Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

DİNDARLIK ANLAYIŞIMIZI DARALTAN İLMİHAL KİTAPLARI

" İslam, insanların senin dilinden ve elinden emin olmalarıdır.

" ( Hadis-i şerif) " İslam, kendiniz için arzu ettiğinizi kardeşiniz için de arzu etmenizdir" ( Hadis-i şerif) Asırlardan bari, klişeleşmiş şartları nesillere ezberlete ezberlete bir milim yol alamaz olduk Beş yaşından tutunda, ahir ömrümüze kadar, Müslümanlara öğrettiğimiz husus, İslam'ın şartının beş olduğu, imanın şartlarının altı olduğudur.

Tabii ki, bunları öğretebilmek için de, ellerde dolaşan çeşit eşit, binlerce ayrı havadan, ayrı telden çalan ilmihal kitapları bulunmaktadır Abdestin şartları 4, namazın şartları 12, guslün şartları üç, teyemmüm iki, zekat, oruç, kelime-i şehadet ve zekat dışında, her hangi önemli bir emri öne almış değiliz Örneğin, Komşu hakları, insan hakları, çevre temizliği, hayvan hakları, kul hakları, infak, sadaka, haccın önemi, anne-baba hakları, çocuk eğitim ve öğretimi, eğitim-öğretim, cihad, yardımlaşma, vatan sevgisi, askerlik, takva, vera, zühd vb.

binlerce mes'eleyi kat'iyyen göz önüne almış değiliz " Tekrar belirtelim ki, Müslümanın bilmesi, inanması ve yapması-yapmaması gereken hususları, yani İslam'ı bu beş hususa hasretmek, son derece yanlış ve yanlış olduğu kadar, vahim sonuçlar doğurabilecek bir anlayıştır İslam binasının ilkeleri yalnız bunlar değildir.

Kur'an'ı Kerim'de Allah'ın bir çok buyrukları vardır Bu hadiste gösterilen dört ibadet ( namaz, oruç, zekat, hac) emrinden yalnız namaz emri ilk emirlerdendir Oruç emri Medine'de gelmiştir.

Milleti savunma ( cihad) emri dahi zekat ve hac emirlerinden önce gelmiştir Batıl adetleri terk etmek, hurafelerle mücadele etmek, taassubu kaldırmak emirleri de Mekke'de ilk zamanlarda gelen emirlerdendir Şüphe yok ki bunların Kur'an'da ötekilerden önce gelmesinin bir sebebi ve manası vardır.

Kaldı ki Müslümanlık bir bütündür, yalnız ibadetlere dair olanları alıp, diğerlerini bırakmak olmaz Şu halde, Peygamber'in bu dördünü diğerlerinden ayırması, ibadetlerin imanı kuvvetlendirmekte ve ahlakı yükseltmekteki tesirini göstermek maksadını güder Nitekim ötekilerini de diğer hadislerde aynı suretle bildirmiş bulunuyor.

Kaldı ki, İslam'ın, kendisine gönül veren müminlerine yönelik taleplerinin, sadece İslam'ın şartının beş olduğu anlayışında ifadesini bulan hususlardan ibaret olduğunu ileri sürmenin, tabir caizse, İslam'ı adeta kuşa çevirmek anlamına gelebileceği de sağduyu sahiplerinin dikkatlerinden kaçmayacaktır" ( islamiyatdergisi.

M HKırbaşoğlu) İsterseniz, evlerde bulunan, genel kütüphanelere, okulların, üniversitelerin kitaplıklarına bir bakınız!.

Ne göreceksiniz biliyor musunuz? İri-ufaklı, büyüklü-küçüklü cilt cilt ilmihal kitapları!.

Yusuf Tavaslı, Hüseyin Hilmi Işık'ın Seadeti Ebediyyesi, şişirme irşad kitapları, Ömer Nasuhi merhumun Büyük İslam ilmihali, Fikri Yavuz İlmihali, Diyanet İlmihalleri, gençlik ilmihalleri, kadın ilmihalleri vb yüzlerce kitap!.

Herkes, her yazar kendi zaviyesinden konuları değerlendirmiş, ilmihal konularına farklı bakmışlar, bilgi adına kendi düşüncelerini yerleştirmiş ve sokuşturmuşlardır Daha olmadı, tarikat pirlerinin, hazretlerinin uydurma tarikat ictihadlarını, mehdilik, Mesihlik, deccallik, İsalık ve kurtarıcı imam konularını şişire şişire bitirememişler, hep söz konusu kitaplarına doldurmuşlar!.

Ama, mevzular belli kalıpları, belli, bilinen başlıkları aşamamıştır Abdest, gusül, teyemmüm, namaz, zekat, oruç, hac, cenaze ve cenaze telkinleri, kabir ahvali ve benzeri mevzular!.

Tabii ki, belirtilen ilmihal yazarlarının gücü bu tür şeyleri yazmaya yetmektedir! Sanki, sırlı dualar, zırhlı dualar dışında başka bir şeyler yok gibi!.

Allah'ın varlığı, zatı, subuti, fiili sıfatları, uhrevi alem, alemin hali, hayatın genişliği, insan ve insanın anlamı sanki yok gibidir Diğer taraftan, adalet, insanlar arasındaki eşitlik, kardeşlik, tesanüd, emri bil maruf ve nehyi anil münker görevi yok gibi.

Toplumun inişli-çıkışlı hali, hukukun işlerliği, işlemezliği, siyasi ve iktisadi çalkantılar ilmihal kitaplarını ilgilendirmez şeklindedir " Oysa ki, ilmihal kitaplarının ibadet dedikleri, ibadetlerin sadece küçük bir bölümüdür.

Eskiler onlara ibâdat-i mersûme ( görüntüleriyle ibadet olan ibadetler) demişlerdir Bir de ibâdat-i hakîkiyye ( özü ve içeriğiyle ibadet olan ibadetler) vardır ki onun içine tüm meşru fiiller girer Bu anlamda hayatın tümü ibadettir.

Elverir ki o hayat, insana yaraşır temizlik ve güzellikte yaşansın Allah'ın istediği açıktır: O, Mâbud'u ( Tanrısı) Yaratıcı Kudret olan büyük evren mabedinin öne çıkarılmasını istiyor Bunun içindir ki, Kur'ân, Allah ile aldatanların aksine, sadece din kitaplarını değil, evreni ve insanı da okunması gereken ayetlerle dolu kitaplar olarak görüyor.

Büyük mabedin ibadetleri, evren ve insan kitabı okunarak yapılacaktır Minber köşesinde tarikat zübürü mırıldanan sözde dervişin nefes tüketmesi ibadet oluyor da yerin üç kat altında oksijen tüpüyle nefes alarak kalp ameliyatı yapan doktorun ter dökmesi ibadet olmuyor mu? Tüm fiilleri ibadete dönüştürmek.

Büyük mabedin müminlerinin işi budur Güç iştir bu, güçlü iştir.

Bir kaç metrelik duvarlı alana sığabilen benlikler büyük mabette ibadet edemiyorlar Büyük mabedin engin ufkunu fark eden yaratıcı benlikse küçük mabede sığmıyor O benliklerden biri olan ölümsüz İkbal, bu gerçeği ifade ederken şöyle diyor: " Benim niyazım iki rekât namaza sığmaz.

" Doğrudur Büyük ruhun niyazı bütün bir ömrü bir tek namaza dönüştürmek ister" ( Mucize devrimler, Y.

N Öztürk, sayfa 126) Demek ki, hiç bir ilmihal yazarının haddi ve hududu değildir İslam'ı daraltmak, dar çerçevelere oturtmak!.

Bilhassa, bizim insanlarımız da, kitaplara bir saygı vardır Hangi tür ilmihal, hangi çeşit kitap olursa olsun, ona saygı göstermek, hürmet etmek millet olma benliğimiz de bulunmaktadır Maalesef," Seadeti Ebediyye" denilen, uydurma bilgileri muhtevi kitap, aşağı-yukarı bu gün, her Müslüman bireyin evinde bulunmaktadır.

Kocaman bir cilt, renkli renkli cilali yazılar adamcağızın hürmetini celbetmektedir O şahsa karşı bir şey desen, bilgi vermeye çalışsan, " aman hocam!.

Ben H Hilmi Işık'ın kos koca kitabında gördüm, okudum, o mübarek (!) kitap yalan mı söylüyor?" diyecektir Ama, garibim ne bilsin!.

H Hilmi Işık'ın kendi başına din uydurduğunu, din icad ettiğini!.

Maalesef, bu gün böylesi din simsarlığı yapan tüccarlar, böylesi ilmihal kitaplarını kullanarak, gerek Türkiye içerisinde, gerekse yurt dışında milyonlarca vatandaşın tertemiz inançlarını sömürerek, istismar ederek, holdingler, ihlas kuruluşları kurmuşlar, trilyonlarca paralar toplanmış ve üzerlerine yatılmıştır.

Tıpkı, hani meşhur bir Jet Fadıl vardır Jet Fadıl, bazan siyaset oynar, milletvekili olur, bazan oto üretir trilyonları toplar, bazan kaşâne şeklinde otel yaptırıp halkı soyar ve bazanda başına yeşilli sarık sarıp, sırtına giymiş olduğu âlâyişli cübbe ile keramet dağıtır!.

Ne garip değil mi? Netice olarak; Aziz milletimiz nereden oyuna gelmektedir? Tabii ki, sahte din bezirganlarının din tüccarlığı yapmasından ileri gelmektedir!.

Bu gün, mübarek, aziz, tertemiz inancımız o hale getirilmiştir ki, vurgun, simsarlık, din tacirliği, dini hikayeler, keramet göstermeler, göklerde uçmalar, sularda kurbağalar, balıklar gibi yüzmeler , ateşte yürümeler, karınlara şiş sokmalar haline getirilmiştir Ne acı ki, tüm yukarılardan beri anlatılan hususlar, insanlarımızın beyinlerini dejenere eden abartı, menkıbe, hikaye, öykü dolu ilmihal kitaplarında dolu dolu bulunmaktadır Elbette ki, bu tür şeylerin önüne geçecek, " Dur!" diyecek bir kurumda yoktur.

Maşallah! Zaten Başkanlığımız, bu tür acaib, garaib ilmihallerin içerisinde boğulmaktadır.

Sürekli gerilerden gelmekte, bir adım bile önde gidecek gücü, takatı bulunmamaktadır Zaten, Başkanlık bünyesinde görev almadan önce, atıp tutanlar, bol keseden konuşanlar, Başkanlık bünyesinde görev aldıktan sonra, dizlerinde derman kalmamış, sanki nefesi, soluğu kesilmiş gibi olmaktadır!.

Dolayısıyla, ortamı kirleten, fuzuli, gereksiz, abartı dolu ilmihal kitaplarından kurtulmak için, millet olarak, ne yaptığımızı, neler okuduğumuzu bilmeliyiz İslam'ı, dar alanlara, sığ, akıl dışı, vahiy dışı bilgilere hapsetmeye hiç bir kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur.

Rabbimiz! Aziz milletimize aydınlık günler müyesser eylesin!.

Selam ve dua ile.

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık