Dini Haberler Mobil

Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

DOĞRU BİR EVLİLİK NASIL YAPILABİLİR?..

" Kaynaşmanız için size kendi ( cinsinizden) eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet peydâ  etmesi de O'nun ( varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır." ( Rûm sûresi, âyet 21 )

Bu ayeti kerime ışığında, konuya girecek olursak, ne acı ki, kız isteme, kızı tanıma, araştırma, ahlâkî yönünü bilme, erkeğin namazı, orucu, Kur'an'a dilbeste olup olup olmadığı bilinmez, önemsenmez oldu..

Zaten, anne-babalar da bu tür değerli, mükemmel şeylere kulak asmamakta, " boş ver" " zamanı değildir" diyerek, geçip gidilmektedir.  Onun içindir ki,

Eşlerin; manevi değerlerden yoksun olması, Allah'a ibadette bulunulmaması, evliliği bir zevk için, şehvet için bilmek neticesinde, bir hayli proplemleri getirmekte, evlerde döğüş ve kavgalar, polislerin evlere doluşması, mahkeme kapılarında nihayetlenen evlilikler!..

"Diğer din ve kültürlerde olduğu gibi İslam'da da evlilik için " nikah akdi" esastır. Ayrıca bu akdin aleni ve kamuya ilan edilmek suretiyle, şahitler huzurunda yapılması da şarttır.

Danışıklı şahitler huzurunda yapılsa bile, resmi tescil ve ilan olmadığı sürece yapılacak nikah akitlerini şüphe ile karşılamak gerekir.

Zira bu durumlarda genellikle mağdur edilen kadın olduğundan, kadının hak ve hukukunu korumak için, mutlaka bağlayıcılığı ve yaptırımı olan bir " nikah akdi" ile evliliğin tesis edilmesi gerekir.

Bu vesileyle, halk arasında " dini nikâh" veya " imam nikâhı" adı verilen şeyin gerçek bir nikâh olup olmadığına açıklık getirmekte fevkalade yarar vardır

Bilhassa nişanlılık döneminde tarafların güya daha rahat beraber olabilmek amacıyla baş vurdukları ve resmî nikâhtan önce kıydıkları " imam nikâhı", nişanın bozulması durumunda genellikle kadınların mağduriyetiyle sonuçlanmaktadır.

Dolayısıyla bazen samimi ve dindarane duygularla, bazen de kötü niyetle ve istismar etmek amacıyla baş vurulan bu tür uygulamaların  adı dini olsa da, gerçek anlamda İslamiliği hayli tartışmalıdır.

Çünkü bu tür bir nikâhın hiç bir resmi kaydı, belgesi dolayısıyla resmi bir değeri veya hukuki bağlayacılığı yoktur." ( Ahir Zaman İlmihali, M. H. Kırbaşoğlu, say. 353-354)

Hal böyle iken, kızla oğlan beraber gezmekte, ellerinde " dokunmatik" telefonlarla sürekli konuşmaktadırlar. Yani " ateşle barut" meselesinde olduğu gibi, sonunda, feci, çirkin haller olmakta, kız flörtü ile kaçmakta ama, netice de, kısa zaman sonra ayrılık rüzgarı esmektedir

Tabii ki, anne baba olarak bizlerin de bu vebalde ortak payımız bulunmaktadır. Kız ve oğlanın ellerinde telefonlar bulunduğu gibi, evlerde, baş köşeyi işgal etmiş bulunan " İnternet" te  erkekler ve kızlar ne yapmaktadır acaba?

Gençlik çağı, kız için, erkek çocuklar için ateşten gömlektir. Çünkü, bütün heves ve hevesatın cereyan ettiği, kanlarında şeytanın cirit atmış olduğu bir dönemdir.

Bu işte, bazı etkenlerin de rolü bulunmaktadır. Evlilikler, büyük masraflara mal olmakta, takı, altın, lüks giyecekler, gelinlikler, düğün salonları, aşırı masraflar, maalesef, yetişen yavruların boyunlarını bükmektedir.

Oysa, İslam'ın evliliğe vermiş olduğu değeri uygulamaya koymuş olsaydık, vallahi! mahkeme salonlarında döğüş, kavga olmayacak, hırsla hareket edip, öfkeyle netice alınmayacaktı. Şu ayeti kerimeyi birlikte okuyalım:

" Aranızdaki bekârları, kölelerinizlerden ve cariyelerinizden elverişli  olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfü ile onları zenginleştirir. Allah, ( lütfü) geniş oyan ve ( her şeyi ) bilendir." ( Nûr sûresi, âyet 32 )

Bu ayeti kerime ışığında şunları demeden geçmeyeceğim. Zenginlerimiz, varlıklı  insanlarımız, hayır yapmak için köşe, bucak hayır, hasenat yapmak yeri aramaktadırlar.

Kimileri; ölüsüne mevlid okutmak için masraf etmekte, kimileri mezar yaptırmakta, kimileri de tepe tepe minare yükseltme peşindedir. Halbuki, en önemli hayır ve hasenat kapısı, fakir kız ve erkeği evlendirmek, onların zararından toplumu korumaktır.

Onun içindir ki, bu mevzularda İslami bir inkılaba ihtiyac bulunmaktadır. Hele mevlid proğramları, hatim sayıları ötede dursun, gençliği, yetişen neslimizi düşünmeliyiz.

Netice olarak;

Maalesef, ülkemiz de, imam nikahı, resmî nikah türleri bulunmaktadır. Allah aşkına sormadan edemiyorum!..

Evlilikte, nikah bir akidleşme olduğuna göre, bu önemli işin resmi veya imam nikahı ola bilir mi? Ümid ederim ki, Başkanlığımız, bu müsait ortamı değerlendirir de, " Resmi-İmam nikahı" problemini ortadan kaldırmış olur.

Başkanlığımız; bu önemli mevzuyu gündeme taşıması lazımdır. Sanırım, hiç bir aksülamel hal de olmayacaktır. Bilakis, toplum; bu işten memnun kalacak, Müftü efendiler, evlenen çiftlerin hem dini, hem de resmi nikahlarını kıyarak, nüfusa tescil ettirmiş olacaktır.

Çünkü, kimi cahil insanımız, imam nikahı yaptırdım ayağı ile, evlenmekte, bir iki evlilikle nice hanelerin yıkılmasına sebep olunmaktadır.

Nikah, aleniyet istediğine göre, resmi-imam nikahı diye ikilem üzere hareket etmek, abesin abesi, cahilin kasıtlı halidir. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık