Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

DECCAL MOTİFİ

HZ.

İSA'NIN İKİNCİ DEFA NÜZULÜ SIRASINDA ÇIKACAK OLAN DECCAL MOTİFİ NEDİR, NE DEĞİLDİR? " Ve " Allah elçisi Meryem oğlu İsa'yı öldürdük" demeleri yüzünden ( onları lanetledik).

Halbuki onu ne öldürdüler, ne de astılar; fakat ( öldürdükleri) onlara İsa gibi gösterildi Onun hakkında ihtilâfa düşenler bundan dolayı tam bir kararsızlık içindedirler; bu hususta zanna uymak dışında hiçbir ( sağlam) bilgileri yoktur ve kesin olarak onu öldürmediler" ( Nisâ sûresi, âyet 157) Malum olduğu üzere, Allahü Teala, Nûh'u tufandan, İbrahim'i ateşten, Musa'yı Firavun'dan, Resulullah (sav)'i müşriklerin tuzağından koruyup kurtardığı gibi İsa'yı da, onu öldürmek isteyen Yahudilerin elinden kurtarmış, Hz.

İsa'ya ihanet ederek bulunduğu yeri askerlere gösteren kişiyi İsa'ya benzeterek öldürtmüştür Bu günkü yazımda yine, yeniden dünyaya dönecek olan Hz İsa (as)'dan, onun devrinde mücadele edeceği Deccal motifinden, mahiyetinden, ne olduğundan, nasıl bir uğraş verileceğinden veya, bunların Kur'anî rivayetler olup olmadığından bahsedeceğim.

Çünkü, İsrailiyat kültürü, Hristiyanlık dinini diğer beşeri dinleri mahvı perişan ettiği gibi, maalesef, İslam'ı da, tarih boyunca içerden vurmuş, Kur'an, sahih hadislerin kabul edemiyeceği uydurma, uyduruk menkıbelerle Müslümanların kafalarını, beyinlerini, düşünce tarzlarını, idraklerini uyuşturmuştur Niçin ve neden? " Diğer yandan Hz İsa indiğinde Arapların azınlık olacağına ve çoğunun Beytu'l-Makdis'te bulunacağına dair rivayetlerde Deccal'in ordusuyla savaşacak olan Müslümanlardan sadece ' Araplar' şeklinde söz edilmesinde de, Arap merkezli bir söylemin etkilerini sezmemek mümkün değildir.

Zira bazılarının iddia ettiği üzere, Hz Peygamber gaybı bilip de, azınlığı değil ekseriyeti oluşturan Acemleri ( Türk, İran, Afgan, Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya vd) merkeze alarak söylemini niye buna göre kurmadı, diye sormadan edemiyor insan! Burada tarihteki Arapçılık faaliyetlerinin izlerini aramak yanlış mı olur? Araplar bu sırada Beytu'l-Makdis'te iken, Deccal'in beraberinde hepsi de kılıçlı 70.

000 Yahudi ile geleceği de belirtilmektedir Diyelim, bu gerçek olsun; fakat 70000 kişilik bir ordunun bugün ne önemi olabilir ki? Kaldı ki, bugün elinde nükleer silahlar olduğu söylenen yaklaşık altı milyonluk bir İsrail toplumu olduğunu da burada hatırlamakta fayda vardır.

Üstelik artık nükleer silahlar başta olmak üzere son derece gelişmiş silahların kullanıldığı bir dönemde- veya daha gelişmiş silahların kullanılacağı gelecek çağlarda- bile kullanmak çok komik kaçmaz mı? Belli ki bu hadisleri piyasaya sürenler, kendi dönemlerinin gelişmelerini göz önüne almış; ama gelecekteki gelişmeleri kestirememiştir Hz İsa'nın iniş dönemi olayları arasında Kureyş'in kaybettiği mülkünü ( saltanat, iktidar ve otoritesini) geri alacağı da söylenmektedir.

Allah aşkına, bugün Kureyş mi kaldı, Kureyş'in geri alacağı iktidar mı? Bu rivayetler, tarihin derinliklerinde yaşamış olan insanlar için geçmişte belki anlamlı olabilirdi; ama bugünün ve geleceğin insanı için hiçbir anlam ifade etmediği kesindir Bu ise, bu rivayetlerin geçersiz ve hükümsüz olması anlamına gelir O dönemde inek ve öküzün pahalı, atın ise ucuz olacağı; çünkü öküz ve ineğin tarlaları sürmekte kullanılacağı da rivayetlerde ileri sürülmektedir.

Henüz Hz İsa'nın inmediği günümüzde bile öküz-inek yerine traktör kullanımı yaygınlaşmış iken, gelecek çağlarda acaba, öküz inek ve attan- önemli şeylermişçesine- bahseden rivayetlerin ne kadar komik kalacağı aşikar değil mi? Bu da, bu rivayetlerin ürünü olduğunu açıkça gözler önüne sermiyor mu?" ( musabagcitr.

gg) Tüm bu anlatımlardan anlıyoruz ki, bir takım güçler, eskiyi, eski yanlışları unutamayanlar, yeniden eski otoriteleri ile, iktidarları ile, güçleri ile gurur duymak, keyif almak, iftihar etmek için zaman zaman , " Hz İsa" " Mesih" " Mehdi" " Deccal" vb avuntularla vakit geçirmektedirler.

İşte, bunlardan biri , " İsrailiyat" yalancıları, diğeri de " Emevilerdir" Yukarı satırlarda da, ifade edildiği gibi, Hz.

İsa'nın yeniden dünyaya nüzulü, illaki Şam şehri, Suriye'nin topraklarında olacaktır! Niçin Medine Mescidinin, Kabe'nin minareleri değil de, Şam'ın beyaz minaresi?.

Bu tür hikayeleri okuyan kesimlerimiz, Kudüs Beyt'ül Makdis'deki, Abdülmelik bin Mervan'ın, Kabe'ye nazire olarak yaptırmış olduğu eserlerden anımsıyoruz.

Ne acı ki, İsrailiyat denilen hikaye, uydurma kültürü de, her tarafımızı sarmalamış, apaçık İslam tarihini, dinler tarihini içinden çıkılmaz hale getirmişlerdir Merhum Abdullah Aydemir'in " Tefsirde İsrailiyat" isimli eseri, bir kez değil, tekrar tekrar neslimiz, gençlerimiz ve insanlarımız tarafından okunmalıdır!.

Netice olarak; " en- Nevevi, bu problemlere aldırmaksızın ve hiç bir delil göstermeksizin, Deccal'in sıfatlarının Hz Peygamber'e vahyedildiğini söylemektedir ki, bu durumda Deccal'in eşeğinin kulaklarının arasının yirmi metre genişlikte olduğu de ona Allah (cc) tarafından vahyedilmiş olmaktadır.

Bu durumun değerlendirilmesini ve takdirini okuyuculara bırakıyor ve yorum yapmaya gerek görmüyoruz Yine Müslümanların Deccal'e karşı Şam'daki Duhan dağına sığınacakları rivayeti karşısında, bu gün bir milyarı aşan, gelecekte ise sayılarını Allah'ın bilebileceği Müslümanların-şayet böyle bir dağ varsa- bu dağa nasıl sığacakları bizce merak konusudur Belli ki, ravilerin bu rivayeti piyasaya sürdüğü dönemde, Müslümanların bir dağa sığabilecek sayıda olduğu kabul edilmekteydi; zira o zaman bu rivayet bir problem doğurmamış görünmektedir; ama bugün bu rivayetin gerçek yüzü tamamen ortaya çıkmış durumdadır.

Keza Deccal'in, İsfahan Yahudilerinden olacağına dair rivayet de Hz Peygamber'in Medineli bir çocuğu Deccal zannetmesiyle çelişmektedir Bu durumda, Hz.

Peygamber Deccal'in İsfahan Yahudilerinden olacağını bildiği halde, o çocuğu nasıl Deccal zannedebilir?" sorusu da kaçınılmaz olmaktadır" ( musabagcitr.

gg) Mes'eleye nereden yaklaşırsak yaklaşalım, orada bir hurafenin, uydurmanın, kandırmanın göze çarptığı görülmektedir Bilhassa, bu tür rivayetleri günümüzde anlatmak, yeni nesillere izah etmek mümkün olmamaktadır!.

Yani, Deccal, Mehdi, Mesih, İsa mevzuları, ülkemizde, öne çıkmış bulunan küçük küçük cemaatlerin ellerindeki, öne sürmüş oldukları, halkları bunlarla kandırdıkları bir sermayedir Örneğin, Cübbeli diye bilinen molla bu tür konuları anlatarak meşhur olmakta, Karataş, Hatipoğlu, Döngeloğlu gibi bir hayli hurafeci hocaların yanı sıra, bir kısım ağabeyler, üstadlar, hazretler, efendiler, mürşidler, müridler, kutuplarda bunları dillerine pelesenk etmiş durumdadırlar!.

Rabbimiz! Aziz milletimize, bilgi, bilinç, ihlas, idrak, izan nasip eylesin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık