Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BİR İLİM ADAMI

BİR İLİM ADAMI PROFESERÖN ANLATIMI İLE AFŞİN ( YARPIZ) İLÇESİ!.. -1- 
 
 
    " O ( yiğit ) gençler mağaraya sığınmışlar ve: Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, ( şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla! demişlerdi." ( Kehf sûresi, âyet 10)
 
    İsterseniz, yazıma, " Elvada dostum" başlıklı şiirimden bir iki kıta alarak başlıyalım: Rabbim!.. Bir kaç makale halinde devam edecek bu yazılarımda bana kolaylık versin!.. Âmin!..
 
    " Ömür törpüsünde, geçiyor yıllar,
       Bir gün gerçekleşir, elvada dostum.
       Ukbaya gidişi, unutur kullar,
       Güneş bir gün doğmaz, elvada dostum!.
                                   x
       Şu fâni âlemde, hep koştum durdum,
       Kâbus gibi çöken, sonucu gördüm,
       Gördüm de üzüldüm, herkese sordum,
       Böyle kalınır mı, elvada dostum!.." ( Ş. Özdemir, 24.08.1996 Hollanda)
 
    İlçem Afşin'i, ( Yarpız) anlatmak, yazılara dökmek, unutulmayacak, unutulması mümkün olmayan simalardan, çevreden, merkezden bahsetmek zorun zorudur!..  Onun içindir ki;
 
    Afşin Ortaokulunda okumuş, gençliğe ilk adımını Yarpız'da atmış, bu gün meşhur bir ilim adamı, Profesör, Dr. olmuş, bir Afşin'li kadar Afşin'i bilen, tanıyan, aşina olan, Göksun İlçesi Ericek köyünden sayın Osman Gökçe hocanın kaleme almış olduğu anılarını  yazılarıma taşıyarak, zamanının Yarpız'ını, insanlarını kendi anlatımı ve ifadesi ile okuyucularıma arzetmeye çalışacağım:
 
    " Köyümüzün bağlı bulunduğu ilçe  Göksun olmasına rağmen Yarpız'da yani Afşin'de okudum. Çünkü Koc'anam Yarpızlıydı.
 
    Bizim evde babaanneye koc'ana ( koca ana) denirdi. Ben şimdi de öyle diyorum. Batı dillerinden öykünülerek üretilen ve dilimize sokulan anneanne, annebaba, babaanne, babababa gibi sözcüklere yeterince ısınamadım ve bunları sevemedim.
    Bu sözcüklerin kendi dilimizde nine, dede, koc'ana gibi karşılıkları bulunmaktadır. Ayrıca, anneanne sözcüğü annemin annesinin kısaltılmışı olarak üretilmişse de yineleme yolu ile adsözcük yapımı gibi bir görüntü vermektedir. Oysa, yineleme yolu ile adsözcük yapımı dilimizin kurallarına uygun değildir. Türkçe'de yineleme yolu ile pekiştirme yapılır. Büyük büyük, dertli dertli, kucak kucak gibi andışık yinelemeler birer pekiştirmedirler.
 
    Yine bizim evde ve bizim köyde bilebildiğim kadarı ile Afşin'e de Afşin denmezdi. Koc'anam hiç demezdi. O hep Yarpız derdi. Arada bir Yarpız demeyenler de Afşin değil Avşın derlerdi. Kanımca doğrusu da bu idi. Siz yazarken Afşin diye yazdığıma bakmayın halk onu Avşın diye söyler. Toplum onu kendileştirmiştir. Afşin sözcüğüne ( de) ya da (da) ekini eklemekte sıkıntı çekiyorum. ( Afşin'de) diyorum olmuyor, ( Afşin'da) diyorum hiç olmuyor. Ama Avşın'da dediğim zaman söz ağzımdan yağ gibi ıkıyor.
 
    Afşin'in bundan önceki adı Yarpız ya da Yarpuz, filiskin ya da pülüskün de denen bir nane türünün adıdır. Botanik adı Mentha pulegium'dur. Yaban nanesi de denebilir. Ancak kaynaklarda, Bizanslılar zamanında Arabisos olan ve Arap egemenliğinden sonra da Efesus'a dönüşen bu adın yarpız bitkisinden değil de anılan eski adların söyleniş biçiminin değişmesinden kaynaklandığı da ileri sürülmektedir. Buradan da anlaşılmaktadır ki ister eski adların söyleniş biçiminin değişmemesinden isterse de yarpız bitkisinden kaynaklanmış olsun, sonuçta Yarpız'a Yarpız adını verenler bugün Yarpız'da yaşamakta olan atalardır. Yani Türklerdir.
 
    Halkının Yarpız adını verdiği Afşin, 1944 Yılında  Belediye Meclisi kararı ile Horasanlı bir Türkmen komutanı olan ve 1071 Malazgirt Zaferine de katılan Afşin Bey'in adı verilerek bugünkü adını almıştır.
 
    Yarpız'da bununla da yani bu değişiklikle de yetinilmemiştir. Diğer yerleşim yerleri arasında da ad değişiklikleri yapılmıştır. Örneğin, bir Tecirli köyü olan Kitiz köyünün adı Esence , Hunu köyünün adı da Arıtaş yapılmıştır.
 
    Bunlar doğru mu ve iyi mi olmuştur  yoksa yanlış ve kötü mü olmuştur? Şimdi artık bunu tartışmak kanımca hem yararsızdır ve hem de bana düşmez. Ama kendi kendime yaptığım bu sınırlama, bu tür olaylarla ilgili genel bir değerlendirme yapmamı da engellemez. Aşağıdaki düşüncelerim Afşin ile, Esence ile, Arıtaş ile ya da herhangi bir özel yer ile ve o yerin adını değiştirenler ile ilgili değildir. Genel bir yaklaşımdır.
 
    Ad koymak ya da adlandırmak gerçekte insanlığın en büyük buluşlarından birisidir. Adsız bir dünrya düşünmek mümkün değildir.
    Ad, iki nedenle konur. Birincisi, adı konacak şeyin hiç adı yoktur ya da bilinmemektedir. Bu nedenle o şeye bir ad verilir. İkincisi, bir şeye verilmiş olan ad herhangi bir nedenle değiştirilmek istenir. Var olan ve fakat istenmeyen ad yerine istenen yeni bir ad verilir ve o şeyin adı değiştirilir.
    Ad koyarken ve özellikle bir adı değiştirirken olabildiğince özenli olmak gerekir. Çünkü adlar bilgi yüklüdürler. Üzerlerinde yararlanılabilir bilgiler taşarlar. Siz onu atar ve unutursanız o adın taşıdığı bu bilgileri yitirirsiniz. Yani toplum hafızasını yitirmiş olur." ( www.osmangökce.com)
 
    Netice olarak;
    Osman Gökçe hocanın  Afşin ( Yarpız) hakkındaki yazısından bir bölüm alarak, bu günkü yazımı tamamlamış bulunuyorum.. Rabbim nasip ederse, bu konu ile ilgili yazımın 2 nci bölümü ile karşınızda olmayı düşünüyorum.
 
    Hakikaten, Afşin İlçemizi ne kadar yazsak, anlatsak, onu sona erdirmemiz, son  buldu dememiz mümkün olmayacaktır!.. Çünkü, Afşin'da ( Yarpız) bir tarih yatmaktadır.. Hem de ne tarih!.. Ashab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar) tarihi!..
    Böyle bir makamın şehrini, yerleşim birimini yazmakla, anlatmakla bitirmem mümkün olmayacaktır!.. Ancak, üzülerek belirtmeliyim ki, İlçemiz Afşin'da ( Yarpız) niçin bir Profesör Dr. Osman Gökçe olmasın, anılarını, serüvenlerini dile getirmesin?  
 
    Osman hocamız, müthiş bir insandır!.. Ericeklidir ama, Yarpız yeğenidir!.. Afşin'da ( Yarpız) Ortaokulu okumuş, öğrenciliğin o çileli, yokluk, zor dönemlerini yaşayarak, anılarını, düşüncelerini ona göre kaleme almıştır!.. Kendisine sağlık ve esenlik diliyorum.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık