Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

DÜŞÜNCEYİ TAKLİT ZİNCİRİNDEN NASIL KURTARIRIZ

" Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirip de ölü haldeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutları yönlendirmesinde düşünen bir toplum için ( Allah'ın varlığını ve birliğini isbatlayan) birçok deliller vardır.

" ( Bakara sûresi, âyet 164) Düşüncede taklit olur mu? Maalesef, bir millet Kur'an Müslümanlığından ne kadar uzaklaşırsa, onu yükseklere, duvarlara takarsa, vitrinlere süs olarak korsa, onun emirleri yerine, kendi işkembe-i kübrasından çıkarmış, uydurmuş olduğu uyduruk şeylerle oyalanırsa, buna da din, dinî emir, Müslümanlık derse, işte o zaman, düşünceyi taklitten, öykünmeden, mukallitlikten kurtarmamız mümkün olmayacaktır! Ne acı ki, asırlardan bu millet, düşünemedi, düşüncesiz bırakıldı!.

Atalarcılığı, taklitçiliği, öykünmeyi, mukallitliği din zannetti.

Onun içindir ki, milletçe gerilerdeyiz, geriyiz, Batı medeniyetinden uzaklardayız! Her alanda, her yerde düşüncesizlik hakim, icadda, keşifte, tıbda, uzay çalışmalarında ve tüm düşünsel sahalarda perişanız!.

Tüm bunlar niçin olmaktadır? Tabii ki, Rasulullah (sav)'i yanlış anladığımız için, onun beşeri vasıflarını unutup, Hristiyanların İsa'yı Allah'ın sağ tarafına uçurdukları gibi, bizler de aziz peygamberi yarış edercesine Allah'ın sol tarafına oturtmaya çalıştığımız içindir " Oysa ki nebevî sünnet, dindar insanların bile hastalığı için şifa aramak yerine, " belalara sabretmek ve Allah'ın takdirine razı olmak gerek" şeklinde yanlış bir düşünceyle tedavi olmanın yollarını aramaksızın hastalık için ilaç vs.

kullanmamalarının doğru olmadığını belirtmektedir Aksine o, bu tür tedbirlerin Allah'ın bu kainat için koymuş olduğu nizamın bir parçası olduğunu vurgulamaktadır O halde yukarıdaki değerlendirmelere göre her şey sebep sonuç ilişkisi içinde cereyan etmekte ve gerek Peygamberimiz gerekse onun eğitiminden geçmiş olan sahabîler tarafından şifayı bulmak için ilaç vs.

kullanmak ve okunan dualar ve korunmak için kullandığımız eşyalar sebeplere yapışmanın gereği olarak gösterilmektedir Bunlar içinde dua da insan hayatının akışını değiştirmede önemli bir fonksiyona sahip görünmektedir Serlevhada işaret ettiğimiz " kaderi ancak dua değiştirebilir, ömrü ancak iyilik artırır" ifadesi bu gerçeği vurgulamaktadır.

Dolayısıyla dua ve sadaka insanın geleceğini belirlemede önemli tesir icra etmektedir Peki duanın insan hayatına tesiri nasıl olmaktadır? " Çağırmak, seslenmek, istemek, yardım talep etmek" anlamlarına gelen dua, Kur'an'a göre " insanın içten bir kalp ile Allah'a yönelmesi, O'na muhtaç bir varlık olduğunun bilinci ile sonsuz güç sahibi, Rahman ve Rahim olan Allah'tan yardım dilemesi"dir Peygamberî bir ifadeyle " dua, ibadetin özü ve esasıdır.

" ( Tirmizi, Dua, 1) Dua başka bir deyişle bilinmek ve işitilmek talebidir İsteklerinin yerine getirilmesi veya sıkıntılarının giderilmesi için yüksek bir iradeye başvurudur Dini anlamı içinde dua, talep/istek kadar şükran ve sevgi ifadesi olan insanın Allah'a doğru her hareketi demektir.

Böylece Allah ile insan arasında din yolu ile kurulan ilişkinin özü, duada kendini ortaya koymaktadır" ( musabagcitr.

) Ne hazindir ki, İslam'ın evrensel peygamberi, Rasulullah (sav), düşüncede taklit ile, düşüncede modern çağı yakalamak isteyenlerin arasında durmuş, sürekli, daima ileriyi, medeniyeti, çağdaşlığı, kalkınmayı, zenginliği, teknik ve teknolojide ileri gitmeyi, uzayın, fezanın fethini, galaksilere ulaşmayı, tıpda envaı çeşit yenilikleri işaret ederken, gerilerde, kalmış, kafasız, kafası çalışmayan, düşüncesiz, düşünceyi hapsetmiş, düşünmeyen, düşünemeyen, düşünceyi buzdolabına hapsetmiş, bağnaz, gerici, yobaz, mutaassıp vb kesimlerde devamlı geriyi işaret etmekte, uçak, tren, gemi yerine deveye binmeyi, oto, otobüs yerine eşekle, katırla, atla yolculuk yapmaya çağırmaktadır!.

Nice mutaassıp insan tanırız ki, tıbba müracaat etmemekte, hastasını doktora götürmemekte, şeyhe, ağzı dualıya götürüp, okutturup, üflettirmektedir! Örneğin; Bendeniz, 2013 yaz ayında tatilde iken, böbrek taşlarından rahatsızlandım.

Doktora baş vurdum! Doktorumun, tatlı, ikna edici sözlerine kanarak, " Laparoskobi" şeklinde bir ameliyatla taşların bir kısmını aldırdım.

Ama, gelin, görün ki, hayatımda hastane kapısı bilmediğim için, ameliyatı müteakiben enfeksiyon kapmış olduğum anlaşıldı Üç-beş gün kendi İlçem hastanesinde, on gün kadar da vilayet hastanesinde yatmama rağmen, olumlu, iyi, şifalı bir gelişme olmadı!.

Doktorların, tüm itirazlarına rağmen, yarım tedavi ile Hollanda ülkesine dönmüş oldum! Hollanda hastanesinde, uzun araştırmalardan sonra " Lekkage" şeklinde böbreğimde ameliyat olurken, taş aldırırken, delik açılmış olduğu, enfeksiyonun bundan ileri geldiği anlaşılmış oldu.

Hastanede, haftalık yatıp çıkmalarla, özen, itina, dikkatle takip sonucu, kapmış olduğum enfeksiyon virüsü minimuma indirilmiş oldu Ve Allah'a çok çok dua ettim!.

Doktorlarımın hidayeti için, niyazda bulundum Şimdi, bunu ne için anlattım? Çünkü, yüce Allah, akıl, fikir, düşünce, algı yeteneği vermiş!.

Bu güzel nimetleri yerinde, zamanında kullanmasaydım.

Bende, " Kaderimde ne varsa o olur!" düşüncesiyle ölümü bekleyecektim! " Dua, insanın duygularını, algılarını, davranışlarını, ruhi ve bedeni sağlığını, hatta maddi olayları değişikliğe uğratan etkiler yapabilmektedir.

Ancak, dua eden kimsenin elde edeceği psikolojik değerlerin, bütünüyle o kişinin inancına bağlı bulunmakta olduğu da bir gerçektir Samimi inanç sürdüğü sürece duanın etkisi kesin ve mutlaktır Dua, genel olarak insanın bütün ruhî faaliyetlerine bir güç ve canlılık sağlamaktadır.

Bazı bilim adamları bunu, kişinin ister içinde, isterse dışında olsun gizli bir enerjinin faaliyete geçmesi olarak yorumlamaktadır Yani dua vasıtasıyla Allah'la kurulan ilişki ve iletişim sayesinde ilahi enerjinin etkisi, ruhun ihtiyaçlarını karşılamaya, korkularını yatıştırmaya ve bu yolla dış dünyayı değiştirmeye koyulmaktadır Böylece dua, normal bir durumda kişinin gücünü artırmakta, şuur düzeyinin yükselmesine ve idrak kapasitesinin keskinleşmesine imkan vermekte, olağanüstü işler başaracak güç ve kuvvet kazandırmaktadır.

" ( musabagcitrDua-et-Kaderin-De) Netice olarak, Evet, ülke Müslümanları olarak, düşüncemizi, irademizi, benliğimizi, şuurumuzu, ruhumuzu, şahsiyetimizi, kimliğimizi tüm taklit unsurlarından kurtarıp, bir an önce Kur'anî mesajlara yönelmemiz, kendimizi bütün ruhumuzla ona teslim etme zamanı gelmiş ve geçmektedir.

Her an, her daim, hayatın her saniyesinde bile basiretli, düşünerek hareket ederek, çağlara, zamanlara imza atmamız bir kulluk görevidir! Bilhassa, zamanımız da bir hayli, hatta milyonlarca mes'ele, İslamî, Kur'anî çözüm beklemektedir!.

Çağımızın bu sorunlarını Müçtehidler dönemine götürmüş olursak-ki götürüyoruz- vallahi, işlerimiz iyice sarpa saracak, hal çaresi bulunmayan mes'elelerin altında boğulmuş olacağız!.

Çünkü; Çağımız, ne Ebu Hanife çağı, nede diğer müçtehidler dönemidir! Hayatın ışık hızıyla akıp gitmiş olduğu bir ortamda, 21 asrın sorunlarını Ebu Hanife (ra) dönemine taşımış olursak, tüm cevap bekleyen sorular, cevapsız kalacak, hiç bir İslamî hadise çözüme kavuşturulmuş olmayacaktır!.

Düşünmeliyiz!.

Neyi düşünmeliyiz! Kainatı!.

Gelişmeleri.

Uzayı, fezayı, Ay'ın fethini, Mars'a gitmeyi ve insanlığın ve bilhassa milletimizin çağın gereksinimlerine nasıl ayak uyduracağını! Rabbimiz!.

Aziz milletimize geniş düşünme ufku, tükenmez basiret lütfetsin!.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık