Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BİR ANNENİN ACI FERYADI!..

" OĞLUMU BABASININ YANINA GÖMÜN, ÇÜNKÜ O KÜÇÜKTÜR KORKAR!"..

" Allah yolunda öldürülenlere " ölüler" demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız." ( Bakara sûresi, âyet 154)

Bu ayeti kerime, müjdesinden yola çıkarak şunları arzetmek istiyorum: 2016 tatilimi İlçem Afşin'da geçirirken, yine İlçemizin bir mahallesinden olan Diyarbakır'da görevli 34 yaşındaki Ahmet Gülbahar ve oğlu 5 yaşındaki Hüseyin Utku Gülbahar'ın; düşmanın, kahpece bomba atması sonucu şehid edildiklerini duydum ..

Keşke duymasaydım!.. Betim benzim soldu!.. Ellerim ve ayaklarım daha cenaze namazlarına iştirak etmeden titremeye, pelesenk dönmeye başladı!..

Afşin Ulu camiine yöneldim. Adetim olduğu üzere, öğle namazını eş, dost, yakınlarımla, arkadaşlarımla kılarak, yapılan anonslarını, ilanları dinledim ve cenazelerin ikindi namazından sonra, yapılacak törenle yine Ulu camiinden kaldırılacağını öğrendim..

Vakit uzun, epey zaman olduğu için, "Ulu camiinin minaresi"nin gölgesinde şehidlerimizi bekledim ve bekledim!..  Eş, dost kalabalık ama, benim içimdeki duygular, kabarıp kabarıp gelen hisler başka idi!..

Evet, beş yaşındaki bebeklik çağındaki  Hüseyin Utku çocuğumuzu düşündüm ve düşünmek zorunda kaldım!.. Beş yaşındaki Hüseyin!.. O narin vücudu şarapnel parçası ile parçalanmış, cesedi lime lime edilmiş bir sabi sübyan!..

Aman Ya Rabbi!.. Ne oldu bana?.. Beni zorlayan, içimi acıtan bir durum vardı!.. Halbu ki, bir çok cenaze namazına katılırım, genç, ihtiyar, genelde duygularıma hakim olur, hiç istifimi bozmazdım.

Cenazeler, şehid naaşları bir bir camiye getirilmeye başlandı!.. Valimiz, İl Müftümüz, İlçe Müftümüz ve tüm devlet erkanı orada idi!..

İkindi ezanı okundu!.. Aksaray'dan misafir gelen Zihni hocamız, o müthiş sesiyle ezan okudu.. İşte, ses o anda gerekli idi!.. His ve heyecanların doruğa ulaşması, duyguların volkanlar gibi taşması için o güzel seslere ihtiyacımız bulunmakta idi!..

Selam verildikten sonra, hemen dışarı çıkmış oldum.. Gördüm ki, baba şehit Ahmet Gülbahar'ın tabutu bir musallada, yavru beş yaşındaki Hüseyin'in  tabutu yanındaki musallada idi!..

Tüm insanlarımızdaki, öfke, hiddet, şiddet, stres, asabilik ve nefret sanki göklere yükseliyordu.. Ben, cenazeye katılan insanların yüzlerinden bunları okuyor ve takip ediyordum.

Müftü efendi, güzel hitabesi ile hep bir ağızdan bağırmamıza sebep oldu.. Cenaze namazlarını kıldık.. Önce babanın namazı, sonra da şehid Hüseyin'ciğin cenazesi!.. Ama, gelin görün ki;

Hanım cemaatlerin arasından bir haykırış duydum!.. Hüseyin şehidin annesinin haykırışı idi!.. Ahh ne olurdu, o haykırışı, nidayı, avazeyi duymasaydım?;

Evet, bir anne düşünün!.. Bu acıya, bu figana nasıl tahammül edebilirdi? Beyinin tayini çıkmış, Diyarbakır'dan evini başka bir İl'e taşımaya gidecek bir annenin feryadı:

" OĞLUM KÜÇÜKTÜR!.. ONU BABASININ YANINA GÖMÜN!.. ÇÜNKÜ O KÜÇÜKTÜR KORKAR!.."  Hey mübarek anne!.. Senin ellerinden öpüyürom!.. Nur ol!.. Var ol!.. Bir ol..İman ol!.. İslam ol!.. Kur'an ol!.. Kur'an; senin de yoldasın olsun!..

İşte, bu tarihi, unutulmayacak haykırış, feryad, benim tükenmeme, dizlerimin bağının çözülmesine neden oldu!.. O andan itibaren, kalabalığın arasına karıştım.. Yürüyordum ve yürüyordum..

Ağlıyordum ve hem de için için!.. Kalbim sanki kan ağlıyor, göz yaşı yerine içimdeki sıkıntılar, depresyonlar  ılgıt ılgıt dışarı çıkıyordu..

İki kilometre kadar falan yürüdüm ve verilen selamları alamaz hale gelince, yürüyemez oldum. O sesi bir daha duyar gibi oldum:

" OĞLUM KÜÇÜKTÜR!.. O KORKAR, ONU BABASININ YANINA GÖMÜN!.. ÇÜNKÜ O KÜÇÜKTÜR KORKAR!"

    Yürüyemeceyeğimi anlayınca, bir kenara çekildim ve oturdum. Düşündüm, düşündüm ve düşündüm!.. Asr-ı Saadette,;Mus'ab bin Umeyr'in, kolunun, kanadının kesilişini düşündüm. 

Bedir cengine, yaşlarının küçük olması sebebiyle katılamayan çocuk yaştaki sahabeleri  düşündüm.. Kılıçları, kısa boyları sebebiyle, yerlerde sürünen çocuk yiğitleri hesap ettim.

Ve dedim ki, " Hüseyin! Beş yaşındasın ama, korkma!.. Yerin, makamın şimdiden belli olmuştur!.. Onların yanı!.. Senin annen;  bundan sonra Sümeyye annedir ve baban Yasir'dir" dedim.

Kırılasıca, kör kütük olasıca zalim eller!.. Hanelerine, evlerine, bağırlarına ateşler,cehennem ateşi düşsün!.. Hem bu dünyada, hem de uhrevi alemde rahat, huzur yüzü görmesinler!..

İşin garibine bakınız ki, beş yaşındaki küçük Hüseyin'in emeli, bin yıllık Müslüman Türk Yurdunu, zebanilere çiğnetmemek,  beş vakit ezanların okunmasını, mabedlerde gürül gürül Kur'an'ların okunmasını, Tekbir'lerin, Tahmid'lerin, Tehlil'lerin arşa yükselmesini sağlamaktır..

Oysa, satılmışların, köçeklerin, hınzırların, nesepsizlerin, cibilliyetsizlerin amacı da, bu aziz vatanı, başkalarına peşkeş çekmektir..

Her yazımda vurgulamadan edemiyorum: Din taciri Feto!.. Utanmaz adam!.. Kahrolasıca ellerinle, dillerinle, beynin içersindeki çıfıtlıkla 241 masumu katlettin, bin küsur insanı yaraladın!.. Kahrolasıca insan!.. Ve insancık (!).. İşte, Hüseyin çocuğumuzun şehadetine sen sebep oldun.. Müsebbibi sensin!.. Senin kanlı ellerindir!..

Netice olarak;

Beş yaşındaki şehid Hüseyin'e ve babasına dualar ediyorum!..  Oğlum Fatih'i de tebrik ediyor ve kutluyorum..  Cenazelerin definleri yapıldıktan sonra, yalnız başına hiç bir kimseyi yanına almadan, kimseye duyurmadan baba ile oğulun mezarlarına gitmiş ve sanırım duygu seli yaşamıştır!.. Sağ olsun!..

Yüce Allah'ımız!.. Bu aziz milletin yar ve yardımcısı olsun!.. Çünkü, her tarafımız çevrili, bir dostumuz yok, bir elimizden tutacak sağ duyu bulunmaz!..

Bir kere utanmak lazımdır!.. Türkiye Büyük Millet Meclisi  kurşunlandı, bundan haya etmek, sıkılmak gerekir!.. Bu aziz milletin, vergisi ile, alın teri alınan uçaklar, fantomlar kaldırılarak, yine bu aziz millet çocuklarının üzerine kurşunlar yağdırıldı!..

Dert ve sıkıntı nedir biliyor musunuz?.. Tüm dertleri, kendi hayal dünyalarını, Mehdi(!)liklerini ilan etmek, Humeyni vari Türkiye'yi ele geçirmekti.. Ama, olmadı olmayacak ve bundan sonra da olmayacaktır!..

Feto çetesi (!); ecnebi ülkesinde kalacak, bir avuç vatan toprağına hasret gidecektir!.. Çünkü, onun elleri kandır, irindir, pisliktir, cerahattir!.. Bulaşıcı hastalık saçmaktadır!.. Her zaman ifade etmiş olduğum gibi diyorum ki, demek ki, bir şey, bir şeye sebep olacakmış!.. Feto çetesinin, elli yıllık yalanından, hayal düşüncesinden bu aziz millet kurtulmuş oldu!.. Şehidlerimizi saygı ile selamlıyorum.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık