Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Bireyselliği Eksik Kişiler Bir Efendiye Gitmektedir..

" Bu kitap onunla uyarman için ve inananlara hatırlatıcı olarak indirildi. Öyleyse bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın. " ( Araf sûresi, âyet 2 )

" Rabbinizden size indirilene uyun. O'ndan başka evliyaya ( dostlara) uymayın. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz?" ( Araf sûresi, âyet 3)

Ülke ve millet olarak, maalesef, " evliya" " veli" " kerametçi" enflasyonu yaşamaktayız!.. Her köşe başanı tutmuş bir " Allah dostu" (!), cübbesini ve kavuğunu sallayarak çalım satmakta, kendisine tapındırmak için insan aramaktadır!..

Bilhassa, kişilik sorunu, bireyselliği eksik ve nakısa olan kimseler, bunları arayıp bulmakta, minnet rica, bunlardan, el, etek öperek " Himmet" istemekte, cennete nasıl gidileceğini öğrenmeye çalışmaktadır!..

Hatta, kimi imamlarımız bile, sıradan, bir ilmi kariyeri olmayan ama, bir tarikata müntesip ve bağlı kişiye gitmekte, ondan " şefaat" " rabıta" talebinde bulunmaktadır!..

Sanki, o kimse, kendisini kurtarmış, cennet" beratı"nı eline almış, Hz. Ömer (ra)'ı bile sollamış bir kimliğe sahiptir!.. Hani, Hz. Ömer (ra)'ın, cennetlik bir kişi, cehenneme girecek bir insan düşüncesi meşhurdur!.. Oysa;

" Allah Kur'an'a uymamızı ister. O'ndan başka " evliyaya" uymamamızı  söyler. Oysa günümüzde hurafelerle dolu bir çok kitabın yazarı, Kur'an'da kullanılan " evliya" kelimesiyle isimlendirilip, kitapları tasavvuf kitabı diye, ilmihal kitabı diye;

Hadis, tefsir, mezhep kitabı diye anlatılmaktadır. Kur'an'ın, insanların uyduğu yanlış adres olarak " evliya"yı göstermesi ve günümüzde Kur'an yerine bazı insanlara uyanların, bu insanları Kur'an'da geçen aynı kelimeyle isimlendirmeleri ilginçtir.

(" Evliya" Arapçadaki " veli" kelimesinin çoğulu olup " dostlar" demektir.) Mezhepçi ve tarikatçı zihniyetteki bir çok kişi, kendi mezhep ve tarikat büyüklerinin " evliyalık" delillerini göstererek onların eserlerinin ve sözlerinin de dinin kaynağı olduğunu ispatlamaya gayret eder.

( Geleneksel literatürde " evliya" kelimesi insan üstü , adeta süpermen kişi manasında kullanılır.) ( Uydurulan din, Kur'an'daki din, sayfa 279)

Aziz kitabımız Kur'an, Müslüman bireylerin İslam'ı ve Allah'a kulluklarını yapa bilmeleri için iman esaslarını, namaz, oruç, hac, zekat, infak, sadaka, cihad, helal, haram, aile, evlilik, akraba, komşuluk vb. ilişkilerini açık açık beyan etmesine rağmen, bu şartlar muvacehesinde hala bazı insanların " evliya" araması, bulduğu zamanda onların saçını, sakalını, eteğini öpmesi tuhaf değil midir?

Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve tüm sahabelerin " evliyası" kimdi, kimlerdi?.. Sorusunu kendimize sormadan edemiyorum..

Hem ayrıca, günümüz dünyasında, ilmin, Kur'an çevirilerinin, tefsirlerin, meallerin, internet ve televizyon naklinin bu kadar yaygın olması karşısında, tepe tepe ilim adamlarımız Kur'an'ı; güzel güzel izah etmesi karşısında bazı insanlarımızın " veli" peşinde koşmasına ne demeliyiz?

Zaten, birileri çıkarak " ben veliyim" " ben evliyayım" diyorsa, bunların tümü zavallı, meczup ve beyin mekanizmaları, psikolojileri bozuk insanlar demektir!.. Onun içindir ki;

" Para için önüne geleni basan yayınevleri, aklından her geçeni yazan yazarlar, bunları rekortmen yapan cahil alıcılar, Kur'an'ı rehber yerine üfürük uygulamalarında araç yapanlar oldukça halimiz bakalım ne olacak!

Hele bir de bu üfürükçüleri " din adamı" sananlar yok mu! Bu üfürükçülere gidip muskasına, bazen de göbeğine efsunlu dualardan yazdırıp medet umanlar.

Bunlara paraları verip şifa isteyenler fakat Allah yolunda zekata geldi mi üfürüğe harcadığının yarısını harcamayanlar....

Bu tip insanlara gitmeye üşenmeyip, namaz söz konusu olduğunda üşenenler... Kur'an'ı kırk bohça içinde duvarda tutan fakat eline alıp manasını anlamak ve hayatın rehberi yapmak için okumayanlar..." ( a. g. e. say.279)

Hal böyle iken, bu beyin özürlü zümreler, etraflarına toplamış oldukları kişilere güvenip, devlete, millete kafa tutmasına ne demeliyiz?

Örnek vermek istemiyorum: Çünkü, her defasında ABD'deki meczuptan bahsetmekten bendeniz gına geldim. O şaşkının, mecnunun, sahte Mehdi'nin adını telaffuz etmek istemiyorum.

Netice olarak;

21 nci asrın en çok basılan, yayımlanan kitabı Kur'an kitabıdır!.. Lakin, gelin, görün ki, en çok da okunmayan, yükseklere kaldırılan kitabı yine Kur'an olmaktadır!..

H. Hilmi Işık'ın " Seadeti Ebediyye"si kadar bile okunmamakta, El-Hac Muzaffer Ozak'ın İrşad kitapları, hikayeleri kadar değerli değildir!..

Dolayısıyla, bu milletin sanki bireyselliği güdük, kişilik sorunu varmış gibi, hala, " şeyh" aramakta, " veli" sormakta, " tekke" "dergah" aramaktayız!..

Her zaman ifade etmiş olduğum gibi, 21 ci çağ; Kur'an çağı olmalıdır!.. Arapça metinleri ile, mealleri ile, tefsirleri ile, açıklamaları ile çağımızı ışıklandırmalı, insanımız her türlü zilletten, meskenetten, tembellikten, şeyh kapısından kurtarmalıdır!..

Evlerimizde, bir meal yerine bir kaç meal, bir tefsir yerine bir iki takım tefsir,  tarihi, ilmi, siyer kitapları evlerimiz dop dolu olmalıdır!..

Takip ettiğimiz televizyon yayınları, bir kısım aşüfteleri seyrederek, üryan, donsuz, dinsizleri temaşa ederek boşa vakit harcanmamalıdır!.. Tepe gibi hoca efendiler konuşurken, edep düşkünü, fukarası zavallıları seyretmek, onlara takılıp kalmak, haram işlemektir!..

İsim vermeye lüzum yoktur!.. Mehmet Okuyan, A. Bayındır, Sönmez Kutlu, M. Görmez, vb. hoca efendiler, bu millete yeter de artar bile!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık