ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BİZE BİR KERAMET GÖSTERİR MİSİNİZ

"HULÛSÎ EFENDİ HAZRETLERİ, BİZE BİR KERAMET GÖSTERİR MİSİNİZ?" Yazım, müthiş bir mes'eleyi izah edecek, merhum Hulusi Efendi ve eski Genel Kurmay Başkanımız merhum Cemal Tural ve eşi, milli pehlivanımız Bekir Böke arasında geçmektedir!.

Tabii ki, Hacı Mehmet Göçer ağabey, böylesi önemli, muhteşem bir anekdotu, bir hatırayı tesbit etmekle büyük bir iş yapmıştır Kendisine dua etmekteyim.

Allahü Teala, sağlıklı, mutlu ve huzurlu ömürler versin ki, " Un Sandığı" isimli hatıra kitaplarının sayısı çoğalsın! Her yıl tatile, Afşin ve Elbistan şehirlerimize gittiğimiz zaman, mutlaka kendisini ziyaret eder, faaliyetlerini, çalışmalarını öğrenir memnun olurum .

Demek ki, insan, isterse, azmederse, fikir dünyasını, düşünce yapısını canlı tutarsa neler yapılmaz ki! İllaki, dünyaca meşhur olmuş bir Üniversite bitirmenin pek de bir anlamı bulunmamaktadır!.

Nice, Üniversite okumuşlarımız, yüksek mühendislerimiz, profesörlerimiz bulunmaktadır !.

Emin olun ki, din, iman, Kur'an, amel sahasında döküldüğü gibi, faydalı, zararlı hususunda da bir mevkii bulunmamaktadır! İsterseniz, başlıkta arzetmiş olduğumuz hatırata dönelim: " Başlıktaki ifadeler, eski Genel Kurmay Başkanı merhum Cemal Tural Paşa'nın eşi merhume Fatma Suna Tural'a ait.

Milli Güreşçilerimizden ve de Akdeniz Olimpiyat Şampiyonu, Afşin'in Kabaağaç köyü Akçırı mezrasından Bekir Böke'den dinlediğim ilginç olay şöyle seyreder: Genelkurmay Başkanı Cemal Tural Paşa, ecdat sporu güreşe, dolayısıyla pehlivanlara hayrandır Hepsini sever Karşılaştığında hatırlarını sorar, onlara moral verir.

Söz açıldığında; " Siz, Türk Milletinin onuru ve gururusunuz" der Bir çok yüksek meziyetlere sahip Tural Paşanın, bir meziyeti de; bir çok ülkelerde bir çok ünlü pehlivanları yenip Altın Madalya alarak yurda dönüp Türk Milletinin onurunu yükselten Milli güreşçilerimize verdiği yüksek değer olsa gerek diye düşünüyorum Ankara merkeze bağlı Macun köyünde oturan sofrasının da açıklığı ile tanınan Bekir Böke'yi Cemal paşa, eşi muhterem Fatma Sunam Hanım Efendi ile bir ziyarete gelir.

Yakın bir akraba gibi geniş sohbet ederler Bu sohbet sırasında yeri geldiğinde Böke; Darende'de medfun Somuncu Baba'dan ve O'nun 13 göbek torunu Osman Hulusi Efendi'nin misafirperverliği ve hoş sohbetinden, hoş görüntüsünden; "Yaradılanıseveriz; Yaratandan ötürü" diyen Yunus gibi bir duygu ve hisse sahip olduğundan ve daha yüksek meziyetlerinden bahseder.

Kendisinin de çok iyi dostu olduğunu sözlerine ekler Demir tavında gerek misali Böke, Hulûsî Efendinin " İnsanlığa Nasihat" şiirini de okuyup kendisine ikram eder Yüksek Öğretmen Okulu mezunu ve Öğretmenliği yanında okumayı da çok seven Fatma Suna Hanım Efendi, İnsanlığa Nasihat şiirinin etkisinde kalır.

Bir sohbette Bekir Böke'ye: " Hulûsî Efendi'nin İnsanlığa Nasihat şiiri beni çok etkiledi Darende'ye gidelim Ben bu zatı muhteremi ziyaret etmek istiyorum.

" der Bir gün, akşamdan binerler otobüse Sabahleyin Darende'de, Hulûsî Efendi'nin misafiridirler.

Çay, sohbet o biçim Derken yemek Bu arada Fatma Suna Tural Hanım Efendi, Hulûsî Efendiye döner, olacak ya; imtihan ediyormuş gibi: ".

Efendi Hazretleri, bize bir keramet, bir mucize gösterir misiniz?" diye sormaz mı.

Bir an da olsa soğuk bir duş havasından sonra, bu soruyu Hulûsî Efendi hoş görü ile karşılayıp şöyle cevaplandırır; ".

Bizim, keramet ile, mucize ile ilgimiz yok.

Gaipten ise bir Allah bilir Ancak, bize gelenlere şöyle öğütlerde bulunuruz: " Doğruluktan ayrılmayınız.

Yalan söylemeyiniz Anne, baba ve hocalarınıza kesin kes saygıda kusur etmeyiniz Yetim, öksüz, dul, düşkün ve kimsesizlere yardım ediniz.

Çocuklarınızı mutlaka ve mutlaka okutunuz Yurt hepimizin, Devlet hepimizin O'na hep birlikte sahip çıkmalıyız.

Polise ve Jandarmaya çalışmalarında yardımcı olunuz O'nlar olmazsa bizler de olamayız Çünkü ' onlar Devlet adına bizim korumacımızdırlar.

Ayrıca; Devletimizin emir ve kurallarına mutlaka uymalıyız Kesin kes aleyhinde konuşmamalıyız Devletimizin aleyhine konuşan kişinin durumunu; baltayı kendi dizine vurmaya benzetiriz.

Cephede nöbet tutmanın en büyük ibadetlerden olduğunu önemle hatırlatırız İslamın beş şartı olan kuralları yerine getiriniz İnsanlığa Nasihat şiirimde de belirttiğim gibi; İnsan gönlünü kırmanın Kâbe yıkmak kadar günah olduğunu, İnsan gönlünü yapmanın ise Kâbe yapmak kadar sevap olduğunu hatırlatır, öğütleriz.

Tüyü bitmedik yetimin hakkı olan Hazinemize sahip çıkmalıyız Maliye vergisinde kusur etmemeliyiz O vergi verilmezse, Devletimiz ayakta duramaz.

Ordumuz düşmana karşı savaşamaz Bu ve buna benzer öğüt ve telkinlerde bulunuruz Bunları keramet kabul ederseniz, aha gösterdik.

" deyince bir gülme gider sofranın başında.

" ( Mehmet Göçer, Un Sandığı -3- sayfa 194-195196) Böylece, güzel, muhteşem bir anı zevkini bizlere yaşattığı için Hacı Göçer'e teşekkür ederim.

Sonra da, Afşin, Elbistan, Daren'de ve tüm Türkiye'nin sevgilisi haline gelmiş Hacı Hulusi Efendiye de, Allah'tan rahmet diler, makamının cennet olmasını niyaz ederim Çünkü, ülkemizin Hulusi Efendi gibi mürşidlere ihtiyacı bulunmaktadır Bir kere, niçin alkışlıyorum? Hacı Hulusi efendi, bir tarikat adamı olmaktan ziyade, bir devlet adamı olmuş, devletine, milletine ve bölgesine hizmet etmiştir.

Güncel hayatta, öylesi şeyh geçinen, mürşid olmakla böbürlenen kişilerdir vardır ki, kuşlar, böcekler gibi havalarda uçmayı, kurbağa, kablumbağa gibi sularda yüzmeyi marifet sanmakta, keramet göstermektedir Oysa, yüce Allah, insanı insan yaratmış, börtü-böcekleri öylece halketmiştir Arzu ettiğimiz, özlediğimiz Şeyh ve mürşid hazretleri, toplumuna karışan, devlet ve milletine hizmet eden, okullar, hastaneler yaptıran, Kur'an Kursları dikerek milletin aydınlanmasına hizmet eden insandır.

Hayatımda, tarikat, tarikatçılık, şeyh, şeyhcilik, mürid, mürşid nedir, ne değildir bu günkü anlamda mıntıkalarından bile geçmedim Ama, Hulusi Efendi denilince saygı, hürmet ve dua ile onun ruhaniyetini yad etmem bir zorunluluktur.

Makamı cennet olsun! Netice olarak; Keşke!.

Tarikat mevzuunda, ülkemiz şehirlerinde, İstanbul, Menzil ve benzeri yerlerde ikamet eden muhteremler, her şeyden önce, ziyaretine gelen insanlarımızı Kur'an'î açıdan doyurmuş olsalar, sonra da, millete hizmet için, okullar, Kur'an Kursları, Medreseler, İHL İlahiyat Fakülteleri yapımında yardımcı olsalar! Sonra da, milletin yararlanması için, hastaneler, şifahaneler, Darül Acezeler açılmasında el kol olmuş olsalardı!.

Yetimlerin, öksüzlerin, dulların, kimsesizlerin, garibanların yardımlarına koşarak, kendileri lüks jiplere binmemiş olsalardı!.

Bu gün milletimiz, işsizlikle boğuşmakta, gençlerimiz işsizlikten bunalıma girmekte, bir çoğu intihar yolunu tercih etmektedir İşte, bunları önlemenin yolu, mürşidin, lüks, konfor içerisinde yaşaması değil de, Ebu Zer, Selman-ı Farisi misali, yaşamı tasvip ederek, israftan, konformizmden şiddetle kaçınmaları, edinmiş oldukları zenginlikleri ellerinin tersi ile itmiş olsalardı!.

2014 yılında tatil için İlçem Afşin'daydım Denildi ki; Şehrimize İstanbul'dan falan şeyh gelecek, halkı irşad edecek, dini konuşmalar yapacak!.

Gördüm ve az da olsa dinledim ki, anlattıkları, klasik, geleneksel mev'izeler ve menkıbeler!.

Ama, halkımız, çabucak cennete gitmek için, kadın, kız, kızan koşuşmuşlar, camiiyi tıklım tıklım doldurmuşlardı! Proğram sonunda gördüm ki, Efendi Hazretlerinin Bodygartları, muhafızları, lüks otosu çok çok dikkatimi çekmiş oldu.

Bir an, ruhen, Asr-ı saadet dönemine gitmiş oldum! Ve düşündüm düşündüm!.

Sonra da, Şeyh efendinin konforu, lüksü, israfı, muhafızları, bodygartları bir bir gözümün önünden geçtiler.

Rabbim! Bu millete, Sahabe misali hayat tarzı lütfetsin!.

Sahte görüntülerden uzak eylesin!.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık