Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Bizler Kur'an Çağının Gerisindeyiz

KİM; NE DERSE DESİN, BİZLER KUR'AN ÇAĞININ GERİSİNDEYİZ!..

" Onlara bir mucize getirmediğin zaman, ( ötekiler gibi) onu da derleyip getirseydin ya! derler. De ki: Ben ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım. Bu ( Kur'an ), Rabbinizden gelen basîretlerdir. ( kalp gözlerini açan beyanlardır); inanan bir kavim için hidayet ve rahmettir." ( A'râf sûresi, âyet 203 )

" Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin." ( A'râf sûresi, âyet 204 )

Gerek namaz içerisinde, yani namazdayken, gerekse namazın dışında Kur'an okunurken, onun anlamlarını çok iyice, fevkalade bir şekilde anlamak, irşad ve öğütlerinden istifade etmek, faydalanmak ve hareket ve davranışlarımızı ona göre düzenlemek ve ayarlamak için bütün dikkatleri ona vermek ve sükût etmemiz gerekir.

Evet; ümmet olarak, millet olarak Kur'an çağının gerisindeyiz!.. Kim ne derse desin, ne yaparsa yapsın, ister uzaya, fezalara, galaksilere gitsin, ister yer yüzünde kıt'alar fethetsin. ilimde, bilimde, teknolojide fersah fersah ileri hamleler yapsın, yine de iddia ediyoruz ki, Kur'an çağının gerisindeyiz!..

Bir kere, Kur'anî emirlerden uzak bir ilim, bilim ve atom çağında yaşamaktayız!.. Çünkü,  Allah'ın halifesi, mesabesindeki insanın onuru, kişiliği, şahsiyeti, izzeti nefsi, insan olması yerlerde sürünmekte, kuru, yavan kalkınmalar adına onun varlığı yok sayılmaktadır.

Eğer; var olduğunu iddia ediyorsanız, buyurun öyleyse, Suriye'li, Irak'lı, Afgan'lı, Arakan'lı, Bengladeş'li, Somali'li, Bosna-Hersek'li, Çeçenya'lı, DoğuTürkistan'lı  vb. Müslümanların nasıl ezildiklerini, nasıl kör kurşunlara hedef olduklarını temaşa ediniz!

Çünkü, 21 yüzyılın Müslümanları hala, Kur'an-Sünnet çatışmasından uzak kalamamış, illaki bu iki düsturu, ana kaynağı birbiri ile çatıştırmaktan, kavga ettirmekten usanmamıştır!..

" Bakınız, sünnet ve hadis algısı " dindarlık" hatta " takva". dini sahiplenme adına yapılmaktadır, ama maalesef yeni bir din ihdası, dine zam veya dinden iskonto  olduğu pek fark edilemeden. Tezgahın başındakiler işi biliyor, işin farkındalar da avam, ahali, işin, işletildiğinin farkında değil! Uyutuluyor, uyuşturuluyor!

Oyalanıyor, kandırılıyor! Uyanları ve uyarıcıları da işitmiyor. Üstelik kendi çaba ve gayreti ile dahi bedeli ödenerek. Ama bu onları kurtarır mı bilemem. Bilirim bilmesine de kişi kendi fark etmeyince, kendini, kendi dinini tanımayınca bu minval üzere sürdürmüştür.

Tüm nezaketine rağmen biz " Kur'an İslamı" demeye devam edeceğiz. Zira bize din olarak İslam'ın seçildiğini Kur'an haber veriyor. Biz bunun dışındaki yolların, dinlerin asla kabul edilmeyeceğini de yine Kur'an'dan öğreniyoruz. Kişilerin çapı ne olursa olsun indî ve nefsi olarak onun sağına ve soluna yapıştırdıkları, altından üstünden yonttukları Hz. Muhammed'e payanda, araç kıldıkları, renga renk uyduruk dinlerinden beriyiz.

' Dine karşı din' formu bu dinin ve tüm elçilerin insanlık tarihi boyunca verdikleri mücadelenin ana ekseni olmuştur. Hz. Muhammed ve keza son mesaj Kur'an'da dinsizlikle değil " atalar dini" olarak tesmiye edilen, belli isimler ve sıfatlar üzerinden oluşturulan perestiş ve kült ile, kültürle karşı karşıya kalmış Tevhid mücadelesini bu minval üzere sürdürmüştür." ( www.iktibasdergisi.com.m.bozacı)

Zaten bu anlatımlardan da anladığımıza göre, bin yıllık millet tarihi sürecinde, bilhassa son zamanlarda, aziz Kur'an'dan korkulmaya başlanmış, onun yerine sünnet sünnet diyerek, hadis hadis diyerek, onun üzerini örtmeye çalışmaktadırlar!..

Akabinde de, kendi kıssalarını devreye sokmuşlar, rüyalarını, ilhamlarını, keşfi kerametlerini, gavs oluşlarını ileri sürerek, " Peygamberin vekili", bizzat " Allah'ı görme" hastalığına varıncaya kadar; Kur'an yolundan ayrılmışlardır..

Bu ayrılanlara , sizler ister Fetocu deyin, ister Seydacı, Cübbeli, Efendi hazretlerci (!), vb. bunlar, " Kur'an Müslümanlığı"ndan kormakta, tiksinmekte ve iktidarlarının elden gideceğinden, nam ve ünvanlarının sıfıra ineceğinden, insanları söğüşleme sermayeleri zayıflayacağından dolayı, Kur'an'ı kabul etmemektedirler.

Feto, yıllarca, sahabe hayatı anlattı. Hem de, sel sümükle beraber.. Ağlayarak, inleyerek, etrafına ağıtcı uşaklar kiralayarak!.. Gün oldu, Halid Bin Velid', zaman oldu Ebu Zerr Gifari'yi canlandıra canlandıra haykırdı..

Halbu ki, anlattıkları insanlar, tersi insanlardı!.. Aslında, ne Halid Bin Velid'i anlattı, ne de Ebu Zerr Gifari'yi!.. Onun anlattığı görmüş olduk ki, para,pul,  sermaye, altın, banka, şirket, himmet saçmalığı, trilyonlarca dolar ve bunların, ismi, namı bilinmez yerlere, diyarlara kaçırılması idi!..

" Hasılı, yine Kur'an'ın haber verdiği üzere elleri yazıp uydurduklarının " Bu Allah'tandır!" diyerek satanlar, ateşi satın almaktadırlar. Ya satın alanlar! Bunun yanında " Bu peygamberdendir, onun hadisi sünnetidir" diyerek Kur'an'dan referans almayacak, Kur'an'ı gölgeleyecek;

İkincil duruma indirgeyecek, kişinin dünya ve ahiret hayatını riske edecek, müflis tüccar durumuna düşürecek duygu, algı ve tavırlardan da, söylemlerden de evleviyette ve evlaiyetle sakınmak gerekmektedir.

" Tevrat İslam"ından yahudiliğe, " İncil İslam"ından hristiyanlığa geçiş elçiler aracılığıyla gönderilen vahyin mehcur bırakılması, terk edilmesi, peygamberlerin bağlamından koparılması, övgü adına ötelenmesi ve mesajlarının üzerinin örtülmesi, pavluslar, haham ve rahipler  eliyle farklı ve yeni bir din inşa edilerek olmuştur.

Kiliseler, Havralar kendilerini elçilerin ve vahiylerin yerine koymuş, önüne geçirmişlerdir. Bu günde aynı olguyla karşı karşıyayız, kim ne derse desin! Bardak yarısını da çoktan geçmiş şekilde hurafe ve bid'atlerle dolu, su bulanıklaştırılmış, karışık ve katışık hale getirilmiş! Oldukça derişik!.

İçinde ne ararsan var; çok net söylüyoruz  içinde Hz. Peygamberin aldığı mesaj çerçevesinde örneklendirip bıraktığı sahih İslam yok!. Sos ve renginden birazcık doz dışarıda! Zaten o da olmasa kim yutar bu tezgahı!

Batıniliğinden ezoteriğine, cifr ebcedinden  ahkamını da içine alan modernist aşırı uçlara kadar en grisinden en koyusuna kadar eklenmiş de eklenmiş de, çıkarılmış da çıkarılmış! Ne kokusu, ne rengi, ne de tadı saf! Onu saflaştıralım diyenler  mi saf, yoksa kutsayıp elletmeyerek dokunulmaz addedenler, aksine bu hal üzere geliştirilmiş kendince ritüellere mesnet kılanlar mı?" ( a. g. site)

Netice olarak;

" Kim ne derse desin , günün Müslümanları, Kur'an çağının gerisinde"dir iddiamızı; bir iki misalle bitirmek istiyorum: 2016 Eylül ayının 12 'de  bir " Kurban Bayramı" yaşamış olduk..

Aman Allah'ım!.. Kıssacılar, hikayeciler, safsatacılar, öykücüler, halkı kandıranlar, dizi dizi sıraya girdiler.. Kimileri " Peygambere kurban keseceğiz" diyerek, kimileri ' kurban edilen İsmail sevabı" alacağız diyerek, kimileri de, bağırsak, deri kaçırmak için neler yapmadılar ki?

Çok şükür, Feto terör örgütünün beli kırıldığı, doğrulamaz hale geldikleri için, bu bayramda pek de ortalar da görünmediler!.. Yoksa, onlar daha çok yalan söyleyecek, daha çok Somali, Çad, Türkçe Olimpiyatlar adı altında  halkı söğüşleyeceklerdi!..

Eee tabii ki, ABD' emperyal ülkesi, Feto'nun mah yüzüne heves değildir!.. Dolarlar gelmezse, oradan buradan himmetler toplanmazsa, sanırım, bu zavallıyı bir "et yığını" gibi bir yere postalayacaktır!..

Tabii ki, ülkemize postalarlarsa, bu bunamış hödüğü bir yere tıkayacaklar; tıkayacakları yerde ise, " Apo vari" yaşayıp gidecektir!..

Bunun eti, kemiği beş para etmez ama, ölüsü değerlendirilip çömezleri ona has " Türbe" yapacaklardır!.. Sanki, ülkemizde türbe tapınıcılığı az gibi, bir de bu Feto'nun türbesi etrafında mumlar yakılacak, yüzler sürülecek, Said-i Kürdi gibi " Kur'an'da adı geçmektedir"(!), diye perestiş edilecektir.. Allah Korusun!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık