Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Diyanet Sorun Olmamalı, Sorun Çözmelidir

ÜLKEMİZDE; DİYANET, SORUN OLMAMALI, SORUN ÇÖZMELİDİR!..

" Körle gören, karanlıkla aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz." ( Fâtır sûresi, âyet 19, 20, 21 )

Dirilerle ölüler de bir olmaz. Şüphesiz Allah, dilediğine işittirir. Sen kabirdekilere işittiremezsin!" ( Fâtır sûresi, âyet 22 )

Bilindiği üzere, iman etmek, bilgi, hikmet ve akıl sahibi , ahlâklı, erdemli kimseler ile bunların takip ettiği hak yol ve nâil olacakları ahiret nimetler ile imansız, bilgisiz, akıl, basiret, ahlâk ve erdemden yoksun kimseler ve bunların takip ettikleri bâtıl, saçma yol ve uğrayacakları uhrevî azap, kesinlikle bir tutulamaz.

Bu güne kadar, Başkanlığımız aleyhinde bir yazı yazmadım ve yazmaya da niyetim yoktu. Ancak, 15 Temmuz 2016 Feto darbesinden sonra, Başkanlığımızın binlerce görevli ile fire vermesi bizleri üzmüş, üzmeye de devam etmektedir. Hatta, İl Müftüsü düzeyinde, İlçe  Müftüleri ve İmamların olması, yeterince soru işaretini aklımıza getirmektedir!..

Bizler, sayın Tayyar Altıkulaç hoca efendinin döneminden kalmayız!.. Onun, ne denli mücadele ettiğini, hakkında öne sürülen iftiralara nasıl göğüs gerdiğini unutamayız.

Altıkulaç hocamızın ekibi de, gayretli, çalışkan, fedakar insanlardı. Dr. Fahri Demir vb. hocalar ve İl, İlçe Müftülerimiz!.. Süleymancılığın; en yoğun azıttığı, cirit attığı, Diyanet'e sızdığı ve her türlü müfritliği sergiledikleri bir dönemdi.

Ama, hamdolsun ki, düne göre Diyanet aynı Diyanet değildir!.. Reisimiz, Mehmet Gören bey, İslam aydını, entelektüel bir alimdir!.. Ancak;

Tüm bunlara rağmen, devlet desteğine binaen, Kur'anî noktada gelmiş olduğumuz yer, iyi bir yer değildir!.. " Şu mezhep" " Bu mezhep" " Şu görüş" " Bu görüş" çıkmazını bir türlü aşamıyoruz. Örnek mi istiyorsunuz!..

TRT. Diyanet'i takip ederseniz, emekli Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. H. Kayapınar'ın sorulu, cevaplı proğrmanı takip ederseniz, bu sözlerimizi tenkit etmeyeceksinizdir!.. " Hanefi şunu dedi" " Şafii bunu dedi"  çıkmazından bir türlü kurtulup, " Kur'an şunu dedi" " Ayet bunu buyurdu" diyemiyoruz!.. Tüm bu ifadelerden sonra, Başkanlığımıza eleştirel bir yaklaşımla, yazımıza bir alıntı ile devam etmek istiyorum:

" Türkiye açısından olaya bakıldığında Sünni ağırlıkta olan Diyanet kurumunun Kur'an'ın ışığında düzenlenmesi önemli bir sorundur. Ne yazıktır ki sorulara Kur'an'a dayanarak değil Sünni fıkhına, mezheplerin İslam'ına göre cevap veren Diyanet'e göre hurafe deyince akla türbelere bez bağlamak ya da türbeler de mum yakmak gibi şeyler geliyor.

Dini konularda görüş sorulduğunda, gırtlağa kadar hurafelere boğulmuş kaynaklara gönderme yapan Diyanet'in, bu yaklaşımı, düzeltilmesi gerekli ciddi bir sorundur.

Ayrıca İmam-Hatip Liseleri ve İlahiyat fakültelerinde Sünniliğin Hanefi kolunun hegemonyası ağırlıktadır. Bu mezhepçi anlayış ise kitlelerle Kur'an'ın arasına mezhep duvarı örmektedir.

İmam-Hatip Liselerinde yetişen Sünni-Hanefi din görevlileriyle, mezhepsel anlayışın devamı sağlanmakta ve Sünni imamlarla en ücra köylere kadar Kur'an'ın anlattığı şekliyle din yerine mezhepsel yorumlarla bezenmiş ilmihal kitaplarından " dini" bilgiler aktarılmaktadır.

Diyanet'ten ilahiyatlardan imam hatiplere kadar kurumların büyük bir bölümü tek yanlı Hanefi mezhebinin öğretileriyle doludur. Bu yüzden, bu kurum ve kuruluşların değişikliğe uğrayarak yeniden yapılandırılmaları zorunludur.

Yoksa daha uzun yıllar " hurafe" denildiğinde bez bağlanan, mum yakılan türbelerden başkasını anlamayan birçok kişi yetişecek. Ülkemizdeki ikinci büyük mezhep ise Aleviliktir. Cami ile aynı manaya gelen ve aynı kökten türeyen " cemevi" terimiyle bu mezhebin ibadet yeri bile değiştirilmiştir.

Sünniler ile Aleviler arasında evlilikler yasaklanmakta, bu iki mezhebin taassubuyla bir çok kişi birbirinin cenazesine bile gitmemektedir. Mezhep taassuplarının dini getirdiği nokta apaçık  ortadadır.

Irkçı ayrılıktan daha tehlikeli bir fitneyi bağrında taşıyan bu ayrılığın kanaatimize göre tek ilacı; herkesin mezheplerini  bırakıp, yalnız Kur'an'ın etrafında toplanması, Kur'an'ın helalini helal, haramını haram bilip; Kur'an dışı her türlü otoriteyi reddetmeleridir.

Yoksa ne Hanefi Alevi olur, ne de Alevi Hanefi. Tek çıkar , Allah'ın değişmemiş kaynağı olan ve ortak saygınlığa sahip tek kaynak olan Kur'an'ın etrafında birleşmek; dedeler, şeyhler, imamlar yerine Kur'an'ı otorite yapmaktır." ( Uydurulan din ve Kur'an'daki din, sayfa 52-53 )

Netice olarak;

Aziz kitabımız Kur'an'da, " şu mezhep" " bu mezhep" olmadığına göre, Başkanlığımız niçin aziz Kur'an'ı referans almamaktadır. Onun içindir ki, Başkanlığımız dünkü, kıt kanaat zorlayarak ayakta kalabilen bir teşkilat değildir.

Binaları ile, Vakfı ile, Kur'an Kursları ile, halkımızın teveccühü ile oluşmuş, daha da oluşmak üzere olan büyük bir kuruluştur!.. Misalen, Feto gibi bir adam, dünkü zamanlarda, politik kanallarla imam olmuş, vaiz olmuş ve sonra da, bu aziz milletin başına bela olmuştur.

İmam, Vaiz ve Müftü seçilirken, günümüz dünyasında politik baskı, cebir olmadığına göre, artık seçilen görevliler, Diyanet, devlet ve millet adamı olmalıdır!..

Yurt dışına gönderilen görevliler; kim olursa olsun, sıkı bir denetlemeden sonra gönderilmelidir. Yurt dışı camilerimiz de, hasbelkader, dernek idaresini ele geçirmiş kişiler kimdir, kim değildir, bir araştırmaya tabi tutulmalı, nereden besleniyor, nereden, hangi kaynaktan ilham alıyor bilinmelidir.

Aksi halde, dernek başkanları tanınmazsa, Başkanlığa zıt, ters kişiler olursa, şeyhlere bağlı, Süleymancılarla, Menzilcilerle, Kürtçülerle  irtibatı bulunursa, bunların verimli iş yapması, çalışması mümkün değildir.

TRT. Diyanet proğramları bir bir gözden geçirilmeli, ne yapılmaktadır, neler yapılacak sıkı bir kontrole tabi tutulmalıdır.  Aksi halde, merhum Demirel'in meşhur sözü " dün dündür değilde, dün bu gündür" olarak yaşamaya, kör topal yuvarlanıp gitmeye mecbur oluruz.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık