Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BEN, GERÇEK MEHDİYİM

" Yine O'nun delillerindendir ki, size korku ve ümit vermek üzere şimşeği gösteriyor, gökten su indirip ölümünün ardından arzı onunla diriltiyor.

Doğrusu bunda, aklını kullanan bir kavim için ( alınacak) dersler vardır" ( Rûm sûresi, âyet 24 ) Hakikaten, günlük hayatta, Tvlarda, basında, yayında, internette ve tüm iletişim araç-gereçlerinde ve sokaklarımızda, bir Mehdi ile, bir İsa ile, bir Mesih'le karşılaşmak mümkün olmaktadır.

Bunlardan kimisi aklını yemiş, kimisi istismarcı, kimisi bu milleti aptal yerine koyan sapıklardır Bu tür manyaklar, önce hesabını, kitabını, geleceğini, getireceğini, götüreceğini hesap ederek, böylesi zor, çetrefilli bir işe girişmektedir İsterseniz, açın Tv.

larınızı, göreceksiniz ki, sahte Mehdi'lerden Adnan hoca lakaplı kedicik babası, kediciklerle oturup kalkan, gülen oynayan, onlarla aşna, fişna cıvıldaşan kişi (!) Mehdicilik oyununun başını çekmektedir Hemen arkasından İskender baba sahneye fırlamaktadır O da Tv.

larına kurulmuş, akşam-sabah Mehdi rolünü oynamakta, insanları ve tüm insanlığı nasıl hidayete kavuşturacağını anlatmaktadır Eski siyasetçi ve Müftülerden Hasan Mezarcı beyde öyledir Üsküdar gibi, ülkemizin popülar bir yerleşim biriminde Müftülük yaptı ama, Müftülük onu tatmin etmedi.

Politikaya soyundu, orada da aradığını bulamadı En sonunda İsa-Mesih-Mehdi olarak Batı'ya kaçmak zorunda kaldı Sakalını boyatmasıyla, giymiş olduğu nalinlerle, sırtındaki cübbesiyle , elindeki bastonla İsa rolünü oynamak istedi ama, bu yeni rolünden de aradığını bulamadı.

Çünkü, insanlar ve tüm insanlık uyanmış, kimin, kim olduğunun farkına varılmış durumdadır Tabii ki, bu düzmece Mehdilik sona ermeyecek, bu yanlış din algısı, şeyhlik, keramet satma, müridanlık devam ettiği müddetçe, daha çok çok Mehdiler zuhur edecek, sokaklarda bağıracak, nara atacak, cennet yolunu göstermeye devam edeceklerdir!.

Maalesef, en son; " Bursa'nın merkez Yıldırım İlçesi'nde " Ben Mehdi'yim" diyerek evinin penceresinden pompalı tüfekle çevreye ateş açan motor tamircisi 40 yaşındaki İrfan Gökdemir, 3 polisi yaraladı Zaman zaman ateş açmaya devam eden Gökdemir'in etkisiz hale getirilmesi için polis geniş güvenlik önlemi aldı, bölgeye özel harekat timleri çağrıldı.

Olay, bu gün saat 1000 sıralarında merkez Yıldırım İlçesi Mucur Sokak'ta meydana geldi İrfan Gökdemir, 3 katlı evinin parmaklıklar bulunan giriş katının penceresinden pompalı tüfekle rast gele ateş açmaya başlayınca komşuları durumu polise bildirdi.

Bunalımda olduğu belirtilen Gökdemir, gelen polis ekibine doğru da ateş açtı Bu ateş sırasında yaralanan olmazken, saldırgan gazetecilerin evinin önüne gelmesini istedi Pencereye yaklaşan gazetecilere, " Ben Mehdi'yim.

21 Aralık günlerin uzadığı gün, Mehdiliğimi ilan ediyorum Gittim dedemin köklerini buldum Horasan'da İki çocuk yetiştirdim onlar da göreve talip " dedi.

Polisin gazetecileri uzaklaştırması üzerine Gökdemir yeniden pompalı tüfekle ateşe başladı Saçmaların isabet ettiği ekip otosundaki Önleyici Hizmetler Şubesi'ndeki görevli iki polis memuru cam kırıklarından yaralandı Tekrar açılan ateşde de bir polis memuru bacağına isabet eden saçmayla yaralandı.

Hastaneye kaldırılan yaralı 3 polisin sağlık durumlarının ağır olmadığı bildirildi" ( wwwdha.

com) Bana göre bu sapığın, böylesi bir serserinin hiç bir vebali, günahı, mes'uliyeti bulunmamaktadır Çünkü, bir bu değil, her tarafta, her İl'imizde, her İlçemiz de bu tür tozutmuşlara, kafayı yemişlere rast gelmek mümkündür.

Şirazeden çıkmış, istikametini kaybetmiş, gündemde bulunmak, görünmek için, meşhur olmak adına, bir kısım mürşidizm sektörü kerametle besledikleri, ileriye yönelik umut verdikleri bu insanlara kötülük yapmaktadırlar Öncelikle, böylesi insanlar ele geçiriliyor, himmet, istimdat, kurtarıcı kanatları altına alındıktan sonra da, " şu aya kadar keramet göreceksin, uçacaksın, göçeceksin, sularda yürüyeceksin, ateşi eline alacaksın, kendi kendini şişleyeceksin ve ölmeyeceksin" gibi, tembihlerle, bahsi geçen İrfan Gökdemir gibi, insanlar harıl harıl tesbih çeviriyor, bazan kendini yokluyor, uçacak, kaçacak zaman geldiği noktada da, hemen hünerini göstermeye başlıyor Ya Mehdi'liğini, ya İsa'lığını veya Mesih'liğini ilan ederek, göklere doğru kanat çırptığını hissederek, akıl dışı, mantık dışı haltlar yemeye başlıyorlar.

Bazan, görüyorsunuz ki, sokaklarda, meydanlarda, caddelerde " Ya Hayy" diye nara atarlar, " veya, " Din elden gidiyor" diye toplumu infiale çağırmaktadırlar Tüm bu saçmalıklar, rezillikler niçin olmaktadır biliyor musunuz? İnsanları Kur'an'dan uzaklaştırırsanız, netice de böyle olacağı muhtemeldir.

Bunların ellerinde dolaşan kitaplar, keramet kitaplarıdır Keramet nasıl gösterilir? Göğe nasıl çıkılır? İsa'nın yanına nasıl ulaşılır? hikayelerini anlatan, Kara Davut, İrşad, Dürretül Vaizin, vb menkıbe, keramet, mev'ize, seyr-i süluk kitaplarıdır.

Netice olarak; Toplumumuzun önünde bulunan insanlar, menakıp dolu anlatımlardan uzaklaşmadıkça, keramet nasıl gösterilir? düşüncesini bırakmadıkça, İrfan Gökdemir isimli tozutmuşlar, üşütmüşler, ne ilk olacak, ne de son olacaktır! Bu, hasta bünyeli insanları ıslah etmenin çözüm yolu nedir biliyor musunuz? Keramet göstermenin marifet olmadığını, bunu Allah'ın bizden istemediğini, bizden istediği ise, kulluk görevlerini bihakkın, noksansız yapmayı istediğini beyinlere şırınga etmektir.

Aksi halde, bu tür soytarılıklar, üşütmeler, tozutmalar aynen, dur durak bilmeden devam edecektir! Kimileri ateş de yürümeye çalışacak, kimileri, İbrahim Resul gibi kızını, oğlunu kurban etmeye niyetlenecek , kimileri de, mes'eleyi daha ileri boyutlara taşıyıp, ırz, namus mefhumlarının kalktığını, her şeyin ortak olduğu düşüncesini öne sürecek kadar Hasan Sabbah olacaklar, Komünizmin komünternliğini, sosyalizmin müfritliğini yaşamaya başlayacaklardır.

Rabbimiz!.

Milletimize, bilgi, Kur'ânî uyanış lütfetsin! Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık