Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

AZİZ SANÇAR HOCA HOŞ GELDİN

 BÜYÜK İLİM ADAMI VE NOBEL ÖDÜLÜ SAHİBİ AZİZ SANÇAR HOCAYA HOŞ GELDİN!.. DİYORUZ!.. 
 
    " Ey iman edenler! Size " Meclislerde yer açın" denilince yer açın " denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size " Kalkın" denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır." ( Mücâdele sûresi, âyet 11 )
 
    Âyeti kerime hakkında kısaca bir izahatta bulunalım:
    Âdâb-ı muaşeret yani görgü kurallarından birini öğreten bu âyete göre; mecliste yer açmak, gelenlere yer göstermek, yer vererek kalkmak  çeşitli maddi ve manevi faydalar sağlamaktadır.
 
    Çünkü iman ve ilimle tamamlanan ahlâk kurallarını yaşayanlar dünya ve ahirette yüksek makamlara ve derecelere erişirler!..
 
    Bu noktadan, bu mukaddimeden sonra, asıl mevzuya dönerek, 21 nci asrın göz bebeği olmuş, ülkemizin, devletimizin ve milletimizin medarı iftiharı haline gelmiş, son günlerde Nobel ödülünü almış bulunan sayın Aziz Sançar hocayı saygı ile, hürmetle selamlıyor, memleketine " Hoş Geldiniz" diyoruz!..
 
    Hakikaten, böyle bir ünvana sahip olmaya hasret kalmıştık!.. Asırlardan beri ufuklara bakıyor, güneşin doğuşunu, batışını izliyor ama bir türlü böyle bir ilim adamına rast gelmiyorduk!.. Çıkmıyordu bünyemizden!.. Dondurulmuştu ilim yolları ve dalları!..
 
    " İctihad kapısı kapalı" dır diye, içimizden çıkacak ilim ve alimlere yer vermiyorduk!.. Çünkü bir hayli yasaklar getirilmişti!.. Büyük atamız Fatih; bir çığır açmaya çalışmıştı, fende, matematikde, yabancı dilde, teknikte, teknolojide!..
 
    Halbu ki, ilmin gayesi Allah'ı birlemek ve tanımak olacaktı!.. Bu güzelliği ve özelliği fark edemedi bir kısım veya ekseri cüce beyinler!..
 
    İlmin çıkış yeri yüce Allah'tır. Her ne kadar ilim var ise, yüce Allah'ın bu kainatta koymuş olduğu kuralları ,kaideleri tesbitten ibarettir.  Örneğin, Tıp ve biyoloji, insan vücuduna, botanik, bitkilere; astronomi, semaya; psikoloji ve pedagoji, insan ruhuna koymuş olduğu harikülade ilimlerdir.  Tüm bunlar, Allah'ı tanımak, Allah'a ulaşmak, Allah'ı birlemek için birer vesile bilgilerdir!..
 
    İlim hakkında sevgili peygamberimiz (sav): " Alimlerin abide üstünlüğü, dolunay gecesindeki ayın yıldızlara üstünlüğü gibidir." " İlim öğrenmek her Müslümana farzdır." buyurmuştur.
 
    Hal ve durum böyle iken, maalesef, içimizdeki bir kısım beyinsizler, sığ ve kof düşünceliler, Mehdi, 12 nci imam bekleyenler, Mesih'in zuhurunu arzu edenler, Deccal çıktı çıkacak diyenler tarafından, ilmin kapısına kilit vurularak, kapıların kilitlenmesinden bu yana, içimizden, ne İbni Sina, ne Farabi, ne Harezmi, ne Battani, ne Cabir bin Hayyan vb. alimler, ilim adamları çıkmamıştır!..
 
    Bir dönem Hristiyan dünyası ilim adamlarının başlarını keserken, İslam alemi uçuyor, yere, göğe sığmıyor, dünyanın fethine, kainatın bilinmesine çalışılıyordu.  Ama,
 
   Öyle bir dönem gelmiş oldu ki, Abbasiler, Selçuklular, kos koca Osmanlı imparatorluğu; eski Avrupa'ya özenerek, ilim, alim, mütefekkir, düşünce erbabı, fizikçi, kimyacı, botanikçi, matematikçi, askeri deha, uzaycı bilgin adamı çıkaramaz olduk!..
 
    Bunun yerine, şeyhlik, keramet, üstadlık, gavslık, kutupluk, gökte uçmalar, sineklerle, böceklerle yarış yapmalar başladı!.. Elli yıl, Fethullah Gülen; sel-sümük ağlayarak, en sonunda milletimiz içerisinde , üstadcılık (!) adına fitne, nifak, devlet kurumları arasında düzensizliği hakim kılmış oldu!..
 
    Binaenaleyh, İstanbul'un fethi hengamesinde, Akşemseddin; ilim adına, maneviyat namına Fatih Sultan'a yol gösteriyor, moral veriyor, fethin, mutlaka müyesser olacağını müjdeliyordu.
 
    İlim adamı, alim; toplum katmanlarının tamamını bir tutmalı, ayırımcı, ayırıcı bir takım teşebbüsten uzak kalarak, 78 milyonu kardeş bilmelidir. İster nurlu olsun, ister nursuz olsun, ister ehli tarik, ister kerametçi olsun eksikleri var ise, ilim düşmanlığı yapıyorsa, onları eğitmeli, öğretmeli ve aydınlatmalıdır. Çünkü;
 
   Gidişat, hayra alamet değildir!.. Şalvar giymeyi, yakasız gömlek giymeyi, sakal uzatmayı, cübbe ile sokaklarda gezmeyi farzın farzı kabul eden zihniyet sahibi insanlar hızla çoğalmaktadır!.. Böylesi, kafalar arasından, ilim, bilim ve alimlerin zuhuru çok çok müşküldür!..
 
    Netice olarak;
    Aziz Sançar hocaya yeniden merhaba diyor, kendisini, almış olduğu Nobel ödülünden dolayı takdir, tebrik ediyor, daha nice nice böylesi ödülleri almaya hak kazanmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum!..
 
    Bir kısım hödükler, Aziz  Sanar hocayı bir yere, bir köşeye sıkıştırıp: " Aman, sen etme, tutma, falancı, filancı olduğunu, kökeninin şu olduğunu söyle" diye baskı ve cebir yaptılar!..
 
    Ama, sayın Aziz Sançar hoca, mert, ciddi, tarafsız bir ilim ve alim olduğundan dolayı, gelmiş olduğu toprakları, vatanını, ana yurdunu unutmayarak, " TÜRKİYE CUMHURİYETİ" ifadesini dobra dobra söylemiştir!..
 
    İşte, bu sebeple, kendisini alkışlıyor, hançeremiz yırtılırcasına , " Hoş geldin" " Mübarek olsun"  diye kendisini kutluyor, tes'id ediyor, almış olduğu ödülün vatanına, milletine, devletine hayırlı olmasını temenni ediyorum.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık