ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BATI DA VE BİZ DE ÇEVRECİLİK!..
     " Allah'ın, göklerde ve yerdeki ( nice varlık ve imkânları) sizin emrinize verdiğini, nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini görmediniz mi? Yine de , insanlar içinde, - bilgisi, rehberi ve aydınlatıcı bir kitabı yokken - Allah hakkında tartışan kimseler vardır." ( Lokman sûresi, âyet 20)
 
    Bu günkü konum, çokda temas etmediğim, hakkında çok nadir yazmış olduğum çevre, çevrecilik, çevre bilinci, çevreye karşı görevimiz nedir, ne olmalıdır? hususudur!..
    Maalesef, İslam milletleri, diyarları ve ülkeleri bu konuda sınıfta kalmış, vurdum duymazlığı, ilgisizliği, biçareliği daha doğrusu zavallılığı yaşayan bir buçuk milyarlık bir kitledir.
    Uzun zamandan beri Batı ülkesinde yaşayan biri olarak, daima kendimi, kendi milletimi onların çevreye karşı tutumları karşısında suçlu, günahkâr görmüş bir Müslümanım!.
    Örnek verecek olursam, tatilde bulunduğum kendi İlçem Afşin'i verebilirim!.. Politik yaklaşımları bir taraf ederek konuşmak, yazmak durumundayım.
    Bir kere, ana yol kenarlarından tutunda mahalle arasındaki tali yollara varıncaya kadar, bakımsızlık, yol kenarlarında tepe tepe yükselmiş bulunan çakır dikenleri, otlar,çöpler, kesilmemiş, kesilmeyi bekleyen yabani otlar düşünen, gören bizleri tiksindirmektedir!..
    Oysa, en güzel yatırım çevreye yapılmalı, zengin insan kaynaklarımız,  işçi potansiyelimiz buralara kanalize edilsede, modern kesici, yok edici aletlerle çevre yeşillendirilmesi, çevre temizliği yapılmış olsaydı daha muvafık, daha güzel olmaz mıydı?
    İşte, Batı ülkelerinde bu tür çirkinlikleri, insan ruhunu tırmalayan, göze kötü hitap eden şeyleri görmek mümkün değildir. Çünkü, Batı ülkelerinde, herkes, her fert gönüllü işçidir, elemandır, görevlidir. Hollandacası " vrijwiillig" " gönüllü işçi" olarak bilinmektedir.
    Ya bizde?
    Bizde, camii etraflarında oturma, zaman geçirme, tesbih çevirme veya kahvelerde taş dizme, çay ocaklarında havadan sudan konuşmalar olan Geyik muhabbetleri  yapılmaktadır!..
    Batı ülkelerinde, sigara izmaritini atacak yer bulamazken, köşe-bucak çöp sepeti ararken, bizde, dere kenarları, ark içleri, köşe-bucak yerlerde yığın yığın şişe atıkları, çöp yığınları tepe-dağ misali manzara arzetmektedir!.. Hatta, diye bilirim ki, camilemizin halılarının, tüm sergilerinin kirli oluşları bile içler acısıdır. Çünkü, her secdeye varan kişiler bunu  rahatlıkla müşahade edebilirler!..
    Batı toplumları ve insanları, çevreyi, çevreyi sevmeyi, korumayı, bakımını,  imarını severek, isteyerek, gönülden yapmaktadır. Her Batılı insan, evinin yakınında bulunan çocuk parkının düzenlemesini, çimlendirilmesini, çiçeklendirilmesini, orada çocukların oyun oynaması için kurulmuş materyallerin, oyun araç ve gereçlerinin korunmasını, tamirini isteyerek yaparlar!..
    İslam'ın Peygamberi de, çevreye, çevre bilincine büyük önem vermiş, Batılı insan; duş yapmanın, gusül boy abdestinin ne olduğunu bilmez iken, Kur'an'ın müslümanları dünyaya meydan okuyacak şekilde bu konuda ilerleme kaydetmişti. Niçin?
    "Allah- insanlar yeryüzünde yaşadıkça- beşeriyete, göklerde ve yerde, karada ve denizde bulunan her şeyi müsahhar kılmıştır. Bulut, onların emrine âmâdedir... Deniz ve nehirlerden toplanan buhar halindeki suyu taşır; sonra da onu koruduktan sonra arzı yeniden yeşerten; öldükten sonra yeniden dirilten yağmur halinde yağdırır ve yer yüzünde,  kullarına rızık olarak, her çeşit meyve ve bitkileri bitirir.
    Denizler ve nehirler beşerin emrine müsahhardır... Bunlardan bulutlar meydana gelir ve sularından bitkiler, insanlar ve hayvanlar hayat bulur. Üzerlerinde gemiler yüzer ve insanları başka vasıtalarla ulaşamıyacakları ülkelere taşırlar. Derinliklerinde başka mahlûklar yaşar.
    Onlardan da insanlar yiyecek ve zinet eşyaları temin ederler.  Ay ve güneş insanlığın emrindedir, kâinata ışık ve ısı saçarlar. Işık ve ısı da hayatın zarûri ihtiyaçlarındandır.
    Kâinatta, büyük, küçük, malum, meçhul ne varsa hepsi beşerin hizmetine verilmiştir. Kâinatın sırlarını öğrenmek, ona hükmetmek, ellerinden geldiği kadar enerji kaynaklarını elde etmek insanların hakkııdır. " ( İs. Mal ve idare, A. K. Udeh, Terc. D. Kayapınar, sayfa 12-13)
    Bu noktadan hareketle şunu demek istiyorum: Her Müslüman kişi çevreci, çevreyi koruyan, temiz tutan, kirletmeyen ferd olmalıdır. Evinin önünü, camisini, mescidini, sokaklarını, meydanlarını canı gibi korumalıdır.
    Nasıl ki, Beytullah'ın etrafını koruyor isek, otunu, yeşilini, bitkisini, canlı varlıklarını koruyor isek, üzerinde yaşamış olduğumuz vatan parçasınında doğal zenginliklerini gözümüz gibi muhafaza etmeliyiz!..
    Netice olarak;
    Müslüman Türk insanı; Batı insanlarını dün olduğu gibi bu günde gerilerde bırakarak, kâinata öncülük yapmalı, örnek olmalı, Kur'an ve Resul (sav)'in emirlerini harfiyyen uygulamalıdır.
    Belediyelerimiz, çevrecilik mevzuunda, bir, iki, üç işçi çalıştıracaklarına, tüm ağırlığı çevreye vererek, şehrin etrafına, mühim, önemli yerlerinde, göze hitap mıntıkalara daha bir ihtimam gösterilmelidir.
    Yukarı satırlarda, İlçemiz Afşin'dan örnekleme yapmış olduğum gibi, yine Afşin'n yollarının berbat, toz, duman, kirli oluşundan bahsetmem lüzümlu ve gereklidir.
    Su kanallarının çürümüş, eskimiş oluşu sebebiyle her taraf delik deşik olmuş vaziyettedir. Sanırım, aynı rahatsızlık, bir kaç sene sonra doğalgaz boruları için deşilecek, hali hazır açıkta bulunan elektrik tellerinin yer altına alınması içinde yeniden yollar, caddeler, meydanlar delik, deşik edilecektir.
    Bilhassa, her insanımız, birer çevreci olmalı, gönüllü olarak, Allah rızası için kolları sıvamalı, hiç bir karşılık beklemeden, şehir hizmetlerine gönüllü katılmalı, camii temizliklerini gönül inşirahı içesinde, severek, saygı duyarak yapmalı, sevabını Allah'tan beklemelidir!..
    Rabbimiz! Bizlere, çevre bilinci nasip eylesin!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık