Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Cennet Arkadaşlarımız Anneler

  ANNELERİMİZ; CENNET ARKADAŞLARIMIZDIR!..
 
 
    " Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine " Of" bile deme;  onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle." ( İsrâ sûresi, âyet 23 )
 
    " Onları esirgeyerek alçak gönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: " Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara ( öyle) rahmet et!" diyerek dua et." ( İsrâ sûresi, âyet 24 )
 
    8 Mayıs 2016 pazar günü; " Anneler Günü" dür!.. Bu güzel günün, annelerimize, anne sevgisini, saygısını, hürmetini kalbinde, gönlünde ebedileştirenlere bitmez, tükenmez selamlar olsun!.. Çünkü,
 
    Annesinin bağrına yaslanmayan, nasıl huzur bulsun ki?.. Bir kere, insan mutlu ve kutlu olmaya, anne bağrında alışır. Anne, gecesini, rahatını, huzurunu, uykusunu terkedip, mini minnacık yavrusuna kol kanat gerer, onun açlıktan, altını ıslatmasından, ağlamasından dolayı, her tarafı deprem yemişçesine zangır zangır titrer.
 
    Hani; Hz. Musa (as);  Allahü Tealaya arzeder: " Ya Rabbi!.. Cennetteki arkadaşımı bana göster."  Yüce Allah: " Ya Musa!.. Fiilanca şehre git oradaki filanca kasap senin cennet arkadaşın olacak. buyurur.

 
    Nitekim Hz Musa (as), o belirtilen kasabın yanına gitmiş) yabancı olduğu halde misafir ev sahibi münasebetiyle) Kasap; Hz. Musa'yı yemeğe davet etmiş. Yemek yedikten sonra ( kasap) büyükçe bir zembil yanına almış.
 
    İki el yemek o zembile  atar bir el de kendisi yermiş.  Bu arada birisi kapısını çalmış. Kasap kalkıp kapıya gitmiş. Hz. Musa (as) zembilin içine bakmış ve zembilin içinde çok yaşlı bir kadın varmış.  
 
    Hz. Musa; zembilin içine bakmış ve zembilin içinde çok yaşlı bir kadın varmış. Kadıncağız Hz. Musa'yı görür görmez gülümsemiş ve peygamberliğine şahadet getirmiş ve o anda vefat etmiş.
 
    Kasap annesinin zembilin içinde vefat ettiğini görünce olayı anlamış ve hemen Hz. Musa'nın elini öpmüş ve arz etmiş:
    Sanki siz Allah'ın Nebisi Hz. Musa Kelimullah'sınız. Hz. Musa sormuş:  Sen bunu nasıl tahmin ettin? O da arz etmiş: Benim annem her gün ağlayarak dua ederdi ki, Ey Allah'ım!.. Beni Hz. Musa'ın ziyaretiyle ölüme kavuştur.
    Onun böyle aniden vefat etmesinden ben tahmin ettim ki siz Hz. Musa Kelimullah olabilrsiniz. Kasap devam etmiş: Benim annem her yemekten sonra memnuniyetle şu duayı ederdi:
 
    " Ya Rabbi!.. Benim oğlumu cennette Hz. Musa (as)'ın komşusu ve arkadaşı yap. Bunun üzerine Hz. Musa  (as);  " Tebrik ederim. Allahü Teala, seni cennette benim arkadaşım ve komşum yapmıştır." buyurdu.
 
    Anne duasını almak, onu incitmemek, saygısızlık yapmamak ne demektir? Evlat; ne kadar bilgin, ne kadar alim olursa olsun, annenin desteğine, onun sıcacık duasına, merhametine ihtiyacı vardır.  Şu şiirde ifade edildiği gibi:
 
    " Anam seni incittim tekmeleri atarak,
       Seni zayıf düşürdüm, kandan besin yutarak.
                                       .......
       Aşerdin de eriğe, ekşisini aradın,
       Bir ekşi erik için, koca köyü taradın." ( E. S. Osmanoğlu)
 
    Evlatlar, sanki başlarında kuş varmış da uçacakmış gibi, annelerine hürmet, incelik, zerafet, nezaket, nezafet iiçerisinde hürmet göstermeli, her anneyi, tıpkı Hz. Hatice (ra)'a hürmet eder gibi, Hz. Aişe'yi dinler gibi, Hz. Fatima'yı görür gibi görmeli, ellerinden yudum yudum sevgiyi öperek evlat oluşlarını izhar etmelidirler.
 
    Ne yazık ki, 21 nci yüz yılda, bir kısım çıt kırıldım insanlar, modernite hastalığına tutulmuş biçare ve zavallılar, sadece annelerini yılda bir kere " anneler günü"nde anmaktadırlar bir buket çiçekle onların gönüllerini hoşnud etmeye çalışmaktadırlar!..
 
    Oysa, İslam'ın anne sevgisine vermiş olduğu değer böyle değildir!.. " Anne başa tac imiş, bulunmaz ilaç imiş, bir evlad zengin  olsa da, anneye muhtaç  imiş." prensibinden hareket etmektedir. Öylesi, bir günlük, bir anlık bir ziyaretle mes'eleyi nazara itibare almamaktadır.
 
    Veya annesini " Şefkat Yurdu"ne terkederek, yine aynı minval üzere, " Anneler Günü"nde bir kere gidip ziyaret etmekle evlatlık görevini tam anlamıyla ikmal ettiğinin bilincine varılmaz.
 
     Resulullah (sav), hayatı boyunca, kendisine emeği, hizmeti geçmiş hanım efendileri hayırla anmış, hayatta iken ziyaretlerini ihmal etmemiş, daima onlara hayır duasını esirgememiştir. Şimdi şu ibretlik yaşanmış hikayeyi birlikte düşünelim:
 
    " Anadolu'da bir köyde imamdım. Yakınımdaki köyden bir genç babasını dövmüştü. Olayı duydum, çok üzüldüm ve akabinde adama geçmiş olsun demeye karar verdim.
 
    ( Böyle nazik bir konuda geçmiş olsun demek, ya da o konuyu açmak uygun değilmiş. Fakat, o zaman ben de küçük yaşta olduğum için, o inceliği kavrayacak durumda değildim.)
 
    Adamcağızın ziyaretine gittim. Çocuk yaşta olmama rağmen " imam olduğum için" adam beni görünce hemen üst kattan aşağı indi, nezaketlerin en güzelini sergileyerek bana " hoş geldiniz" dedi ve beni eve buyur etti. Merdivenden yukarı çıkarken ( damdan düşer gibi) " Geçmiş olsun" dedim. Adamcağızın gözlerinden yaşlar dökülerek, " Param parça olsun." dedi.
 
    Aradan üç ay geçmedi. Babasını döven genç şehre giderken kamyona binmiş. Kamyonun üstünde on beş,yirmi kişi var. Herkes kasanın içinde oturduğu halde, o kasanın dikey kısmının üzerinde oturuyor. Kamyon virajda savrulup yol setine vurup duruyor. O hızla savrulan genç yol setindeki kayaya çarparak parçalanıyor. İşin ilginç yanı, kamyonun üzerindeki insanların hiç birisi hiç bir yara almıyorlar." ( Hayata yön veren düşün celer, E. S. Osmanoğlu, say.107-108)
 
    Onun içindir ki, annelerinin ayaklarının altlarını öpme mecazını gösterenler de, inşallah cennet ve cemal ile müşerref olacaklardır.  Sonra da, annelerimiz, bizim cennet arkadaşlarımız olacaklardır. Yüce Allah öylesi evladlardan eylesin!..
 
    Netice olarak;
 
    8 Mayıs 2016 günü kutlanacak " Anneler Günü"nün kaynağını bilmek de lazımdır. Böylesi bir gün, sanırım İslamî, Kur'ânî, Nebevi bir gün değildir. Buna rağmen, madem ki, Batı toplumlarını taklit ediyoruz!..Bir günde olsa, " Anneler Günü" kutlu olsun!..
 
    Millet evlatları olarak, ne zaman ki, İslâmî, Kurânî bir kültürle yaşar isek, işte bizler de o zaman 365 gün " Anneler Günü" nünü kutlamış olacağız!.. Rabbim!.. O günleri, bizlere ihsan buyursun!.. Çünkü, Batı'lının ihdas etmiş olduğu, " Sevgililer Günü"nden, " Babalar Günü"nden, gına gelmiş, usanmış durumdayız!..
 
    Gönlümüz istiyor ki; Annemiz; Hz. Hatice olsun, Hz. Fatima, Hz. Aişe vb. hanım efendiler olsun!.. Hz. Fatıma'nın narin, zarif, ehl-ibeyt  olan evlatları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin günleri olsun!.. Yani, Kerbela'yı, mezhep aşırılığından, ifratından kurtulup kutlayalım.
 
    Annemiz, " Anneler Günü"nde, Kerbela kahramanı Hz. Zeyneb'in kutlanması, tes'id edilmesi olsun!.. Dünya kadınları, insanları, Hz. Zeyneb'in, Kerbela'da başına gelmiş olanları okusalardı, bilmiş olsalardı, vallahi!..Batı'da tüm kutlanmakta olan alışılmış günler iflas edecekti!.. Selam ve dua ile..
    Şerafettin Özdemir
                                 
               

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık