ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BİR HANIM'IN HAYIZ HALİ...

BİR HANIM; HAYIZ HALİNDE İKEN, HER TÜRLÜ SPORTİF  HALİ YAPARKEN;

NİÇİN NAMAZ KILMASIN VE ORUÇ TUTAMASIN?..

" Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki:  O, bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ay halinde olan kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah'ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de sever, temizlenenleri de sever." ( Bakara sûresi, âyet 222 )

" Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklerinize kadar ellerinizi, başlarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız ( cinsî birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve ( dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size ( ihsan ettiği)nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz." ( Mâide sûresi, âyet 6 )

Kılmış olduğumuz namazlar; ibadet duygusu ile yüce Allah'ın huzuruna çıkmak, belli şekillerle O'na tapınmak ve O'nunla konuşmaktır.

Namaz Allah'ın, kulunu, huzuruna kabul etmesidir. İşte bu kabul ve ubudiyet arzı, bir abdest, gusül ve teyemmüm hazırlığını gerekli kılmaktadır.

Huzuru ilahide duran kulun uyanık, şuurlu, içi ve dışı ile tertemiz olması gerekir; abdest ve gusül bunları temin için en güzel vasıtadır.

Suyun bulunmaması  veya bulunduğu halde kullanmayı engelleyen bir mani yahut mazeretin bulunması halinde teyemmüm edilir.

Teyemmüm her ne kadar maddî bir temizliği sağlamazsa da temİzlik şuuru vermekte ve ibadete hazırlamaktadır..

Bu esas anlatımlardan sonra, şu hususları gündeme taşımak istiyorum: Biliyorum ki, bu izahlar, bu tür makaleler birilerini, daha doğrusu gelenekçi, klasik çevreleri kızdıracak, hop oturup hop kaldıracaktır.

Hatta, bazı gitmiş olduğumuz camilerde, camii imamları bile, bu tür yaklaşımlara tepkili, bilgileri, kapasiteleri, bilgi dağarcıkları bu tür şeyleri  algılamaya müsait olmadıkları için, çabucak sinirlenmekteler, kızmaktalar ve feveran etmektedirler!..

Oysa, hayızlı hanımlar; hayatlarında, günlük yaşamlarında her türlü etkinliğe katılmakta, tüm sportif faaliyetlere içtenlikte koşmakta, futbol, güreş, basket, cirit, ata binme, bale, dans ve benzeri alanlarda faaliyet içerisinde bulunurken, maalesef, ibadet mevzu bahis olduğu zaman, bin dereden su getirilmekte, engel üstüne engel çıkarılmaktadır.

Hayızlı bir halde iken, camiye giremiyor, Kur'an'ı eline alamıyor, dua edemiyor, namaz kılamıyor ve oruç tutmamaktadır. Oysa;

Aziz Kur'an'da, bu halde iken, bir hanımın namaz kılmasını, oruç tutmasını, camiye girmesini engelleyici bir ayet, Kur'anî bir emir bulunmamaktadır. Kur'an'da sadece, yukarıda zikredilen, o halde iken, sadece " Cinsi münasebeti" yasaklayan ayet bulunmaktadır.

Denilmektedir ki; " Hayızlı hanımın, o halde iken namaz kılması, oruç tutması haramdır." fetvasını  ve emrini öne sürmektedirler.

Halbu ki, bu vakıanın haram olması için hakkında; " SUBUTU KAT'î VE DELALETİ KAT'Î" bir nasın bulunması gerekir.

Böylesi bir emir olmadığına göre, bu aziz dini Yahudiliğe benzetmenin bir anlamı var mıdır?.. Çünkü, Yahudilerde; hanım hasta iken, mümkünse bulunduğu odadan uzaklaştırılır, kocası ile aynı yatakta yatamaz ve benzeri yaptırımlarla kadın o halde iken hayattan tecrid edilmiş olur.

Hristiyanlıkta; kadın o halde etkin, tüm ilişkiler serbest olup, her hangi bir uzaklaştırıcı, ayrıştırıcı sebep bulunmamaktadır.

Hal böyle iken, gelin, hacılar, hocalar tüm kardeşlerimiz; bu aziz dini, İ ne Yahudileştirelim ne de Hristiyanlaştıralım..  Bu yüce din İslam'dır, Yahudilik ile,  Hristiyanlığın ortasında bulunan, orta bir din!..

Diğer taraftan; Müslüman erkek cemaatlerimizin, elleri yaralanır, dizleri kanar, idrar yolları hastalıkları baş gösterir, veya bedenlerinin her hangi bir yerinden kan akar ve akmaya da devam eder. Erkekler, özürlü iken, hocalarımızın; fetvaları, fıkıhları, ilmihal bilgileri havalarda uçuşmaktadır.

Öyleyse, hanım cemaatlere karşı niçin yasak getirilmekte, bir hayli engelleyici hükümler öne sürülmektedir? Yani, hanımlar; her ayın on gününü, Kur'an'sız, ibadetsiz, duasız bir şekilde geçirmeye, yaşamaya mecburmudurlar?!..

Günümüz dünyasında, bu kadar temizlik maddeleri , koruyucu, tamponların bulunması, petlerin kullanılması karşısında, İslam kadınlarını bedevi, köylü, pis, kendine bakmaz, üstüne başına dikkat etmez anlamı çıkarmanın bir gereği var mıdır?

Geçmiş dönemlerde, günümüzdeki gibi temizleme, temizleyici maddelerin olmadığı zamanlarda, belki, o halleri geçinceye kadar, oruç, camiye girme, hac menasiki , namaz kılma durumları engellenmiş, uygun görülmemiştir.

Ya şimdilerde, böyle bir sorun,problem bulunmadığına göre, erkekler özür sahibi olduğu zamanlarda nasıl çözüm buluyor isek, hanımların da hayız günleri bu minval üzere değerlendirilmeli ve engel olucu bir tavır içerisine girilmemelidir.

Hanımlar; hayız hallerinde iken, kendilerini iyi, dinamik, zinde, sağlıklı hissediyor iseler, camiye gitmeliler, namazlarını da kılmalılar ve oruçlarını da tutmalıdırlar..

Netice olarak;

Yüce İslam; kolaylık dini, kolaylaştırıcı bir din olduğuna binaen, gelin, hep birlikte, okuyanlar, bilginler, fıkıhçılar, ilmihalciler, bu aziz dini zorlaştırmayalım..

Yani, ne Yahudiliğe benzetelim, nede başka düşünce ve görüşlerin etkisi altında kalalım.. Ayrıca, hanımların; hayızlı hallerinde, ibadet etmelerine, " Ehl-i Sünnetiz" diye övündüğümüz, iftihar ettiğimiz, Zahiri Mezhebinin görüşlerine, ilkelerine de bir göz atalım.

Madem ki, çağımız, mezheplerin kolaylıklarından istifade etme çağıdır.. O halde, Zahiri mezhebinde böyle bir uygulayıcı, kolaylaştırıcı bir fıkhı hüküm vardır.  Hiç olmazsa, dört mezhepte bulamadığınız kolaylığı orada görün ve ona göre fetva veriniz.

Her Müslüman birey, ister erkek olsun, isterse kadın, hayatının bütününde, Allah'a kullukta kesiklik yapmamalıdır. Ne zaman kulluk görevinde kesinti olur biliyor musunuz?

Hastalık halinde iken, son günlerini yaşarken, son saatleri ile baş başa bulunurken, ima ile bile ibadet edemez duruma geldiği zaman, yüce Allah, o kişiden kulluk görevi istemeyecektir.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık