Din'den, Diyanet'ten, Dünya'dan Dini haberler


  • 03 Temmuz 2017, Pazartesi 12:20
Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

DUA İNSANIN ALLAH İLE İLETİŞİMİDİR

DUA; İNSANIN ALLAH İLE İLETİŞİMİDİR !.

" Kullarım sana, beni sorduğunda ( söyle onlara): Ben çok yakınım Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm.

O halde ( kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar" ( Bakara sûresi, âyet 186) Rivayete göre, bir bedevi Resûlullah (sav)'e " Rabbimiz yakın mıdır yoksa uzak mıdır? Yakınsa ona fısıltı şeklinde dua edelim, uzaksa bağıralım" dedi Bunun üzerine âyet nazil oldu.

Allah'ın istediği iman ve itaattir Allah, iman edip itaat edenlerin dualarını kabul edeceğini vadetmiştir Gerçek manada iman edip Allah'a kulluk edenlerin duası kabul olunur.

Tabii ki, gecenin bir vaktinde tüm riyadan arınmış, gösteriş ve kibirden ötelenmiş bir teheccüd namazından sonra, sabahın seherinde iki rekat sünnet, iki rekat farz namazını müteakip, Rabba açılan eller, ona yönelen kalpler, içtenlikle " Allah" diyen diller, acaba boş çevriliir mi? Bazan, gariplerin evlerinden yükselen iniltiler, çığlıklar, imdat sesleri karşılık bulursa, onların feryadına ulaşan mümin eller, dilhun olmuş gönüller, elbette ki, karşılık bulacak, yüce Rabbimiz, fısıltı halinde de olsa, o sesleri hoşnudlukla karşılayacak, kullarının her türlü talebine, "tamam kulum!" diyecektir! Onun içindir ki; " Dua, insan hayatının akışını değiştirmesi bağlamında insanın iş dünyasını her türlü günah ve hata kirinden arındıran önemli bir ibadettir.

Başka bir deyişle insanın ahlak ve karakteri üzerinde olumlu etkileri de bilinmektedir Hz Peygamber " Allah'ım, hatalarımı kar ve dolu suyu ile temizle; beyaz elbiseyi kirden arındırdığın gibi kalbimi günahlardan arındır" ( İbn Mace, Dua, 3) İfadesiyle duanın insanın iç dünyasını temizleyip ruhi arınmaya dikkat çekmiştir.

Bugün de sık sık yapılan ve bir alışkanlık haline gelen duanın karaktere etki ederek onun temizlenip olgunlaşmasına yol açtığı kabul edilmektedir ( A Carrel, Dua, s.

32) Böylece dua, kişide zihnî, manevî ve ahlaki güçlerin daha iyi canlanmasına, endişe, sıkıntı ve korkunun yatışmasına ve kişiliğin en üst derecede bütünleşmesine imkan sağlayan bir etki gücüne sahip bulunmaktadır Duanın insanın iç dünyasını arındırma ve hayatının akışını değiştirme fonksiyonu olduğu gibi gerek uzvî, gerekse ruhî bir takım hastalıkları tedavi edici özelliği olduğu çok eski dönemlerden beri bilinmektedir Sahabî Enes b.

Malik (ra) anlatıyor: Hz Peygamber çok zayıf ve çelimsiz bir zatla karşılaştı ve ona " Allah'a dua ediyor ve ondan bir şey istiyor musun?" diye sordu.

O zat: " Allah'ım bana ahirette ne ceza vereceksen, onu bana dünyada ver," diyorum," dedi Bunun üzerine Hz Peygamber ( sinirlenerek) " Subhanallah! Sen buna takat getiremezsin, senin buna gücün yetmez, " Allah'ım bize dünyada iyilik, ahirette de iyilik ver.

Bizi cehennemden koru!" deseydin ya! buyurdu Daha sonra Allah'a onun için dua etti de Allah da şifasını verdi" ( Muslim, Zikir, 23) Bu olay bize duanın nasıl yapılması gerektiğini ve Peygamberin halis bir kalple yaptığı duanın semeresini verdiğini göstermektedir.

Hasta olan insanlara dua etmesi Hz Peygamber'in genelde yaptığı davranışlar arasındadır Zira o, duanın mükemmel bir tedavi vasıtası olduğunu çok iyi bilmektedir.

O dönemde Hz Peygamber başta olmak üzere bir çok kimsenin başvurduğu bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır Hz.

Peygamber ilaç vb maddi yöntemlere önem verdiği gibi zaman zaman dua ile tedavi yöntemine de başvurmuştur Saib b.

Yezid'in teyzesi Saib'i Hz Peygamber'in yanına götürüp " Ey Allah'ın Rasulü! Kız kardeşimin oğlu rahatsızdır, bir dua ediverseniz" demesi üzerine o, çocuğun başını eliyle sıvazlamış ve ona bereket duası etmiştir ( Buhari, Vudû 40) Saib b.

Yezid doksan-dört yaşında bünyesi sağlam, çevik, boyu posu dimdik ve o yaşta gözünün görmesini ve kulağının işitmesini Hz Peygamber'in bu duasının bereketi ile olduğunu ifade etmektedir ( Buhari, Menakıb 21,22) Yine bir başka kadın Hz.

Peygamber'e oğlunu getirerek " Ey Allah'ın Rasulü! Bu çocuk rahatsızdır Ben onun ( ölmesinden) korkuyorum Bu hastalık sebebiyle gerçekten ( toprağa) üç çocuk gömdüm.

" demiştir Hz Peygamber muhtemelen bu çocuğa duasını esirgememiş ve kadına moral verecek şu ifadeyi sarf etmiştir: " Muhakkak cehennemden kuvvetli bir mâni ile korundun.

" ( Muslim, Birr ve Sıla 156) Yine o, kim eceli yakın olmayan bir hastayı ziyaret eder de " Büyükler büyüğü arşın sahibi Allah'tan şifa vermesini isterim" şeklinde yedi defa söylerse hastanın şifa bulacağını ifade etmiştir ( Tirmizi, Tıb 32)" ( musabagci.

tr) Onun içindir ki, inanmış insan, tedavi olmak için bütün imkanlarını kullanacak, hangi hastalık türü olursa olsun, mes'eleyi sonuna kadar takip edecektir Hiç bir zaman " Kaderim ne ise öyle olur!" cehaletine düşmeden, tedavi yollarının tamamını kullanmalıdır.

Ama, ne çare ki, ihtiyarlık denilen hastalıktan, ölüm neticesinden kurtulmanın hiç bir çaresi bulunmamaktadır! Ne kadar en büyük hastanelere de, doktorlara da gitmiş olsak, akıbet insanı, adım adım ihtiyarlatacak ve ölüm denilen sona götürecektir.

Tabii ki, tedavi olduktan sonra da, dua mekanizmasını devreye sokmalı, moral dünyasını zenginleştirip, dimdik ayakta kalabilmelidir Öylesi, moral bozukluğu, bitkinlik , düşmüşlük, düşkünlük görüntüsü vermemelidir Her defasında, Allah'a hamdetmeli, Resulullah'a selamlar göndermelidir! 09 Nisan 2015 sabahında Flaş Tv.

da, gözüm bir bayanın nasıl dua ettiğine takılıp kaldı 60 küsur yaşında bir hanımcağız, " Göbek Baba" isimli türbeye gittiğini, bu türbede 16 defa göbek attığını aşkla, şevkle ifade etti Tabii ki, göbek babaya gidiş amacı bellidir.

Göbek Babadan koca istemektir " Al sana bir göbek, ver bana bir koca(!)" diye defalarca göbek atması, türbe sahibine, orada medfun bulunana yapılmış, en büyük ahlaksızlık ve densizliktir Gelenekçi kesim, mevlidci zihniyet, ne acı ki, böylesi yanlışları yapmakta, hızlarını alamayarak, Kilise de papaza bile dua ettirecek kadar çılgınlık yapmaktadırlar.

Dua, edepli, tevazu içerisinde, huşu ile, gönülden, içtenlikle yapılmalıdır Öylesi, ağzı ile isteyip de, kalbi başka yerlerde gezerse, böylesi bir duanın bir faydası, tesiri, etkisi olmayacaktır Dua, gönülden, tüm kalbî hissiyatlarını harekete geçirerek, bütün uzuvları ile, bütün aşk ve şevki ile Allah'a yalvarıp, yakarmalıdır!.

Bazan evlerde veya hastanelerde yatmakta olan hasta ziyaretlerine gitmekteyiz!.

Hastayı ziyaretimiz de, dua etmemiz, sabır, ihlas, teenni de bulunmamız, en az bir doktorun tedavisi kadar hastaya tesir etmekte, onun moral dünyasını düzeltmektedir! Netice sonuç olarak; Mümin kullar, dua yaparken, Allah ile kendisi arasına birilerini, Göbek Babayı, Dede Babayı, Himmet Babayı, Himmet Dedeyi, şeyh efendiyi, mürşidi, ermişi, ereni, veliyi, evliyayı aracı yapmamalıdır.

" Falan büyüğün yüzü suyu hürmetine" " Falan şeyhin himmetiyle" " filan kutbun gayretiyle, aracılığıyla,benim duamı kabul et!" demek, Allah'a şirk koşmaktan başka bir şey değildir Kul, kendi özgür haliyle, yapısıyla, içtenliğiyle Allah'a yalvarmalı, ihlasla, samimiyetle, aşkla, gönülden dua ederek yalvarmalıdır! Ülkemizdeki, en büyük handikap, birilerini büyütmek, ona olmadık sıfatlar yakıştırmak, elini, ayağını, cübbesinin eteğini öperek, " Yetiş! Ya Şeyhi!" diyerek, olmadık şaklabanlıklar yapmak, okuyan, bilen, araştıran, inceleyen, entelektüel kesimleri, yani, samimi dindarları içten üzmektedir.

Gayb alemini kimsenin bilemediğine göre, kimin duası makbul, kiminin hakka ilticası hoştur, bunu ancak yüce Allah bilmektedir Onun içindir ki, velilik, evliyalık, ermişlik, keramet gösterme işleri hakkında yanında olduğuna göre, herkes, her iyi insan, kendini topluma adayan, toplumun huzuru, rahatı için sa'yü gayret gösteren bana göre velidir, evliyadır!.

Öyle, kuru kuru evliyalık, ermişlik taslamak, samana kazık çakmak demektir! Rabbimiz!.

Bizlere, Kur'anî bilinç nasip eylesin!.

Selam ve dua ile Şerafettin Özdemir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık