ayyıldız bir hafızın oldun

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Diyanet İşleri Başkanlığımız Yurt dışı Hizmetleri

Başkanlığımız; kurulduğundan bu yana, büyük hizmetlere imza atmış ve atmaya da devam etmektedir.. Kurulmuş olduğu 1924 tarihinden beri, güç, zar-zor şartlar altında tüm dini, ahlaki, birleştirici, bütünleştirici görevini üstlenmiş, söz konusu hizmetleri de  artarak devam etmektedir.

Bilhassa, 1980 yıllarından bu yana, yurt dışı hizmetlerine ağırlık vermesi; " gurbetçi" insanımızı dağılmaktan, ayrılıktan, cemaat çatışmalarından, şeyhlerin, üstadların, pirlerin, abilerin,  hazret(!)lerin baskısından, zorlamasından kurtarmış, camilere giden insanımıza rahat bir nefes aldırmıştır.

Ancak; 15  Temmuz 2016 darbe girişiminde görmüş olduk ki,  Başkanlığımzın da seçme, seçilme, denetleme, gözetim altında tutma mevzuunda gevşediği, yavaşladığı veya sanki yorulmuş olduğu müşahede edilir olmuştur!..  Çünkü!..

Darbe girişi sonrasın da, Yurt Dışı Din Görevlileri, sus-pus, sessiz, mümkünse tarafsız kalma hususlarında sınıfta kalmışlardır. Tabii ki, istisnaları tenzih ederim!..

Bir kere, Başkanlığımız; Osmanlı döneminde değildir!.. Yep yeni, dip diri bir hamle ile milletin karşısında hizmet etmelidir.

Şu anım; ibretamiz bir hatıradır!.. Bir keresinde, cuma namazı kılmak için bir camiye girmiştim.. Hem de, hoca efendiyi dinlemek, istifade etmek için!.. Ama, gelin- görün ki, hoca efendi, yarım saatlik konuşmasını, " Üstad Hazreti Said-i Nurs-i" kelamı ile başladı ve böylece de bitirmiş oldu.

Bu mes'eleyi uzun uzadıya düşündüm!.. Hatta, bir defasında söz arasında, aynı görevli kardeşe, sitem edercesine durumu aktardım.. Ve dedim ki: " Hoca efendi!.. Bu aziz milletin bağrından öylesi tepe alimler çıkmıştır ki, sizin, sadece Hazreti Said Nurs-i (!) üzerinde durmanız benim tuhafıma ve hödüğüme gitmiştir!" dedim..

Hakikaten, Müslüman Türk milleti içerisinden M. Hamdi Yazır, M. Akif, A. Hamdi Akseki,  K. Miras, A. Naim, Tayyar Altıkulaç, Mehmet Görmez, Lütfi Doğan hocalar, Rifat Börekçi, A. Bardakoğlu vb. binlerce ilim adamları, hizmetleri ile, İslam ve millet yolunda yorulmaları ile fani ömürlerini tamamlayıp, Hakka yürümüşlerdir!.. Hayatta olanlara, hayırlı ömürler temenni ediyorum!..

Görevli olarak, Başkanlığın bir ferdi olarak bu mümtaz kişileri görmezlikten gelip, varsa da Said-i Nurs-i, yoksa da Said-i Nurs-i demenin anlamı taraflı ve yanlı olmaktan başka ne ola bilir ki?..

Başkanlığımız; Yurt Dışı Görevlisini seçerken, sınava tabi tutarken, görevlinin ilmi kapasitesine, İslami algısına, görüşüne, düşüncesine, nerelerde olduğuna dikkat etmesi lazımdır!..

İlk defa Yurt Dışı Görevine atanan ve kürsü adamı olmayan bir görevli, gurbetçi halk tarafından dört gözle beklenmekte, kürsüye çıktığında da kürsünün hakkını vermesini istemektedir.

Bir kere, bir Yurt Dışı Din Görevlisi, atanmış olduğu yerde, en azından beş yıl halkla beraber olacaktır!.. Gurbetçi halk, bir  çok ilim adamı  görmüş, geçirmiş, konferanslara katılmış, Profesör ünvanlı ilim adamlarını dinlemiştir.  Kendi hocalarında da , aynı pozisyonu, aynı tavrı görmek istemektedirler!..

Ama, kürsüye çıkmış, yeni atanmış hoca kardeşim, dolu dolu değilse, kendisini yetiştirmemiş ise, Başkanlıkla çelişir durumda ise, vay o cemaatin haline!..

Diğer taraftan, Yurt Dışı Hizmetlerinde, dernek başkanlığı, yönetim kurulu üyeliği önemli ve ciddi bir konudur!..

Yirmi, yirmi beş yıl önce, dernek başkanlığı, yönetim kurulu üyeleri titizlikle seçilir, meşrebi, bağlantısı, her hangi bir fanatikliği var mı, yok mu diye iyiden iyiye incelenirdi!..

Şimdiler de bakıyorum da, Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiş bir kişi, denetlenmiyor, nereden geldi, neye hizmet etmektedir!.. kat'iyyen soruşturulmamaktadır!..

Adam, yıllarca, Menzil mi, Seyda mı (!) hazretlerine yığın yığın üye toplamış, Kürt olmasını da buna ekleyerek, insanlar arasında, kürsülerde, mihrablarda at oynatmaktadır!.. Böylesi, Hanzolar, Seydacı yandaşlarına, Kürtçülük yapan yapan dostlarına farklı davranmakta, vatan, millet, bayrak, ülke, devlet diyen insanları da dışlamaktadır..

Netice olarak;

Başkanlığımız, yukarıda arzedilen hususları nazari itibare alarak, Yurt Dışı Görevlilerini ve Yurt Dışı Yönetim Kurullarını acilen bir denetlemeye tabi tutmalıdır!..

Görevlinin; çapı, kapasitesi, kariyeri, bilgisi, görgüsü, bağı, bağlantısı sıkı bir denetimden sonra ataması yapılmalıdır!.. Kos koca bir beş yılı, " Dedim" " dedi"lerle bitirmemeli, hikaye, kıssa, masal, öykü, Kur'an dışı şeyler anlatarak, cemaatçilik, tarikatçılık, pircilik, şeyhcilik yapmamalıdır!..

Bir görevlinin yapması gereken, bağlanması gereken yer; Diyanet İşleri Başkanlığıdır!.. Bir görevli, cemaatçilik yapacaksa, her hangi bir yere hizmet edecekse, güle güle gitsin bağlı olduğu yerlere hizmet etsin!..

Çünkü, dini oluşumların, dini yapılanmaların palazlandığı, büyüdüğü, geliştiği, çoğaldığı yerler camilerdir!.. Din görevlimiz, buna dikkat ederse, camilerimiz de, ne Fetöcü nemalanacak, ne de diğer yobaz kuruluşlar, gavslar, seydalar, mehdiler, mesihler üreme imkanı bulamayacaktır!

Rabbim!.. Bu aziz millete acısın!.. Birini, bin yapsın!.. Neslini, her türlü İslam ve Kur'an dışı palazlanmalardan korusun!.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık