Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

AVRUPA'DA TÜRKİYE !..
    " Ötügen'den çıktım, Ahlat'a geldim,
       Aksiyondur, Avrupa'da Türkiye.
       Sakarya, Söğüt'ü, Anayurt bildim,
       Hedef oldu, Avrupa'da Türkiye!..
                            ......
       Anadolu, merkez üssü seçildi,
       Viyana'lar, yol yol oldu geçildi,
       Cihan düzenine, ömür biçildi,
       İstikrardır, Avrupa'da Türkiye!.."   ( 24.08.1996)
                            .....
    Aziz milletimiz; yeryüzünde yaşamış ve yaşamakta olan milletler arasında en hareketli, en cevval, en aksiyoner bir millettir.
    Dünyanın neresine giderseniz gidiniz, hangi ülkeye uğramış olursanız olunuz, vallahi!.. orada bizim insanımızla karşılaşmanız mümkündür!.. Onun içindir ki,
 
    Ötügen diyarından çıkarak, Ahlat'a, oradan da Söğüt mübarek beldesini yurt edindiğimizden bu yana, sürekli hareket, devamlı yürüyüş halindeyiz!..
 
    Bilhassa, yüce İslam ve onun kutsal kitabı Kur'an'a, aziz peygamberi Hz. Muhammed (sav)'e inandıktan ve kabul ettikten sonra, bu millet, uçmuş, yıldızlara ulaşmak için at sırtından inmemiştir!..
 
    Biliyor musunuz? Anadolu neresi, Viyana kapıları neresi?.. At sırtında, kimi zamanda yaya olarak, adını Hz. Muhammed'den alan bu aziz milletin çocukları; Selanik, Sofia, Zagrep, Belgrad, Nis, Budapeşte, Macar toprakları, Mohaç demeden, taa uzanmışlar, Avrupa ülkelerinin taa göbeğine!..
 
    Bu günde öyledir!.. Camii görevlisi olduğum için, insanların, nereden ve hangi illerden geldiklerini, örflerini, adetlerini, ananelerini, yaşayışlarını, şivelerini, Türkçenin zenginliğini, düğünlerini, kınalarını, ağlamalarını, oynamalarını, şen-şakrak oluşlarını bilmekteyim!.. İsterseniz, şiirimin kalan kısmı ile devam edelim:
 
       " İş yeri mabedle, yarış ediyor,
       Neslimiz, bayrağı almış gidiyor,
       Korkak, Ehl-i Salip, acep ne diyor?
       Şaha kalktı, Avrupa'da Türkiye!..
                              ......
       Elde kılıç yoktur, gönül gönüle,
       Yaşlanmış kilise, geliyor dile,
       Hocası, hacısı, ümmisi bile,
        Mefkûredir, Avrupa'da Türkiye!.."
                            .......
     Söğüt beldemiz, merkez üssü olduktan sonra; bu aziz , yağız millet, sürekli etrafa açılmaya başlamış, Osmanlı döneminde elde kılıç ile fetih fetih yürür iken, günümüz dünyasında, kılıcı bırakmış, gönül dünyasını bayraklaştırmış, sevgi, saygı, hoş görü çerçevesinde, dünyanın her yerinde mabedler, minareler yapmaya başlamış, kültür evleri kurmuştur!..
 
   Daha olmadı, ülkemizden, maaşları devletçe ödenen yüksek tahsilli imamlar, hocalar davet edilerek, gurbette yaşayan milyonlarca insana hizmet etmeye başlamıştır!.. Cuma namazları, hutbeler, vaazlar, tekbirler, tehliller ve tahmidlerle, Batı sokaklarını, varoşlarını çınlatmaktadır!..
 
       "Asırlardır, Kızılelma ünledik,
       Evlâd-ı Fatihan, diye inledik,
        Zulme geçit yoktur, Hakk'ı dinledik,
       Kara sevdam, Avrupa'da Türkiye!..
                            ....
       Avrupa birliği, korkumuz yoktur;
       Bana göre nimet, bulunmaz haktır,
       İslâm; apaçıktır, anlayan çoktur,
       Hoş görüdür, Avrupa'da Türkiye!.."
                                .....
    Tabii ki, bir kısım yobaz, gerici, mutaassıpların inadına, ülkemizin, Avrupa Birliğine dahil olmasından, girmesinden milletçe memnun olacağız!.. Suriye'nin baş belası Beşşar Esed'le, poşulu Barzani ve Talabani ile, Müslümanların helal, alın teri hac paralarını şehvette, fuhuşta harcayan Suudi yönetimi ile, birlik olacak değildik!..
    Çünkü, onlar, halen İslam'ı anlamış değiller, Kur'an'ın bir medeniyyet kitabı olduğunu fehmetmiş hiç değiller!..  İsterseniz, hacca veya umreye gittiğiniz zaman, Suudi caddelerini, sokaklarını geziniz!.. Ne göreceksiniz biliyor musunuz? Çin imalatı takkeler, Kore, Taivan, Tayland ürünü naylon çocuk oyuncakları!.. Onun içindir ki;
       " Hedefimiz büyük, geliyoruz biz,
         Vatandaş bilmiyor, rehbersiniz siz,
         Seni, beni yoktur; olsun hepimiz,
         Hayalim de, Avrupa'da Türkiye!..
                                ....
        Kös vursun bayrağı, çekin göndere,
       Yüce Rabbim!.. Alp-Ereni göndere,
        Batı'da son nokta, bakın kadere,
         Tevhid tevhid, Avrupa'da Türkiye!.."
                                  .....
    Günümüz dünyasında, beş milyonu geçkin Avrupa'da yetişmiş, nesillerinin çatır çatır Almanca, İngilizce, Fransızca, Hollandaca vb. dilleri konuştuğu bir Müslüman-Türk gençliği ve insanı yaşamaktadır!..
 
    Yeter ki!.. Türkiye Cumhuriyeti, bu potansiyeli nazari itibare alsın, yararlansın, istifade etsin!..  Bu gün Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslüman Türk insanı, bundan 40 sene önceki yaşayan, 50 sene önce kör-topal yaşayan insanlarımız değildir!..
 
    Yeter ki, devletimiz, ülkemiz bu değeri, güzelce değerlendirmiş olsun!.. Bunların sorunlarını sorun bilsin!.. Sıkıntılarına el atılsın!.. Gör o zaman bu insanlar neler yapacak, ne tür başarılara imza atacaktır!..
 
    Avrupa'da; neslimiz değişmiştir!.. Yığın yığın doktorumuz, avukatlarımız, adalet dağıtanlarımız, ekonomistlerimiz, her çeşit entelektüellerimiz fırtına gibi esmektedirler!.. Bunlar, bu insanlar, sadece kendi çabaları ile, hiç bir yardım, katkı almadan, destek görmeden yetişmiş durumdadırlar!.. Maşallahlar olsun!..
 
        " Aydınlık yarınlar, yeni ufuklar,
          Fecri kazip değil, mutlu şafaklar,
          Şüpheler, vehimler, olmaz fakatlar,
          Vatan oldu, Avrupa'da Türkistan!.." ( Ş. Özdemir)
                                    ....
    Netice olarak;
    Şiirimin son kıt'asında da arzetmiş olduğum gibi,  Avrupa'da, yalancı şafak içerisinde değil, fecri sadıkları yaşamak üzereyiz!..
 
    Maşallah!.. Her belde de, her meskun yerde kubbe kubbe camiiler hizmet vermektedir!.. Hoca efendiler, Başkanlığımız; fırtınalar estirmektedir!..
 
    Ümid ederim ki, hoca efendiler, İslam'la, Kur'an'la çağımızı buluşturacaklar; hikayeden, öyküden, akıl ve mantık dışı bir  Müslümanlık değil, her biri birer Ebu Hanife misali olacak, her biri birer Matüridi  olacak, akılla İslamı, mantıkla Kur'an'ı sentezleyip, ileriye, ileriye koşacaklardır!..
 
    Aksi halde, İslam'ı; çağımıza taşıyamazlarsa, bir kısım hilkat garibesi olan Cübbeli sakallısını, Fethullah hikayecisini rehber edinirlerse, vallahi!.. İşte, işimiz zorlaşacak, " bittik Ya Resulallah!" demekten başka sözümüz, imkanımız olmayacaktır!..
 
    O halde, ne duruyoruz!.. Muhterem hocalarım!.. Var mısınız, Kur'an'ı çağa hakim kılmaya, hadisleri güncelleyip, yeniden yorumlamaya?.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
 
                               ......
   
      
            

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık