Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BİR ALİMİN ARDINDAN!..
    " Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz." ( Enbiyâ sûresi, âyet 35 )

    Bu yazımla, Profesör Dr. Yaşar Nuri Öztürk hocayı anlatacağım!.. 24.06.206 günü naaşı kaldırılacaktır!.. Makamı cennet, kabri nur, sevenlerinin ve ailesinin başı sağ olsun!..

    Hoca efendinin, aşağı-yukarı tüm eserlerini okudum sayılır.. Merhumun, hayatını irdeleyecek olursak, takipçilerinin  yanı sıra, alkışlayanlarının çok olmasına rağmen, bir o kadarda sevmeyenleri,  çok çok hakaret içeren konuşanların olduğunu biliyoruz!..

    Sanırım, hoca efendinin bırakmış olduğu boşluğu doldurmak, onun gibi dobra dobra konuşanı, araştıranı, ilim ve fikir, felsefe adamını veya Kur'an adamını bulmak zor olacaktır!..

    Sekiz ay falan Hannover'de görev yapmıştım. Tarsus'lu dostum Halil Çolak hacı efendi ile sohbet ederken, Yaşar hocanın Hannover'de konferans vermek üzere geleceğini duydum. Ve sevindim.. Konferansın saatini, adresini öğrenerek, aynı hacı efendi ile verilen adrese yöneldim.

    Konferanstan önce, salon yakınlarında hoca efendiyi buldum. Proğrama bir iki saat zaman olduğundan dolayı, birlikte uzun bir sohbetim oldu!..

    Söz arasında, hoca efendiye takılmadan edemedim!.. " Sayın Yaşar hoca!.. Politika ile ne işin vardı? Niçin parti kurarak , dini, sosyoloji, tarihi, felsefi çalışmalarını ınkıta uğrattın?" dedim.

     Baktım, hocanın rengi değişti, sanki bozulur, morali şekil değiştirir gibi oldu!.. " Yahu; Şerafettin hoca!.. Gözünü seveyim, gel bu mevzuyu kapatalım!" dedi.

    Çünkü, Yaşar hoca değil, bu günkü şartlar muvacehesinde, bir ilim adamının, bir Yaşar Nuri hocanın politik çalışmalar yapması yadırganacaktır, tasvib edilmeyecektir  ve sonuçta da, politik arenada tu-kaka edilecek bir durumdur!.,.

    Hakikaten, öyle de oldu!.. Yaşar Nuri hoca efendi; politika dünyasında aradığını bulamayıp hayal kırıklığına uğramış oldu!.. Hoca efendi!.. Hannover'den Türkiye'ye döndükten sonra, yazmış olduğu köşesinde , birlikte geçen sohbetimden bahsetmiş, memnuniyetini izhar etmişti.

    Yaşar hoca!.. Ülkemizde, dokunulmayan konulara temas etti. Örneğin, Alevilik-Sünnilik konusunu çokça işledi. Bu nazik konuyu, diğer hoca efendiler de, keşke onun gibi, bu ciddi, önemli mes'eleyi  gündemlerine taşımış olsalar, mes'eleye mezhebi yönden değil de, Kur'anî yönden değinmiş olsalar, eminim ki, ülkemizde; çok şeyler değişecektir!..

    Diğer bir husus, insanımız, Ebu Hanife'yi yeterince , tatminkâr şekilde tanımamaktadır!.. Bu konuyu da, Yaşar hocanın anlattığı gibi, anlamak, öğrenmek boynumuzun borcu olmalıdır!..  Atatürk mes'elesi gibi!..

    Hakkında öne sürülen, itham edilen bir hususta " camii enflasyonu" mes'elesidir!.. Bu mevzu da, yanlış anlaşılmaktadır!.. Örneğin; camilerimizin verimli, faydalı, üretken, sevap dolu olması için, yatsı ve sabah namazlarına nazar etmemiz gerekir!..

    Şayet, yatsı ve sabah namazlarında camilerimiz doluyor ise, elbette ki, camilerimiz faydalı ve namazla dirilme yerleridir!.. Aksi halde, her adım başı camii olup da, içerisi cemaatsız ise, bunun külfet olduğu,  minarenin yüksekliğine bakmadan, caminin kubbesini temaşa etmekten başka bir anlam ifade etmiyeceği malumdur!..

    Merhum Yaşar beyin bir diğer incindiği, rahatsız olduğu husus da; " Kur'an'ın devre dışı bırakılıp, uydurma şeylerle avunulması" mes'elesidir. Haklı değil midir Yaşar hoca?.. Yani, Kur'an; yukarılarda asılı bulunsun, insanımızın hurafe ile, ölü ruhları ile, kabirlerle, ölü yasinleri ile, mevlid ile zaman kaybetmesi neyin nesidir?

    Prof. Dr. merhum Yaşar Nuri Öztürk'ün; kıymetinin bilinmesi için, eserlerinin kıymet değer olması için ölmesi, hakka yürümesi lazımdı!..Nihayet, mücadele ede ede Hakk'a vasıl olmuştur!.. Elbette ki, onun bırakmış olduğu boşluğu doldurmak çok çok zordur ve müşkül olacaktır!..

    Onun içindir ki, bu ve benzeri hoca efendilerin kıymetini bilmemiz lazımdır!.. Bilmeden, indi, nefsi görüşlerle onları yıpratmanın, arkalarında konuşmanın bir anlamı bulunmamaktadır!.. Örneğin, S. Ateş, A. Bayındır. M. İslamoğlu, M. Okuyan, A. Bardakoğlu, H. Atay vb. hocafendiler!..

    Maalesef, abdest, taharet, cünüplük mevzularında bile bilgisi olmayan nice insanımız vardır ki, rast gele bunların hakkında konuşmakta, elinde sallamış olduğu uzun tesbihine, başındaki çin malı takkesine iman ederek, bu hocaları; dinsiz, ateist, deist, modernist şeklinde suçlamaktadırlar!.. Ayıp!.. Vallahi çok ayıptır!..

    Netice olarak;

    Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk hoca efendinin bu gün cenaze namazı kılınacaktır!.. Makamı cennet, komşuları Resulullah ve sahabe-i kiram olsun!..

    Yaşar Nuri hoca efendi, üstadı Hüseyin Atay hocadan çok çok alıntı yapar, ondan çok söz ederdi.. Ne yazık ki, bu millet, Yaşar Nuri hocayı anlamadığı gibi, büyük alim Prof. Dr. hocaların hocası H. Atay hocayı da anlamamış, eserlerine bihakkın vukuf olamamıştır!..

    Çünkü, ülkemizde, gelenekçilik, klasik düşünceler, hikaye, hurafe, uydurma, din adına masal anlatmalar, tarikat adına göklerde uçmalar, kerametçilik, işkembeden sıkmalar hakimdir!..

    Oysa, tarikat evleri, ıslah evleri olmalı değilmi idi?.. Oysa, şimdilerde tarikat evleri iftira, hücum etme, küçük düşürme, birilerini, kendilerinden olmayanları yıpratma, töhmet altında bırakma ocakları durumuna düşmüştür!..

    Ehl-i sünnet düşüncesi adına, küçük küçük gruplar, cemaatçikler, hizipler, birer "iftira yurdu"na dönüştürülmüştür!.. Cübbeli diye aklı sakalından kısa bir hoca, akşam-sabah bu tür ilim adamlarına bühtanda bulunmaktadır!.. Ayıp ve günah değil midir?..

    Yani, illaki, bu milleti kandırmak mı, söğüşlemek mi lazımdır?.. Yani, M. Karataş, Döngeloğlu, N. Hatipoğlu vb. kişiler gibi, paraların üstüne oturarak, doyumsuz bir şekilde, insanlara hakaret etmek mi gerekir?.. Vallahi!.. Çok ayıp ve çok çirkindir!..

    Hasılı, Yaşar Nuri hocayı rahmetle uğurluyor, yerinin cennet, yoldaşının okumuş olduğu Kur'an olmasını niyaz ediyorum!.. Selam ve dua ile..

    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık