ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

BUGÜN NAMUS GÜNÜDÜR VEYA İLK KURŞUN

" BU GÜN NAMUS GÜNÜDÜR" VEYA İLK KURŞUN!.

" Harîmi ismete, girerse düşman, Seferberlik acı, elem, kederdir Biter, yok oluruz, ederiz pişman, Seferberlik acı, elem, kederdir.

x Vatan çocukları, yaşlısı , genci, Kör, topal, sakatı, sağlamı, dinci, Dilemez merhamet, olmayız kinci, Seferberlik acı, elem, kederdir" ( Ş Özdemir) 12 Şubat 2015 günü, K.

Maraş'ın 95 nci kurtuluş yıl dönümüdür! Dua ediyoruz ki, tüm yurdumuz olduğu gibi, bu aziz vatan parçası da bir daha düşmanla karşılaşmasın, dini, milli bir imtihanla karşı karşıya gelmesin!.

Âmin!.

Çünkü, vatanın işgali, her şeyin sonu demektir! Ezanın susması, camilerin kapanması, özgürlüklerin elden gitmesi, ırzın, namusun, şerefin, izzetin, tüm değerli ve kutsal şeylerin payimal olması demektir.

Düşman işgalinin ne olduğunu bilmeyenler anlamazlar, laf olsun zannederler! Oysa, aziz milletimiz 95 yıl önce yurdun genelinde yaşamış olduğu gibi, Mersin, Adana, Maraş, Antep ve Urfa bölgemizde, bu acı ve elemi ruhunun taa derinliklerinde yaşamış, yeniden özgür olmak, minarelerinde ezan sesini duymak, gürül gürül cuma namazını kılmak için, ne tür çileler çekmiş, nasıl bir hengameden geçmiştir, bunu yaşayanlara, Sütçü imamlara, Rıdvan hocalara, Arslan beylere, Ali Sezai, Mıllış Nuri'ye vb.

sormak lazımdır! " İşgalin başlamasından üç gün evvel, Ermeni komiteci Agop Hırlakyan, davulcu Abdal Halil Ağa'ya gelerek, Fransız komutanın şehre girişinde birkaç davulcunun çalmasını ister.

Fakat Abdal Halil Ağa: " Bu din bahsidir, memleket bahsidir beyim, aha şu davulumun kasnağını altın ile doldursan, bu çomak bu davula vurmaz Ben gardaşlarımın bağrına çomak sokamam" der.

Fransız işgalinin ikinci günü, bir grup Fransız ve Ermeni askeri devriye gezerken, Tarihi Uzunoluk Hamam'ından çıkan iki Müslüman Türk Kadınına yaklaşarak " Burası Türklerin değildir Burada artık bu şekilde peçeli gezemezsiniz" diyerek onların peçelerini açmaya çalışırlar Olay yerine ilk yetişen Çakmakçı Sait isimli genç, mütecaviz askerlere karşı koymaya çalışır, fakat gözü dönmüş düşmanların kurşunlarına hedef olarak ağır şekilde yaralanır.

İşte tam o esnada Hamam'ın karşısındaki dükkânında olayı seyreden Sütçü İmam, tabancasını çekerek olaya müdahale eder " Durun bire densizler Yaptıklarınız yetti artık.

Bugün namus günüdür" deyip silahını ateşler; bir işgalci askerini öldürür, ikisini de ağır biçimde yaralar Türk Milletinin namus ve şerefine uzanmak isteyen menfur eli daha orada kırıverir.

Bu kurşun, Türk İstiklal Mücadelesi'nin de ilk kıvılcımı, adeta ilk müjdecisidir" ( wwwilimdünyasi.

com) Yine, Seferberlik başlıklı şiirimden bir kıt'a ile devam etmek istiyorum: " Bulursak kefeni, ona bürünür, Bayrak için, dizin dizin sürünür, Gündüz olsun, gece olsun yürünür, Seferberlik acı, elem, kederdir" ( Ş Özdemir) Mevzunun burasında, iki değerli isimden bahsetmeden geçmeyeceğim!.

Sütçü imam ve Rıdvan hoca!.

İşte, asırlardan beri hasretini çekmiş olduğumuz iki kahraman! Hani, günümüz dünyasında, vatan, bayrak, sancak, millet savunması nedir bilmeyen, hurafelerle, bid'atlerle, geleneklerle, ananelerle, töresel şeylerle meşgul olan, hikaye üstüne hikaye, menkıbe üstüne menkıbe anlatan işlevsiz, eylemsiz hocalar, bu iki isimden, direnişlerinden, özgürlüğe yürüyüşlerinden utansınlar!.

Veya, şekilcilik kurbanı olmuş, vatan savunmasından, milli ruhtan, imani mücadeleden habersiz yaşayan, eli misvaklı, sokaklarda Budist ithalı tesbihlerle boy göstermekte olan müridan da utansınlar!.

" 27 Kasım 1919 gecesi Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan'ın evinde işgal komutanının şerefine bir balo tertiplenir Baloda komutanın dansa davet ettiği genç ermeni kızı " Sizinle dans etmekten mazurum Çünkü kendimi esarette hissediyorum.

Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem!" diyerek teklifini reddeder Bunun üzerine askerlerine derhal emir veren komutan, Kaledeki Türk Bayrağını indirtir 28 Kasım 1919 Cuma günü Maraş'ın kara sabahıdır.

Yatağından kalkan Maraş'lılar, asırlardan beri kale burcunda dalgalanan şanlı bayraklarını göremezler Bir Milletin İstiklaline son verilmesi anlamına gelen bayrağının indirilmesi karşısında Maraşlılar sessiz kalmazlar tabii Cuma namazı vakti, halk Ulu Cami'ye toplanır.

Camii imamı Rıdvan Hoca: " Aziz Cemaat! Kalesinde düşman bayrağı dalgalanan bir millet Hürriyet'ini kaybetmiş sayılır.

Hürriyet olmayan bir yerde cuma namazı kılmak caiz değildir" diye bir hitabede bulunur Bunun üzerine Maraşlılar topluca kaleye hücum ederek, indirilen bayrağı yeniden kale burçlarına diker ve cuma namazını orada eda ederler.

" ( a g site) " Kendini Kurtaran Şehir" ülkemizde tek şehirdir.

Ama, ne acı ki, K Maraş İl'imiz,bu gün; istenilen, talep edilen, olması gereken yerde değildir Bürokrasi yönüyle zayıf kalmış, devlet için tüm imkanlarını kullanmasına rağmen, ne bir kabine de bakanı, ne otoriter, ne fonksiyonel bir hizmet edeni bulunmamaktadır.

Bilhassa, K Maraş'ın merkezi olduğu gibi, Kuzey İlçeleri de, ülkemize her yönüyle, kültür, musiki, sanat, edebiyat ve yer altı yer üstü zenginlikleriyle büyük katkıları olmaktadır!.

Afşin İlçesi Termik santralleri dünyaca meşhur kömür rezervlerine sahip olup, ülke genelinin % 25 oranında elektriğini karşılamaktadır Yüzlerce, binlerce işçinin çalışması bizleri onurlandırmakta, açılacak diğer santrallerin de bir an önce bitirilmesini arzu etmekteyiz Ashab-ı Kehf'i ile manevi alanda hizmet sunarken, Elbistan şeker fabrikası vb.

iş yerlerinin varlığı da , insanlarımızın dikkatini Başkente çevirmektedir! Yazları tatile gittiğim zaman görmekteyim ki; ekilir, saçılır,dikilir arazileri istimlak edilmiş insanlar, boşlukta kalmışlar, işsizliği , boşta kalmışlığı içten içe yaşamaktadırlar!.

Diğer taraftan, Afşin-Elbistan insanları, filtresiz çalışan bacaların savurmuş olduğu külün tozunu yutmakta, kanser vb hastalıkların gittikçe artmış olduğu, yoğunlaştığı zamanı yaşamaktadırlar!.

Bağları, bahçeleri kurumuş, ekilen arazilerde de istenilen kıvamda mahsul alınmamaktadır!.

Netice olarak; K Maraş'ın 95 nci kurtuluş yıl dönümünü doya doya kutluyoruz!.

Bu uğurda toprağın kara bağrına düşmüş yiğitlerimizi, şehidlerimizi şükranla, dualarla, Fatihalarla anıyoruz! Rabbim!.

Bu millete ve K Maraşlı insanlarımıza bir daha böylesi günleri göstermesin!.

K Maraş Kurtuluş Mücadelesin de, Arslan Bey gibi civanmert'i anmadan edemeyiz!.

Makamı cennet olsun!.

Ne derler: " Bin işçi ve bir başçı" Arslan Bey, bir Türk yiğidi idi ve Maraşlı'nın başı idi! Hani, emperyalist askerlerinin, hamamdan çıkmış hanımlara: " Burası artık Türk memleketi değildir.

Fransız müstemlekesinde peçe ile gezilmez!" sözü karşısında yiğidimiz Çakmakçı Sait Bey: " Gâvur oğulları! Dokunmayın bacılarıma!" diyerek, Fransız ve Ermeni Lejyonerlerinin silahsız bir şekilde üzerlerine yürümüş ve atılan kurşunla yaralanmıştır İşte, bunun üzerine Sütçü İmam harekete geçerek, gereken derslerini vermiştir Şu şiirimle mevzuya son vermek istiyorum: " Düşeriz toprağa, isimsiz mezar, Rabbim takdir eder, ne âlâ yazar, Kabir deşen yoktur, hanımlar kazar, Seferberlik acı, elem, kederdir.

" ( Ş Özdemir) Rabbim!.

K Maraş'ın 95 nci kurtuluş yılını mübarek eylesin!.

Selâm ve duâ ile Şerafettin Özdemir .


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık