Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BAĞNAZLIK ÖLDÜRÜCÜ HASTALIKTIR

    " Şüphesiz Allah'a göre İsa örneği, kendisini topraktan yaratıp sonra ol demesiyle olmuş olan Âdem örneği gibidir. Gerçek Rabbindendir, o halde şüphelenenlerden olma. Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa de ki: ' Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.' Şüphesiz bu anlatılanlar gerçek olaylardır. Allah'tan başka tanrı yoktur. Şüphesiz Allah güçlüdür, hâkimdir. Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah bozguncuları bilir." ( Âl-i İmrân sûresi, âyet 59 )
 
    Konumuz ilginçtir!.. Önemlidir ve ciddidir!.. Çünkü,  insanlık; asırlardan bu yana bağnazlığın zararını görmüş, yaşamış ve bizzat yaşamaya devam etmektedir!.. Bağnazlık, öldürücü bir hastalık olmasından ötürü, her ümmet bunun zararını çekmiştir!..
 
    Nedir bağnazlık?
 
    " Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan  başka bir düşünceyi ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik."  veya,
 
    " Bağnaz kimse, bağnaz protestan, bağnazlaşma, bağnazlaşmak, bağnazlaştırılmak demektir." Diğer bir ifade ile,  " Alışılan veya dayanabilen dereceden çok daha fazla, bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan önem veren, müfrit."  
 
    Bu noktadan hareketle, şunları demek istiyorum: Bağnaz; Hristiyan aleminin içerisinde bulunduğu, İsa'yı bilmemek, İncil'den nasiplenmemek bunun göstergesidir. Ama, Hristiyan toplumlarının geneli, Hz. İsa'yı sever, sayar görünmektedir. Ama nasıl?
 
     Başka, inanışlara, inançlara, kitaplara, resullere hayat hakkı tanımamacasına, kabul etmemecesine inanmaktır!.. Lakin, içeriği bom boş, İsa adına, İncil namına bir manevi kutsalın toplum bünyesinde yeşermemesi, ondan bir iz taşımamacasına bağlı olmaktır!.. Örneğin;
 
    " Hz. Muhammed'e Ruhu'l-Kudüs/Cebrail vahiy getirdiği, onu desteklediği ve vahiy konusunda güvenilir olduğundan Ruhu'l-Emin olarak da adlandırıldığı halde aklı başında ve dini bütün bir kimse buna bakarak Hz. Muhammed için "  Allah'ın oğlu' veya ' Rab' dememiştir.
 
    Ama nedense Hristiyanlar, İncillerin anlatımındaki sembolizm, abartma, yanlış çeviri ve başta Pavlus olmak üzere din  adamlarının Hristiyanlığı seküleştirerek putperest Roma yönetimi ile uzlaştırma ve belirsizlikler yumağına dönüştürme çabaları gibi faktörlerin yanında;
 
    Bu kelimelerin kullanılışından hareket ederek Hz. İsa'yı yücelttikçe yüceltmekte, onu Rab, Allah, İnsan Allah, anlamında " İnsan-Oğul" diye nitelemekte, öldükten sonra dirilterek göğe çıkarmakta, Yüce Kudret diye anmakta , Allah'ın sağ yanına oturtmakta;
 
    Allah'ın ona hulul ettiğini/ona dönüştüğünü söylemekte, Allah adına kullar arasında hakemlik yaptırmakta ve insanları günahlarından kurtarmak, bağlılarına dünya egemenliğini sağlamak ve dünya cennetini kurmak için kıyametten önce Mesih olarak tekrar geleceğini..." ( Hz. İsa ve Mesih inancı, İ.Sarmış, say. 196-197)
 
     Sanırım, bu alıntımız bizim haklılığımızı, görüşlerimizi teyid etmektedir!.. Evet, bağnazlıktan, fanatizmden, ifrat ve tefritten, hem Hristiyan toplumlar mağdur olmakta , hem de ümmeti Muhammed sefil, rezil ve perişan olarak yerlerde sürünmektedir.
 
    Hristiyan toplumlar, Hz. İsa'yı diri zanneder, Allah'ın sağ tarafında oturturken, İslam kitleleleri de bundan aşağı kalacak değildi!.. Onlarda, Hz. Muhammed (sav)'i; olmadık sıfatlarla, Kur'an'ın ve aklın ötesindeki tasvirlerle anlamaya, anmaya başlamışlar ve halende aynı çirkinlik bitmemecesine devam etmektedir.
 
    Hatta, bırakın Resulullah (sav)'i, olmadık isimlerle, sıfatlarla yüceltmeyi, onun amcasının oğlu, damadı, Hz. Fatima'nın kocası Hz. Ali'yi bile ilahlaştırmışlar, hatta peygamberliğin Hz. Muhammed'e yanlışlıkla geldiğini dillendirmişlerdir..  İsterseniz, tarihi bir misal verelim:
 
    " Hz. Muhammed için kimse böyle dememiştir ama Bektaşi kimi kişiler bunun da ötesine giderek Hz. Ali için daha beterini söylemektedir. Örneğin;
 
    " Hatayi' mahlasıyla şiir yazan ve Çaldıran savaşında Yavuz Sultan Selim'le savaşarak yenilen Şah İsmail Şöyle der:
 
    " La feta illa Ali şanında olmuştur nüzul- Hadd içinde sikke vü dinarsın sen ya Ali- Evvelü Âhir de sensin Zahirü Batın da sen- Aklı Evvel'den hüveyda/varolan yarsın sen ya Ali" .. sözleriyle Ali'nin uluhiyetini seslendirirken, şu mısralarla da Allah'ın onun bedeninde cesetlendiğini/enkernasyonu anlatır:
 
    " Yer yoğ iken gök yoğ iken ta ezelden var idin- Gevherin yek danesinden ilerü perkar idim-Gevheri âb eyledim tuttu cihanı ser be-ser-İnsü cinni Arşü Kürsi yaratan Settar idim- Girdim Adem donuna/bedenine sırrımı kimse bilmedi-Menü beytullah içinde ta ezelden var idin."
 
    Ve hem Pir Sultan Abdal, " Gafil kaldır şu gönlümden gümanı/şüpheyi-Bu mülkün sahibi Ali değil mi- Yaratmıştır onsekiz bin alemi-Rızıkları veren Ali değil mi?" ( a. g. e. İ. Sarmış, say. 197)
 
    Hakikaten, tam bağnazlığın, ifratın ortamı kasıp kavurduğu, mahvı rezil ettiği satırlarla, sözlerle karşı karşıyayız. Hz. Ali (ra); ehl-i beytten, peygamberin damadı, bilgin insan, hikmet sahibi bir kişiliğe sahipti.
 
     Ama, işin ahlaksızlığına bakınız ki, onu tıpkı Hristiyanların İsa'yı tanrılaştırdığı, ölmediğini iddia etmeleri gibi, bizim içimizde yaşamış, adına Müslüman denilmiş gafiller, fanatikler, bağnazlarda Hz. Ali (ra)'ı, ilahlaştırmış, bam başka hüviyetlere sokarak, mezhebi hastalıklarına kurban etmişlerdir!..
 
    Oysa, aziz Kur'an'a yöneldiğimiz vakit, bu anlatımların hiç birini göremezsiniz, duyamazsınız, rast gelemezsiniz!.. Ayıptır, çirkinliktir, veya edepsizliktir tüm bu yapılanlar!.. Daha doğrusu, Allah'ı inkardır!..
 
     Bir insan, bir kitle, bir cemaat, bir grup, bir mezhep taraftarı, bağnazlık hastalığına yakalanmış olursa, bu tür saçmalıkları onlarda görmek, duymak ve dinlemek mümkündür!..
 
 Hristiyan alemi, İsa'yı ilahlaştırırken bir gaye uğruna tanrılaştırmışlardır!.. Dünyanın nimetlerini rahatça kullanan, yiyen, içen, konforun içerisinde yüzen bir insanlık!.. Ya Müslümanlar?
 
    Müslüman kitleler de; mezhepleri, tarikatları, cemaatleri, bağlı bulundukları grupları adına birbirlerini katletmek, öldürmek ve toplu toplu imha hareketlerine tevessül ve teşebbüs etmektir!..
 
     Evet, bağnazlık hastalıktır!.. Çirkinliktir!.. Doğruyu, hakkı, hakikati kabul etmemektir!.. Bağnazın, bir tek anlamış olduğu bildiği, inandığı bir husus bulunmaktadır!.. Allah'ı, Peygamberi, Kur'an'ı değil, müntesibi bulunduğu inanç manzumesini ilahlaştırmaktır!..
 
    Netice olarak;
 
    Aziz milletimiz ve ümmeti Muhammed; ne hazindir ki, Kur'an'ı anlayamamış, anlamak istememiş, bunun ötesinde kendi uydurdukları şeylere inanarak, taparak yaşamaya devam etmektedirler!..
 
    Yıllar önce, Mescid-i Nebevi'nin içerisinde, yaşlı bir hacının, A. Geylani tarikatının müntesibi kişinin, Abdülkadir Geylani diye heyecanlanmasını unutmamaktayım!.. Tıpkı bunun gibi,
 
    Bektaşi kesimleri, Hz. Ali'nin beşeriliğini bilmeyen, bilmek istemeyen zümreler, ordan, burdan devşirerek İslam'a sokmuş oldukları, batıl, sapık unsurları, Hz. Ali (ra)'ın; hiç kabul etmiyeceği şeyleri ona isnad etmişlerdir!..
 
    Dolayısıyla, ümmetin, milletimizin hoş görüye, sevgiye, Kur'an'a tabi olmaya ihtiyacı bulunmaktadır.. Aziz milletimiz, bağnazlıktan çok çekmiştir!.. Kardeş, kardeşi vurmuş, sağcılık, solculuk yanlışı ile nice civanlar kara toprağın kara bağrına düşmüştür!.. Hani, nerede şimdilerde, sağ ve solculuk?
 
    İfrat ve tefrit, fanatizm, bağnazlık, bize pahalıya mal olmuştur!.. Yani, milletimizi bölmüş, bölmeye de devam etmektedir!.. Her gün, her an, yerde mantar biter gibi, grup, örgüt, teşkilat bitmektedir!.. Tamamına baktığımız zaman, hiç birinin gayesi, Kur'anî değildir!..
 
    Söz konusu cemaatçikler, klikler, hizipler, ekoller peygamberi bir sıfata sahip değillerdir!.. Kimisi işıdci, kimisi hizbullahcı, kimisi Pkk. Pyd, tarikat, fetö vb. daha neler, neler!.. Bütün bunların çıkış yeri, bağnazlıktır!.. Rabbim!.. Ümmet ve milletimizi bağnazlık hastalığından muhafaza buyursun!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
 
     
 
   
 
   
 
    


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık