Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Bir Başka Sevdadır Afşin

  BİR BAŞKA SEVDADIR AFŞİN SEVGİSİ !.. -5-
 
 
    " " Çünkü onlar eğer size muttali olurlarsa, ya sizi taşlayarak öldürürler veya kendi dinlerine çevirirler ki, o zaman ebediyyen iflah olmazsınız..." ( Kehf sûresi, âyet 20) 
 
    Tefsirlere ve tefsircilerin naklettiğine göre Efsus'a ( Afşin) gönderilen adam, elindeki parayı harcamak üzere, çıkarınca, şehir halkı, paranın üstündeki kral Dekyanos'un resmini görür ve adamın bir hazine bulduğunu sanarak kendisini devrin hükümdarına götürürler.
 
    Aradan uzun zaman geçmiştir. Artık bu hükümdar, tevhid akidesine bağlı bir hristiyandır. Genç adam Yemliha; krala başlarından geçeni anlatır. Hep birlikte Afşin'a yedi kilo metre uzaklıktaki mağaraya giderler ve gencin anlattıklarının doğruluğunu hayretler içinde görürler.
 
    Yeniden dirilmenin, ahirete imanın imkânını ispatlayan bu müşahededen sonra, Allah Teala bu gençleri tekrar ebediyyet uykusuna daldırır. Dolayısıyla;
 
    Bu günkü yazımla, " Bir başkadır Afşin sevgisi veya sevdası" yazımı şimdilik sonlandırmak istiyorum. Ama, fırsat düştükçe, zamanım oldukça yine Afşin'in güzelliklerine, insanlarına, ilim adamlarına, Müftülerine, anılarına, çevresel faktörlerine değinmek istiyorum.
 
    Bir kere, bendenizin on yıl gibi bir zaman İlçe Müftülüğünde çalışmam, imamları tanımama, Afşin'a hizmet eden Müftü efendilerle yakından diyalog kurmama vesile olmuştur.
 
    Örneğin, Davut Yiğit Müftüm, merhum Abdullah İlhan hocalarımı beraber çalışmasak da, unutmamız, rahmet dilemeden geçmemiz mümkün müdür?
 
    Müftü İbrahim Acar hocamız; emektar, Afşin İlçesindeki  hizmetleri kendisini yoğurmuş tecrübe sahibi olmuş,  Afşin'i müteakip Elbistan, Doğanşehir, Muş, G. Antep, Çorum, Samsun ve İzmir İl Müftülükleri ile çalışmasına yeter! .. demiştir..
 
    Müthiş, hurafelere amansız hasım olan hoca Nasrullah efendi dönemini bilmesem de, meşhur Çakır oğlu Durdu Efendi hocayı küçük yaşlarda, Afşin Ulu camiinde vermiş olduğu vaazlardan tanıdım ve kendilerine rahmet diliyorum..
 
    1984 yılında hoca Nasrullah Efendiyi, Ankara'da ziyaret etme imkanım oldu!.. Hani şu, cuma namazından sonra kılınan, bu gün Diyanet İşleri Başkanlığının da kılınmamasını istediği " Zühr-i ahir-son öğle namazı) na şiddetle karşı çıkan, anlamsız, uyduruk ve sonradan eklenti bir namaz olduğunu korkusuzca iddia eden müthiş bir insan!..
 
    Zaten, Ankara'da hasta yatağında ve son anlarında kendisini ziyaretimde de, bana ilk sorusu şu olmuştur: " Afşin'da, hâlâ zühr-i ahir namazı kılınıyor mu?" olmuştur. Cevabım şöyle olmuştu:
 
    " Hocam!.. Afşin merkezinde Zühr-i ahirin sonradan  uydurulmuş bir namaz olduğunu bilenler kılmıyorlar, ama, bilmeyen, gelenekçi, atalarcı, ninelerci, dedelerci kesimler aynen kılmaktadırlar" demiştim.
 
    Yine, Ankara'da hoca Nasrullah ile, sohbet ederken, Afşin İlçesi Karagöz köyünde " Zühr-i ahir" namazı kılınmadığını, cuma namazının sünnetinden sonra, iki rekat daha " vaktin sünneti" adıyla bir namaz kılındığını söylemiştim. Şu anda, Karagöz köyü cemaatımız kılıyorlar mı, kılmıyorlar mı bilmiyorum.
 
    Söz Müftülerden açılmışken, meşhur ve müthiş bir Müftü olan Ali Kara hocadan bahsetmeden geçmem mümkün müdür? Müftülüğü, aktif çalışması ile, mücadeleci azmi ile sanki yeniden dizayn eden hoca efendi!.. Uzun ömürler diliyorum!..
 
    Bundan sonra Müftü Ahmet Komşul merhumu hatırlamadan geçmiyeceğim!.. Son anında, son deminde Kayseri Tıp Fakültesine götürürken yolda, kucağımda son nefeslerini verircesine kendisine hizmetim olmuştur!.. Makamı ışıklarla dolsun!.. Oğlu Mehdi; şimdilerde hakim olmuş!.. Başarılar diliyorum..
 
    Sözün burasında, bir hususu hatırlatmadan geçmiyeceğim!.. Çünkü, önemli, bilinmesi gereken bir husustur!..  Daha önceleri, yetkili merciler gündeme almışlar ama, yine hatırlatılmasında fayda mülahaza ediyorum.. Şöyle ki;
    Afşin'in; sevilen, sayılan, saygı duyulan ve tek hafızı olan Hasan hafız, 2015 yaz tatilinde aşağı-yukarı diğer meşhur bir hafız olan Hüseyin Pamuk ile beraberdim. Ona da sağlıklı, uzun ömürler diliyorum.
 
    Hasan hafız da bulunan, Ashab-ı Kehf beratları, önemli bir mes'eledir!.. Çoğaltılması, günümüz Türkçesine çevrilmesi, Ashab-ı Kehf makamında görülecek, okunacak bir yerlerde bulundurulması, Vakıflar Genel Müdürlüğünce, Diyanet İşleri Başkanlığınca gündeme taşınması, TRT. Diyanet'te gündem olması için çalışmalar yapılması gerekmektedir.
 
    İsimlerini hatırlayamadığım veya tanışma imkanım olmayan Müftü efendiler beni bağışlasınlar!..  Hepsine saygı duyuyor, hepsini seviyor ve sayıyorum!.. Onlar kıymetli insanlardır!.. Şimdii ki Müftü efendi Yakup beyi bir kaç saatda olsa  tanıdım, çalışkan, cevval, üretken, ilim sahibi ve azimli oluşunu müşahade etmiş oldum. Kitaplarını Hollanda ülkesinde elimden düşürmüyorum..
 
    Müftü Yakup hocanın, Hollanda ülkesine dönmeden önce bir vaazını dinlemiş oldum.. " Cem'i takdim, cem'i te'hir" mes'elesini kısaca da olsa anlatmış oldu..  Vallahi!.. Bravo!.. dedim. Çünkü, Afşin cemaatımız, gelenekçi, atalarcı, yeni anlatımlara kapalı insanlardır!.. Anlamış oldum ki, Afşin insanları da, İslam'ın asli emirlerini, Resulullah (sav)'in yaptıklarını, sahabe-i kiramın uygulamalarını anlamaya, yaşamaya çalışan bir kitle olarak gördüm!..
 
    Netice olarak;
 
    Afşin İlçesi dedim de, Arıstıl köyünden meşhur Ahmet efendiyi tanıma imkanım olmadı.. Çünkü, o çağlarda ben, yaş itibariyle tanıyacak durumda değildim. Makamı cennet olsun!..
 
    Enver Eken hocayı anlatmadan geçmiyeceğim.. Emekli İlahiyatçı Enver hocam, hakikaten, bir Kur'an insanıdır!.. Görüşleri, düşünceleri, yaşayışı bana, Prof. Dr. Mehmet Okuyan hocayı, Mustafa İslamoğlu'nu hatırlatmaktadır!..
 
    Ama, ne yazık ki, Afşin halkı, Enver hocadan istifade edememektedir!.. Enver hoca, üç-beş kişi ile, Kur'an'a , Kur'anî emirlere dilbeste olmuş, Kur'an'ı okuyan, anlamaya çalışan ve emirlerini yaşamak isteyen insanlarla azınlıkta kalmaktadır!..  Ümid ederim ki, halk kendisinden müstefid olur!..
 
   Afşin'in anılarını, güzelliklerini, ağıtlarını, pehlivanlarını, yiğitlerini, babayiğitlerini anlatmaya, yazmaya devam edeceğimi bildirir, selam ve muhabbetlerimi sunarım..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık