ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Dini Nikah ve Resmi Nikah Tartışmaları

ÜLKEMİZDE; DİNİ NİKAH VE RESMİ  NİKAH TARTIŞMALARI!..

" Aranızda bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin, Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu  ile onları zenginleştirir. Allah, ( lütfu ) geniş olan ve ( her şeyi) bilendir." ( Nûr sûresi, âyet 32 )

Üzülerek itiraf etmeliyim ki, hayati, dini bir mes'ele olan nikah kavramı, günümüz dünyasında sulandırılmış, vıcık vıcık hale getirilmiş durumdadır.

Dini ve Kur'anî bir emir olan nikah; sanki, kaçanların, göçenlerin, kaçıranların, kaçak evliliklerin, evlilerin sığınma yeri, tutacak dalı olmuş mesabesindedir.

Halbu ki, iki çeşit nikahın var oluşu, yaşanması, anılır olması abesle iştiğaldir. Evlenen çiftler, resmi nikahlarını yaptırdıktan sonra, sanki bir eksik varmış gibi, daha zifafa girmeden önce, bir imam veya din görevlisi aranıp bulunarak, eksik kalan nikah işlemi onun duası ile  tamamlanmaktadır.

Geçen aylarda, bu konuda bir haber duymuştum. Nikah kıyma işlemlerinin Müftülere verilmesi hususu. Bu habere çok çok sevinmiş, yapılması gereken en önemli bir mevzu olduğunu düşünmüştüm..

Tabii ki, böylesi bir görev, Müftülere verilirse, fevkalade bir iş yapılmış olacak, Müftülükler, evlenen çiftlerin hem nüfus kayıtlarını tutacak, hem de, evlenen çiftlerin kalplerinde bir ukde kalmaması için, müstehap olan nikah duasını da yapmış olacaktır.  Çünkü;

" Diğer dini kültürlerde olduğu gibi İslam'da da evlilik için " nikah akdi" esastır. Ayrıca bu akdin aleni ve kamuya ilan edilmek suretiyle, şahitler huzurunda yapılması da şarttır.

Danışıklı şahitler huzurunda yapılsa bile , resmi tescil ve ilan olmadığı sürece yapılan nikah akitlerini şüphe ile karşılamak gerekir. Zira bu gibi durumlarda genellikle mağdur edilen kadın olduğundan , kadının hak ve hukukunu korumak için, mutlaka bağlayıcılığı ve yaptırımı olan bir " nikah akdi" ile evliliğin tesis edilmesi gerekir.

Bu vesileyle, halk arasında " dinî nikah" veya " imam nikâhı" adı verilen şeyin gerçek bir nikâh olup olmadığına açıklık getirmekte fevkalade yarar vardır.

Bilhassa nişanlılık döneminde tarafların güya daha rahat beraber olabilmek amacıyla baş vurdukları ve resmî nikahtan önce kıydıkları " imam nikâhı" nişanın bozulması durumunda genellikle kadınların mağduriyetiyle sonuçlanmaktadır.

Dolayısıyla bazen samimi ve dindarane duygularla, bazen de kötü niyetle ve istismar etmek amacıyla baş vurulan bu tür uygulamaların adı dinî olsa da, gerçek anlamda İslamiliği hayli tartışmalıdır.

Çünkü bu tür bir nikâhın hiçbir resmi kaydı, belgesi dolayısıyla resmi bir değeri veya hukuki bağlayıcılığı yoktur. Üstelik meselenin ahlaka aykırılığı da söz konusudur, zira bu tür nikâha başvuranlar, sık sık İslami açıdan mahzurlu birtakım durumlara İslami bir kılıf geçirmek için resmi nikâhı bırakıp bu tür uygulamaları tercih etmektedirler.

Hatta nikâhsız birlikteliklerin zina ile damgalanmasının önüne geçmek için pek çok gencin bu yola baş vurdukları da bilinen bir husustur. İslami çevrelerdeki bazı kötü niyetli kimselerin de mevcut nikâhı, İslâm'a aykırılığını ima ederek " rejimin nikâhı" şeklinde nitelendirerek, dinî nikâh veya imam nikâhı denen uygulamayı meşrulaştırmaya çalıştıkları sık sık görülen, bilinen bir husustur.

Hele yoldan geçen bir-iki kişiyi şahit tutup, aileden ve toplumdan gizli saklı kıyılan nikâhların, İslam'ın " nikâh"ı ile uzaktan yakından alakası yoktur; bunlar nefsani ve şehvani duygularının İslam'a aykırı bir biçimde tatminini, dinî kılıf geçirerek meşrulaştırmak isteyenlerin gayr-i ahlaki ve gayr-i İslam'ı girişimleri olarak nitelendirmek gerekir." ( Ahir Zaman İlmilali, Prof. Dr. M. H. Kırbaşoğlu, say. 353-354)

Netice olarak;

Ümit ederiz ki, yukarı satırlarda arzetmiş olduğum gibi, nikah işlemlerininiMüftülüklere verilmesi düşüncesi gerçekleşir de, sulandırılan, zaman zaman yüce dinin istismarı anlamına gelen " dini nikâh" rezaleti de sona ermiş olur..

Çünkü, dinin emirleri, bir kısım zamparaların, berduşların, çapkınların kaçak yeri, gizlenme mekanları değildir.  Ayrıca, evlenmeye karar veren çiftler, iki türlü nikah kaosundan kurtularak, daha mes'elenin başında işlemlerini sağlama almış, nikahın istismarından kurtulmuş olurlar.

Sanki, " dini nikah" bir sığınma, bir kaçaklar yurdu, bir gönül eğlendirme yeri gibi algılanmaktadır. Bu çirkin algıyı yok etmek, bertaraf etmek içinde, en güzeli, nikahın devletin dini Memuru olan Müftü tarafından kıyılırsa, hem kütüklere kaydedilir, hem de, eksik olduğu zannedilen duası faslı böylelikle ikmal edilmiş olur.

Çoğu zaman, mes'elenin daha bidayetinde kıyılan dini nikah diye tahfif edilen nikahlar, sonraları, gençlerin birbirlerinden bıkması ile, usanması ile, bir külfete, bir zahmete, bir ayrılık çıkmazına dönüşmektedir..İnşallah, Müftülükler, bu tür yanlışların yaşanmasına mani olurlar!..Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık