Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Din Görevliliği, Emeklilik ve Mihrab'ta Yaşlanmak

" Her insan topluluğunu önderleri ile birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defteri sağından verilirse, onlar, en küçük bir haksızlığa uğramamış olarak amel defterlerini okuyacaklar." ( İsrâ sûresi, âyet 71 )

Başlıktan da anlaşılacağı üzere, konumuz emekli imamlarımızı, hizmet etmişlerimizi, emek vermişlerimizi, saçını, sakalını mihrapta ağartanları anlatacağım..

Çünkü, onların tamamına saygım, hürmetim fani olarak bitmez, tükenmez olacaktır!.. Aslında, imamlık kolay görünen bir meslektir!.. Ama,

İçerisine girdiğimiz zaman görmüş oluruz ki, imamlık; o kadarda göründüğü gibi kolay bir meslek değildir!.. Cemaatten, farklı insan yapıları, huzurlu , huzursuz, öfkeli, sakin, uyumlu, uyumsuz , bilgili, bilgisiz, aydın, aydın olmayan tüm insanlarla haşir-neşir olmak, onları anlamak, lüzumunda dertlerine derman olmaktır!..

Bilhassa, yurt dışı camilerinde böylesi durumları yakinen yaşamak, tecrübe etmek mümkündür!.. Bir camide, her bölgeden insanlar bulunmaktadır!.. Egeli, Karadenizli, Ankaralı, Adanalı, Doğulu ve yurdun her yöresinden cemaat!..

Hal böyle iken, şu sitemimi arzetmeden geçemiyeceğim: İmamlık; " Peygamber varisliği" olduğuna göre, imamlarımızın genç yaşlarda emekli olmaları, ondan sonra da, cemaatle camii avlularında oturmaları benim dikkatimi çekmekte, hiç de hoşuma gitmemektedir!..

İmamlığın, asıl verimli dönemi, emekli olduktan sonra başlamaktadır!.. Çünkü, neslimiz; iman dersi, ahlaki öğretiler, Kur'anî bilgiler yoksunu durumundadır.

Evler, yangın yerine dönmüş, aileler mutlu ve huzurlu değildir!.. Hanım kocası ile kavgalı, ogul babası ile, kız annesi ile çekişme halindedir.. Hal böyle iken, her taraf yangın yerine dönmüş iken, tecrübeli imamlarımızın bir köşede durmaları, dinlenme safhasına geçmeleri pek de doğru olmasa gerektir!..

İmamlarımızın, ekser kısmı hafızdır. Kimileri İlahiyatçı, kimileri de en asgari İHL. tahsillidir.. Böylesi, bir potansiyelin bir köşede atıl kalmaları, dinlenmeleri, dinlenerek yaşlanmaları neyin nesidir?

Dolayısıyla, camilerimizi toptan Kur'an öğretim mahalleri haline getirebiliriz!.. Başkanlığın, Müftülüğün vermiş olduğu maddi-manevi destekle, Kur'an Talimleri, Türkçe Tefsir okutmaları, itimad edilir ilmihal kitaplarını talim ettirmeleri fevkalade bir görev olacaktır!..

Her gün açılan Kur'an Kursları!..

Gerek kız çocukları ve gerekse erkek çocukları için sürekli çoğalmakta olan Kur'an Kurslarımız, emekli olmuş, hafız, arapça kabiliyeti, tahsili bulunan hocalarımıza ihtiyacı bulunmaktadır!..

Arapça tahsili bulunan hoca efendiler; Kur'an Kurslarında hafızlık yapmakta olan öğrencilere, günde, bir kaç saat arapça tahsil ettirmiş bulunsa, sanırım, en büyük hayri hizmeti yapmış olacak, hem kendisi ruhen, manen, maddeten diri kalacak, hem de, ders vermiş olduğu çocuklar dolu dolu yetişecektir!..

Diğer taraftan, emekli olmuş hocalarımızın, cemaatle, cami avlusunda sohbete dalması, boşa geçen zaman olacaktır!.. Çünkü, camii avlusunda oturan insanlarımız, Kur'an sohtebinden uzak, " Dedim" "Dedi"lerle vaakit geçirmekte, günlük kumlanmış oldukları hastalık tabletlerini, ilaçlarını veya askerlik anılarını tazelemektedirler!..

Hal böyle iken, emekli hocanın, oralarda oyalanması, zaman geçirmesi, hem kendisini yaşlandırır, hemde faydasız, ilgisiz, boşa geçen bir zamana imza atmış olacaklardır!..

Netice olarak;

Bazen düşünmeden edemiyorum!.. " Hoca efendinin emeklisi olur mu?" diye!.. Çünkü, eski büyüklerimiz, vefat etmiş hoca efendiler, tüm ömürlerini imkan olsaydı, mihrapta bitirmeye çalışırlardı.

Emeklilik, bir köşeye çekilme, istirahat onlar için fuzuli, israf edilmiş zaman kaybından başka bir şey değildi!..

Diğer taraftan, emekli hoca efendiler, yeni nesillere örnek olmalıdırlar!.. Ömürlerini kütüphanelerde geçirerek, her türlü tefsir, akaid, tarih ve benzeri eserleri devirerek, kendilerini, ahir ömürlerinde de olsa, dolu dolu olarak, uhrevi aleme hazırlamalıdırlar!..

İslam tarihine yakinen nazar ettiğimiz zaman, bunu görürüz, bunu okumuşuz ve okumaktayız!.. Tüm İslam büyükleri, ömürlerini kitaplarının başında tamamlamışlar, elde Kur'an ve mürekkep ile sona erdirerek, Hakk'a yürümüşlerdir!.. Dolayısıyla;

Tüm emekli olmuş, yaşları elliden yukarı olan hocalarımıza sağlık, sıhhat ve afiyet temenni ederek, kalan ömürlerinde mutluluklar dilerim.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık