ayyıldız vekaletle kurban kampanyası
ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

ATALAR DİNİNİ TERK ETMEK!..

" ( Yahudiler) Allah'ı bırakıp bilginlerini ( hahamlarını); ( hristiyanlar) da rahiplerini ve Meryem oğlu Mesîh'i ( İsa'yı) rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilâha kulluk etmeleri emrolundu. O'ndan başka tanrı yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır." ( Tevbe sûresi, âyet 31 )

Bilindiği üzere, Yahudilerin Mukaddes Kitaplarını taşıyan sandık bir kaç kez düşmanlarının eline geçmiş, Mukaddes Kitap saldırıya uğramış ve bizzat Hazreti Musa'ya verilen levhalar kaybolmuştur.

Yahudi din adamları hafızalarında kalan bazı âyetleri parça parça yazmışlardı. Babil esaretinde iyi bir yazıcı olan kâhin Ezrâ, şifahi ve kısmen yazılı olan rivayetleri bir araya toplayıp Yahudi mukaddes kitabını meydana çıkarmıştı.

Bu hizmetinden dolayı Ezrâ, İsrailoğullarının saygısını kazanmış, bu saygı zamanla o kadar aşırı bir noktaya varmış ki Yahudiler, Ezrâ'yı Allah'ın oğlu saymışlardır. Dolayısıyla, yukarıda arzedilen ayet; putlaştırılan, Allah'ın oğlu diye tavsif edilen Ezra'yı anlatmakta, bundan dolayı arkadan gelen ve gelecek Ezrâ'lara da  işaret etmektedir.

Hakikaten, üzülerek, teessüfle ifade etmeliyim ki, peygamberlere vahyedilen din, şeriat ve Allah'ın tüm emirleri, zaman içerisinde inkıta uğramış, " saf vahiy" " saf din" mecrasından saptırılarak, asıl tebliğci olan peygamberler gölgede bırakılmış, onların yerine Ezrâ'lar, Pavlus'lar, Efendi hazretleri, Veliler, pirler, şeyhler ikame edilmiştir.

Bu şirkten Yahudilik ve Hristiyanlık nasibini fevkalade bir şekilde almış olduğu gibi, ne yazık ki, yüce İslam'da gereğinden fazla olarak nasiplenmiş, asıl kurtarıcı Kur'an ve onun peygamberi unutturularak, onun yerine Emevilerden bu yana sahtelik, kandırma, iğrenç ve müfteri kurtarıcılar meydanı işgal etmiştir.  M. Pamak beyin ifade etmiş olduğu gibi;

" .. Kitap ehlinin alimlerini, rahiplerini ilah edinmeleri; onların din adına ortaya koydukları hususları sorgulamadan, vahye uygunluk denetimi yapmadan, en azından fıtratın sesine kulak vererek, ya da akletme kabiliyetini kullanarak üzerinde düşünmeden, doğru ve dinden kabul edip körü körüne taklit etmeleri sebebiyledir.

Bu gün İslam adına bir takım önderlerin, şeyhlerin, üstadların ürettiklerinin vahye uygunluk denetimi yapılmadan, sorgulanmadan, dinden kabul edilip taklit edilmesiyle benzeşen bir konumdur bu.

Dinlerini, kitaplarını tahrif ederek, Allah'tan başkalarını ilahlar, rabler edinerek şirke bulaşan kitap ehline Kur'an, menşelerinde var olan tevhide dönme, Allah'ı bırakıp da bazı insanları ilah edinme, onlara ibadet etme yanlışından " ortak kelime" olan tevhide rücu etme çağrısı yapmaktadır.

" ( Resulüm!" de ki: Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze geliniz: Allah'tan başkasına tapmayalım. O'na hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın ( rabler edinmesin).

Eğer onlar yine yüz çevirirlerse, işte o zaman: Şahit olun ki biz Müslümanlarız! deyiniz. " 137-1436 Tevbe 9/31- 136 Al-i İmran 3/6)

Yaklaşık olarak ehli kitapla benzer bir serüveni yaşayarak, önder, üstad ve şeyhlerinin ürettikleri bid'at ve hurafeleri vahiyle denetlenmeden, Kur'an'a uygunluğunu, Resulün sahih sünnetine mutabakatını araştırmadan, olduğu gibi bir daveti yapmalıyız.  Demeliyiz ki;

" Ey kendini İslam'a ve Kur'an'a nispet eden, iyi niyetli insanlar, gelin aramızdaki ortak kelime olan tevhid kelimesinde buluşalım, Allah'a hiçbir şeyi eş tutmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın ( rabler edinmesin)."

Kendini İslam'a nispet eden tüm iyi niyetli insanlarla " tevhid" ortak paydasında buluşmaya, Allah'ın ipine, Kur'an'a topluca  sarılmaya yönelmeli, ısrarla bu hususu gündemde tutmalıyız.

Çünkü hepimiz kurtaracak, karanlıklardan aydınlığa çıkaracak, izzet ve onur kazandıracak, kurtarıcı tevhid potasında mü'min kardeşler kılacak olan sadece bu yoldur. Yani Kur'an, tevhid ve Allah yoludur." ( http:///www.islamafaki.com)

Yani, bu vurgulu deyimlerden, ifadelerden şunları anlamalıyız: Müslümanlar; Allah'ın kitabına ne kadar sarılırlarsa, o kadar ortalarda dolaşan, kendini ilah yerine koyan sahtelerden, Ezra'lardan kurtulmuş olurlar.

Bu o hale gelmişiz ki, her gün yerden mantar biter gibi kendini insanlardan farklı gören " insan üstü" kişelerin hortladığına, bittiğine şahit olmaktayız.

Böylesi " insan üstü" kişiler, sırtına bir cübbe geçirerek, tepesine bir sarık sararak, tahtına oturmakta, kürsülerde allı- valalı bir eda ile, kendisini farklı, ayrı, ulaşılmaz bir halde göstermektedir.

Aynı kişinin, dizinin önünde yüz üstü yerlere kadar eğilmiş biçare insanlar da, ona taparcasına, ondan " imdat" " Medet" " Himmet" " kurtarma" " rabıta"" Vesile" " Şefaat" beklemektedirler.

Hal böyle iken, aziz İslam ve onun kutsal kitabı Kur'an; bu saçmalığı, bu yüzsüzlüğü, bu soytarılığı kabul eder mi? Hayır!.. Bin kere hayır!.. Bu tür, aşırılığı " Mişna"cılığı ne din kabul eder, ne Kur'an ve nede Peygamber!..

Netice olarak;

Günümüz Müslümanlarının, bu tür iğrençliklerden, insana tapınmalardan kurtulması için yapacakları, yapmaları gerekli olan tek şey bulunmaktadır.

Bol bol Kur'an okumak, okuduklarını anlamak ve yaşamaktır!..  Bu formüle edilmiş hususlara riayet ederlerse, hem dünyasını kurtaracak, hem ailesini, hem nesillerini ve hem yurdunu ve milletini kurtaracaktır!..

Kur'an'ı anladıktan sonra, ortaya suni pirler, şeyhler, Ezra'lar, Mişna'lar çıkmayacak, hiç bir kimse kimseyi sömürmeyecek, " Kurtarıcı" pozisyonuna bürünmeyecektir!..

Nitekim, elli yıldan bu yana görmüş olduk ki, Fetö terör örgütü lideri, bunca yıl ağladı, sızladı ve göz yaşı dökmüş oldu.. Neyi halletti, neleri başarmış oldu? Kos kocaman bir hiç!..

Kendisi yükseldikçe yükseldi, Pavlus oldu, Ezra oldu ve sonunda, kendi kabına sığmayarak, Allah'a, Peygamber'e ve devlete isyan etmiş oldu!.. 246  mazlum insanı şehit etti, binlerce insanı sakat ve mefluç eyledi. Yazıklar olsun!.. Allah; yüz bin kere onun belasını versin!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık