ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ANNELER GÜNÜ VE SOKAKLARIMIZDA ZALİMCE ÖLDÜRÜLEN HANIMLAR

" Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi , ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti.

Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine " Öf!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle" ( İsrâ sûresi, âyet 23 ) " Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: " Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara ( öyle) rahmet et!" diyerek dua et" İsrâ sûresi, âyet 24) Malum olduğu üzere, 10 Mayıs 2015 günü "Anneler Günü"dür!.

Bu güzel günün, tüm annelerimize, kız kardeşlerimize, kızlarımıza ve tüm hanımlarımıza mübarek, kutlu ve mutlu olmasını diliyorum!.

Ama, ne hazindir ki, bu güzel dileklerimiz, ümidlerimiz havada kalacak, onu da rüzgar alıp götürecektir! Çünkü, asırlar asırlar oldu, Asr-ı saadet döneminden sonra, iş başına gelen Beni Ümeyye zihniyeti, yani Muaviye, Yezid ve arkadan gelen krallar tarafından hanımların hakları gasbedilerek günümüz dünyasına gelinceye kadar "kadın Hakları" " Annelerimizin kulluğu" " İnsani vasıfları" " Allah'a kul oluşları!" ellerinden alınarak, evlerine hapsedilmişler, camilere, cumalara, bayramlara, cenazelere gitmeleri bile yasaklanarak, evlerinin en karanlık odalarına hapsedilmişlerdir!.

Tarihi süreçde, Resulullah (sav)'in mübarek torunları Zeynep (ra) gibi hanım efendiler, iffetleri, ırzları, şahsiyetleri, kimlikleri yerlerde süründürülerek, insanlık tarihinin en büyük zulmünü icra etmişlerdir Evet, 10 Mayıs 2015'te " Anneler Günü"nü kutluyoruz!.

Hem de ne kutlamalar!.

Bir tarafta, cuma namazlarını kılmak için camilerden kovulan anneler, bayramlardan mahrum bırakılan anneler, en yakınının bile cenaze namazından uzaklaştırılan anneler! Sahi, bu nasıl kutlamadır?.

İsterseniz, ülke sokaklarına, evlerine, caddelerine, meydanlarına, mahkeme koridorlarına bir nazar ediniz!.

Eli silahlı, bıçaklı, sopalı hanzo kocalar! Karısını, çocuklarının annelerini öldürmek için pür dikkat köşe başında beklemektedir!.

Diğer taraftan; Cami kürsülerinde, minberlerinde, mihrablarında hoca efendilerin ballandıra ballandıra izah ettikleri annelerimizi aşağılayıcı, hor görücü, insanilikten bile çıkarıcı hadis ünvanlı uyduruk hadis patentli, yalanlar, mevzu hadisler!.

Hal böyle iken; Camii kürsülerinde hem bu yalan türü şeyleri anlatacaksın, hem de bu gün anneler günüdür, anneler günü kutlu ve mutlu olsun diye annelerimizin kullukları ile, şahsiyetleri ile dalga geçilecektir! " Nice konularda olduğu gibi, kadın konusunda da Kur'an'la uyuşmayan bir çok hadis uydurulmuş, Kur'an'a ters düşen görüşler din adına ortaya atılmış ve kadını aşağılayıcı uygulamalar din adına ortaya konulmuştur.

Kur'an'ın büyük bir devrimle kadın haklarını yerleştirmesi ve asr-ı saadetteki kadınların hemen her konuda erkeklerle aynı haklara sahip olması gibi prensibler zamanla yozlaştırıldığı ve aslî çizgisinden saptırıldığı halde, evet bütün bunlarla birlikte, Ortaçağdaki Batı'da ve tüm dünya ülkelerindeki uygulamalarla karşılaştırıldığında kadınlara en az haksızlık Müslüman toplumlarda ortaya çıkmıştır Buna rağmen, kadını aşağılayıcı mâhiyette olan sözleri, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş ve kadın haklarını toplumu yerleştirmede büyük gayretler sarfetmiş Hz Peygamber'in söylemiş olması asla mümkün değildir.

" (kuranihayat09blogcucom) Hangi Anneler Günü?.

Tabii ki, anneler gününü kutlamak için, öncelikle annelerimizin kimliklerini, şahsiyetlerini, Allah karşısında erkeklerle eşit şekilde kul olduklarının bilmemiz, tanımamız ve inanmamız gerekmektedir Yoksa, tüm İslam ülkelerinde emperyalizmin çizmesi altında inleyen, acı çeken anneler olduğu gibi, ülkemiz de, her gün, her an annelerimiz ölümle, kör bir kurşunla karşı karşıya olduklarını, bir kısım cahil, cühela insanlar tarafından yerlerde örselenmekte, süründürülmekte ve en sonunda bıkaçkalanarak veya zalim kurşunlarla öldürülmektedirler!.

Söyleyin bakalım bu mudur Anneler Günü? Anneler günü nasıl kutlanır biliyor musunuz?.

Şu ibret alınması gereken tarihi olay bizim toplumda da gerçek olduğu zaman anneler günü kutlanmalıdır! Yoksa!.

Yoksa!.

" Bir gün Hz Musa Allah-u Teala ile münacat ederken Hak Teala'dan cennetteki arkadaşını kendisine tanıtmasını istiyor Hak Teala şöyle hitap eder: " Senin cennetteki arkadaşın filan nahiyedeki gençtir.

" Hz Musa genci bulmak için oraya geldiğinde onun kasaplık yapan biri olduğunu görür Hz.

Musa onu takip etmeye başlar ki hangi amelle böyle büyük bir makamı elde ettiğini öğrenmiş olsun Akşama kadar bekler; fakat onun için önemli olan ve böyle bir makama onu layık kılacak bir ameli göremez Akşam olunca genç, iş yerini kapatıp eve gitmek istediğinde Hz.

Musa kendini tanıtmadan adamdan, o gece kendisini misafir etmesini ister Hz Musa bu vesileyle gece boyunca da gencin iyi amellerini takip etmeyi amaçlamaktadır.

Genç, Hz Musa'nın isteğini kabul edip onu evine götürür Hz.

Musa eve girdiğinde gencin her şeyden önce yemek yaptığını Daha sonra evde bulunan ve eli ayağı felç olan ihtiyar bir kadının yanına gelerek büyük bir sabır ve şefkatle yemeği ona yedirdiğini, sonra elbisesini değiştirdiğini, ihtiyaç gidermesine yardımcı olduğunu; sonra da özel yerine yatırdığını görür Hz.

Musa (as) o gece sabaha kadar gencin normal dini vazifeleri dışında fevkalade bir amel, ibadet, münacat falanını görmez.

Sabah olduğunda ise yine genç evden çıkmadan o kadının yemeğini yedirir ve diğer ihtiyaçlarını gidermede şefkatle ona yardımcı olur Vedalaşırken Hz Musa gence sorar: " Bu kadın kimdir ve sen ona yemek yedirirken, gözlerini gök yüzüne dikerek ne söylüyordu?" Genç şu cevabı verir: " Bu benim annem" der.

Ben ona yemek verdiğim zaman hakkımda şöyle dua ediyor: " Allah'ım bu hizmetlerin karşılığında oğlumu cennette Hz Musa'nın yanına arkadaş eyle" Hz.

Musa da gence annesinin duasının kabul olduğunu müjdeleyip Hak Teala'yla yaptığı münacatı kendisine anlatır" ( wwwnrnet/organne-ile) Hakikat, durum böyle iken, maalesef, etrafımızda uçuşmakta olan, dilden dile, elden ele dolaşan uydurma hadisler, annelerimizin insanlığını, kişiliğini, hanım efendi oluşlarını bitirmekte, bu günkü kaos ortamına sürüklemektedir!.

İsterseniz, hemen kısaca bu konuda bir iki tane uydurma hadis arzedip konumuzu devam ettirelim: " Kadınların cehennemde çoğunluğu teşkil ettiğini gördüm Aklı ve dini eksik olanlar arasında akıl sahibi erkeklere galebe çalan kadınlardan başkasını görmedim.

" " Kadınları göze çarpan mevkilere oturtmayın, yazıyı da öğretmeyin Dikiş öğretin ve Sûre-i Nûr'u da iyi öğretin" " Şayet ben, bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.

" " Eğer kocanın tepesinden ayağına kadar bütün bedeni irinler içinde kalıp hanımı o irinleri diliyle silerse, yine de ona karşı teşekkür etmek vazifesini edâ etmiş sayılmaz" Üzülerek ifade etmeliyim ki, hâlâ camilerimizde bu tür yalan, yanlış sözler hadis adı altında zavallı, okumamış, kültürsüz, Kur'an bilmez insanlara anlatılmaktadır!.

Bunları Resulullah'ın emri diye öğrenen, belleğine yerleştiren cahil koca, evine varınca ne yapmaktadır? Karısına, hanımına karşı böbürlenmekte, kendisinin ikinci (!) Allah'ı olduğunu söyleyerek, dövmekte, vurmakta, kırmakta daha olmadı kurşuna dizmektedir! Daha olmadı, silahı yok ise, eline geçirmiş olduğu bıçakla, nacakla hanım efendinin kanadını, kolunu keserek öldürmektedir!.

Şimdi soruyorum!.

Allah aşkına söyleyin, bağırın, çağırın, nara atınız! Bu şartlar altında, böylesi ortamlar var iken, sokaklar kan gölü iken, " Anneler Günü" kutlana bilir mi? Şu hadis-i şerifi birlikte teati edelim: " Abdullah b.

Mesûd (ra) anlatıyor: Peygamberimize Allah'ın en sevdiği amel hangisidir? diye sordum Peygamberimiz: - Vaktinde kılınan namaz, buyurdu.

- Sonra hangisi? dedim Peygamberimiz: - Anneye-babaya iyilik etmek, buyurdu Ben: - Sonra hangisi? dedim: Peygamberimiz: - Allah yolunda savaştır buyurdu.

" Netice olarak; ".

kadının erkeğe kayıtsız şartsız itaati, onun her alanda kendisinden üstün olduğunu bilmesi, iki adım gerisinden yürümesi, fitne çıkarmamak için mescitlere gitmemesi namazını evinin en ücrâ köşesi olan yatak odasında kılması, sesini erkeklere hiç bir şekilde duyurmaması, buna rağmen cehennemin çoğunluğunu kendi cinsinin oluşturacağına inanması, kemikleşmiş gelenek içinde kadına " takva" başlığı altında sunulmuş, toplumdan soyutlanıp evine kapanabildiği ve bunları uygulayabildiği ölçüde takvâda ileri gideceği düşüncesi yerleştirilmiştir Bu gün de, bu düşüncelerin hâkim olduğu kitle çoğunluktadır Kadınların kendilerine biçilen bu konumu kabul edip benimsemeleri, bu anlayışın " din" adı altında sunulmuş olması ve kadınların ilmî birikimlerinin az olmasından kaynaklanmıştır.

Çünkü Kur'an'da bu şekilde bir cinsin toplumda pasifize edilmesi söz konusu olmadığı gibi Rasûlullah (sas) döneminde de bu şekilde yaşanmıştır Hz Peygamberle istişâre eden, savaşlara katılan, şehid olan, mescidleri kullanıp Cuma ve vakit namazlarını ikame eden, ilim öğrenen ve öğreten, vahyî sorumluluklarını gerçekleştirmek için çaba sarfeden son derece aktif kadınların olduğunu biliyoruz.

Hz Aişe'nin bir ordu komutanı olarak savaşa katılması, muhâlefet lideri olması da önemli bir veridir Savaştaki tarafı konusunda eleştiri almış olsa da kadın olmasından dolayı herhangi bir tenkit ve itirazla karşılaşmamıştır.

Bu da bize ilk dönemlerde kadının toplumda sahip olduğu aktif rolü ve kadına bakış açısının bugünkünden ne kadar farklı olduğunu göstermektedir" (kuranihayat09blogcu.

com) Son olarak, şunu ifade etmeliyim: "Anneler Günü" nü kutlamak, hanımlarımız öldürülürken, vurulurken, dövülürken ezilirken, sömürülürken, insan oldukları unuttturulurken kutlana bilir mi? Ama, ben yine de şunları belirtmeliyim ki, her kim ki, Kur'ânî algılar içerisinde, sahih sünnet çerçevesinde kutluyorsa, bunu alkışlıyor, ben de " Anneler Günü"nün kutlu olmasını diliyorum.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık