkını alır, zengin; fakiri doyurur, giydirir, yedirir, içirir, her türlü ihtiyacını temin etmek zorundadır.

Ancak, günümüz İslam dünyasındaki, israf ekonomisine bakacak olursak, yardımın, infakın, zekatın, teberrunun, fidyenin, her türlü yardımlaşmanın olmadığını görmüş oluruz. Böylesi yerlerde,

Herkes, yer, içer, karnını tıka basa doyurur. Gerinir, esner, zor nefes alacak halde olduğu için, yediklerini bir an önce dışarı çıkarmaya, yeni yeni yemeklere, sofralara yer açmaya çalışır.

Onun içindir ki, yemek dualarının kırkı kırk para olur. " Biz, yedik, içtik, doyduk, olmayanlara ver Allah'ım" şeklinde içi boş dualar havalarda uçuşur.

Bu tür şeyler aslında , Allahü Teala'ya emirdir. " Şunu ver" " Bunu ver" türü emri vakilerdir. Sanki, Allahü Teala, (!) kasa sahibi, kese sahibi, bankası var, hazineleri ortalarda dolaşmaktadır!

Diğer taraftan, düğün merasimleri, sünnet çılgınlıkları, ölülerin yedinci, kırkıncı, elli ikinci günleri mideleri bulandırmaktadır!.. Hatta, bazı ölü evleri bulunmaktadır ki, ölü; henüz toprağa gömülmüş, gelen misafirlere, ziyaretçilere, ölü evinden davetler verilmekte, sofralar kurulmaktadır.

Be kardeşim!.. Ölü sahibi kişi, zaten sıkıntılı, üzüntülü ve üzgündür. Üzüntüsü ile, acısı ile mi uğraşsın, gelen misafirlere, izzette, ikramda mı bulunsun?. Aslında, bu tür yemekleri yememek lazımdır!..

Çünkü, sünnet olan ilke, ölü evlerine akrabaların, komşuların, dindaşların taziye günlerinde sofra getirmesidir. Bunu, Resulullah (sav)'in amcası oğlu, Cafer'in şehid olduğu günlerde görmekteyiz..

Netice olarak;

Gidişatımızı değiştirmemiz, hal ve yönlerimiz, tamamen fakirin, miskinin, öksüzün, sailin lehine olacak şekilde dizayn edilmelidir.

Yoksa, öylesi, " olmayanlara da ver Allah'ım!" duaları etkisiz ve tepkisiz kalmaya devam edecektir. Hem, dua yapanlar, amin diyenler kim oluyor ki; Allah'a emri vaki yapıyor, " Ver" demekle emir üstüne emir verilmektedir.

Onun içindir ki, İslam'ın, Müslümanların, süratle, acele tarafından sosyalleşmesi, tabana inmesi, kendilerinden aşağıda idame-i hayat edenleri görmeleri gerekir.

Sokaklarda, meydanlarda, caddelerde poşet toplayan garibanları, şehid yakınlarını, dulları, kimsesizleri toplayarak, onlarla beraber dualar edilmelidir.

Hem, zenginin zengini davet etmesi, duayı bırakın da, ikram bile olması mümkün değildir.  Çünkü, tok karınlı insan, yemekleri bile kerihle, istemeyerek, seçerek yer ve sonunda da, ağzını ekmekle silmeye çalışır.  Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık